Gün devrildi
Koca bir yürek kaldı altında
Oysa gölgeli bir parantezdi günler
...Yüzünün deltasında
Pazartesiden cumartesiye
Aşk aynı gün ölmekti belki
Son tren çığlığında
İstanbul çeker giderdi içimden
Kırık zarlar kalırdı geriye
Ve ben
Saçlarımdan başlardım yaşlanmaya
Bazen öyle güzel susardın ki
Ağzımdan koparılan bir çığlıkla
Eklenirdim sessizliğine
Yaralı sandallar geceye açılırdı
Yüzün habersiz kopuk bir kirpik taşırdı
Düşürmenden korkardım
Solcu bir kız gibi bakardın
En mavi yanlarıma
Tutulur kalırdım
Aşk gecikmiş bir mutluluk oluyor
Aşk engelli yüreklere
Ve meleklerin aşık olduğu çocuklar
Hala erken ölüyor buralarda
Biliyor musun
Bazen acıyorum bu şehre işte bu yüzden
Vatan caddesinde
Her gece bir, sarhoş ölüyor
Sen giderek yaklaşıyorsun
Şiir gecelerime
Yasak denizlerde yüzüyoruz oysa biz
-kulaç atmayı bilmeden-
Sense bana eski bir şarkıyı dinletiyorsun
bir hadise var kimse bilmiyor
düngece kuşadasına gittm aydın merkezden gece orda kaldım sabah okula gittm geçici diploma aldım ehliyet kursu için sonra ordan sahil sitelerine geçtim belediyeye gittim sonra notere gittm sonra tekrar okula gittm sonra arkadaşlarla gezdik
saat 8 den 4 e kadar oturmadım hiç sonra aydına 5 de geldim yarım saat sonra sürücü kursuna gittm