Sidretül Münteha
Üye
Bir Kere 'Aman Ya Rabbi' Demiş Olsalardı
Musa aleyhisselâmın hem amca oğlu hem de eniştesi olan Kârun salih bir mü’min fakat çok fakir idi. Musa aleyhisselâmın duası ile zengin olunca dininden döner ve zekatı inkar eder. Üstelik Musa aleyhisselâma bir kadınla zina etti diye iftirada bulunur ve hamile bir kadını para vaad ederek iftira etmesi için kandırır. Bütün ahali toplanır. O kadın da söz verdiği gibi yalan ve iftiraya başlayacağı sırada Cenabı Hak O'nun lisanını döndürüp iftira edeceği yerde şöyle anlatır:
“Ey Benî İsrail! Doğrusu Musa'nın (aleyhisselâm) bu işten haberi yoktur. Kârun'un söylediği yalan ve iftiradır. Zira Kârun beni çağırıp birçok mal vadederek bu yolda Musa'ya (aleyhisselâm) iftira etmemi tembih etti. Halbuki Musa Kelîmullah'tır. Öyle bir zata böyle bir suçu isnad etmeye Allah'tan korkarım”
Bunun üzerine Musa aleyhisselâm gayretullah ile gadablanıp:
“Ey Allah düşmanı! Bu iftiradan muradın nedir? Beni mahcub edip Cenabı Hak'kın emri olan zekâtı vermemek midir?” der ve secdeye varıp münacât ederek:
“Ey bütün sırlara vakıf olan Rabbim! Kârun'un iftirasını sen bilirsin gayret senindir onu helak et” der. O anda Cebrail Aleyhisselâm gelerek:
“Ya Musa! Allahü teâlâ Kârun'un helaki için yeri emrine âmâde kıldı diye haber verir. Musa aleyhisselâm kalkar ve doğruca Kârun'un yanına gider. Kârun melun yüksek bir sedir üzerinde gurur ile oturmaktadır.
Musa aleyhisselâm asasını yere vurur ve "Yut" diye yere işaret eder. O anda yer Kârun'un sedirini yutar ve melun üzerinden sıçrar. Tekrar "Yut" diye emredince Kârun'un dizlerine kadar yutar. Kârun "Aman ya Musa!" diye yalvarmaya başlar.
Fakat Musa aleyhisselâm sert tabiatli ve gadaplı bir zat olduğu için asla iltifat etmez. Tekrar "Yut!" deyince yer Kârun'u ve kendisine tâbi olanları bütün mal ve evladı ile beraber hepsini yutuverir. Bunun üzerine Allahü teâlâ:
“Ya Musa! Kârun ve adamları senden dört defa "Aman ya Musa!" diye yardım istediler. Kabul ve afv etmedin. Eğer ben azîmüşşana bir kerre "Aman ya Rabbi" demiş olsalardı hepsini afv ederdim” buyurur.
Musa aleyhisselâmın hem amca oğlu hem de eniştesi olan Kârun salih bir mü’min fakat çok fakir idi. Musa aleyhisselâmın duası ile zengin olunca dininden döner ve zekatı inkar eder. Üstelik Musa aleyhisselâma bir kadınla zina etti diye iftirada bulunur ve hamile bir kadını para vaad ederek iftira etmesi için kandırır. Bütün ahali toplanır. O kadın da söz verdiği gibi yalan ve iftiraya başlayacağı sırada Cenabı Hak O'nun lisanını döndürüp iftira edeceği yerde şöyle anlatır:
“Ey Benî İsrail! Doğrusu Musa'nın (aleyhisselâm) bu işten haberi yoktur. Kârun'un söylediği yalan ve iftiradır. Zira Kârun beni çağırıp birçok mal vadederek bu yolda Musa'ya (aleyhisselâm) iftira etmemi tembih etti. Halbuki Musa Kelîmullah'tır. Öyle bir zata böyle bir suçu isnad etmeye Allah'tan korkarım”
Bunun üzerine Musa aleyhisselâm gayretullah ile gadablanıp:
“Ey Allah düşmanı! Bu iftiradan muradın nedir? Beni mahcub edip Cenabı Hak'kın emri olan zekâtı vermemek midir?” der ve secdeye varıp münacât ederek:
“Ey bütün sırlara vakıf olan Rabbim! Kârun'un iftirasını sen bilirsin gayret senindir onu helak et” der. O anda Cebrail Aleyhisselâm gelerek:
“Ya Musa! Allahü teâlâ Kârun'un helaki için yeri emrine âmâde kıldı diye haber verir. Musa aleyhisselâm kalkar ve doğruca Kârun'un yanına gider. Kârun melun yüksek bir sedir üzerinde gurur ile oturmaktadır.
Musa aleyhisselâm asasını yere vurur ve "Yut" diye yere işaret eder. O anda yer Kârun'un sedirini yutar ve melun üzerinden sıçrar. Tekrar "Yut" diye emredince Kârun'un dizlerine kadar yutar. Kârun "Aman ya Musa!" diye yalvarmaya başlar.
Fakat Musa aleyhisselâm sert tabiatli ve gadaplı bir zat olduğu için asla iltifat etmez. Tekrar "Yut!" deyince yer Kârun'u ve kendisine tâbi olanları bütün mal ve evladı ile beraber hepsini yutuverir. Bunun üzerine Allahü teâlâ:
“Ya Musa! Kârun ve adamları senden dört defa "Aman ya Musa!" diye yardım istediler. Kabul ve afv etmedin. Eğer ben azîmüşşana bir kerre "Aman ya Rabbi" demiş olsalardı hepsini afv ederdim” buyurur.
