Haydar
Emekli Yönetici
Boşanmaların 5'te biri sosyal medya yüzünden
Son yıllarda yaygınlaşan sosyal paylaşım siteleri ( Blogspot, Facebook, Flixster, Fourmspring, Mypace, Path, Siberalem, Twitter, Windows Live, vb.) tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de giderek popüler hale geliyor.
Sosyal paylaşım ağı kullanımının yaygınlaşması sonucunda evliliklerde sorunla artmaya başladı
SOSYAL AĞLAR İLİŞKİLERİ OLUMSUZ ETKİLİYOR!
Sanal âlemde, sınırları çizmenin oldukça zor olduğuna değinen uzmanlar, genellikle bir oyun gibi başlayan yazışmaların daha sonra evlilik bağlarını sarsan durumlara sebep olmasının kaçınılmaz olduğunu düşünüyor. Bireylerin yolunda giden evlilikleri olsa bile, zamanla kendilerini sanal ortama kaptırabildiklerine değinen uzmanlar, eşten zaman çalınarak, çeşitli bahanelerle sosyal paylaşım ağlarına girilmeye çalışılmasının sorunlar yaşanmasına ortam hazırladığına dikkat çekti.
SOSYAL PAYLAŞIM SİTELERİNİN KURBANI OLMAYIN!
Amerika’da 2009 yılından bu yana, boşanmak için mahkemeye başvuran her beş çiften biri sosyal paylaşım ağlarından kaynaklanan problemleri öne sürdüğünün altını çizen uzmanlar; “Boşanma dilekçelerinde, eşler birbirini sosyal ağlarda kaçamak yapmakla, eski sevgilileriyle görüşmekle ya da sosyal ağ paylaşım sitelerine dalıp birbirlerini unutmakla suçluyor. Son iki yıl içerisinde Türkiye’de de bu nedenlerden dolayı ciddi tartışmalar yaşayan, boşanma eşiğine gelen hatta ilişkilerini bitiren çiftler gözleniyor.” dedi ve çiftler, sosyal paylaşım sitelerinin kurbanı olmasın diye önemli önerilerde bulundu:
İŞTE ALTIN DEĞERİNDE ÖNERİLER:
1-Şüpheli durumu görmemezlikten gelmemelidir!
“ Eşler, bu durumu ilk fark ettikleri zaman birbirine karşı açık olmalı ve konuşmalıdır. Görmemezlikten gelmek en büyük yanlıştır. Doğabilecek problemleri çözmenin en iyi yolu, olup biteni iyice anlamaya çalışmaktır. Diğer bir değişle, çiftler onları bu davranışa iten problemleri ya da eksiklikleri ortaya çıkarıp, düzeltme yoluna gitmelidir.”
2-Sosyal paylaşım sitelerinin üyelik ve arkadaşlık talepleri çiftin ortak onayıyla gerçekleşmelidir!
“ Sosyal paylaşım siteleri, bir yandan arkadaşlarınız hakkında fikir edinilmesini sağlarken, diğer yandan da evlilikler üzerinde olumsuz etkilere neden olmaktadır. Eski erkek ya da kız arkadaşlarınızdan gelebilecek arkadaşlık taleplerini onaylamak ya da onaylamamak konusunda çiftlerin bir karar alması, çıkabilecek sorunların önüne geçilmesinde oldukça yararlı olabilir.”
3-Sosyal paylaşım hesapları sınırlandırılmalıdır!
“ Sosyal paylaşım sitesi hesap ayarlarından, görünürlüğünüzü sınırlandırarak ya da iletişime geçmek istemediğiniz kişileri engelleyerek, istemediğiniz kişilerden gelebilecek arkadaşlık taleplerini ya da mesajları önlemiş olursunuz. Bunu çiftler adil olarak yaparsa, ilişkileri üçüncü şahıslardan çıkabilecek problemlere karşı korunmuş olacaktır.”
4-Sosyal paylaşım sitelerinin hesap şifreleri gizli olmamalıdır!
“ Sevginin, paylaşımın ve şeffaflığın olduğu her yerde güven vardır. Bu nedenle, sosyal paylaşım ağlarının, aranıza girmemesi ve kafanızda soru işaretleri yaratmaması için çiftlerin, kullandıkları sosyal paylaşım site hesap şifrelerini birbirinden saklamamaları daha doğru olacaktır. Böylelikle merak edilen her şeye istendiği zaman ulaşılabilir.”
5-Sosyal paylaşım sitelerinde ortak bir hesap ve birlikte çekilmiş bir profil resmi kullanılmalıdır!
