Bilgelik Nasıl Bİşeydir Sorusuna İşte Cevap

  • 25 Eylül 2012
  • 874 Okunma
  • 10 Cevap

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. Bir zamanlar, bilgeliğiyle meşhur olan ve bildiklerini öğrencilerine de aktaran bir alim vardı.

    Bu alim, aynı zamanda bir tacirdi ve adamları vasıtasıyla uzak diyarlarla ticaret yapardı.

    Bir gün talebelerine ders verirken, bir adam yanına gelip "kötü bir haber" verdi:

    "Haber aldık ki, senin de mallarını taşıyan gemi batmış! Hiçbir mal kurtarılamamış."

    Bilge bir an dersi kesti. Etrafındaki talebeler onun dudaklarında küçük bir gülümsemenin belirdiğini fark ettiler. O ise hiçbir şey olmamış gibi dersine kaldığı yerden devam etti.

    Bir hafta kadar sonra, bilge yine talebeleriyle birlikte dersteyken, aynı adam bu defa "müjde" getirdi:

    "Gözün aydın! O gemi senin mallarını taşıyan gemi değilmiş. Senin malların sapasağlam limana ulaştı!"

    Bilge yine bir-iki saniye durdu, talebeleri onun yüzünde yine küçücük bir gülümsemenin patladığını fark ettiler. Önceki gibi, yine hiçbir şey söylemeden dersine devam etti. Öğrencileri birbirine zıt iki durumda da aynı tepkiyi veren hocalarına dayanamayıp şu soruyu sordular:

    "Geminizin battığı haberine de, batmayıp limana ulaştığı haberine de gülümsediniz, neden?"

    Bilgenin cevabı şöyle oldu:

    "Geminin battığı, mallarımın denize döküldüğü haberini aldığımda, kalbimi yokladım. Gelip-geçici olan ve mezarın ötesinde bana arkadaşlık etmeyecek dünya malını kaybetmekten dolayı içten içe üzülüyor muyum diye kendime baktım. Kalbimde küçücük de olsa bir üzüntü görmeyince sevindim ve şükrettim.

    "Geminin aslında batmadığı ve sağ salim geri döndüğü haberi karşısında, bu defa, dünya malını kazanmaktan dolayı seviniyor muyum diye kalbime baktım. O malı tekrar kazanmaktan dolayı sevinç ve mutluluk göremediğim için yine sevindim ve şükrettim."
     


    Yazan: yavuzkaraca
  2. Biri benimi çağırdı :)
     
  3. +1 :)
     
  4. Ayrıca konu için :tşk:
     
  5. :tşk:
     
  6. ne bilgesi Allah aşkıma bunu imam hanefi'nin hayatını okuyanlar bilir. Bu kıssa imam hanefinin. Ayıp ayıp bide bilge yazmışsınız
     
  7. Lütfen sakin olunuz:)
     

  8. kardeşim haber öyle..çok biliyorsan doğru düzgününü bul burda paylaş herkeste doğrusunu en iyisini öğrensin.öyle atar yapmayla bu işler olmaz...
     
  9. Mal Sevgisi Kalbi Kaplamamali Büyük fıkıh (hukuk) bilgini, Hanefi mezhebinin kurucusu İmam-ı Azam Ebû Hanîfe'nin (VIII. yüzyıl) ilmi faaliyetleri yanında ticaretle de meşgul zengin bir zat olduğu malumdur. Bu büyük insan, gündüz öğleye kadar mescitte talebelerine ders verir, öğleden sonra da ticari işleri ile uğraşırdı. Bir gün ders verdiği sırada bir adam mescidin kapısından seslendi: - Ya imam, gemin battı!... (İmamın ticari mal taşıyan gemileri mevcut) İmam-ı Azam bir anlık tereddütten sonra - Elhamdülillah dedi. - Bir müddet sonra aynı adam yeniden gelip haber verdi: - Ya imam, bir yanlışlık oldu batan gemi senin değilmiş. İmam bu yeni habere de: - Elhamdülillah, diyerek mukabele etti. Haber getiren kişi hayrete düştü: - Ya imam, gemin battı diye haber getirdik "Elhamdülillah" dedin. Batan geminin seninki olmadığını söyledim yine "Elhamdülillah" dedin. Bu nasıl hamdetme böyle? İmam-ı Azam izah etti: - Sen gemin battı diye haber getirdiğinde iç âlemimi, kalbimi şöyle bir yokladım. Dünya malının yok olmasından, elden çıkmasından dolayı en küçük bir üzüntü yoktu. Bu nedenle Allah'a hamdettim. Batan geminin benimki olmadığı haberini getirdiğinde de aynı şeyi yaptım. Dünya malına kavuşmaktan dolayı kalbimde bir sevinç yoktu. Dünya malına karşı bu ilgisizliği bağışladığı için de Allah'a şükrettim.
    Oldu mu!?

    - - - Eklendi - - -

    gayet sakinim kardeşim. Zoruma gitti. Yarın biri çıkıp peygamberimizın hayatını da böyle anlatır.. Bizde bir bilgenin hayatını olur gibi okuruz
     
  10. Teşekkürler
     
  11. :rica:
     
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
Yüklüyor...
25/09/2018 - 19:44