Deli Dumrul (Köprü)

  • 20 Nisan 2011
  • 555 Okunma
  • 0 Cevap

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. Deli Dumrul (Köprü)
    Artık
    O köpükler o azgınlık
    Can alamayacaktı
    Güneşin ilk halinden
    Yorgun uykulara yatana kadar
    Durduraksız olacaktı çaba
    Rüzgarın soğuğuyla sertleşmiş kayalar
    Özenle yumuşatılacak
    Yağmurla kumlaşan taşlar tekrar
    Birbirine sevdalandırılıp kaynaştırılacaktı
    Hummalı bir çalışma
    O deli çaya okunacak meydandı
    Her taş arasındaki harca
    Sahipliğin simgesi bir tutam saç ekildi
    Ve günü geldi
    Köprü bitti

    O beklenen an
    O çayın mağlubiyeti
    Vakurluğuna tezat mutsuz etmişti
    Ve artık kimse önemsemiyordu yiğitliğini
    Herkes köprüye sevdalı köprü herkese
    Yapanın hakkı nerede
    Geceler bile durdurmamıştı
    Köprüyü yapmıştı
    Önünde elpençe olunmalıydı
    Hatta daha büyük bir sevdayla
    Yapışmalıydılar yakasına
    Olmadı
    Dev vücudu titredi yokoluş korkusuyla
    Düşündü düşündü
    Ve yine deliliği poyraz olup esti
    Uyup aklının kem oyununa
    Herkesi haraca kesti

    Başladı haraç mezat bir savaş
    Nuh dedi peygamber demeye dili varmadı
    Köprü onundu istediğini yapardı

    İki yakayı bir araya getiren köprü
    Ortada artık zararı kendine köpüklü çay
    Bitmişti karşı yaka uğruna can verişler
    Korkusuz vücutlar haraca isyanla atıyorlardı adımlarını
    Yine de mutluydu
    Artık can pazarı yoktu köpükler arası
    Ama düşündüğü gibi olmadı
    Ölüm plânlara inat boş durmadı
    Gece peşi aydınlığı gözlerine görme yetisini verirken
    İlişti bakışlarına cansız bir beden
    Şafak altı boylu boyunca yatıyordu
    Yoluna can koyan yiğitlerindendi yatan
    Ve kıyamet koptu
    Öyle ki arşa yükseldi Deli Dumrul'un deliliği
    Haykırdı
    Bağırdı
    Ölümü bu sefer kendi canını almaya çağırdı

    Tutmaz mı sandı bilinmez
    En ağır sözlerle ilendi
    Azrail duydu ve hiddetle yanıbaşında belirdi
    Önce köprüye
    Sonra cansız bedene
    Sonunda Dumrul'a döndü
    İçi koyu kara çukur gözleri

    O gözlerden ölüm kokusunu duyarcasına ürktü Dumrul
    Çağırmıştı ama gelmesi gerekli miydi
    Her ilence yetişebilir miydi de
    Duymuştu sesini
    Ama şimdi
    Hiç sırası değilken
    Beklenmedik bir anda
    Bırakamazdı köprüyü yiğitlerini
    Üstelik çok gençti
    Daha bitmemişti dünya işleri
    Deli Dumrul'luğuna kul olunuşları seviyordu
    Durup duruken gidemezdi

    Dev gövdenin içindeki küçülen korkulu ruhu izlemek
    Şenlendirdi Azraili
    Ve bir oyuna başladı Dumrul'la
    Yerine canını verecek birini bulursa
    Dokunmayacaktı canına...
     


    Yazan: CoDeYs
    -efşan bunu beğendi.
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
Yüklüyor...
16/11/2018 - 00:01