burası Ankara /ŞEREFLİKOÇHİSAR .:.

  • 31 Ekim 2010
  • 4870 Okunma
  • 13 Cevap

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. Şereflikoçhisar, Ankara'nın 145 km güneyinde olan ilçesi..​

    < Resmi açmak için tıklayın >


    Uploaded with ImageShack.us




    Şereflikoçhisar'ın Hititler'den bu yana yerleşim birimi olduğu sanılmaktadır. Selçuklular ve Osmanlılardan beri yerleşim birimi olduğu muhakkaktır. Selçuklular zamanında ilçenin kuzeyinde Koçhisar Kalesi kurulmuştur.

    Anadoluda çift kalesi olan şehirlere "Koçhisar" denirdi. muhtemelen adı buradan gelmektedir. şerefli adı ise yörede etkinliği olan Şerefli oymağından alınmıştır

    1891 yılında ilçe olan Şereflikoçhisar Konya iline bağlanmış, 1933 yılında ise Ankara'ya bağlanmıştır. 1989 yılında Sarıyahşi 7 köyü, Ağaçören 27 köyü ile ilçe olup, Aksaray iline bağlanmıştır. Ayrıca Evren 9 köyü ile 9 Mayıs 1990 tarihinde ve 3644 sayılı 130 ilçe kurulması hakkındaki kanunla İlçe haline getirilerek Ankara iline bağlanmıştır.

    İlçe düzeyinde kanunun istediği anlamda Mahalli İdareler birimi sayılacak Özel İdare kuruluşu mevcut değildir. İlçe Özel İdare Müdürlüğü mülkiyeti İl Özel İdaresine ait binada kendisine verilen görevleri yürütmektedir.

    A-BELEDİYELER:

    İlçede bir merkez, 4 kasaba belediyesi dışında 43 köy muhtarlığı mevcut olup,bu köylere bağlı 3 yayla vardır. Yakın zamana kadar ilçeye bağlı olan köylerin Aksaray iline bağlanması ile köy sayısı azalmıştır, Sarıyahşi, Ortaköy ilçeden ayrılan ve daha sonra Aksaray'ın ilçesi haline gelen köylerdendir

    B-KÖYLER:

    İlçemizin 43 köyü bulunmaktadır. Köylerimizin ekonomik ve sosyal yönden İlçe ile sıkı bir ilişkisi vardır. Genel olarak köy,muhtar ve ihtiyar heyet üyeleri köy hizmetlerini yürütecek yetenekte değildir. Eğitim seviyeleri de son derece düşüktür fakat gün geçtikçe köylü halkımızın eğitim seviyesi yükselmektedir

    < Resmi açmak için tıklayın >

    Selçuklu Devleti Zamanında Sultan Alaattin in Talimatıyla Yapılan Alaattin (Kurşunlu) Camii​


    TARİHİ.:.

    Şereflikoçhisar, Kültür Bakanlığının höyüklerde yaptığı araştırmalardan anlaşılacağı üzere, MÖ. 3000 yıllarına kadar uzanan 5000 yıllık tarihi geçmişe sahiptir. İsmi sırasıyla; Koşhisar, Tuzbaşı, Koçhisar ve Şereflikoçhisar olarak değişiklere uğramıştır. Tarihi süreç içerisinde; Hititliler, Asurlar, Romalılar, Persler, Emeviler, Selçuklular, Karamanoğulları,Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerinde bulunduk. Karamanoğuları döneminde önemli yerleşim birimlerinden biri olan Şereflikoçhisar, 1466 yılında Osmanlı topraklarına katılmasından sonra yapılan ilk yazışmalarda, Karamanoğulları&#8217;nın Sancağı olarak kayıtlara geçmiştir

