Bu fotoğrafa bakabiliyor musunuz?

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
dreamboys69

dreamboys69

Üye
    Konu Sahibi
Bu fotoğrafa bakabiliyor musunuz?






Bu soru, 48 yıl sonra Adnan Menderes'in oğluna soruldu...

Türkiye'nin yakın tarihinin en trajik olaylarından biri, 27 Mayıs ihtilalinin ardından dönemin Başbakanı Adnan Menderes ve bakanları Hasan Polatkan ile Fatin Rüştü Zorlu'nun idam edilmesidir. Fadime Özkan, Adnan Menderes'in hayatta kalan tek oğlu olan politikacı Aydın Menderes ile yaptığı röportajda hafızalara kaznınan o fotoğrafı sordu: "Bakabiliyor musunuz bu fotoğrafa?"

MENDERES'İN OĞLU OLMAK
Adnan Menderes’in oğlu olmak sizin için ne demek?

Balık için deniz ne ise, benim için de babam o demek. Küçüklüğümden beri babamın yaptığı işi çok merak ettim ve siyaseti, ülke idaresini öğrenmek istedim. Babamın yapmak istediklerini anlamaya çalıştım. Kafam Türkiye’yle, Adnan Menderes ve siyasetle doldu. O yüzden Adnan Menderes’in oğlu olmadan kendimi tanımlamam bile zor olur.



Bu durumda Menderes’in sadece fiziki değil, siyaseten de varisisiniz.
E tabii. Söyleyeceklerim var. Misyonumuz spesifik olarak Adnan Menderes’in herkesçe doğru tanınmasına yardımcı olabilmektir. Zira DP ve Adnan Menderes’in hatırası üzerinde hálá açık kapalı baskılar, unutturma gayreti ve dezenformasyon var. Bu toplum Menderes’i ve DP’yi tam ve doğru kavrayamazsa kendini tanımaktan mahrum kalacak, yaşadığı olayların sebeplerini bilemeyecektir. Bu misyon sadece evlat olarak değil milletin kaderine karşı kendini borçlu hisseden bir ferdi olarak da benim için çok önemlidir.

MEYDAN OKUYORUM
Babanızı 15 yaşınızda kaybettiniz. Başbakan oğlu olarak el üstünde tutulurken birden bire ‘düşükler’in çocuğu olarak onulmaz bir yara aldınız, herkesin sizden kaçtığını gördünüz...
Evet ama annem bize başbakan oğlu olduğumuzu aklımıza getirmeyi, büyüklük taslamayı yasaklamıştı. Bizim için en büyük ayıp, iltimas istemekti. Babam ise milletin gönlünde taht kurmuştur. Biz de onun evlatları, eşi olarak oralardan hiç düşmedik. 48 yıldır bu sevginin büyük bir vefayla yaşadığını gördük.

BABASINI ASANLARI AFFETTİ Mİ?
Babanızı asanları affettiniz mi?

Yargılamadım ki, değmez. Adnan Menderes’i darağacına götüren son derecede girift olaylar var. Birçok insan şu veya bu şekilde rol üstlenmiş. Yargılasanız en fazla hangisini suçlu bulacaksınız. Suçlu bulsanız ortada Türkiye var. Bu tür hesaplaşmaların ele geçirileni cezalandırılarak olabileceği kanaatinde değilim. Yıkılmak, yok edilmek istenileni ayakta tutup, yaptırılmayanları yaparak yaptırtarak direnmelisiniz.



Dışarıdan teslim olmuş gibi görünseniz de meydan okuyorsunuz öyleyse!
Tabi. Ben Türkiye’yi, 50-60 arasındaki Menderes’in gözü ve düşünceleriyle mümkün olduğu kadar izlemeye kavramaya çalışıyorum. Kim ne derse desin, ne yaparsa yapsın. Bu benim ölçümdür.

BABAM RÜYALARIMDA
Bu bilinç düzeyi. Olup biteni bilinçaltınız nasıl kaydetti acaba? Babanızı nasıl görürsünüz rüyalarınızda?
Haklısınız... Sabit bir rüya yerine o anki ruh haletiyle bağlantılı olarak onu bazen üzgün sessiz, bazen sevinçli, bazen kürsüden halka hitap ederken görüyorum. Babam gece geç geldiği vakitler beni kaldırır uykulu halimde beni konuşturmaya çalışır, eğer tutarsız sözüm olursa kahkahalarla güler, kucaklardı. Bazen adeta o anıları canlandıran rüyalar görüyorum. Bazen ise sanki hayattaymış, tekrar dönecekmiş gibi.

