Beşiktaş'ı Beşiktaşlıya Bırakın

  • 25 Eylül 2013
  • 309 Okunma
  • 0 Cevap

  1. Oysa ne güzel başlamıştık sezona. Geçen sezondan yeteri kadar dersler alındıktan sonra, Özen'li transferler gerçekleştirip, hoca olarak da tercihlerin en doğrusu yapılmıştı. Ve bu sayede puan kayıpları yaşamadan, tribünlere taraftarların akın ettiği 4 haftayı şenlik havasında geçirdik. Siyah-beyaza gönül veren bizler, yıllardır olmadığı kadar mutlu, gelecekten ise oldukça umutluyduk. Ama geçmişte yaşayıp tecrübe edindiğimiz korkularla, önümüze kurulacak barikatları merak etmiyor da değildik. Beklenen oldu ve ilk derbi maçında atanan hakemle Beşiktaş'ın yoluna taş koyuldu.


    Elle atılan golde, oyuncularımıza yapılan ve ceza görmeyen sert faullerde, rakip takımdaki kendini bilmez edepten yoksun futbolcuların kışkırtmalarında sabrımız test edilince, Derviş makamına ulaştık. Hakemin yanlı yönetiminden demoralize olan takımımıza bir de kişisel hatalar eklenince sezonun ilk yenilgisini yaşamış olduk. Maçın bitiş düdüğü çalsaydı eğer, tribünün skor tabelasına bakmayıp, futbolcularımızı galibiyet almışcasına kutlayacağından hiç şüphem yoktu. Çünkü bu takım alkışların en büyüğünü hakettiğini her Beşiktaşlı çok çok iyi biliyordu.


    Ama olmadı !


    Beşiktaşlı görünümü altında kendini bilmez kişiler tarafından ismimiz lekelenmeye çalışıldı. Sahaya atlayan, polise sandalye fırlatan, tribün kültürünü bilmeyen ve kendini taraftar (!) addedenler yüzünden bitiş düdüğü olmadı ve bizler, şerefsiz galibiyettense şerefli mağlubiyeti yaşatan dev yüreklerimizi alkışlayamadık.


    Daha da fenası, çamur atıp izi kalsın isteyenler yüzünden gelecek maçlarda da takımdan ayrı kalmamızın temeli atıldı.


    Ancak bilmedikleri bir şey var ki; ''Rüzgar ne kadar kuvvetli olursa olsun kayadan ancak toz alır''


    Beşiktaş taraftarını bitirmeye çalışanlar önce bunu öğrenmeliler, sonra da nereden geldilerse oraya dönmeliler.

    Oyunları tutmadı.


    Maçın bitimine 3 dakika daha varken, rakip takım 10 kişi kalmışken, Fernandes'in sevdiği bir yerden frikik kullanacağı zaman hangi taraftar sahaya inip, maçı tatil ettirmeye çalışır ki? Bu kadar amatörce oynanan oyuna ancak inanmak isteyenler inanır. Yani kısacası, kendileri yazdı, kendileri oynadı ve kendileri inandı.


    Son sözüm Çarşı üzerinden siyaset yapanlara; Çarşı, doğrunun yanında, haksızlığın karşısındadır. Kimsenin siyasetine alet olacak bir topluluk değildir. Bu sosyal sivil örgütünü hedef haline getirip yandaş veya karşıt grup haline getiremezsiniz. Çünkü Çarşı sizin siyasetinizden daha üstün bir oluşumdur. En önemlisi de Çarşı bir ruhtur, ruhlar ise özgürdür. Hiç biriniz kendi düşüncelerinizle bunu şekilendirip hapsedemezsiniz.


    Melike Ulus / HABER1903
     


    Yazan: scarface006
Yüklüyor...
18/11/2018 - 12:53