“ Kişiler cinsellik olmadığı için aldatma da olamayacağını savunsa da, eğer çiftlerden biri diğerinin yanına geldiğinde ekran kapatılıyorsa ya da sosyal ağa girmek için kişi partnerinin uyumasını bekliyorsa, aldatılıyorsunuz demektir. Unutmayalım ki aldatma bir kandırmacadır. Kanan taraf olmanız ilişkinizin çatırdamasına yol açabilir. Bu nedenle, birer sosyal paylaşım ağı kullanıcısı olarak, eşinizle birlikte ortak bir hesap oluşturabilir ya da aynı kareyi paylaştığınız bir fotoğrafı profil resmi yapabilirsiniz. Aynı sosyal paylaşım ağı hesabını kullanarak, hem birbirinizin arkadaş çevresini yakından tanımış olur hem de yanlış anlaşılmalara neden olabilecek durumlara yer vermemiş olursunuz.”
6-Sosyal paylaşım siteleri bağımlılık halini almamalıdır!
“ Sosyal ağlar, herkesin hayatına yeni bir kişi ya da iş olarak girdiği için kişiden kendisine vakit ayırmasını, sürekli onla ilgilenmesini istiyor. ‘Bir arkadaşlık talebiniz var!’, ‘Biri mesaj kutuna bir şeyler yazdı!’, ‘Oyuna davet edildin!’ gibi bildirimlerle her gün siteye çağırılıyorsunuz. ‘Sadece, beş dakikalığına gireceğim!’ dediğiniz de, bir bakmışsınız saatlerdir sosyal paylaşım sitesi sayfasının karşısındasınız. Bu durum, sadece evinizde değil işinizde de böyle. Sosyal paylaşım sayfalarında sosyalleşmektense evde ya da dışarıda daha güzel vakit geçirebilirsiniz.”
7-Sosyal paylaşım siteleriyle ilgili ortak bir karar alınmalıdır!
“ Kişiler, ilişkilerinin ya da evliliklerinin en başında, sosyal paylaşım siteleri hakkındaki görüşlerini, istek ve taleplerini açıkça dile getirmelidir. Böylece, ileride çıkabilecek sorunlara yönelik tedbirlerini en baştan almış olacaklardır. Çiftlerin, sosyal paylaşım siteleri hakkındaki olumlu ya da olumsuz görüşleri üzerine konuşularak aldıkları kararlar, en baştan karşılıklı olarak konuşulup ortak bir sonuca varılan, kesin ve kati olarak sınırları çizilen kararlar olacağı için anlaşmazlıkların çıkması dâhilinde, birlikte alınmış olan kararın, sorunun çözülmesinde büyük etkisi olacaktır.”
Sosyal paylaşım ağı kullanımının yaygınlaşması sonucunda evliliklerde sorunla artmaya başladı
SOSYAL AĞLAR İLİŞKİLERİ OLUMSUZ ETKİLİYOR!
Sanal âlemde, sınırları çizmenin oldukça zor olduğuna değinen uzmanlar, genellikle bir oyun gibi başlayan yazışmaların daha sonra evlilik bağlarını sarsan durumlara sebep olmasının kaçınılmaz olduğunu düşünüyor. Bireylerin yolunda giden evlilikleri olsa bile, zamanla kendilerini sanal ortama kaptırabildiklerine değinen uzmanlar, eşten zaman çalınarak, çeşitli bahanelerle sosyal paylaşım ağlarına girilmeye çalışılmasının sorunlar yaşanmasına ortam hazırladığına dikkat çekti.
SOSYAL PAYLAŞIM SİTELERİNİN KURBANI OLMAYIN!
Amerika’da 2009 yılından bu yana, boşanmak için mahkemeye başvuran her beş çiften biri sosyal paylaşım ağlarından kaynaklanan problemleri öne sürdüğünün altını çizen uzmanlar; “Boşanma dilekçelerinde, eşler birbirini sosyal ağlarda kaçamak yapmakla, eski sevgilileriyle görüşmekle ya da sosyal ağ paylaşım sitelerine dalıp birbirlerini unutmakla suçluyor. Son iki yıl içerisinde Türkiye’de de bu nedenlerden dolayı ciddi tartışmalar yaşayan, boşanma eşiğine gelen hatta ilişkilerini bitiren çiftler gözleniyor.” dedi ve çiftler, sosyal paylaşım sitelerinin kurbanı olmasın diye önemli önerilerde bulundu:
İŞTE ALTIN DEĞERİNDE ÖNERİLER:
1-Şüpheli durumu görmemezlikten gelmemelidir!
“ Eşler, bu durumu ilk fark ettikleri zaman birbirine karşı açık olmalı ve konuşmalıdır. Görmemezlikten gelmek en büyük yanlıştır. Doğabilecek problemleri çözmenin en iyi yolu, olup biteni iyice anlamaya çalışmaktır. Diğer bir değişle, çiftler onları bu davranışa iten problemleri ya da eksiklikleri ortaya çıkarıp, düzeltme yoluna gitmelidir.”