AH O FOTOĞRAF
O feci resim girer mi rüyalarınıza?
Ben babamı üzgün gördüm ama hiç darağacında görmedim.

Bakabiliyor musunuz peki o fotoğrafa?
18 Eylül 1961 sabahından beri baktım. Sık baktığım bir resim değildir. Özellikle bakmam ama karşıma çıkarsa özellikle bakarım. Yok sayamam ondan kaçamam.



Bir sabah kahvaltıda gazetenizi açıyorsunuz ve babanızı darağacında gösteren fotoğrafla karşılaşıyorsunuz! İnsan allak bullak olur herhalde?
Hem de nasıl! Sadece beni allak bullak etmesi değil ki! Adnan Menderes’in idamına Türkiye’de çoğu insan ağladı da, ben inanıyorum ki meleklerin de hepsi ağlamıştır. O insanı tanıdıktan sonra o apayrı bir şey... Çok büyük bir trajedi... Sadece babamın asılması değil ki! Çok ağır, insanlığın kabul edebileceği bir olay değildir bu. 29 sene evvel tam da 15 Eylül akşamı İmralı’daydım. Gece geç vakit infazların gerçekleştiği yerleri gördük. Tahta parçaları vardı, herhalde darağacından kalmıştır. İpler, birkaç tane boş tabut vardı... Bunları görmekten kaçmayı erken yaşımda bile sağlıksız bir davranış olarak kabul ettim. Bundan kaçamazsınız, bu var.
 


Nazy

Nazy

Üye
gerçekten tüyler ürpertici bir durum
 
POWER

POWER

Üye
çok yazık olmuştu çook!
 
Yasminozz

Yasminozz

Üye
çok kötü yaa....babanı asıyolar ve hiçbişi yapamıyosun...düşünemiyorum bile....
 
van_hoijdonk

van_hoijdonk

Emekli Yönetici
...
 

_KadirşinaS_

Üye
Aydın Menderes'i de tebrik etmek lazım. Bu kadar sağlam sinirlere ve beyine sahip bir adammış. Babasının asıldığını biliyor, görüyor, ama babam öldü bittim yıkıldım demek yerine, babasının doğru anlatılmasını ve tanıtılmasını kendine misyon ediniyor. Hem de o feci resmi defalarca görmek pahasına. :(
 
in_dream

in_dream

Üye
yazık çok yazık ,
 

karides

Üye
Siz ciddi misiniz gerçekten?
Kimin için "yazık oldu" kelimesini kullandığınızı daha bir açık yazabilir misiniz?
Eğer Aydın bey içinse bu "yazık"lar, ben de sizin safınızda yer alırım, bir evladın babasızlığına yanarak.
Ama eğer Adnan bey içinse bu "yazık"lar, yakın Türkiye tarihinin en kötü niyetli karakterlerinden biri için söylediğinizi hatırlatırım size.
Muhafazakar arkadaşların bile tam olarak idrak ettikleri takdirde sinir krizleri geçireceği bir şahsiyetten bahsettiğmizin farkındasınızdır herhalde.
Bugünkü Türkiyemin kollarını kesmiştir bu şahsiyet. Prangalar vurmuştur ayaklarına ve geçirmiştir Amerikan tasmasını boynuna.
İçinde vatan sevgisi olan yurttaşların, nasıl olur da bu adama "yazık" dediğini anlayamıyorum, anlayamayacağım.
İtibarının iadesine gelince, size sadece son kırk yılda kimlerin iktidar olduğunu hatırlatırsam yeterli bir cevap olur herhalde.
Ha bakın ben şahsen idama karşı olanlardanım; ancak bu realiteyi kabul etmediğim anlamına gelmesin lütfen. Yani, (muhafazakarlar için) istiklal mahkemelerinde. (solcusu için) 1971 ve 1980 sıkıyönetim mahkemelerinde idam edilen binlerce insan dururken bu adama sağcılar açısından da, solcular açısından da "ÜZÜLMEK" çok ama çok sonra gelir. Ya yapmayın arkadaşlar, yaşadığım şehrin havalimanı bu adamın adını taşıyor diye utanıyorum ve oraya gitmek dahi istemiyorum. nokta.
 
Altun.

Altun.

