Duygu mu? Mantik‏ mi?

  • 28 Eylül 2012
  • 562 Okunma
  • 12 Cevap

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. Sizce hangisi ? Ben bu soruyu yaklaşık bir sene önce facebook iletimden sormuştum. Uzun uzadıya varan bir sohbet olmuştu. Mantık diyenler çoğunluktaydı. İkisi dengede olmalı diyenler orta derece, Duygu diyenler en az kısmı oluşturmuştu… Bu sorunun bir kişisel gelişimcinin gözünden çok eğlenceli bir soru olduğunu düşünüyorum. En azından benim için öyleydi. İnsanların bugüne kadar alıştığı tarzların dışında sorular sormayı seviyorum. Çünkü bugünkü jenerasyon söyledikleri ile iç dünyası arasındaki uçurumun farkında değil. Bu yazıyı okuyanlardan hemen hemen hepsinin içinden “Hayır hayır bak ben öyle değilim, ben şuyum, ben dürüstümi, mütavaziyim vs ” geçtiğini biliyorum. Ama mutlak gerçek öğrenilmiş gerçeğin üzerindedir.


    Mutlak gerçek vardır evet. Ama bu tanımlanamaz. üzerine yargı getirilemez. Eğer yargı getirilirse bu sadece bizim doğrumuz olur. İçinizden ” Ama ama ama bu şey çok mantıklı, ve gerçek, ve gözlerimle gördüm bak aha orada dememiz ilizyonda olmadığımız anlamına gelmez.
    Çünkü doğrunun tanımı sadece matematiktedir. Oda ” İki nokta arasındaki en kısa uzaklıktır” Bunun dışındaki tüm doğrular toplumun değer yargılarına zamanla kabul ettiği doğrulardır. Her zaman kullandığım tanımı tekrarlamam gerekirse DOĞRU diye bir şey yoktur. DOĞRU kavramını belirleyen insanlar tarih ve toplumdur…
    Bizim doğrularımız ise bize “MANTIKLI” geldiği için doğrudur. Çünkü “ÖYLEDİR”... Çünkü “ÖYLE ÖĞRENMİŞİZDİR”... Çünkü “YAŞADIĞIMIZ BENZER ANILAR ONU GÖSTERMİŞTİR” … Çünkü “BÜTÜN TOPLUM BUNU YAŞAMAKTADIR”

    Madem size mantıklı gelen şeyler gerçekten en doğru ve gerçekçi; neden sizin inandığınız siyasi partiye, dine, ideolojiye inanan insanların sayısı belirli… Aynı dinde dahi olsan onun mezhebi sana uymuyor… Ya da aynı mahallede oturmana rağmen onun kızının davranışları sana göre yanlış…
    Bunu onlara sorduğunda onlarında körü körüne inandığı mantıklı nedenler bulacaksın. Sen bulamasan bile onlar seninle saatlerce tartışmaya hazırdırlar. Onların oy verdiği siyasi parti en iyisidir. Onların inandığı gelenekler en doğrusudur… Yani senin çok sevdiğin sevgilin bile olsa, bugüne kadar yaşadığın ilişkilerin sorunsuz bile olsa, karşındaki için öyle değildir. Erkekler birbirinin aynıdır. Güvensizdir.

    Tüm bunlardan ayrı kitap olurda şimdi biz bunları bir kenara bırakıp yazının başlığındaki sorunun cevabı üzerinde kafa yoralım.

    Bugüne kadar öğrendiklerimizden yola çıkarsak, ego benliğin oluşması anne karnında başlayıp 0-4 yaş arası temellenen ve sonra hayat boyu yaşadıklarımızla pekişen bir yapıdır. Doğduğunuzdan itibaren, sizi büyütenleri otorite olarak kabul eder ve onların doğrularını ” en nihai gerçek” bilgiler olarak kayıtlara geçirirsiniz. Bunu siz hatırlamazsınız. Zaten bu kayır sizin bilinciniz dışında olan bir durumdur. Bunun nedeni ise yen, doğduğumuzda içgüdüsel olarak tek ihtiyacımız
    “GÜVEN”dir. Ve biz güven temellerini oluştururken ister istemez bize güvenlik sağlayanların değer yargılarını alırız. Ve bize aslında yemekten, içmekten, barınmaktan daha çok şey verirler. Bu şey FİKİRLERdir… Yani açarsak Sizin çekirdek inançlarınızdır. Size garip gelecek ama şu anki karakterinizin %90 nının temeli 0-4 yaş arasındadır. Siz her ne kadar sonradan ve yaşadıklarınızdan oluştuğunu sansanızda….
    Belirli çekirdek inançlarla büyümeye başladığınızda çekim enerjinizde bu yönde ilerleyeceği için inancınız frekansında bir algıya sahip olursunuz. Bu size inancızı yaşatır, gözlemletir ve sizin bilinçaltınızdaki gerçekler yüzeyde BİR HAYAT FİKRİ oluşturur. Sonradan oluşmuş gibi görünen bu fikirlere sıkıca tutunur ve bir hayat görüşü benimsersiniz. Toplumsal sorunlardan, geleneklere, siyasette, dine bütün düşünceleriniz bu filtreden geçerek size mantıklı gelen metaryeller haline gelirler…. Tabi kişiliğinizin oluşması hakkında bu sadece bir özet. İçine bir çok etmen daha girer ve siz olursunuz…

    Yani size mantıklı ne gelen her ne ise bunun sebebi, sizin duygusal temelinizdir. Yani yukarıdaki soru aslında bir
    PARADOXtur… yani sigaranın zararlı olması mantıklıdır. Bunu bilmelerine rağmen sigara içen insanlar vardır. Çünkü onlara geçici huzur ve doyum verir. Yağın ve şekerin kalbe zararlı olduğu bilinmesine rağmen etraf obezite ile savaşanlar ile doludur. Öfkenin kötü ve zararlı olduğu bilmenize rağmen en az haftada bir bir şeye kızar ve tepki verirsiniz… Yani Hep duygu kazanır… Mantığın kazandığı zamanlar aslında o konuyla ilgili duygusal tepkimenizin olmadığı zamanlardır. Gözlemleyin sizde farkedeceksiniz…
    Mantığın kazandığı bile düşünürseniz aslında kazanan duygudur…
     


    Yazan: 1STayTRue35
    AnqeLofHate bunu beğendi.
  2. Duygu :hmmm
     
  3. valla ne yalan söyleyim yazı çok uzun okumadım bana göre de duygu diyim :hmmm
     
    1STayTRue35 bunu beğendi.
  4. okumaktan kaçmayın arkadaşlar üşenmeyin :oke:
     
  5. Sago'dan bir söz:

    "Aklım hep kalbimi batmaktan kurtarır..."
     
  6. Mantıklı duygu
     
  7. duygulu mantık :ehe
     
  8. duygu galp :D
     
  9. ikisi bir arada olmuyor maalesef :)
     
  10. ortasını bulmak mesele işte:)
     
    1STayTRue35 bunu beğendi.
  11. tabi :evet:
     
  12. Yerine göre değişir der ve :kac:arım :ehe
     
  13. Çevremdekiler sık sık dünyadaki en duygusuz kişi olduğumu söyler ve bende aksini iddia edemem.Böyle bir durumda benim için mantık daha önemli diyebilirim.
     
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
Yüklüyor...
20/09/2018 - 04:22