Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
EGE BÖLGESİ YÖRESEL DİLi kelime dagarcigi
Sponsorlu Bağlantılar
HaqperesT
Üye
Konu Sahibi
EGE BÖLGESİ YÖRESEL DİLi kelime dagarcigi
EGE BÖLGESİ YÖRESEL
DİLi kelime dagarcigi
Hindi=Şimdi
Ende=Bu;Şu;O
Zıvıtmak=Cıvık Hale
getirmek.
Geren=Guney Ege
bolgesinde deniz
borulcesine verilen ad.
Höle=Şöyle
GIRAN GiRESiCE=SOYUN
SOPUN KURUSUN
GÜCÜLE= HENUZ SIMDI
ZAPIRAMAK=KOŞMAK
ŞIVKITMAK=ETKISIZ HALE
GETIRMEK;DOVMEK
BULDUKCA
BUSRAMAK=YETINMEMEK
BATIRINLA BITEN KELIMELER
= NAPIPBATIRIN
GIDIBATIRIN GELIBATIRIN
GÜRDÜSMEK=KURNESMEK=GÜRESMEK
BÜVETDELEN=TARLALAR
SULANINCA ORTAYA CIKAN
KISKACLI BOCUK DIGER ADI
DANABURNU
GORTLANGOZ = SALYANGOZ
KÖYGÖÇÜREN = KERTENKELE
CINSI (OSMANCIK by ECE)
ıvu ve ıvusaa = RICA YADA
ISTEK EKI Or: PENCEREYI
KAPADIVUSA
GORK TAVUK=YUMURTANIN
USTUNE BASAN CIVCIV
CIKMASINI BEKLEYEN ANA
TAVUK cok pis
daliyo adama )
BIYON=BIR KERE
SüSE= YOL
GOŞU=KOMŞU
YAAŞANMA = BOŞ DURMA
GANIK = SÜRAHİ
SU SULAMAK=BAHÇE
SULAMAK
DIĞAN = TEFLAON OLMAYAN
TAVA
GRANLAMAK = YANINDAN
GEÇMEK
YÜREK YAVII OLMAK =
TELAŞLANMAK
EMME = AMA LAKİN FAKAT
SÖĞKENMEK = UZANMAK
MATIFLAMAK = SASIRIP,ELI
AYAGI DOLANMAK (Kesin bi
anlamini bulamadim ))
bunamak
demektir
TÜNGÜMEK = ZIPLAMAK
BITIRAK = DIKEN TURU
FASİLLE = FASÜLYE
GABIKLI=YABANCI;CAVUR
YARGIN=SIRT
SIRT=ÜST BAŞ.KIYAFET
OKARI=YUKARI
GIYI=YANI
FORTUM=HORTUM
PİSGEVİT = BİSKÜVİ
PEŞKİR = HAVLU
GAYFA = KAHVE
BABIÇ = PABUÇ
LAYLON=NAYLON
ZABALA=SABAHLEYIN
AŞAMLA=AKŞAMLEYIN
NAHALAA=NASIL
BUNDAN KELLI=BUNDAN
SONRA
FIYDIRMAK = FIRLATMAK
GO ILE BITEN FIILLER=
DURAGO;YIYEGO;GIDEGO;
YANI
DURUVER;YIYIVER;GIDIVER
ÇÖÖDÜRMEK=İŞEMEK
AYKIRLAMAK=BİR YÖNE
GİTMEK(HORA AYKIRLAVDI)
İHİ BAKBİ=BAKARMISIN??
BADILCAN=PATLICAN
TOMAT=DOMATES
İLAANAA=LAHANA
PIRANNSAA=PIRASA
İLEMAN =LİMON
BÜVET=TARLA SULAMADA
SUYUN YONUNU DEGISTIREK
ICIN KURULAN SET
GÖTÜÜVEREN =
GÖTÜRÜVEREM
ÖDÜ SIDMAK = ÖDÜ
KOPMAK
UNİ LEEE=O NE LEN
ÜNLEMEK=SESLENMEK
COK HORA GEÇTİ = COK
MAKBULE GEÇTİ
BARDAŞ GURMAK = OTURMA
ŞEKLİ
TOKURDAK TOKURDAK=PEŞİ
SIRA
CIRIK=YENİ CİBİ(CİVCİV)
AYAANAA=ŞAŞIRMA İFADESİ
DURAKTA DURAR MISIN?
=DURAKTA DURUR
MUSUN?
APOLLO-APARLO=HOPARLÖR
SERTMEK=GEZMEK
ELLEM = GALİBA SANIRSAM
GİBİ BİŞEY
ZAAR = GALİBA
SOMATINI SIKMAK =
BOĞAZINI SIKMAK
ZİVZİVLEMEK = GEZİP
DURMAK
DAKIŞTIRMAK = KOVALAMAK
HUNA BAKSAAAA LEEE
AKYÜZ YUKARI = BELİNİ YERE
DAYAYARAK UYUMA
POZİSYONU
ÇIMKI = İNCE DEĞNEK
HAYIT = SAPAN YAPMA
AMACIYLA KULLANDIĞIM
AĞAÇ
OCAĞIN ANNACINDA =
OCAGIN YANINDA
SU SULAMAK = TARLA
SULAMAK
IRGALAMAK=ALAKADAR
ETMEK.ILGILENDIRMEK
YARGINII ÇİNEVSEE =
SIRTIMIN ÜSTÜNE ÇIK
AYAKLARINLA MASAJ YAP
OKUNTU=DAVETIYE
Mert045
Üye
Aynen hepsi doğru ben bizim köyünkini bulayım bi yerde görmüştüm gülmekten karnınız ağrır
- - - Eklendi - - -
Sadece Yörüklerin veya diğer Türk boylarına göre
yörüklerin daha çok kullandığı kelimelerden örnekler
verilmektedir. Bir kişi bu kelimelerin %70’inin anlamını
biliyor veya kullanıyorsa Yörüktür. Türkiye dışındaki
Türk boylarının kelime haznesinde, sözlüklerinde bu ve
benzeri sözcüklerin varlığı onlarla Yörüklerin aynı boydan olduğunun, çok önemli bir gösterge ve belgesidir.