Üye
biraqz daha açarmısın karides konuyu?
 
ayyıldız18

ayyıldız18

Üye
yazık ya adama
 
CanceR

CanceR

Üye
evet tarihteki üzücü olaylardan sadece birisi :(
 
nightdragon35

nightdragon35

Üye
evet karides biraz daha bizi bilgilendirirsen sevinirim.
 
technonur

technonur

Üye
dp iktidarı döneminde yolsuzlukları karışması nedeniyle istiklal mahkemesine çıkarıldı ve adnan menderesle fatih zorlu ve hasan polatkanın idamına karar verildi ki bence karar çok doğru bir karardı o zamanlar türkiyenin aleyhine birçok şeyler yapılmıştı bu şahıs tarafından yani resmede gayet rahat bir şekilde bakabiliyorum bu yüzden
 

karides

Üye
evet karides biraz daha bizi bilgilendirirsen sevinirim.

Memnuniyetle aziz dostum.
Bugün bu topraklar üzerinde yaşayan milyonlarca insan için, aslında karanlıktır 1950'li yıllar. Çünkü bize öğretilen "tarih" 500 yıl öncesine takılıp kalmıştır hala.
Neden mi?
Cevabı basit aslında. Bugün koyun gibi yetiştirilen gençliğin, uyanmasını sağlayacak hikayeler var yakın tarihimizde de ondan. Neyse konuyu dağıtmayalım.

Türkiye Cumhuriyeti, emperyalizme karşı verdiği Kurtuluş savaşını kazandıktan sonra yıllarca yalnızlığa itilimiş ve tek başına büyümeğe çalışmıştır. Esasen dış dünyaya da tümüyle güvensiz olan Türkiyem kendi içine kapanmıştır adeta. Ancak özellikle İkinci Dünya savaşından sonra tüm Dünya ekonomisinin girdiği büyük kriz, Türkiyeyi de vurmuş ve 1947 yılında CHP belki de gelmiş geçmiş en büyük siyasi hatayı yaparak Marshall yardımlarını kabul etmiştir. Bu büyük hata, başka hataları da beraberinde getirmiş CHP iktidarı döneminde ABD ile gizli ekonomik andlaşmalar yapılmıştır. İkinci Dünya savaşından en kârlı çıkan ABD, emperyalizmin yeni kalesi olmuş ve ne yazık ki ülkemin siyasetçileri bunu idrak edememişlerdir. 1950'de Adnan Menderes tarafından iktidarın ele geçirilmesi ile tümüyle dış ve iç siyaset stratejileri değiştirilmiş ve Türkiye'nin dış siyasettede de söz sahibi olabilmesi amacıyla NATO'ya üye olmak istenmiştir. (Bazıları buna sebep olarak SSCB baskısını gösterse de bu doğru değildir; zira ikinci dünya savaşından çok ağır yaralarla çıkan SSCB'nin tek derdi o tarihlerde ayakta durabilmektir; SSCB o kadar fakirleşmiştir ki, savaşta zarar gören alt yapılarının tam olarak onarımı bile 1963 yılına kadar sürmüştür). Peki NATO'ya neden üye olmak istenmiştir? Sebebi aslında basit arkadaşlar, ABD'ye yakınlığıyla bilinen Adnan Menderes bizzat ABD tarafından maşa olarak kullanılmıştır. ABD'nin amacı Ortadoğu'nun ele geçirilmesi ve en azından Federal Almanya gibi Komünist bloğun önüne set çekebilecek bir tampon bölge yaratmaktır. CHP iktiadarı döneminde, Türkiyeyi ekonomik olarak kendine bağlayan ABD, Adnan Menderes sayesinde siyasi olarak da hegemonyası altına almıştır güzel ülkemi. "NATO'YA gir!" denilmiş ve NATO'ya girilmiştir. "Kore'ye asker gönder!" denilmiş ve Kore"ye asker gönderilmiştir ve bunun gibi yüzlerce örneği vardır. Müsaadeniz olursa aşağıda yazacağım.

Dış dünyada itibar kazanmak için, sizce her yol mübah mıdır? Gerçekten, hani birileriyle (ancak onların izin verdiği ölçüde) aynı masaya oturmak için kaç kişi feda edilebilir sizce? Bu sorunun cevabı için lütfen KORE SAVAŞINA bakınız. Bu savaşa, kiminle ve ne için savaştığını bilmeyen tam 5090 MEHMETÇİK gönderilmiştir ve "721 şehit, 2111 yaralı, 175 kayıp , 234 esir (POW) , 298 belirsiz " zayiatıyla geri dönülmüştür. Yaklaşık 1000 şehit ve niçin? NATO denilen birlik, bugüne kadar (bir müslüman olarak vazgeçtim, bir insan olarak) neyimize yardım etmiştir? Kıbırıs savaşı? Bosna savaşı?(250.000 ölümden sonra) Azerbaycan-Karabağ katliamları? Çeçenistan Savaşı? Irak savaşı? SSCB-Afganistan savaşı? ABD-Afganistan savaşı? Afrika kıtasında hemen her gün meydana gelen katliamlar? Peki bu durumda, niçin 1000 şehit verilmiştir Kore'de? Bunun cevabı bende değil ne yazık ki? Bunun cevabını, Adnan Bey verecek sorgu meleklerine.

