askim822
Üye
Bir Aşk Hikayesi.. Yırtık Resmin
"Bir Aşk Hikayesi-Yırtık Resmin" Adlı hikaye askim822'ye ait olup olay ve kişiler tamamen gerçek kesitten alınmıştır. Olayın kahramanı askim822'dir
Yıl 2005 Temmuz ayı. Annemin rahatsızlığı için hastahanede refakatçi kalıyorum. 11 temmuz 2005 salı günü Annem ameliyat olup odasında dinleniyor. Kaldığımız oda da ise 2 hasta var. annem ve Fatma adında bir hasta. Hastanın refakatçisi DİLEK. Ben Dilek'i İlk görünce Aşık oldum. Hani derler ya Aşk ilk bakışta olur diye. Aynen öyle oldu ve ben onu ilk görünce aşık olmuştum. Sonra Birkaç muhabbetten sonra nişanlı olduğunu öğrendim. üzülmüştüm gerçekten. Hasahanenin karşısında küçük bir park alanı vardı. Ben oraya gider gelirdim. Sonrasında benimle gelmek istedi ve oraya gittik. Orada derin konularda muhabbet ettik. Ben aşkı iliklerime kadar hissediyordum ama ona birşey söyleye miyordum.
12 temmuz ve 13 temmuz günleri hayatımın en güzel günleri olarak onun yanında geçirdirdim. Benim Annemin ve Diğer Hastanın Adı Fatma idi. Hani iki aynı isim arasında dilek tutulur diye bir söz vardır. Aynı olay orada da gerçekleşti. İki fatma arasındasın bir dilek tut diye bana elini Uzattı. Onun ellerine dokununca Gerçekten dünyanın bu kadar kötü olmadığına inandım. 14 Temmuz Cuma günü Taburcu olduk. Taburcu olurken de hatıra olsun diye bir kare fotoğrafını çekmek istedim. Kabul etti. Masum Veda Olsun Dedim. Resmide Masum Veda Diye Adlandırdım.
15 temmuz pazar günü yanına gittim. O gün doğum günüydü. Benim cebimde de tek kuruş param yoktu. Ama bir modemim vardı. yok pahasına onu satıp yanına gittim. Ve ona güzel bir hediye almıştım. Onunla yine hastanenin karşısındaki parka gitmiştik. O günümüz de çok güzel geçmişti. Sonra beni yolcu etti (bu hikayeyi yazarken Baha- işte bu bizim hikayemiz şarkısı çalıyor) Ben yola çıktığımda otobüste mesajlaşmaya başladık. O anda ona olan aşkımı itiraf ettim. Onunda bana karşı boş olmadığını hissettim. Bu şekilde telefon ile 2 ay görüştük. (ben sakaryada oturuyordum o ise izmit'te o yüzden görüşemiyorduk) Bir gün nişanlısından ayrıldığını söyledi. o an sevinecekmiydim üzülecekmiydim bilemedim. Bu olay üzerine ailem ve hatta sülale bu haberi öğrenmişler ve bana olmaz gibi baskılarda bulundular. Bu olaydan sonra DİLEK'te artık beni artık arama dedi. Telefon numarasını değiştirmiş olsa gerek ona artık ulaşamıyordum.
Aylar geçti. Askere gittim Hala Aklımda o vardı. Onu hiç unutamıyordum. Beni bunu düşündükçe günden güne buhranlara düşüyor alevler içinde uyanıyordum. Ve birgün askerdeyken hasta oldum ve İstanbul GATA hastanesinde tedavi görmeye başlamıştım. Bir Aşk beni ruh Hastası yapmıştı. Hastanede tedavi görürken bir arkadaştan telefonunu ödünç istedim. SIM kartımı taktım. Hani bilirsiniz Bir hatta 5 dakikası bir kontor diye kampanya var. İşte ben kapanya numaralarını dinlemek için aradığımda onun numarasını gördüm. Bir arayım dedim belki ulaşılır diye. Aradım baktı çaldı hemen kapattım. Heyecanlanmıştım. Sonra heyecanımı bastırdıktan sonra Aradım ve saatlerce konuştum. O güne kadar kullandığım ilaçlar bana bu kadar etki etmiyordu. Akşam boğaz manzaralı odada boğazı izlerken konuşuyordum onunla. Geçen aylar hiç birşey eksilmemiş hatta katlanarak dev bir aşk yapmıştı yüreğimde. 3 gün boyunca konuştum onunla. Bana 24 Kasım 2006 tarihinde evleneceğini söyledi. Tekrar nişanlanmışlar. Bende Ilağan karşıladım ve mutluluklar diledim. Karşı çıksaydım ne olacaktı. Kalbini kırmamak için en doğrusunu yaptığımı düşünmüyorum.
22 Kasım 2006 Hastaneden Taburcu oldum. 1 ay İzinim vardı. Düğüne gittim mi? Hayır Gitmedim. Neden Diye Soracak Olursanız Bunu Yapamadım. Aradığım halde ulaşılamıyordu.
Bugün ara sıra numarasını ararım. .....'a kayıtlı böyle bir numara yok diye cevap alıyorum. Belki şans birdaha bana güler diyorum. Ama nafile.. Şimdi bana tek hatırası yani bir yırtık resmi. Neden mi yırtık? Onu unutmam için Resmini yırtmışlardı.
