Ben-Odaklılık ve Yansıtmalı Özdeşim

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Burak

Üye
    Konu Sahibi
Ben-Odaklılık ve Yansıtmalı Özdeşim
Örneğin saldırganlık bir bkasına yansıtılıyorsa, o zaman yansıtan kişi kendini bu duygudan kurtulmuş olarak yaşar, garez gütmediğini ve saldırgan itkilere sahip olmadığını sanır; öteki taraf, yani yansıtmanın taşıyıcısı olan tarafsa yansıtan tarafından saldırgan bir kişi olarak addedilir. Yansıtanın beni kendini saldırganlıktan uzak, ötekiniyse saldırgan olarak algılar. Ama acaba karşı tarafın kendilik algısı nasıldır? Ona saldırgan olduğu söylenmiştir, ama o kendini böyle hissetmez. İki tarafın da ben yaşantısı birbirinden farklıdır ve açıkça ayırt edilebilir. (Bu durumun karşılıklı olarak bitmek tükenmez suçlamalara yol açtığı bilinmektedir.)

İlişkinin yansıtmaözdeşim tarafından belirlenmesi ise çok farklı bir durumdur. Aynı örnekte kalacak olursak burada da yansıtan kendi benini saldırgan olarak yaşamaz; tam tersine, böyle düşmanca duygular ona bütünüyle yabancıdır. Buna karşılık yansıtmanın taşıyıcısı saldırgan hale getirildiğini (!) hissetmektedir, neden böyle güçlü saldırgan fantezilere veya itkilere sahip olduğu konusunda da genellikle hiçbir fikri yoktur. Saldırganlığını, kendisine yabancı ve yönünü şaşırmış bir duygu olarak yaşar. "Yapma" bir saldırganlıkla tam olarak nasıl başa çıkacağını bilemez.
Sözgelimi bir terapistin bu yansıtmaya nasıl tepki göstereceği hasta açısından son derece önemlidir. Böyle bir durumda terapist, saldırganlığın kaynağı olan ben yaşantısına daha dikkatle bakacak olursa, onun sadece kendi saldırganlığını güçlü bir biçimde yadsıdığını gözlemlemekle kalmayıp, aynı zamanda saldırganlıkla özdeşleşen kişinin (yani terapistin) kendisine yansıtılmış saldırganlıkla nasıl ilişki kurduğunu da artan bir ilgiyle izlediğini gözlemleyecektir: baş edebiliyor mu, gizlemeye mi çalışıyor, yorumluyor mu yoksa (hastayla terapiye son vererek) saldırganlığı yıkıcı bir biçimde mi yaşıyor?
Bu türden yansıtmalı özdeşimler terapi ilişkilerinde özellikle yıkıcı ben yaşantıları söz konusu olduğunda önemli bir rol oynar. Terapist "kaynağın gerçeklik şemasını" yüklenerek ve yansıtmaya "psişik bir alan" açarak hastaya son derece tehditkar olan bir veçhesiyle kendisinin nasıl başa çıkacağını gözlemlerne fırsatı verir, acaba terapist de bu veçhesinden korkacak mıdır, yoksa bu canavarı yatıştırmayı başaracak mıdır? Terapist canavarı yatıştırmayı başarırsa, ikisi için de daha az tehlikeli olan bir ilişki zemini ve hasta açısından yeniden öğrenmenin (ReIntrojektion/yeniden içe yansıtma) önkoşullarını yaratmış olur.
Hastanın bu tür bir yansıtmadan elde edeceği çıkar, kendisinde katlanamadığı bir şeyi terapiste transfer etmek ve sonra terapistin bununla nasıl başa çıktığını kontrol edebilmektir. Hasta açısından bu kontrol uğrağı merkezi bir öneme sahiptir, çünkü bu gözlem hastaya ipleri elinde tuttuğu hissini verecek ve terapistin yansıtmayla nasıl mücadele ettiğini izleyebilecektir. Böylece hastanın ben'i artık kendini pasif ve tehdit altında hissetmez, tam tersine aktif ve kontrolü eline geçirmiş olarak yaşar, böylece yansıtmalı özdeşim için tipik olan "rol değişimi" çıkar ortaya. Terapi sürecinin olumlu gelişebilmesi için terapistin kontrolü hastanın eline bırakması, başka bir deyişle yansıtılmış olanla ilişkisini ele vermesi gerekir.
Terapist saldırganlıkla daha az tehditkar bir ilişki kurmayı başaramazsa terapistle hasta arasında danışıklı dövüş süreci başlar ve bu süreç tamamen postmodern ben-odaklılıkta arzcı ve kullanıcı arasında ortaya çıkan danışıklı dövüş modeline uygun olarak işler. Buna karşılık yansıtmayla özdeşleşen terapist bu yansıtmayla daha iyi başa çıkabilirse, o zaman hasta yadsıdığı veçhesini bir yorum temelinde bilinç düzlemine çıkartarak entegre etmeye teşvik edilmiş olur. "Bu farkındalık yeniden entegrasyondan önce ortaya çıkar. Çünkü insan, kendi payına yabancı kaldığı sürece bunları kabul edip yorumlayamaz" (H. Thomae ve H. Kaechele 1988, II. Cilt, s. 155).
Terapi alanında yansıtmalı özdeşimden öncelikle kendiliğin olumsuz yaşanan yönlerinin gözlemlenmesinde ve iyileştirilmesinde yararlanılmıştır ve hala da yararlanılmaktadır. Ayrıca yansıtmalı özdeşimin genel olarak önemi kuşku götürmez ve psişik gelişirnde olumlu veçhelerin öğrenilmesi ve benimsenmesinin dışında da kullanım alanları vardır (krşl. N. G. Hamilton 1986). Bunun dışında yansıtmalı özdeşim genel olarak bir iletişim kipi olarak da ele alınmakta (krşl. T.H. Odgen 1982) ve diğer karmaşık etkileşim alanları için de örgütlenme danışmanlığına kadar geniş bir yelpaze içinde alımlanmaktadır. "Yansıtmalı özdeşim. bazen dramatik durumlara da yol açsa, gündelik sosyal ilişkilerimizin büyük bir bölümünde mevcuttur"
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Benzer Konular

___kaptan___
Cevap
16
Görüntüleme
3K
DarkredBlue61
Haydar
Cevap
0
Görüntüleme
437
Haydar
Haydar
Cevap
0
Görüntüleme
589
Haydar


Üst Alt