Yörük köyü veya mahallesinde büyümemiş, annesi,
babası memur, şehir ortamında yetiştirilenler bu
kelimelerin çoğunluğunu duymadığı, kullanmadığı için
bilemeyebilir. Ama anne ve babası yörükse o da
yörüktür. Anne ve babasından biri yörük değilse, çocuğun tercih hakkı vardır. Kendini ne hissediyorsa, ne
görüyorsa odur. Yörüklüğün kan bağıyla (ırsi genetikle)
ilgisi olmakla beraber, benimseme, ait olma, hissetme
duygusudur. Kültürel kimliktir. - A -
aa: hayır
aba:abla acır:beyaz salatalık AĞIL: Hayvanların yattığı yer
ALAF: Ateş alevi
ALAT Yaban armudu
ALMA: Elma
ANNAŞ: Karşı
ARMIT: Armut AYAKYOLU: Tuvalet
AYDAŞ: Çarpık bacaklı
AYLAK: İşsizAA
Ağı; zehir
Ayazoguk
Abbacık: temiz Alaf: ateş alevi
Azık: yolculuk için yiyecek, kumanya
Aşmak: geçmek
Aplak: yüzü geniş olan
Artık: geriye kalan, fazla
ArtıK yeter: dayanamıyorum, çekemiyorum. Alay: kuş sürüsü topluluğu.
Ağız; yeni kuzulayan koyun veya buzağılayan ineğin ilk sütü.
Alıcı kuş; kuzgun
Aralık: dış kapı ile oda kapısı arasındaki boşluk,hol, giriş,
sofa.
Atak: cesur, sosyal, girişken, girgeç.
Atik: hareketli Ağıl: kuzuluk,hayvan damı, ahır.
Ahlat: yabani armut
Abuk sabuk konuşmak: mantıksız, rastgele konuşmak.
Akça-ağca: beyaz
Avutmak: oyalamak
Andavallı: ahmak Al: kızıl, kırmızı
Anırma: eşek sesi
Aşina: bilinen, bildik, tanıdık.
Aşırmak: geçirmek (bir şeyin üstünden)(HIRSIZLIK
ANLAMINDA DA KULLANILIR)
Aydaş: hastalıklı, cılız gelişmemiş çocuk Alınyazısı,:kader Akrabalıkla ilgili sözcükler: ana (anne), aba (abla), boba
(baba), baldız, dede, elti, , bacanak, bacı, dayı, hala,
gardaş (kardeş), herif, er, hanım, hatun, ebe, nene, koca,
karı, torun, yeğen, emmi (amca), abi (ağabey).
Av hayvanları: , tavşan, keklik, , üveyik, yaban
güvercini, kaz, ördek, .kara tavuk, kazıklı, bıldırcın,coban altadan,cepişken. cilkeklik B - BADILCAN Patlıcan Bağır: göğüs
Büngüldemek: kaynamak, hareketli
Bükmek: çevirmek, kıvırmak, eğirmek
Bük: köşe, dönemeç, viraj, çıkıntı, burun,
Burmak: bükmek, sıkmak,eğmek, çevirmek
Buymak: üşümek, donmak Boğuntu: sıkıntı
Belemek: bebeği beze sarmak, kundaklamak,
Böğelek: sığırı sokup huysuzlandıran sinek.
Böğü: akrep cinsi zehirli örümcek
Bayır: yamaç, yaka, barı, yokuş, yukarı,
Birhoş: acaip Bir kez: birdefa, daha, kere.
Bayat: tazeliğini yitirmiş, kart.
Bayındır: gelişmiş, yapılaşmış, düzenli,
Bazı: bir kısmı, bir bölük, bir grup.
Bel bel bakmak: şaşırmış, ahmak gibi.
Bozkır: ağaçsız, susuz, otlu yer. Burmak: deve, eşek, teke, taşağı çekmek, hadım, iğdiş etmek.
Böğür: koltuk altı boşluğu
Beri: bu yan.
Beriki: bu taraftaki, öbürü değil.
Bört, böcü, karaböcü: kurt
Bunca: bu kadar, böyle Belişmek: üleşmek, parçalamak, bölmek.
Bel: dağ geçidiBürümek: kaplamak, örtmek.
Bilişmek: tanışıp, görüşmek
Bıçmak: biçmek, doğramak, kesmek.
Budamak: ağaç dalını kesmek.
Burkulmak: kıvrılmak, dönmek Bön bön bakmak: şaşkınlık
BÖLCE:Börülce
Bellemek: toprağı kazmak
Boşlamak: bırakmak. - C - CALA Sigara
CANDIRMA Jandarma
CAVUR Düşman
CELEP: Hayvan alıp satan kimse
CEPKEN: Kolsuz yelek
CISCIBIL çırılçıplak CİGARA- Sigara
CİNGEN Çingene
CONBAZ Bakımlı saç
Cıbıldak: çıplak.