İşte Resmi
Yıl 2005 Temmuz ayı. Annemin rahatsızlığı için hastahanede refakatçi kalıyorum. 11 temmuz 2005 salı günü Annem ameliyat olup odasında dinleniyor. Kaldığımız oda da ise 2 hasta var. annem ve Fatma adında bir hasta. Hastanın refakatçisi DİLEK. Ben Dilek'i İlk görünce Aşık oldum. Hani derler ya Aşk ilk bakışta olur diye. Aynen öyle oldu ve ben onu ilk görünce aşık olmuştum. Sonra Birkaç muhabbetten sonra nişanlı olduğunu öğrendim. üzülmüştüm gerçekten. Hasahanenin karşısında küçük bir park alanı vardı. Ben oraya gider gelirdim. Sonrasında benimle gelmek istedi ve oraya gittik. Orada derin konularda muhabbet ettik. Ben aşkı iliklerime kadar hissediyordum ama ona birşey söyleye miyordum.
12 temmuz ve 13 temmuz günleri hayatımın en güzel günleri olarak onun yanında geçirdirdim. Benim Annemin ve Diğer Hastanın Adı Fatma idi. Hani iki aynı isim arasında dilek tutulur diye bir söz vardır. Aynı olay orada da gerçekleşti. İki fatma arasındasın bir dilek tut diye bana elini Uzattı. Onun ellerine dokununca Gerçekten dünyanın bu kadar kötü olmadığına inandım. 14 Temmuz Cuma günü Taburcu olduk. Taburcu olurken de hatıra olsun diye bir kare fotoğrafını çekmek istedim. Kabul etti. Masum Veda Olsun Dedim. Resmide Masum Veda Diye Adlandırdım.
15 temmuz pazar günü yanına gittim. O gün doğum günüydü. Benim cebimde de tek kuruş param yoktu. Ama bir modemim vardı. yok pahasına onu satıp yanına gittim. Ve ona güzel bir hediye almıştım. Onunla yine hastanenin karşısındaki parka gitmiştik. O günümüz de çok güzel geçmişti. Sonra beni yolcu etti (bu hikayeyi yazarken Baha- işte bu bizim hikayemiz şarkısı çalıyor) Ben yola çıktığımda otobüste mesajlaşmaya başladık. O anda ona olan aşkımı itiraf ettim. Onunda bana karşı boş olmadığını hissettim. Bu şekilde telefon ile 2 ay görüştük. (ben sakaryada oturuyordum o ise izmit'te o yüzden görüşemiyorduk) Bir gün nişanlısından ayrıldığını söyledi. o an sevinecekmiydim üzülecekmiydim bilemedim. Bu olay üzerine ailem ve hatta sülale bu haberi öğrenmişler ve bana olmaz gibi baskılarda bulundular. Bu olaydan sonra DİLEK'te artık beni artık arama dedi. Telefon numarasını değiştirmiş olsa gerek ona artık ulaşamıyordum.
Aylar geçti. Askere gittim Hala Aklımda o vardı. Onu hiç unutamıyordum. Beni bunu düşündükçe günden güne buhranlara düşüyor alevler içinde uyanıyordum. Ve birgün askerdeyken hasta oldum ve İstanbul GATA hastanesinde tedavi görmeye başlamıştım. Bir Aşk beni ruh Hastası yapmıştı. Hastanede tedavi görürken bir arkadaştan telefonunu ödünç istedim. SIM kartımı taktım. Hani bilirsiniz Bir hatta 5 dakikası bir kontor diye kampanya var. İşte ben kapanya numaralarını dinlemek için aradığımda onun numarasını gördüm. Bir arayım dedim belki ulaşılır diye. Aradım baktı çaldı hemen kapattım. Heyecanlanmıştım. Sonra heyecanımı bastırdıktan sonra Aradım ve saatlerce konuştum. O güne kadar kullandığım ilaçlar bana bu kadar etki etmiyordu. Akşam boğaz manzaralı odada boğazı izlerken konuşuyordum onunla. Geçen aylar hiç birşey eksilmemiş hatta katlanarak dev bir aşk yapmıştı yüreğimde. 3 gün boyunca konuştum onunla. Bana 24 Kasım 2006 tarihinde evleneceğini söyledi. Tekrar nişanlanmışlar. Bende Ilağan karşıladım ve mutluluklar diledim. Karşı çıksaydım ne olacaktı. Kalbini kırmamak için en doğrusunu yaptığımı düşünmüyorum.
22 Kasım 2006 Hastaneden Taburcu oldum. 1 ay İzinim vardı. Düğüne gittim mi? Hayır Gitmedim. Neden Diye Soracak Olursanız Bunu Yapamadım. Aradığım halde ulaşılamıyordu.
Bugün ara sıra numarasını ararım. .....'a kayıtlı böyle bir numara yok diye cevap alıyorum. Belki şans birdaha bana güler diyorum. Ama nafile.. Şimdi bana tek hatırası yani bir yırtık resmi. Neden mi yırtık? Onu unutmam için Resmini yırtmışlardı.
İşte Resmi
Linkleri görüntülemek için kayıt olmalısınız
