Çırak---İclal Aydın

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
arslansem

arslansem

Üye
    Konu Sahibi
Çırak---İclal Aydın
Çırak
Büyük bir reklam ajansında çalışmaya başlayan bir genç ile kaportacıda çalışan arasındaki benzerlik ve farkları düşündünüz mü hiç?

Sanmıyorum... Umurunuzda bile olmamıştır.

Ama bakınız burası yeni Türkiye.

İnsan yetiştirmekle, komplekslerinin at arabası olmak ne yazık ki karıştırılmakta.

Kaporta ustası dedin mi gözümün önüne nedense Ahmet Mekin kılıklı babacan bir adam gelir.

Reklam ajansı patronu denince ise Sean Penn’in canlandırdığı soğuk, hiç gülmeyen ve zor bir adam düşünürüm hemen.

Ne kaportacıda çalışmışlığım var, ne reklam ajansında.

Tanımam etmem kimseyi...

Ama sadece gözlemlerim, iyi eğitimli ve “güzel” çocukların yeni başladıkları iş yaşamlarındaki burun sürtülmesi, eğer takılması, kırbaçlanma, yüksek yerden iteklenme, kumdan kalesini yıkma, üzerinde tepinme aşamalarını başarıyla tamamladıklarında kendilerinin de birer işkenceciye dönüştüğü yolunda...

***
Bir kaportacı çırağı öğle yemeğini üzerine gazete kağıdı serilmiş tezgahta ustasının eşi yengenin evden yolladığı etli patlıcanı paylaşarak yer.

Reklamcı çırağı ise bilgisayar başında ustasının kendisine verdiği imkânsız sunumu hazırlamak için uğraşarak ve soğuk bir sandviçi kemirerek geçirir.

Kaporta ustasının çıraktan bilgi çaldığı pek görülmez, aksine tecrübesini belki bağıra çağıra defalarca aktarır ki üzerinde çalıştıkları iş heba olmasın.

Reklamcı çırağı uykusuz gecelerce bulup sunduğu bakir fikirlerini ustasına beğendirmeye çalışıp, olumsuz, yıkıcı ve moral bozucu eleştirilerle çöpe atarken ertesi gün toplantıda ustanın fikri olarak müşteriye sunulacağını bilemez...

Zanaat ile uğraşanların küçük hayatlarında tüm duyguların yeri bellidir ve mutlak bir netlik hakimdir. Yalanın adı yalan, karşılıksız çekin adı çaresizliktir.

Sanatla uğraşanların her saniyesi, her duygusu, her kararı değişkendir ve üretim bu değişkenlikten çıkar. Yalanın adı hayal gücü, karşılıksız çekin adı “Ee şimdi nolucak” şaşkınlığıdır.

***
İnsan yetiştirmek zordur. Bakınız çocuk demiyorum...

Bildiğini aktarmaktan hoşlanmıyor bugünün kentli insanı. Tecrübeyi geçmişin acısını çıkarmak için kullanıyor.

Bu yüzden de üçotuz paraya çalıştırılan gençler pes edip kaçıyorlar Türkiye’den.

Almanya’da, Amerika’da, Kanada’da “özgür düşünebilmeyi ve yaratabilmeyi” tercih ediyorlar.

Ve ne yazık ki bu yüzden Türkiye’den uluslararası bilgisayar animasyoncuları, programcılar, teknik adamlar çıkmıyor.

Bu yüzden ucuza daha az nitelikli elemanlar çalıştırılıyor şirketlerde ve ucuz iş gücü ucuz iş çıkarıyor.

Bu yüzden de ve da ekini ayrı yazamayanlar basında, iletişimde, marketingde çalışmaya başlıyorlar...

Bu yüzden kalite düştükçe düşüyor...

Kaporta ustasının çekici tutmayı öğretişi gibi öğretebilmeli ustaları gençlere iş yaşamının adabını... Motive etmek çok şey kaybettirmez, büyüğü daha da büyütür aksine...

Neyse, güdük ruhların cenneti ülkemde yakında kimse kalmayacak bu gidişle...
 


leiche

leiche

Emekli Yönetici
emeğine sağlık arkadasım
 
arslansem

arslansem

Üye
    Konu Sahibi
Rica ederim :oke:
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...


Üst Alt