dreamgirls
Üye
Beni ben olduğum için Sevebilir misin???
Bir küçük yüreğe sığan o kocaman sevdanın ağırlığını ve bu sevdanın ağırlığından hiç ama hiç şikayet etmeden sevgiyle, neşeyle, gülümsemeyle taşıyabilen o yüreğine hayran olmamak mümkün mü acaba…
Son cümlelerin beni olmadık duygular diyarına hatta bilinmezlere taşırken, gözlerimden bir damla yaşın aktığını geçte olsa fark etmiştim…
Belki de hayatım boyunca duymak istediğim o sözcüklerin her harfi, her satırı yüreğime ince bir namenin tatlı sesi gibi geliyordu…
Seni dinlerken şöyle düşünüyordum… Ne çok şey kaybetmişim hayattan, nelerin avuçlarımın içinden yok oluşunu senelerce uzaktan izlemişim…
Bunları senin o kısacık sözlerinle ifade ederken, oysa beni ne kadar da az tanıyordun… Ama sanki benimle birlikte o acıları sende yasamışçasına anlatışın beni istemesem de hayretlere düşürmüştü… Senin yüreğinden dökülen sözcükler, beni yeni bir hayale ve o masmavi yolculuklara yelken açmamın zamanının geldiğini söylemişti… Özgürce düşünmeden bana sunduğun o kalbi, sonsuza kadar uzattığın ellerini tutmamak için oysa nelerimi
Beni ben olduğum için sevebilir misin???
alıntı
Son satırlar, son kelimeler bazen ne çok şeyler anlatırmış meğer… Bazen bir başlangıçtır, bazen de büyük sonlardır…
Senin son sözlerini düşünürken ardından, aslında ne çok şeyler anlatmıştın o kısacık kelimelere, neler sığdırmıştın... Yüreğinin içinde neler olduğunu,
Senin son sözlerini düşünürken ardından, aslında ne çok şeyler anlatmıştın o kısacık kelimelere, neler sığdırmıştın... Yüreğinin içinde neler olduğunu,
o büyülü sözlerin ardında binlerce kitap olsa, binlerce yazarı olsa, yine bu kadar gerçek anlatamazdı…
Bir küçük yüreğe sığan o kocaman sevdanın ağırlığını ve bu sevdanın ağırlığından hiç ama hiç şikayet etmeden sevgiyle, neşeyle, gülümsemeyle taşıyabilen o yüreğine hayran olmamak mümkün mü acaba…
Son cümlelerin beni olmadık duygular diyarına hatta bilinmezlere taşırken, gözlerimden bir damla yaşın aktığını geçte olsa fark etmiştim…
Belki de hayatım boyunca duymak istediğim o sözcüklerin her harfi, her satırı yüreğime ince bir namenin tatlı sesi gibi geliyordu…
Seni dinlerken şöyle düşünüyordum… Ne çok şey kaybetmişim hayattan, nelerin avuçlarımın içinden yok oluşunu senelerce uzaktan izlemişim…
Nelerden ödün vermişim… Değmeyen insanlar için kendimi feda etmişim, bir harabeye cevirmişim… Ve kendime isyan ettim kaybettiklerim için, geride bıraktığım yıllarım için… Ve bir kez olsun gerçeği bulamadığım için neleri kaybetmiştim… Senin son sözlerin benim yeniden doğuşum, ışığım olmuştu… Gözlerimde gördüğün o hüzün benim geçmişimdi… Gülmeyen yüzüm, sevilmeyen yüreğimdi… Dahası da acılarım ve yalnızlığım… Gizlenmişti o buğulu gözlerin ardına…
Bunları senin o kısacık sözlerinle ifade ederken, oysa beni ne kadar da az tanıyordun… Ama sanki benimle birlikte o acıları sende yasamışçasına anlatışın beni istemesem de hayretlere düşürmüştü… Senin yüreğinden dökülen sözcükler, beni yeni bir hayale ve o masmavi yolculuklara yelken açmamın zamanının geldiğini söylemişti… Özgürce düşünmeden bana sunduğun o kalbi, sonsuza kadar uzattığın ellerini tutmamak için oysa nelerimi
vermezdim ki…
İmkânlarım, sınırlı yollarım, uzak geçit vermeyen dağlarım çoktu…
Sende bütün masumiyetinle ve yüreğinle bana açtığın o muhteşem yoldan sana gelmemi istiyordun…
Senin dünyana, senin sevdana, senin yüreğine ve senin gözlerine…
Belki de benim yerimde bir başkası olsa, senin uzattığın o gülü alıp hiç düşünmeden koşabilirdi senin kollarına…
Oysa benim için sanki bu bir mucize gibi bir şeydi…
İmkânlarım, sınırlı yollarım, uzak geçit vermeyen dağlarım çoktu…
Sende bütün masumiyetinle ve yüreğinle bana açtığın o muhteşem yoldan sana gelmemi istiyordun…
Senin dünyana, senin sevdana, senin yüreğine ve senin gözlerine…
Belki de benim yerimde bir başkası olsa, senin uzattığın o gülü alıp hiç düşünmeden koşabilirdi senin kollarına…
Oysa benim için sanki bu bir mucize gibi bir şeydi…
Hayaldi belki de, rüyaydı…
Nasır tutmuş yüreğim, kayboluşum, hüzünlerim, korkularım sana ellerimi uzatmama izin vermiyordu…
Korkuyordum…
Öylesine korkuyordum ki bir kez daha yıkılmaktan bir kez daha yanılmaktan ve bir kez daha yaşarken ölmekten…
Korkularımı alabilir misin?
Bana beni verebilir misin?
Bana o son sözcüklerin doğruluğunu ispat edebilir misin?
Beni gerçekten yüreğinle sarabilir misin?
Bir yemin gibi, bir aşk gibi ve en büyük sevdalar gibi sonsuza kadar benimle olabilir misin?
Geldiğim yollar kış, karlı, soğuk. Gecelerim ayaz, gündüzlerim karanlık ve yüreğim yaralı…
Nasır tutmuş yüreğim, kayboluşum, hüzünlerim, korkularım sana ellerimi uzatmama izin vermiyordu…
Korkuyordum…
Öylesine korkuyordum ki bir kez daha yıkılmaktan bir kez daha yanılmaktan ve bir kez daha yaşarken ölmekten…
Korkularımı alabilir misin?
Bana beni verebilir misin?
Bana o son sözcüklerin doğruluğunu ispat edebilir misin?
Beni gerçekten yüreğinle sarabilir misin?
Bir yemin gibi, bir aşk gibi ve en büyük sevdalar gibi sonsuza kadar benimle olabilir misin?
Geldiğim yollar kış, karlı, soğuk. Gecelerim ayaz, gündüzlerim karanlık ve yüreğim yaralı…
Beni ben olduğum için sevebilir misin???
alıntı