2-Sosyal paylaşım sitelerinin üyelik ve arkadaşlık talepleri çiftin ortak onayıyla gerçekleşmelidir!
“ Sosyal paylaşım siteleri, bir yandan arkadaşlarınız hakkında fikir edinilmesini sağlarken, diğer yandan da evlilikler üzerinde olumsuz etkilere neden olmaktadır. Eski erkek ya da kız arkadaşlarınızdan gelebilecek arkadaşlık taleplerini onaylamak ya da onaylamamak konusunda çiftlerin bir karar alması, çıkabilecek sorunların önüne geçilmesinde oldukça yararlı olabilir.”
3-Sosyal paylaşım hesapları sınırlandırılmalıdır!
“ Sosyal paylaşım sitesi hesap ayarlarından, görünürlüğünüzü sınırlandırarak ya da iletişime geçmek istemediğiniz kişileri engelleyerek, istemediğiniz kişilerden gelebilecek arkadaşlık taleplerini ya da mesajları önlemiş olursunuz. Bunu çiftler adil olarak yaparsa, ilişkileri üçüncü şahıslardan çıkabilecek problemlere karşı korunmuş olacaktır.”
4-Sosyal paylaşım sitelerinin hesap şifreleri gizli olmamalıdır!
“ Sevginin, paylaşımın ve şeffaflığın olduğu her yerde güven vardır. Bu nedenle, sosyal paylaşım ağlarının, aranıza girmemesi ve kafanızda soru işaretleri yaratmaması için çiftlerin, kullandıkları sosyal paylaşım site hesap şifrelerini birbirinden saklamamaları daha doğru olacaktır. Böylelikle merak edilen her şeye istendiği zaman ulaşılabilir.”
5-Sosyal paylaşım sitelerinde ortak bir hesap ve birlikte çekilmiş bir profil resmi kullanılmalıdır!
“ Kişiler cinsellik olmadığı için aldatma da olamayacağını savunsa da, eğer çiftlerden biri diğerinin yanına geldiğinde ekran kapatılıyorsa ya da sosyal ağa girmek için kişi partnerinin uyumasını bekliyorsa, aldatılıyorsunuz demektir. Unutmayalım ki aldatma bir kandırmacadır. Kanan taraf olmanız ilişkinizin çatırdamasına yol açabilir. Bu nedenle, birer sosyal paylaşım ağı kullanıcısı olarak, eşinizle birlikte ortak bir hesap oluşturabilir ya da aynı kareyi paylaştığınız bir fotoğrafı profil resmi yapabilirsiniz. Aynı sosyal paylaşım ağı hesabını kullanarak, hem birbirinizin arkadaş çevresini yakından tanımış olur hem de yanlış anlaşılmalara neden olabilecek durumlara yer vermemiş olursunuz.”
6-Sosyal paylaşım siteleri bağımlılık halini almamalıdır!
“ Sosyal ağlar, herkesin hayatına yeni bir kişi ya da iş olarak girdiği için kişiden kendisine vakit ayırmasını, sürekli onla ilgilenmesini istiyor. ‘Bir arkadaşlık talebiniz var!’, ‘Biri mesaj kutuna bir şeyler yazdı!’, ‘Oyuna davet edildin!’ gibi bildirimlerle her gün siteye çağırılıyorsunuz. ‘Sadece, beş dakikalığına gireceğim!’ dediğiniz de, bir bakmışsınız saatlerdir sosyal paylaşım sitesi sayfasının karşısındasınız. Bu durum, sadece evinizde değil işinizde de böyle. Sosyal paylaşım sayfalarında sosyalleşmektense evde ya da dışarıda daha güzel vakit geçirebilirsiniz.”
7-Sosyal paylaşım siteleriyle ilgili ortak bir karar alınmalıdır!
“ Kişiler, ilişkilerinin ya da evliliklerinin en başında, sosyal paylaşım siteleri hakkındaki görüşlerini, istek ve taleplerini açıkça dile getirmelidir. Böylece, ileride çıkabilecek sorunlara yönelik tedbirlerini en baştan almış olacaklardır. Çiftlerin, sosyal paylaşım siteleri hakkındaki olumlu ya da olumsuz görüşleri üzerine konuşularak aldıkları kararlar, en baştan karşılıklı olarak konuşulup ortak bir sonuca varılan, kesin ve kati olarak sınırları çizilen kararlar olacağı için anlaşmazlıkların çıkması dâhilinde, birlikte alınmış olan kararın, sorunun çözülmesinde büyük etkisi olacaktır.”