Cavlak: saçsız, kel,
Caka: gösteriş, fiyaka. Cıvık: akışkan, sulu, sıvı. Ç - ÇALKAK Iki saplı toprak ayran yapma kabı
ÇARDAKKamalye
ÇAYLAK Acemi
ÇEMKİRMEK Kötü söz le saldırmak
ÇEPİŞ Keçinin bır yaşındakı dişisi
ÇERÇİCİ Seyyar satıcı Çısçılbak: çıplak
ÇİLBİR: Hayvanların başına takılan ip
Çimmek: yunmak, yıkanmak
Çakıldak: koyunun arka bacaklarındaki tüylere yapışık sert gübre parçaları.
Çeltek: çobanın yardımcısı
Çerçi: seyyar satıcı.
Çabut: bez.
Çolpara: beceriksiz, sünepe.
Çekişmek: kavga etmek Çömelmek-çövmek: diz kırıp oturmak.
Çıtlak: mini ateş parçası, köz parçacıkları, kıvılcım
Çendik: kazıntı, oyuntu, boşluk.
Çöğdürmek: işemek, küçük çişini yapmak
Çiğ: pişmemiş, sabahları çayırların sisten ıslanması
Çabuk: tez, acele Çatmak: sataşmak, bulaşmak.
Çorak: susuz
Çelermek: koyunun kendiliğinden mundar olarak ölmesi,
Çekgit: uzaklaş
Çat: birleştiği yer (su, yol gibi iki şeyin)
Çıkılamak: çıkı dürmek,bohça,kese Çilenti: hafif ve az yağan yağmur ÇUŞAK:Hayvanların kaçmaması için ayağa vurulan bağ . - D - DABANCA: Tabanca DAGAK Misket
DAM Üstü toprak ev..(Genelde ahır anlamında kullanılır)
DARAK Tarak
DARTMAK Başörtüsü
DAŞLAMAK Taşlamak
DAYI Güzel DEŞTİMAN Kır bekçisi
DIĞAN Bakır tava
DİĞNEK Sopa
DİRT Kaynatılmış buğday
DOMBALAK takla atmak DÜBEK: Buğday dövülen içi oyulmuş büyük taş.
DÜKKEN Dükkan
DÜNEMEK: Kanatlı hayvanların ağaç üzerinde uyuması.
DÜVECEK Tokaç
DÜVEN Harman döverken hayvanların çektikleri üstü ağaç, altı çakmak taşı olan aygıt
DÜVLEK Kavun Durhele, duragör: bekle
DIKIZ : kuru
Debelenmek: kıvranmak, hareket etmek, el ayak
oynatmak.
Dıkamak: örtmek, kapamak
Dellenmek: aklını yitirmek. Dinç: canlı, güçlü, sağlam.
Dalamak: köpek ısırması.
Döş: bağır, göğüs.
Dölek: uygun yer, düz.
De: söyle, konuş.
Dağarcık: deri ekmek torbası. Dokunmak: rahatsız etmek, hastalandırmak, üzmek,
değmek
Diğer: öbürü, öteki
Dokunaklı: üzücü, etkileyici
Dokumayla ilgili sözcükler: ıstar, argaç, kirkit, tarak,
kırklık (makas), çözgü, kilim, halı, tülü, seccade Düğlemek: bağlamak, düğüm atmak
Dene: yapmaya çalış, tahıl tanesi
Depmek, tepişmek: tekmelemek
Dirliksiz: geçimsiz
Dıkmak: katmak, koymak.
Davranmak: kıpırdamak Döşek:yatak
Dürmek: kapatmak, toplamak Dolamak: sarmak
Dövmek: kavgada üstün gelmek, dayak atmak
Diri: canlı, hareketli
Dıkım: sokum, lokma, bir parça yiyecek
Dingildemek: sallanmak. Davranın: hazırlanın, kalkın, kıpırdayın
Dermek: biçmek, toplamak
Dindi: yoruldu, durdu, kesildi, bitti.
Dönemeç: viraj
Dibinde: altında, yakınında, kıyısında
Dingin: yorgun Dinelmek: ayakta durmak
Dibek: havan
Düzmek: ağaç parçasını yontmak
Döl almak: hayvanları yavrulatmak
Dımdızlak kalmak: herşeyini kaybetmek
Dıkmak: katmak Dehle: sür
Dilmek: dilimlemek, parçalara ayırmak, kesmek
Devşirmek: toplamak
Daşmak: dışarı çıkmak, akmak
Dolak: dolama,
kuşak: bele sarılan dokuma bez Davar: keçi sürüsü
Dambaşı: evin üstü,
Doğramak: kesmek, parçalamak
Ditmek: kazmak, deşmek, parçalara ayırmak,ufalamak
Denk: uygun, eşit
Denkleştirmek: tamamlamak, ayarlamak Dürtmek: itmek
Depreşmek: ortaya çıkmak
Darılmak: dargın konuşmamak, ilişkileri kesmek
Dazlak: kel
Didişmek: inatlaşmak, tartışmak
DÜYLEK:kavun DÜVECEK:Kadınların çamaşır yıkarken kullandıkları
kemana benzeyen alet - E - ELBİR arabulucu