    Şereflikoçhisar insanı; Osmanlı Hakimiyetine geçtikten sonra, Rumeli&#8217;ye Batı Trakya&#8217;ya İstanbul&#8217;un Fethi ile de, İstanbul&#8217; Aksaray Semtin de 1571&#8217;de de Kıprıs&#8217;ta zorunlu ikamet ettirilmiştir. Bu nedenle Osmanlının hakimiyetine geçişinin ilk yüzyılında nahiye durumuna düşmüştür.19 yy&#8217;ın ortalarında Antep, Urfa, ve Maraş yörelerinde zorunlu ikamete tabi tutulan Şereflikoçhisar bir dönem Aksaray ve Niğde&#8217;ye bağlı kalmış, ESBKEŞAN salnamesiyle Kulu ve İnevi ile birlikte ortak yönetimle yöneltilmiştir. Daha sonra Konya&#8217;nın müstakil kazası olan Şereflikoçhisar TC döneminde önce Aksaray&#8217;a sonrada 2441 sayılı yasayla Ankara&#8217;ya bağlanmıştır.Gelir kaynakları tarım tuz ve nakliyeciliğe dayalı olan Şereflikoçhisar, yurt dışında en çok işcisi olan beldelerden birisidir. Ekonomik nedenlerden dolayı son yıllarda göçlerin görüldüğü Şereflikoçhisar&#8217;dan; üç kasabası ayrılarak ilçe olmuştur. Bu üç kasabasının (Evren, Sarıyahşi, Ağaçören) köyleri ile birlikte ayrılması, ilçede ekonomik yaşamı sekteye uğratmıştır



    < Resmi açmak için tıklayın >

    Osmanlı İmparatorlugu'nda Tuzgölünden Tuz Alan Ve Yurda Dagıtan Develer (temsili)​


    Ankara&#8217;nın güneyinde, Tuz Gölü, Hirfanlı Baraj Gölü, Sarıyahşi, Ağaçören, Evren kazaları, Aksaray Konya illeriyle Bala kazası topraklarıyla çevrili olan Şereflikoçhisar&#8217;ın son sayımda nüfusu 50 bin dir. Ankara&#8217;nın en uzak ilçelerinden biri olan Şereflikoçhisar&#8217;ın 46 köyü 4 kasabası bulunmaktadır.

    İlçe toprakları ülkemizin en eski yerleşme alanlarındandır. Höyükler halindeki il yerleşmelerden çıkartılan güneşte kurutulmuş kiremitler Cilalı Taş döneminde bile buralarda yerleşildiğini göstermektedir. Milattan önceki devirlerde Hititlerin, Roma ve Doğu Roma (Bizans) imparatorluğunun, bir ara da İran Devleti'nin hakimiyetinde kalan ilçe arazisi Malazgirt Zaferi'nden sonra Selçuklu Türkleri'nin hakimiyetine girmiştir. Selçuklulardan kalma en önemli tarihî eserler Sultan Alaaddin Camii ve bugün ayakta olmayan Hurşid Hatun (Sultan Alaaddin'in eşi) türbesidir.

    Şereflikoçhisar, Selçuklu Devletinin yıkılmasından sonra Karamaoğulları'na bağlı kalmıştır.

    1467 yılında Fatih Sultan Mehmed tarafından Osmanlı Devleti sınırları içine alınan Şereflikoçhisar Osmanlılar zamanında genellikle Aksaray'a bağlı bir kaza durumunda idi. 19. yüzyılda Konya'nın Esb-Keşan (Atçekenler) kazasının bir nahiyesi olan Şereflikoçhisar 1891 yılında Konya'nın bir kazası oldu. 1920'de Aksaray'a bağlandı. 1933 yılında Aksaray vilayetinin ilgası ile başkent Ankara'ya bağlanan Şereflikoçhisar, gelişen ekonomik ve sosyal yapısı ile il olmaya aday hale gelmiştir



    ŞEREFLİKOÇHİSAR İSMİNİN MENŞEİ

    Tarihçi Merhum İ. Hakkı Konyalı tarafından yazılan ve 1970 yılında Şereflikoçhisar belediyesi tarafından bastırılan "Şereflikoçhisar Tarihi" adlı esere göre, Osmanlı dönemi yazmalarında adı"Koşhisar" olarak yazılan Şereflikoçhisar'ın bu ismi "çift kale" anlamına gelmektedir. Zamanla söylene söylene Koçhisar şeklini almıştır. Cumhuriyet döneminde adının başına bir zafer tacı gibi oturtulan "Şerefli" unvanını ise Konyalı'ya göre burada oturan "Şerefli" aşiretinden almıştır. Bununla beraber bu unvanın Kurtuluş Savaşı'ndan sonra Balkan, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşında çoksayıda şehit vermesi sebebiyle özel bir kanunla verildiği de söylenmektedir.




    TUZGÖLÜ VE TURİZM


    Ankara'nın güneydoğusundaki Şereflikoçhisar'a yaklaşırken, batıya doğru parlayan ışık size Tuz Gölü'nün yaklaştığını bildirir. Tuz kristallerinin şiddetli beyazlığı ve parıltısı aldatıcı bir biçimde kar ve buz gibi görünür. Kenara yaklaştığınızda bile ayakkabı ve çoraplarınızı çıkarırken kendinizi dondurucu bir duyguya hazırlarsınız. İlk adım sürprizdir, ikincide beklentilerinizi tekrar düzenlersiniz ve üçüncüde ayağınızın altındakinin gerçekten de tuz olduğuna ikna olursunuz. Ve yaşamın en gerekli unsurlarından biri olan tuz hakkında düşünmeye başlarsınız. Tuz, insan vücudunun yüzde 3.5'ini oluşturur. Bu, doğanın dengesinin olağanüstü bir kanıtıdır, çünkü dünya denizlerindeki tuz oranı da yüzde 3.5'tir. Arasıra çamurlu bölgelere batmayı umursamazsanız kauçuk çizmeler giyerek göl boyunca uzun bir yürüyüşe çıkabilirsiniz.

    Su yüksekliği çoğu zaman birkaç santimetreyle yarım metre arasında değişir, fakat Beyşehir Gölü'nden taşan su kanallar yoluyla Tuz Gölü'ne döküldüğünde derinlik 30-40 santimetre artar. Su seviyesi yükseldiğinde gölün ekolojik dengesi bozulur. Buharlaşma azalır, suyun atmosfer ve yer arasındaki çevrimi düzensizleşir.

    Tuz Gölü, Melendiz ırmağı, pek çok küçük akıntı ve yeraltı tuzlu su kaynaklarıyla beslenir. Göldeki üç tuz yatağı yılda bir milyon ton, yani Türkiye'nin toplam ihtiyacının %64'ü kadar tuz üretir. Doymuş tuzlu suyun Kaldırım, Kayacık ve Yavşan tuz yataklarına dökülmesine izin verilir ve tuz çökeldiğinde su tekrar çektirilir. Sonra tuz, geniş bir demiryolu ağı boyunca göl kıyısındaki ambarlara doğru yol alan vagonlara doldurulur. Tuz buradan kamyonlarla esasen Şereflikoçhisar'da bulunan özel tuz işleme fabrikalarına götürülür. Burada tuz tüm Türkiye'ye dağıtılmak üzere defalarca kez yıkanır, kurutulur ve paketlenir. Osmanlı döneminde göl etrafında doğal olarak oluşan tuz blokları kırılırdı ve göl kıyısında tüccarlara satılırdı. Tuz develere yüklenir ve her yöne taşınırdı. Sonraki yıllarda ambarlar inşa edildi ve sonra her yıl gölün değişik kısımlarından tuz elde edilmesini mümkün kılan ve raylar arası mesafesi dar olan bir demiryolu kuruldu. Bu, bugün kullanılan daha verimli tuz yataklarının kurulduğu 1970lere kadar devam etti




    < Resmi açmak için tıklayın >
     


    Yazan: e1b1
  2. merttt!!ankarayı bana övüyodun yaz buraya smdi :ehe
     
  3. beğendin mi ?
     
  4. Farkindaysan bura Ankara'nın merkezi değil :)

    Konu için teşekkürler bu arada
     
  5. bi dakika ne yani ankaranın merkezi mi güzel burası mı.. buradaki hava su ankarada var mı daha bu sabah köyüme gidip su doldurduk..
     
  6. Köy baska merkez baska :)
    Köy U bende severim :)
     
  7. şerefli koçhisar köy değil canım ş.k nin içinde köyler ver bende ş.k nin merkezinde oturuyorum ona bakılırsa ..

    --------------- Ekleme ---------------

    ereflikohisar Belediyesi Anasayfas
     
  8. Ya biliyorum koy olmadıgını. Oradaki koyleri seviyorum demek istedim :D
    Ama Çankaya gibi değil orası :ehe
     
  9. O.K
     
  10. olsun :ehe ulasım kolay falan söle :D
     
  11. başlığı görünce dedim aha ali ağaoğlu gelmiş foruma :)
     
  12. :kop: hiç aklıma gelmedi..:kop:
     
  13. ilk defa duydum adını
     
  14. olabilir..:hmmm
     
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
Yüklüyor...
23/09/2018 - 14:17