haltie
Üye
Bile bile lades/Sakat Galatasaray
Milan Baros: Hollanda kampında sakatlandı. OFK Belgrad maçlarında takımını yalnız bıraktı. Fenerbahçe ve Ali Sami Yen'deki Belgrad karşılaşmasında eksikliği hissedildi. Kondisyoner eşliğinde çalışıyor.
Pablo Pino: Geçen sezon sağlık sorunları nedeniyle Monaco'da 18 maçta oynayabildi. Keita'nın boşluğunu doldurması beklenen Kolombiyalı futbolcu, OFK Belgrad rövanşında sakatlık geçirdi. Sağ üst adelesinde yırtık olduğu tespit edildi. Galatasaray forması altında 60 dakika sahada kaldı, yaklaşık 1 ay yok.
Elano Blumer: Dünya Kupası Finalleri'nde 2. maçta sakatlandı. Yeni sezon öncesi sarı-kırmızılı formayı terletemedi. Fizyoterapistler gözetiminde takımdan ayrı düz koşu yapıyor.
Aydın Yılmaz: İlk hazırlık maçının ardından sakatlık geçirdi, tedavisi sürüyor.
Gökhan Zan: Müzmin sakat.
Serkan Kurtuluş, Harry Kewell: Sık sık sakatlık yaşayan futbolcular.
Galatasaray'da kulüp başkanı Adnan Polat, futbol şubesinin eski patronu Haldun Üstünel, yöneticiler, teknik direktör Frank Rijkaard, bir önceki sezon görev yapan Bülent Korkmaz ve Skibbe, başarısızlığın nedeni olarak hep takımda yaşanan çok sayıdaki sakatlığı gösterdiler. Aynı anda sakatlanan önemli futbolcuların eksikliğinin hayal kırıklığı ile sonuçlandığı konusunda hemfikirdi bu isimler. Zaman zaman eksiklerin yerine forma şansı bulan alternatif oyuncuların benlentileri karşılayamamasından yakındılar. Teknik ekip tarafından kulübedeki eksikliğe vurgu yapıldı. Önce 'kalite'den dem vuruldu, ardından yetersizlik dendi. Peki şimdi ne değişti?
İki sezon önce Bülent Korkmaz'a göre, savunma oyuncularının aynı anda sakatlanması nedeniyle şampiyonluk kaçtı, hüsran yaşandı. Geçen sezon Başkan Polat ve Rijkaard'a göre, en önemli iki oyuncu Baros ve Kewell'ın takımı yalnız bırakması sonucu ligde ve Avrupa'da korku filmi sahnelendi. Yeni sezon öncesi de bu görüntüde bir değişiklik olmuşa benzemiyor.
Galatasaray'ın son durumunu özetleyelim. Başlama düdüğüne bir haftadan az bir süre kalmasına rağmen hala "Türk mü, yabancı kaleci mi?" sorusuna yanıt arayan, savunmada Neill'ın partneri olarak geçen yıl 'istenmeyen adam' durumuna gelen Servet ve müzmin sakat Gökhan Zan arasında seçim yapmak durumunda kalan, sağ bekte Sabri'nin performasına yaklaşan alternatifi olmayan, Ali Turan için bek-stoper arasında gidip gelen, Hakan Balta'nın stopere geçmesi halinde sol bekte de sorun yaşaması muhtemel, orta sahaya yapılması şart olan takviyeden hala ses çıkmayan, kanatlarda görev alacak bir ismi sakatlanan, diğeri de bir sezonda ortalama 10-15 maçı kaçıran, Serdar Özkan'ın beklentileri ne denli karşılayabileceği tartışılan, forvette Baros'a alternatif olarak kadroya katılan santraforu zamana ihtiyaç duyan, tek ön libero-çift ön libero arasında gidip gelen, sistemi oturmamış, Elano'nun satılıp satılmayacağı muamma, Sambacı'nın kadroda kalırsa ne kadar katkı sağlayacağı ise merak konusu bir takım.
Pino'nun alternatifi Serdar Özkan ve Kewell. Baros'un alternatifi Mehmet Batdal ve Kewell. Avustralyalı, ilerlemiş yaşı ve sakatlık sorunu nedeniyle ligde ve Avrupa'da çok sayıda maçta takımını yalnız bırakacak. Fizik kapasitesi de 90 dakikayı kaldırabilecek düzeyde değil. Baros'un yokluğunda yaşananlar hala akıllarda. Forvetsiz Galatasaray, Avrupa'ya havlu atmakla kalmamış ligi de kaybetmişti. Meira'nın satılmasının ardından ise UEFA Kupası'na veda edilmişti. Fazla geriye gitmeye gerek yok, Avrupa sahnesinde stoperlerden biri Kewell'dı. Galatasaray'ın yıllardır çözüm bulamadığı veya sorun olarak görmediği için çözüm aramadığı bir sıkıntısı var. En kritik virajlarda çok can yakan sorun hala ortada dururken, çözüm ihtimali yoksa dahi ısrarla kadronun bu gerçeğe göre kurulmaması kafa karıştırıyor. Sezon ortasında bir anda ortaya çıkan bir gelişme değil, bile bile lades durumu.
Sarı-kırmızılı ekip, yine aynı kriz ihtimaliyle yeni bir sezona başlıyor. İdeal 11'e 2-3 takviye şart. Yolu gözlenen transferler için moral bozucu bir sessizlik hakim. Öncelikli takviye(ler) biran önce gerçekleşmeli ki, en azından yedek kulübesi zenginleşsin. Böylece olası sakatlıklar halinde, teknik direktörün yanında güven veren isimler otursun.
