Dafny
Üye
Düşe Düşenler...
Neredeyiz şimdi,emeklerken kurduğumuz düşün?Dizleri yaralı çocuğun hangi sevinciyiz şimdi?Heyecanla bayram bekleyem,seğirtirken ayağı kaldırım taşlarına dolaşan,kırık misketleriyle mahalle aralarında incir ağaçlarına tırmanan ve hep en yukarıdan bakan,hep aynı daldan aynı caddeye akan çocuğun neresinde?
Babasının elini sıkıca kavramış bir yüzü babasına,diğer yüzü hayata tam ortasına özlenen şeylerin...Çocuğun seyrine değen zamanlar bayramdı,seyrandı ama hep heyecanlıydı,asildi yırtık gömlek,içindeydi çorabın Bafra ama gönülde insan vardı...
O zamanlar-ki çok küçüktüm- en çok da birini sevmek vardı,düşleyip düşleyip uyumak el değmez hayallere.Aynı takvim Aynı saat,çatılarda yaz vardı,azdı çoktu ama bir yerde heyecan vardı,elde makine yağı,gözde çekingen bir mahalleli olsa da , '' yarına çok az kaldı '' diye başlarken vardiya...Hatırlarım,filmin birinde bir araba vardı o kadar bize uzaktı o kadar uzaktı belki en masum yalan onu hiç tanımamaktı ama olsun heyecan düşe güç katardı.Sabahları çalan horozlu saat vardı.Vardiyaya geçen tutumlu ömürler vardı,duvarda dedenin resmi,iş çıkışı sefer tası,ellerde kırık bordro,dostlardan selam vardı.Harbiden şeyler vardı o yıkık evlerde,mesela soba mesela perdeden sızan güneş,musluğa dayayan dudak vardı,ne hijyen vardı ne hasta vardı.Küçük bir mumdan sızan ılık bir ışık vardı,hep askerdekinin yüzüne yansırdı.Gazyağı kokulu odalarda,ne abajur vardı,ne avize,fitildeki kırık ışıktan içe sızan sevgili vardı.Yarım yamalak,birinin kamyoneti vardı,bazen biz onu iterdik,bazen o bizi iterdi hayata.Kimi zaman düğün alayıyla,kimi zaman yaşlı bir hastayla.Hep yolunu şaşıran sütçü beygiri vardı.En çok yokluk vardı zenginliğimizde , bir de insanlığımız.İnsandık ağlardık,utanmazdık ağlamışlığımızdan ve en gururlu eylemiydi bu en zengin kalplerin.Ama doymadık,bu lamba bu gaz yetmedi bize,hep daha iyiye daha aydınlığa...Gaz lambası gitti,lambalı radyonun teli koptu,gönülden kopmaya başlayanlarla birlikte.Zaman,kolaylığı verirken insanlara insanlığını aldı zamanla.Mahalle,kente kayarken,kentler ayrılığa usul...Şimdi,ne kaldı geride yaşanmış insanlığımızdan?Hatırlamak gerektiğinde şimdi,yaşanmış güzel gerçeği,ne yalandık ne dolandık,usulca oyalandık,zamanın girdabında biz de bir heyulaydık...
Babasının elini sıkıca kavramış bir yüzü babasına,diğer yüzü hayata tam ortasına özlenen şeylerin...Çocuğun seyrine değen zamanlar bayramdı,seyrandı ama hep heyecanlıydı,asildi yırtık gömlek,içindeydi çorabın Bafra ama gönülde insan vardı...
O zamanlar-ki çok küçüktüm- en çok da birini sevmek vardı,düşleyip düşleyip uyumak el değmez hayallere.Aynı takvim Aynı saat,çatılarda yaz vardı,azdı çoktu ama bir yerde heyecan vardı,elde makine yağı,gözde çekingen bir mahalleli olsa da , '' yarına çok az kaldı '' diye başlarken vardiya...Hatırlarım,filmin birinde bir araba vardı o kadar bize uzaktı o kadar uzaktı belki en masum yalan onu hiç tanımamaktı ama olsun heyecan düşe güç katardı.Sabahları çalan horozlu saat vardı.Vardiyaya geçen tutumlu ömürler vardı,duvarda dedenin resmi,iş çıkışı sefer tası,ellerde kırık bordro,dostlardan selam vardı.Harbiden şeyler vardı o yıkık evlerde,mesela soba mesela perdeden sızan güneş,musluğa dayayan dudak vardı,ne hijyen vardı ne hasta vardı.Küçük bir mumdan sızan ılık bir ışık vardı,hep askerdekinin yüzüne yansırdı.Gazyağı kokulu odalarda,ne abajur vardı,ne avize,fitildeki kırık ışıktan içe sızan sevgili vardı.Yarım yamalak,birinin kamyoneti vardı,bazen biz onu iterdik,bazen o bizi iterdi hayata.Kimi zaman düğün alayıyla,kimi zaman yaşlı bir hastayla.Hep yolunu şaşıran sütçü beygiri vardı.En çok yokluk vardı zenginliğimizde , bir de insanlığımız.İnsandık ağlardık,utanmazdık ağlamışlığımızdan ve en gururlu eylemiydi bu en zengin kalplerin.Ama doymadık,bu lamba bu gaz yetmedi bize,hep daha iyiye daha aydınlığa...Gaz lambası gitti,lambalı radyonun teli koptu,gönülden kopmaya başlayanlarla birlikte.Zaman,kolaylığı verirken insanlara insanlığını aldı zamanla.Mahalle,kente kayarken,kentler ayrılığa usul...Şimdi,ne kaldı geride yaşanmış insanlığımızdan?Hatırlamak gerektiğinde şimdi,yaşanmış güzel gerçeği,ne yalandık ne dolandık,usulca oyalandık,zamanın girdabında biz de bir heyulaydık...
evet benziyormuş nerden aldın onu

:




