Bu günde böyle---Yıldız Tilbe

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
arslansem

arslansem

Üye
    Konu Sahibi
Bu günde böyle---Yıldız Tilbe
Bu günde böyle

Günaydın.. Merhaba. Saat 15.37

Gececiler belli oluyor uyanış saatlerinden. Ben gece lambası, sabahlıyorum yıllardır. Ertesi gün bir işim varsa hele,
o gece uykum iyice kaçar. Kalkıp gitmeme bir saat kala, uyku komasına girerim. Uyandırabilene aşkolsun. Bir menejerim vardı eskiden. Anuş Bakış; tanıyanlar bilir. Akşamdan sözleştik, sabah gelip beni evden alacak, havaalanına gideceğiz. Başka bir şehirde konserimiz var. Anuş benim uyku halimi bildiği için, bu konuda deneyimli. Vaktinden çok önce geliyor. Aşağıdan zile basıyor ve bir yandan telefon ediyor. Ya kapı zilini yada telefonu, ikisinden birini duyarda kalkar diye. Uyku ölümün kardeşiymiş, öyle derler ya, ölü gibi uyuyorum. Evde benden başka kimsede yok.

Neyse Anuş kapıcıyı uyandırıp yukarı çıkıyor, bir elini zilin üstünden hiç kaldırmadan kapıyı çalıyor. Öbür elinde telefonla sürekli beni çaldırıyor. Bir ayağıyla da kapıyı tekmeliyor. Sabahın körü, bütün apartman ayaklanıyor güm güm diyen kapı sesine. Her kafadan bir ses. Birisi, "Belki evde yoktur olsa duyar heralde, baksanıza bütün apartman ayakta" diyor. Öbürü "Belki bayılmıştır" diyor. Alt komşum "Hayır evdeydi, dün gece misafirleri vardı, misafirlari uğurladığını işittim" diyor. Kapı önü ana baba günü.. Anuş zavallım, "öldü bu" diyor içinden. "Yoksa duyardı" diyerek itfaiyeyi arıyor, gelip kapıyı açsınlar diye ve ağlıyor bir yandan. Fakat zili telefonu çaldırmaktan ve kapıyı tekmelemekten vazgeçmeden. Uyanıyorum hortlarcasına. Ev tımarhane gibi, bütün telefonlar çalıyor, kapı zilinin kuşu aralıksız öterken, bir yandan kapı tekmeleniyor. Kapıyı bir açtım. Herkes derin bir oh çekti. İtfaiye durduruldu. Herkes evine gitti biz yola düştük havaalanına doğru. Yolda da uyudum uçakta da. Anuş bana "Kızım sen uyumuyorsun ki ölüyorsun" derdi.. Rahmetli..

Şu kendimi çok seviyorum, bazen de hiçmi hiç tahamülüm yok. Sanki bir kişi değilim, içim öyle kalabalık ki. Bir sürü ben var. Hepsi birbirinden farklı. Biri uyumlu diğeri çizginin dışında, biri salaklık derecesinde itaatkar, öbürü zehir tadında huysuz. Biri iyimser. Öbürünün yanına varmaya kötülük korkar. Bir yanım öyle bir yanım böyle, yüzüm her yöne birden dönük, kendi içinde. Sonra bakıyorum bir çok insanda var bu haller, şükür ediyorum, yalnız olmadığım için. Sonra diyorum ki. Herkes kendi içindeki canavarı hapsetse dünyada kötülük kalmaz. Osmanlıyı dıştan değil içinden yıkmışlar. Ağaç yıkıldığında çarpmanın şiddetiyle daha da dağılır. Bir zamanlar Viyana’ ya dek varmış, İspanya'nın endülüsünde insanlığın hakimiyeti Osmanlı..

Altın tanesine , sen bakırsın denirmi? Derler... Altın tanesi bakır olduğuna ikna olunca sorarlar. İşe yaramaz bir bakırsın, seni eritip, pırıl pırıl bir altına çevirelim mi?? Kendisini unutursa altın, kendi içinde kendisine bakır gibi davranmaya başlar.eğer dışarının telkinlerine inanırsa ,tamam der beni eritip altın yapın. bu karar altın tanesinin içinden dışına verdiği bir emirdir. O zaman onlarda bildiğini yaparlar. Kendi isteğiyle eritirler altın tanesini. Yeni bir şekil verirler, ağırlığından ve genişliğinden çalarak. Şimdi güzel bir altın tanesi oldun derler. Evet . o hala, ne yapsalar da ,altın tanesidir, kendi pırıltısını onların sanan. İşte böyle... Kabul edersen altınken bakır hissettirirler. Bakırken de altın.. Aynaya sık sık bakmakta fayda var. İnsan kim olduğunu unutursa, ne olacağına karar veremez.. atalarımız demiş,küçücük bir ateş çok odun yakar yaş kuru demeden. Ağır yazıyorum, tek elle. Yorulunca öbür elim yazıyor, bazende ikisi birden. Profesyonel birinin 5 veya 10 dakikada yazdığını, birkaç saatte yazıyorum. Olsun, kaplumbağa da yavaştı, tavşanı geçti. Amaç önemli, niyetler değişken... Birine birkaç soru sormuşlar. "Para mı insan mı önemlidir?", "Paralı insan" demiş. "Aşk mı zevk mi?", "Zevkli aşk" demiş. "Su mu sabun mu?", "Sabunlu su" demiş. "Ölüm mü ölümsüzlük mü?", "Ölümsüz bir ölüm" demiş. Bu adam da geldi bana sordu, "Sen mi ben mi onlar mı?" dedi. "Biz" dedim. İyi etmiş miyim?

Beraberlik güneşinin hiç batmadığı, her an yeni bir sıcaklıkla tekrar tekrar doğduğu mevsimler içimizde. "Her ne ararsan içinde ara" demiş mübarek Mevlana. Herşey var da, sen ne alıyorsun o önemli. Kötülükleri almalı yok etmek için. İyilikleri almalı var etmek için. Gece kapatır göremezsin, gündüz aydınlatır gizleyemezsin. 17.57 salı sallamasın, çarşamba çarşafa dolamasın, perşembe, cuma mübarek olsun; cumartesi pazar tatil. pazartesi hafta başı, salıdayız tekrar.

Mutlu olun her zaman, hoşçakalın..


Yıldız Tilbe
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...


Üst Alt