Gelelim, Ekonomiye. Bilin bakalım Dünya Bankası ve ABD destekli ekonomik programlar kimin zamanında ülkemize girdi ve düzenli ve sistematik olarak kimin zamanında ABD yardımı almaya başladık? Kimin zamanında birileri bizim yerimize dolar kurunu belirlemeye başladı sizce? Bu 10 puanlık uzmanlık sorusunun da cevabı aslında çok basit. Kaldı ki, burada büyük bir yanılgıyı düzeltmek istiyorum müsaadenizle. O da şudur: Türkiye Cumhuriyeti'nin (CHP iktidarı ile) 2. Dünya savaşı boyunca izlediği dış siyaset, bir çok dış siyaset bilimcisine göre mükemmele yakındır. (Tüm Dünya da olduğu gibi) savaş yıllarında kıtlık çeken Türkiye'de, bu sebeple CHP'ye karşı bir antipati oluşmuş olmasına rağmen; Tüm Dünyayla beraber 1950'li yıllarda kıtlıktan çıkılmış ve savaş yıllarındaki barışçıl dış siyaset politikaları sayesinde bir çok ülkeden kredi çekilebilmiş ve ülkemin insanın karnı doymuş, bu da sonuç olarak o zamanki iktidar DP'ye nasip olmuştur. Yani anlayacağınız DP, CHP'nin ektiği tohumları biçmiştir.

Adnan bey aslında, hep ikili oynamıştır. Zira, ülke içi siyasette müslüman kimliğini öne çıkarmış, Türkçe ezanı kaldırmış, radyodan dini program yayınlatmış ve büyük sempati kazanmıştır. Bunlar doğruluğu tartışılır şeylerdir. Ama tümüyle populisttir. Samimi değildir. Samimi olsaydı, bu derece empeyalist hegemonya içine sürüklenilmezdi kanaatimce.

Bir süre sonra, Adnan bey demokrasi'nin en temel kriterini unutmuştur. O da şudur: UNUTMAYIN! HER REJİMDE İKTİDAR VARDIR. ANCAK SADECE DEMOKRASİDE MUHALEFET VARDIR. Siz eğer muhalefeti yok sayarsanız, azınlığı görmezden gelirseniz başınız büyük beyala girer. Nitekim, Adnan bey'de (arkasındaki ABD desteğiyle) "ben bu oyu halktan aldım" demiş ve son derece sertleşen otoriter bir ikitdar anlayışını kabul etmiştir. (Bu konuyu daha da açacağım)

Yoruldum, Şimdilik bunları okuyun. İkinci bölüm yarına. Hadi bana güle güle..
 

karides

Üye
Ben yazdıktan sonra sadece 6 kişi konuya girmiş. Bu nedenle ben de yazmama kararı aldım nightdragon35. Yani kimse okuimayacaksa niye yazayım ki. Şimdi kimse yanlış anlamasın lütfen. Ben "yazdıklarımı mutlaka okuyun" demiyorum; sadece bu konunun yeterince ilgi görmediğini söylüyorum.
 
brhm32

brhm32

Üye
.........:(
 
leiche

leiche

Emekli Yönetici
Ben yazdıktan sonra sadece 6 kişi konuya girmiş. Bu nedenle ben de yazmama kararı aldım nightdragon35. Yani kimse okuimayacaksa niye yazayım ki. Şimdi kimse yanlış anlamasın lütfen. Ben "yazdıklarımı mutlaka okuyun" demiyorum; sadece bu konunun yeterince ilgi görmediğini söylüyorum.

ister inan ister inanma normalde uzun şeyleri okumaktan sıkılrım ama üstte anlattıklarını gözümü kırpmadan okudum. bizler başka tatminlerle sakinleştirilmiş yani açıkça söylüyorum koyunlaştırılmış bir gençliğiz. ne yazzıkki bende bu gençlik içerisindeyim. demek istediğim şudur bizi elinden geldiğince aydınlat. 6 kişimi girmiş bunlardan 1i bile yazdıklarını okuduysa ne mutlu ona. benim şahsi ricamdır. bizleri aydınlat azda olsa birşeyler bilelim. araştırarakta öğrenilir fakat araştırmada o senin güzel yorumların yok ;)
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Benzer Konular



Üst Alt