ELLİK Orak biçerken parmaklara takılan ağaç
ESKER Asker
EZBER Şiir Eylenmek: oyalanmak
Eşik: elma kekeci, kapı girişi
Eğlemek: oyalamak, bekletmek
Eğlenmek: dalga geçmek, zevklenmek
ietmek: haber vermek, çağırmak
Eğleşmek: uğraşmak, vakit geçirmek Etraf: çevre
Engin: alçak, yüksek olmayan,
Enik: köpek yavrusu
Eşmek: kazmak, deşmek
Ergin: olmuş, yetişmiş
Ergen: yeni yetme genç Etmek: yapmak, eylemek, kılmak
Eğirmek: yünden kirmanla ip yapmak
Evermek: çocuğu evlendirmek
Ermek: erişmek, ergin, ulaşmak, varmak, olmak,
yetişmek
Er: erken Erinmek: tembellik
Engeç: ençok
lEğri: düz olmayan, yanlış
Eşlerin birbirine hitap sözcükleri: er, koca, herif, bey-
avrat, hatun, hanım, kadın, kız,er
kalkmak: erkence, şafakla birlikte Entari: fistan, kadın elbisesi
Epeyi: çok
Essah: doğru
Eyleşmek: yerleşmek,oturmak - F - dolayı: etrafı, çevresi
Filik: tiftik keçisi tüyü, angora
iFingirdemek; oynaşmak - G -
GAGA Ağabey
GALGIMAK Zıplamak
GAMA Ucu sivri bıçak
GANDİL Kandil
GANIRMA Zorlama GARA Kara
GARAKIZANLAR Erkek Çocuklar
GAVANOZ Huni
GAVUL: Antlaşma,Sözleşme ,Kavil
GAYFA Kahve
GAYFACI Kahvecİ GALBIR:Kalbur
GABIK:Kabuk
GABÇIKLI:VURDUMDUYMAZ AZBUÇUK ŞEYE
ALDIRMAYAN
GEME Fare
gelleba:yenge GINCIRDAK Ağaçtan yapılmış çocuk oyuncağı
GIRAN Tepe
GIRNATA Mızıka GIRLI: Yüksek yerde yaşayan gitla:git burdan
gela:gel buraya
GIYMIK Ağaç Parçası
GIZAN Çocuk
GOCAADAM Yaşlı adam
GOCAGARI Yaşlı kadın GOCUMAN Kocaman , Büyük,iri GONAK Çobanların yattıkları ağaçtaki ev GOLCU Tekel takip memuru
GOLDAN GALGIMAÇ Bayramlarda oynanan gençlik oyunu
Govcu Laf götüren getiren ( ispiyoncu )
GÖTÜ GÖMBEK:Tarlalara yapılan bir tarfı toprağa dayalı
üstü toprak dağ evi
GÖDE Yabani güvercin GÖTÜN GÖTÜN Arka arkaya
GRAP: Kadınların Fes'ine bağladıkları ipek renkli bez
GURABİ Bisküvit
GUSÜLLÜK-SİNEKLİ Ebeveynin banyo yaptığı yer
GUYRUKLU Akrep
GUYU Kuyu GUZGUN Siyah kartal
GÜMBÜRTÜ Gürültü
GÜNBALI Güneşte koyulaştırılıan pekmez
GÜRE Pekmez yapılan yer
GÜYNEK: Kaputbezinden iç çamaşırı Göğermek-güvermek: yeşermek
Güzlek: sonbaharda yerleşilen yer
Gevmek: ısırmak, dişlemek, çiğnemek, ezmek
Gocuk: mont
Gubarmak: şişinmek, dayılanmak
Gedik: bel, dağ geçidi, araf, boşluk, eksik Göynük: çok olmuş,çürümüş, eskimeye yüz
tutmuş sönmüş: kör olmuş
Güleç: güler yüzlü
Geç: yetişememek, ilerle
Gine-yine: tekrar (gına geldi, çok uzadı)
Gocunmak: alınmak Güdük: kısa
Güç: zor
Gürleme: kuvvetli yüksek ses
Göde: şişman, göbekli
Göçük, göçkün: yıkık, çok hasta, halsiz, geçkin
GÜYNEK: Eskiden kadın ve erkeklerin giydiği geniş ve bol üstlük
Gavurga: Kavrulmuş buğday
Gıdım gıdım: azar azar
Gücenmek: darılmak, incinmek, küsme
Gök: açık mavi, turkuaz rengi tonu
Göğ, göv: olmamış, ham Geğirme: mideden gelen ses
Gözü kamaşmak: gözünü almak, şaşırmak
Gıpran: toplan, hareketlen, davran.
Guz: gölgeli yer, dağın güneş görmeyen yamacı
Gelep: bir tutam ip
Gevrek: kuru, çabuk kırılan, çıtır çıtır Gam, kasavet: üzüntü
guluckaya yatmak: kuşun yumurtalarının üzerinde
yatması
Gursak: mide
Gözer-kalbır: büyük elek
Gebermek: ölmek Gaga: abi,
Gurbet: yabancı yer, yadel
Gelipbatır: işte geliyor
Gerneşmek: kollarını yana açıp,derin nefes almak
Gününü göstermek: cezalandırmak - H - HENKÜGÜNLERDE BAYRAMLARDA KIZLARIN TEF
EŞLİGİNDE OYNAMASI
HALVA: Helva
HAMAZ: Karga
HANAY:İki katlı taş yapıdan ev..