Pablo Pino: Geçen sezon sağlık sorunları nedeniyle Monaco'da 18 maçta oynayabildi. Keita'nın boşluğunu doldurması beklenen Kolombiyalı futbolcu, OFK Belgrad rövanşında sakatlık geçirdi. Sağ üst adelesinde yırtık olduğu tespit edildi. Galatasaray forması altında 60 dakika sahada kaldı, yaklaşık 1 ay yok.
Elano Blumer: Dünya Kupası Finalleri'nde 2. maçta sakatlandı. Yeni sezon öncesi sarı-kırmızılı formayı terletemedi. Fizyoterapistler gözetiminde takımdan ayrı düz koşu yapıyor.
Aydın Yılmaz: İlk hazırlık maçının ardından sakatlık geçirdi, tedavisi sürüyor.
Gökhan Zan: Müzmin sakat.
Serkan Kurtuluş, Harry Kewell: Sık sık sakatlık yaşayan futbolcular.
Galatasaray'da kulüp başkanı Adnan Polat, futbol şubesinin eski patronu Haldun Üstünel, yöneticiler, teknik direktör Frank Rijkaard, bir önceki sezon görev yapan Bülent Korkmaz ve Skibbe, başarısızlığın nedeni olarak hep takımda yaşanan çok sayıdaki sakatlığı gösterdiler. Aynı anda sakatlanan önemli futbolcuların eksikliğinin hayal kırıklığı ile sonuçlandığı konusunda hemfikirdi bu isimler. Zaman zaman eksiklerin yerine forma şansı bulan alternatif oyuncuların benlentileri karşılayamamasından yakındılar. Teknik ekip tarafından kulübedeki eksikliğe vurgu yapıldı. Önce 'kalite'den dem vuruldu, ardından yetersizlik dendi. Peki şimdi ne değişti?
İki sezon önce Bülent Korkmaz'a göre, savunma oyuncularının aynı anda sakatlanması nedeniyle şampiyonluk kaçtı, hüsran yaşandı. Geçen sezon Başkan Polat ve Rijkaard'a göre, en önemli iki oyuncu Baros ve Kewell'ın takımı yalnız bırakması sonucu ligde ve Avrupa'da korku filmi sahnelendi. Yeni sezon öncesi de bu görüntüde bir değişiklik olmuşa benzemiyor.
Galatasaray'ın son durumunu özetleyelim. Başlama düdüğüne bir haftadan az bir süre kalmasına rağmen hala "Türk mü, yabancı kaleci mi?" sorusuna yanıt arayan, savunmada Neill'ın partneri olarak geçen yıl 'istenmeyen adam' durumuna gelen Servet ve müzmin sakat Gökhan Zan arasında seçim yapmak durumunda kalan, sağ bekte Sabri'nin performasına yaklaşan alternatifi olmayan, Ali Turan için bek-stoper arasında gidip gelen, Hakan Balta'nın stopere geçmesi halinde sol bekte de sorun yaşaması muhtemel, orta sahaya yapılması şart olan takviyeden hala ses çıkmayan, kanatlarda görev alacak bir ismi sakatlanan, diğeri de bir sezonda ortalama 10-15 maçı kaçıran, Serdar Özkan'ın beklentileri ne denli karşılayabileceği tartışılan, forvette Baros'a alternatif olarak kadroya katılan santraforu zamana ihtiyaç duyan, tek ön libero-çift ön libero arasında gidip gelen, sistemi oturmamış, Elano'nun satılıp satılmayacağı muamma, Sambacı'nın kadroda kalırsa ne kadar katkı sağlayacağı ise merak konusu bir takım.
Pino'nun alternatifi Serdar Özkan ve Kewell. Baros'un alternatifi Mehmet Batdal ve Kewell. Avustralyalı, ilerlemiş yaşı ve sakatlık sorunu nedeniyle ligde ve Avrupa'da çok sayıda maçta takımını yalnız bırakacak. Fizik kapasitesi de 90 dakikayı kaldırabilecek düzeyde değil. Baros'un yokluğunda yaşananlar hala akıllarda. Forvetsiz Galatasaray, Avrupa'ya havlu atmakla kalmamış ligi de kaybetmişti. Meira'nın satılmasının ardından ise UEFA Kupası'na veda edilmişti. Fazla geriye gitmeye gerek yok, Avrupa sahnesinde stoperlerden biri Kewell'dı. Galatasaray'ın yıllardır çözüm bulamadığı veya sorun olarak görmediği için çözüm aramadığı bir sıkıntısı var. En kritik virajlarda çok can yakan sorun hala ortada dururken, çözüm ihtimali yoksa dahi ısrarla kadronun bu gerçeğe göre kurulmaması kafa karıştırıyor. Sezon ortasında bir anda ortaya çıkan bir gelişme değil, bile bile lades durumu.
Sarı-kırmızılı ekip, yine aynı kriz ihtimaliyle yeni bir sezona başlıyor. İdeal 11'e 2-3 takviye şart. Yolu gözlenen transferler için moral bozucu bir sessizlik hakim. Öncelikli takviye(ler) biran önce gerçekleşmeli ki, en azından yedek kulübesi zenginleşsin. Böylece olası sakatlıklar halinde, teknik direktörün yanında güven veren isimler otursun.
