Bu gece kimler var bakalım? Gececiler buraya!

Silinen Üye 511859

Kapalı Hesap
kimse kalmadı galiba. neyse bende kanal g de belgesel izleyeyim
 
saat kaç oldu, birazdan doğacak uyuyun artık
 
Selam millet kimse yok mu?

---------- Eklendi @ 00:06:19 ---------- Yazıldı @ 00:04:38 ----------

belki bu şiire biri gelir

``Telgrafın tellerini kurşunlamalı’’
Öyle değildi bu türkü bilirim
Bir de içime
-Her istasyonda duran sonra tekrar
yürüyen-
Bir posta katarı gibi simsiyah dumanlar dökerek
Bazan gelmesi beklenen bazan
ansızın çıkagelen
Haberler bilirim mektuplar bilirim. Gamdan dağlar kurmalıyım
Kayaları kelimeler olan
Kırk ikindi saymalıyım
Kırk gün hüzün boşaltan omuzlarıma
saçlarıma
Saçlarının akışını anar anmaz omuzlarından
Baştan ayağa ıslanmalıyım
Gam dağlarına çıkıp naralar
atmalıyım. İçimde kaynayan bir mahşer var
Bu mahşer birde annelerinin
kalbinde kaynar
Çünkü onlar yün örerken pencere
önlerinde
Ya da çamaşır sererken bahçelerinde
Birden alıverirler kara haberini
Okul dönüşü bir trafik kazasında
Can veren oğullarının. Bir de gencecik aşıkların yüreklerini
bilirim
Bir dolmuşta yorgun şoförler için
bestelenmiş
Bir şarkıdan bir kelime düşüverince
içlerine Karanlık sokaklarına dalarak
şehirlerin
Beton apartmanların sağır
duvarlarını yumruklayan
Ya da melal denizi parkların ıssız
yerlerinde Örneğin Hint Okyanusu gibi derin
İsyanın kapkara sularına dalan. Nice akşamlar bilirim ki
Karanlığını
Bir millet hastanesinde
Dokuz kişilik kadınlar koğuşu
koridorunda
Başını kalorifer borularına gömmüş Beyaz giysilerinden uykular dökülen
tabiplerden
Haber sormaya korkan
Genç kızların yüreğinden almıştır. Bir de baharlar bilirim
Apartman odalarında büyüyen
çocukların bilmediği bilemeyeceği
Anadolu bozkırlarında
İstanbul’dan çıkıp Diyarbekir’e
doğru Tekerleri yamalı asfaltları bir
ağustos susuzluğu ile içen
Cesur otobüs pencerelerinden
Bilinçsiz bir baş kayması ile görülen
Evrensel kadınların iki büklüm çapa
yaptıkları tarla kenarlarında Çıplak ayakları yumuşak topraklara
batmış ırgat çocuklarının
Bir ellerinde bayat bir ekmeği
kemirirken
Diğer ellerinde sarkan yemyeşil bir
soğanla gelen. Yazlar bilirim memleketime özgü
Yiğit köy delikanlılarının
İncir çekirdeği meselelerle
birbirlerini kurşunladıkları
Birinin ölü dudaklarından sızan kan
daha kurumadan Üstüne cehennem güneşlerde
göğermiş mor sinekler konup kalkan
Diğeri kan ter içinde yayla
yollarında
Mavzerinin demirini alnına dayamış
Yüreği susuzluktan bunalan İçinden mahpushane çeşmeleri akan
Ansızın parlayan keklikleri jandarma
baskını sanıp
Apansız silahına davranan
Nice delikanlıların figüranlık yaptığı
Yazlar bilirim memleketime özgü Güzler bilirim ülkeme dair
Karşılıksız kalmış bir sevda gibi gelir
Kalakalmış bir kıyıda melül ve tenha
Kalbim gibi
Kaybolmuş daracık ceplerinde elleri
Titreyen kenar mahalle çocukları Bir sıcak somun için, yalın kat bir
don için
Dökülürler bulvarlara yapraklar
gibi. Kadınlar bilirim ülkeme ait
Yürekleri Akdeniz gibi geniş, soluğu
Afrika gibi sıcak
Göğüsleri Çukurova gibi münbit
Dağ gibi otururlar evlerinde
Limanlar gemileri nasıl beklerse Öyle beklerler erkeklerini
Yaslandın mı çınar gibidir onlar
sardın mı umut gibi. İsyan şiirleri bilirim sonra
Kelimeler ki tank gibi geçer adamın
yüreğinden
Harfler harp düzeni almıştır
mısralarında
Kimi bir vurguncuyu gece rüyasında yakalamıştır
Kimi bir soygun sofrasında ışıklı
sofralarda
Hırsızın gırtlağına tıkanmıştır. Müslüman yürekler bilirim daha
Kızdı mı cehennem kesilir sevdi mi
cennet
Eller bilirim haşin hoyrat mert
Alınlar görmüşüm ki vatanımın
coğrafyasıdır Her kırışığı sorulacak bir hesabı
Her çizgisi tarihten bir yaprağı
anlatır. Bütün bunların üstüne
Hepsinin üstüne sevda sözleri
söylemeliyim
Vatanım milletim tüm insanlar
kardeşlerim
Sonra sen gelmelisin dilimin ucuna adın gelmeli
Adın kurtuluştur ama
söylememeliyim
Can kuşum, umudum, canım sevgilim.
 
Candan aziz dostlarıma, Güzel yüzlü kardeşlere, Ayırmadan sağa sola Selam selam merhaba...
 
Tepkiler: -efşan