HARANI :Bakır yemek pişirme kabı HARIM:Bahçe duvarı
HATIL: Kapı pencere üzerine konulan ağaç
HAVA: Türkü
HAVA YAKMA :Türkü besteleme
HAYAT: Evin önü ,açık salonu
HAYAT: Balkon HE :Evet
HIMBIL :Ağır hareket eden
HIRIK: Zayıf
HİYBE:İKİ GÖZÜ OLANDOKUNMUŞ CUL
HOLLUK: Su akıtmaya yarayan oyulmuş ağaç
HOLLUK :Tavukların yumurta yaptığı yer HOTURDAK: Motorsiklet
HURDAN: Şuradan
IRADYO: Radyo
Ih: deveyi yere çökertme komutu
Irgalamaz: ilgilendirmez
Işıldamak: parlamak Işımak: aydınlanmak
Irak: uzak
Ibrık: su kabı - İ -
IRADYO: Radyo
İKİRE: Orası
İLAN :Yılan
İLANA: Lahana
İLKMAN :Kandil İMİ :Taşla oynanan çocuk oyunu
İNAR: Nar
İRESİM :Resim
İYİLCE :Eşeği sokan bir çeşit sinek İlmek: tutturmak, bağlamak, ilgeç
İletmek: götürmek, söylemek
İbik: gaga,
İLİŞTİRMEK:TUTTURMAK
İri: kocaman, büyük
İrkilmek: korkuyla sıçramak İçine sinmek: benimsemek
İçlik: gömlek, mintan
İşdah: yemek yeme arzusu
İniş: yokuşun ters tarafı, bayır aşağı
İnme inmek: felç - K - KAK Armut ,kayısı ,şeftali kurusu
KAYIRMA: Kollamak
KAYRAK Yassı geniş taş
KEL BARAK Saksağan cinsi mavi beyaz tüylü kuş çeşidi
KELEMLE Salatsı yapılan ıtırlı bitki (Gelincik çiçeğinin çiçek açmadan önceki hali)
KERKENEK şahan atmaca
KESTİRME Kısadan
KEVÇİK Ağız kenarındaki köpük KOPUK Berduş
KORUCU Kır bekçis
KÖR DUMAN Sis
KÖSTEK: Ayak bağı olmak, engellemek
KUMPUR Patates
KÜDÜRDETMEK Herhangi bir şeyden Zorla ses çıkarmak KÜLÜNK Manivela kaldıraç
KÜNK Topraktan yapılan boru
KÜY Köy
Karaltı: alacakaranlıkta iyi seçilemeyen hareketli varlık
Kaykılmak: kösülmek, uzanmak
Kanırmak: zorlamak Kese: yakın, kısa kolay yol
Külah: şapka, başlık
Kuytu: rüzgarsız yer
Kirman: ağaç yün eğirme aleti
Katık: ekmeğin yanında yenen peynir ve benzeri
yiyecek Keçi adları: oğlak, çebic, erkeç, teke
Koyun adları: kuzu, toklu, şişek, koç
Keven: dikenli, çiçekli yayla bitkisi
Kuz: güneşsiz, serin yer
Kıran girmek: davarın salgın hastalık nedeniyle aniden
ölmesi Kekeç: pepe peltek konuşan
Kalgımak: zıplamak, hareket etmek
Küt: ağzı kesmeyen bıçak
Kovuk: boşluk, delik, küçük mağara
Kakmak: sokmak, itelemek
Kopuk: bütününden ayrılmış, Kupay-zağar: tazı, av köpeği cinsi
Karalamak: kötülemek
Karaçalmak: iftira etmek
Koca: erkek eş, yaşlı, büyük, iri, bey
Kostak: havalı yürüyen, kasalak,
Karaltı yer: gözden uzak köşe Koyuvermek: salıvermek, bırakmak
Kak: meyve kurusu Kurcalamak: karıştırmak, oynamak
Köstek: bağ, ayak bağı
Kızık: kızgın, sinirli
Kepenek: çoban giyimi, paltosu, uyku tulumu
Kuşvıcırtısı: kuş sesi, cıvıltı Körpe: taze,genç Kakül: saç perçemi, alındaki saç
Koyun gütmek: koyunu otlatmak, merada yaymak
Kene: bit, pire, sakırga cinsi bir parazit (koyunlarda olur)
Kayırmak: gözetlemek, kollamak
Kısmak: azaltmak
Kıraç: susuz, sulanmayan yer, Kırıntı: döküntü, küçük parça
Kürümek: karı damdan aşağı itmek
Kanırmak: zorlamak
Kayrak: oynak taşlı yer
Koyver: bırak gitsin
Kırpmak: makasla kesmek, kırpıntı Kabarmak: şişmek
Kılmak: yapmak, etmek, yerine getirmek
Kısık: dağ geçidi, boğaz, çukur
Kısılmış: sıkışmış, büzülmüş, azaltılmış
Kırnap: ip
Kalgımak: zıplamak Kancık: dişi
iKaygısız: dertsiz
Kırağı, çiğ: sisin otlarda bıraktığı ıslaklık
Kop: gel, ayrıl, koş
Kopmak: kırılmak, ayrılmak
Katlamak:bükmek Kutlamak: talih, saadet, şans iyilik istemek, teprik etmek
Kaypak: dönek, sözünde durmayan
Kuş sekmesi: kuşun yürümes
iKurşun sekti: sıçradı, hedefe değmed
iKaltak: kötü kadın
Kertmek: yontmak, çendik atmak Kirman: elle yünden ip eğirme aleti, iğ
Kütürdetmek: ses çıkarmak
Katlanmak: dayanmak Kater: dizi, sıra
Kargı: uzun sopa, sırık, çubuk KUPAu bardağı - M - MAD ÇİRKİN cok cirkin
MAD DAYI Çok güzel
MAYIŞMAK: Gevşemek
MAZI Meşe ağacının diğer bir meyvesi
MERTEK Toprak örtülü evlerin tavanındaki ağaç MESEL
Masal MEZER Mezar MIH Çivi
MİZMİRE Ince sopanın sonuna takılan çivi
MUŞAŞTI Nişasta MUŞTU Müjde
MÜZEVİR Laf götüren getiren ( ispiyoncu ) Muzur: yaramaz,
Mahana: bahane
Mıh: çivi
Meymenetsiz: yaramaz, kötü - N - Nice: daha, tekrar, pek çok, ne durumdaNece
Nene gerek: ilgilendirmez, boşve
r- O - OCAKLI Şömine
OKU Davetiye
OKUCU Dügün davetlisi Oğcalamak: oğmak, masaj yapmak, sıvazlamak
Oku: düğüne çağrı hediyesi, davetiye
Oluk: hayvanların su içtiği ağaç tekne
Ocak: ateş yakılan yer tandır, hastalıklara iyi gelen,
ziyaretgah
Oba: göçebe topluluğu Ondankelli: ondan dolayı, daha sonraOndan
ötürü: dolayısıyla
Oralı olmamak: ilgilenmemek - Ö - ÖRME Yün ve kıldan elle örülmüş ip
ÖRTMECİ Düğün alayındaki bayanlar
Ötlek: korkak
Öbek: yığın
Öbürü: diğeri, öteki
Öneze: keklik avında saklanılacak yer, siper. Öksüz: annesi ölmüş kişi, kimsesiz
Öğümek: kusmak, içi bulanmak
Özürlü insan lakapları: aydaş, çolak, , göde, hırık, kör,
sağır, tat, topal.
