Çarşı, başta "Alen" olmak üzere, çok ama çok sevdalı Beşkitaşlılar tarafından kurulmuştur. Kuruluşunun tek amacı örgütlenerek takımı daha iyi motive etmektir. Ayrıca, bu duyarlı arkadaşlarımız sayesinde çok duyarlı bir sivil toplum hareketine dönüşmüştür.
Ancaaaaaaaaaaaak;
Bir süre sonra Çarşı önlemez şekilde büyümeğe başlamış ve kontrolden çıkmıştır. Bu arada tarihi bir hata yaparak 2004-2006 yılları arasında koşulsuz olarak Demirören'e destek vermişlerdir. Bedava bilet vermediği için Demirören'in tahrikleriyle Bilgili'yi adeta kovan Çarşı, nedense Demirören'e son derece tahammülkâr davranmıştır. Milletin karaborsada 200-250 YTL verdiği tribüne,Demirören torpiliyle bedava girdikleri ve bu nedenle sutukları (yani sus payı aldıkları) söylentileri, yaklaşık bir buçuk sene önce gencecik bir çocuğun bu uğurda stadyum içinde öldürülmesiyle ayyuka çıkmıştır. Çarşı aslında ruhunu satımştır bir süre sonra, Alen ve arkadaşlarından bağımsız olarak. Alen ve arkadaşları ise artık kontrol edemledikleri bu grubu mecburen dağıtmak zorunda kalmıştır. İşte gerçek Beşiktaşlılık budur. Alen ve kafa takımına sözüm yok. Ama ülkemde herkes bu şekile duyarlı olsa keşke.
Kangrenleşmiş bacağın kesilmesi gerekiyordu ve kesildi arkadaşlar.
Genç arkadaşlarımız stadyumdaki o tabloya adeta hayran kalıyorlardı; ancak unutmasınlar ki Beşiktaş Çarşı'nın da üstündedir. O güzel görüntülerine arkasında basiretsiz ve beceriksiz bir yönetimin işbirlikçisi vardı sadece.