Öte: karşı taraf, diğer
Öteberi: çarşıdan alınan tüketim maddeleri, eksik, gedik Öfbe: bıkkınlık, istemezlik sözcüğü
Ötegün, öteğin: dünden önce, daha önceki -P- PALAN Hayvanın sırtındakı çulu tutan bağ
PALAZ Kekliğin yavrusu
PAMBIL Suna böceği
PAYAM: Badem
PERDE Damların üzerindeki suyu akıtmaya yarayan ince
taş PIRTI: Eski çaput
PISMAK: Sinmek
PONTUR pantalon
PÖRSÜMEK: Tazeliğini yitirmiş,buruşmuş
PUŞU: Oyalı dartmak
PISMAK: sinmek Pörtlek: dışa çıkık
Peşgir: havlu
Pataklamak: dayak atmak, kötek
Pörsümek: bozulmak, örselenmek
pörtü: kumaş
Pürçek: taze bitki yaprağı, tomurcuk Pelit: palamut, meşe
paylamak: kızmak, azarlamak
Perakende: parça, bölük, tüm değil
Pek: sert, (peklik, kabızlık), katı, çok sıkı
Pavkırmak: ses çıkarmak(çift sürerken toprağın tava
gelmesi) Pekitmek: pekiştirmek, sağlamlaştırmak, sıkıştırmak
Pus: sis, duman
Paskırdı: kabardı
Pısıkmış: korkmuş, sinmiş
Paklamak: temizlemek
Peh: hayret sözcüğü - R - Renkler: al, alaca, ak,ağ, boz, kırmızı, ala, kızıl, kır, kırçıl,
kara, , göğ-gök, gökçe, çakır, doru, yağız. - S - SADIŞ: En yakın erkek arkadaş
SAHAN Yemek konan kap
SARAYLI Susamla yapılan hamur tatlıs
SAYCAK Ateş üzerinde yemek yapılan üç ayaklı metal
SEME: Ahmak ,aklı yarım
SENİT Üzerinde ekmek açılan özel ağaç SERGEN Raf
SIĞIRTMAÇ Köy hayvanlarını otlatan çoban
SINDI: Makas
SIRANTA:Yuka ekmek yapılırken hamır kesilen alet
SIYIRMA Karnı karanın yeşili,( Börülcenin yeşili)
SİĞMEK Işemek SİNEKLİ Banyoya yapılan yer
SİNİ Yuvarlak ,büyük.bakır tepsi
SİYİTMEK Koşmak
SİYMANCI Düğün alayındaki oyun oynayan gençler
SUAN (SUVAN) Soğan SÜĞMEK Küfretmek
Sinmek: pısmak, saklanmak, gizlenmek Sahan: yemek tabağı, kabı
Sapa: uzak, ters yol
Sızı: ağrı
Sünmek: yorulmak, uzatılmak, uzanmak
Sekmek: zıplamak, hoplamak
Söbüce: dik, uzun, ince, zayıf Sapak: dönemeç
Siyek: hayvan idrarı
Seyirtmek: koşmak
Seyrimek: göz atması, tik
Sakar: , çok kaza yapan, rastgele hareket eden,
şaşkın Sarkıtmak: uzatmak, göndermekSallama
sapan: taş atmaya yarayan örme ip
Sofra yazmak: yemek malzemelerini getirip koymak
Sokum: bir lokma ekmek
Sürek: takip, sürekli, devamlı
Süt ürünleri: lor, keş, , yanıksı ,güz yoğurdu, tulum peyniri, çökelek, yayık ayranı, kaymak
Saydaş:düz, ince, yassı taş
Sulu sepken: toprağı ıslatan ve çabuk eriyen sulu kar
Saklı: gizli
Su ile ilgili sözcükler: akar, akarsu, ark, bent, bataklık,
böğet, dere, göz, gölcük, kaynak, oluk, öz, öyek, pınar, sulak, sulu, sazlık, gömük, balçık, ırmak, nehir
Sarp: ters, aksi, anlayışsız, dik, yokuş
Serpmek: atmak, yaymak
Sürü: biraraya toplanmış ,alay, grup, küme
Sürmek: götürmek, sevketmek, çift sürmek, ilaç sürmek
Sürgün: yeni çıkan ağaç dalı Sası: tatsı
Sokmak: girdirmek, koymak
Sığır: inek
Seyrek: aralıklı, sık olmayan
sürgün: taze dal
Sırnaşık: ısrarcı, arsız. sac isimleri: kakül, perçem, zülüf, belik
Sırt: arka, dağ yüzü
Sırt: giysi, elbise
Sıkı sıkılamak: fişeğe barut, saçma doldurmak
Seme: ahmak, , akılsız, menfaatini bilmeyen
Sitil: çul, çadır örtüsü Sancı: acı, sızı, ağrı
Sıkıntı: üzüntü
Sırıtmak: gülmek
Semiz: besili, tıknaz
Sökün etmek: hareket etmek, yürümek, göç
Sargın: bağlı, tutkun Savruk: rastgele davranan, düşüncesiz, müsrif
Savak: su bendi,
Söğmek: küfür, kötü söz - Ş - ŞAKAK- Meşe agacının meyvesi
ŞAPŞA Su içmeye yarayan saplı kap
ŞARPO Eşarp
ŞAVK: Aydınlık, ışık
ŞAYAK Kıl kumaşı
ŞAYBIL Şımarık ŞIRLAK Parlak
ŞİBİT Yufka ekmeğinin kalını
ŞİLDİR Fırıldak
ŞİŞEK Bir yaşındaki dişi koyun
ŞİYTAN Şeytan
Şavk: aydınlık, ışık Şavkarmak: şafak atışı, ışımak
Şincik: hemen şimdi
Şincikten kelli: bundan sonra
Şıppadanak: çabuk
Şinik: ölçü birim
Şapırdatmak: ses çıkartarak yemek yeme - T - TAĞRA Odun kesmek için metal keski
TALVAR Koyunların sıcakta yattıkları ağaç dallarından
yapılan yer
TANTAN KUYU Duvarları örülmemiş kuyu
TAT: uyanık olmayan
TERS Hayvan gübresi TERSLİK Gübrelik
TIRKAZ Eski evlerde Kapının kapalı tutulmasına
yarayan demir veya tahtadan araç...Kapı mandalı, sürgü.
TİLTOMBAK Yabani şeftali
TOKLU Bir yaşındaki erkek koç
TOMBAK kısa ve geniş olan bir şey TOMOFİL Otomobil
TULUK: Deri sıvı kabı..(peynir,çökelek konan kurutulmuş
temizlenmiş hayvan derisi)
Tokuşmak:-süsmek-tosvurmak: koyunun ve keçinin kafa
vurması.
Tanış: bildik, tanıdık Tulum: deri peynir kabı
Tuluk: deri su kab
ıTat: dilsiz, kekeme
Toy: acemi, tecrübesiz
Tengerlemek: yuvarlama
TeKerlenmek: yuvarlanmak Takdelen: ağaçkakan kuş
Türlü: çeşitli
Tok: iştahsız, doymuş Tüymek: kacmak
tombul-tombiş: temiz, sevimli, toplu
Tombalak: toplu, kilolu, şişman tombul
Tıkamak: kapamak
Turfanda: ilk yetişen meyve, sebze
Türemek: çoğalmak, artmak, ortaya çıkmak Tıkıştırmak: tıkınmak, atıştırmak
Topak: toparlak, yuvarlak, top gibi
Tenha: seyrek, az insan olan sakin yer
Tene: tane
Tosba: kaplumbağa
Tezdi:tezdi, kayboldu, kaçtı Tınlamadı: dinlemedi, umursamad
Tökezledi: yere yıkıldı
Tokuç: çamaşır döğme sopas
Tez: acele
Taytay durmak: apalayan çocuğun ilk defa ayakta
durmaya başlaması Tahra: balta, satır, nacak
Tiftimiş: kabarmış, tüylenmiş
Takat: güç, kuvvet
Tebelleş: musallat, başa bela, sıkıntı - U - Ulamak: birbirine bağlamak, ilave etmek, eklemek
Ulumak: kurt, canavar, çakal sesi
Ufra: un
Ummak: beklentisi olmak, ümit etmek
Uslu: sessiz, terbiyeli
Usanmak: bıkmak, bezmek, sıkılmak Usulca: yavaş
Usuliyle: gereğince
Uçkur: don, şalvar bağı, ipi, kemer yerine kullanılan ip,
bez.
uç: kenar
Utanmak: mahcup olmak Ufak: küçük, minnacık
Ufalamak: küçültmek, parçalara ayırmak
Ulu: büyük -ü ÜRKMEK Korkmak
ÜRMEK: Karşılıksız konuşma,köpek havlaması
ÜVENDİRE Öküzlere yöneten ağaç çubuk
ÜYÜK Üveyik kuşu Üleştirmek: bölüştürmek, paylaştırmak
Ünle: seslen, çağır
Ütülmek: yenilmek
Ümük: gırtlak, boğaz,
Ün: şöhret, nam
Ürkmek: korkmak, çekinmek Üstün körü: gelişi güzel, baştan savma
Üzerlik: nazar otu
Ütmek: yenmek, ateşin alevine tutmak
Üşengeç: tembel, uyuşuk, gönülsüz
Ürkek: korkak, çekingen
Üşüşmek: gelmek, toplanmak - V - Varsak: gitsek
Vıcır, vıcır: çok kalabalık, gürültülü - Y-
YALAK-HAAR Çeşmelerde,kuyularda Hayvanların su
içtiği yer
YAPICI Duvar ustası
YARAN En yakın bayan arkadaş
YAŞ Islak YEMİŞ Incir
YOĞURTCU Damadın erkek arkadaşları
YUMURCAK Yağlı tohumları ezmeye yarayan taş
YURGU Damların üzerindeki toprağı sıkıştıran silindir
şekilli büyük taş
YABA:HARMAN SAVRULAN AGAC ALET YABALTI:SAMAN KATILAN AGACDAN DİŞLİ KÜREK Yoz mal- sırkıntı: çıkıntı, kısır koyun sürüsü
Yaylak: bahar gelince davar otlatmaya çıkılan dağlardaki yayla, düzlük, otlak yerler:
Yazgı: kader, alınyasısı
YAL:Kepekle karılan köpek yiyeceği
Yalak: köpeğin yal-aş yediği çukur.
bilemek: bıçak, makas, ağzını keskinleştirmek, bilemek
Yağır: uyuz yara Yağlık: mendilin büyüğü
Yüğürmek: koçla koyunun çiftleşmesi
YELEGENDE YEMEK ve hamur işleri: saç kavurması,
topalak (köfte), sütlü çörek, yarma tarhanası, arabaşı,
bulamaç, un helvası, bazlama, katmer, çomaç, mayalı,
sıkma, börek, PİŞİ, keşkek, çörek, yağlı YUFKA , ovmaç, un çorbası, kaygana, yufka ekmek, , hoşaf, paça-kelle,
haşlama, (közleme), , erişte.
Yaka: taraf, kenar, kıyı
Yurt-yurtluk: yaylak ve kışlakta obaların çadır kurduğu
ver.
Yumru: topak, şişlik Yanaş: yaklaş
Yılgın: bezgin, çekingen
Yas yakmak: ağıt söylemek
Yufka yürekli: merhametli, hisli, duygulu
Yakınmak: kendine acındırmak
Yerinmek: memnuniyetsizlik Yazılmak: yayılmak, dağılmak, bir yere kayıt olmak
Yalama: bozulmuş, aşınmış, silinmi
Yazma: yemeni, örtü, çember,burgu, başörtüsü
Yetmek: tamam olmak, başgelmek
Yetişmek: ulaşmak, varmak, kendini iyi hazırlamak
Yeşerti: yeşillik, bitki Yenik: ısırılmış
Yitik: kayıp Yapışkan: zamk, tutkal gibi şeyler
Yağma: bölüşmek, başkasının malını almak, kapışmak
Yanına komamak: bırakmamak, cezalandırmak
Yavan: lezzetsiz, tatsız
Yavan: yağsız
Yitmek: kaybolmak Yenilen yayla otları: çiğdem, burçalak, kenger, yemlik,
teke sakalı, çıtlık, kuzukulağı, ekşimik-eğşi kulak
Yakı: vücuda tedavi için ilaç sarmak
Yarayışlı: faydal
ıYakarmak: yalvarmak
ıYansılamak: tekrarlamak Yokuş yukarı sarmak: yükseğe çıkmak, tırmanmak
Yenişememek: berabere kalmak
Yumak: ip çilesi
Yunmak: yıkanmak
Yanıltan: kandıran, aldatan
Yuvak: silindir biçiminde sertleştirme, yuvma taşı Yeğlemek: tercih etmek
Yayladaki yabani ağaç ve bitkiler: koyun alıcı, ahlat, , erik,
payam, elma
Yaygı: çadırın tabanına serilen kilim, keçe, örtü
Yazılmak: eğilmek
Yangı: ateş, sızı, dert, sıkıntı, üzüntü Yülemek: sürtmek, bilemek, bileylemek, keskinleştirmek
Yalınayak: çıplak ayakkabısız
Yetmemek: az gelmek
Yeltenmek: denemek, teşebbüs etmek
Yekinmek: davranmak
Yufka: ince saç ekmeği Yar: dik meyil, uçurum
Yeşerti: yeşil taze ot
Yarayışlı: faydalı, yararlı Yeğ-
yeğlemek: tercih etmek
Yalpalamak: sallanmak
Yokyav: inanılmazlık, şaşkınlık sözcüğü Yermek: horlamak, kötülemek
. - Z - ZIBIN Kadınların giydiği pamuklu yelek
ZİKKE Hayvanların kaçmaması için yereçakılan büyük çivi
ZİLİ Kilim çeşidi
Zağar: belki, sanırım
Zevzek: ciddi olmayan, sulu
Zülüf: yüz yanında kalan saç(kadınlar için)
Zıtlık: terslik, karşılık, uyumsuzluk Zonklamak: bir çeşit ağrı
Zıbarmak: öImek
Zırlamak: ağlamak
Zılgıt çekmek: kızmak, çekişmek, azarlamak
Zıpçıklı:önü tersi olmayan yerinde duramayan YELEGENDE YEMEK ve hamur işleri: saç
kavurması,, , tarhana, ı, bulamaç, irmik helvası, ,
katmer, çomaçı, , börek, PİŞİ, keşkek, , yufka
ekmek, , hoşaf, paça-kelle, haşlama, (közleme) YELEĞENDE MUTFAK EŞYALARININ İSİMLERİ Gazan,
haranı, tava, sahan, ilen, zini, , ibrik, , , kevgir, dibek, tas,
senit, okla, şiş, eldeğirmeni, , güğüm, bakır, "tahta Gaşık,
saycak, saç,Dığan,sıranta.düvecek YELEĞENDE (bay)(BAYAN) İSİMLERİ: amat,
abdl, , , bayram, durmuş, ali, ibili, ese, , ırmızan,
ıbram, , hacı, kerim, memili, süllü, yusuf. (bayan):
ayşana, arzı, döndü, döne, durdu, ,iYŞE , elif,
fadime, , hatça, ıraz, İMİNE, güllü, ümmü, , umman,
menevşe, selver, şerifE, , teslime, sultan, zala.musduva,emin,memiş,