FatoŞ
Üye
Beklemeyi Bilenlere..
Gönüllere damgasını vuran ve unutulmayacak kadar derin
acılar bırakan yaranın adıdır AYRILIK.
İnsanoğlunun, kaderinin her dönüş noktasında yaşadığı bir
tiyatro sahnesidir. Bizler ki ayrılığa yazgılı olarak
yaratılmışızdır. Ayrılıkta varlığımıza katılarak kendini
kanıtlamıştır. Kimi zaman bu kanıtlayış kan olup akmıştır
gönüle, kimi zamanda gözyaşı olup karışmıştır bir gülün
rengine.
Zaman yine umursamaz tavrıyla geçse de, günler birbirini
kovalamaya devam etse de, güneş ile ay doğuş ve batışlarını
sergilese de gören gözlere;geçip gitmeyen şeyler vardır
insanın içinde. Sevdası vardır, hasreti vardır gurbeti vardır..
Hepsinin derininde de bir ayrılık hançeri saplıdır.
İşte bu hançer izleridir yüreği bülbül eyleyip de inleten.
Şarkılar ve türkülerdir bu inleyişten dirilen. Mecnun'u çöllere
düşüren, Kerem'e dağları delme cesaretini veren bu ayrılığın
çilesi ve kavuşma umudunun ak pak güzelliğidir.
Çünkü bir yanın hasretle tükenirken, diğer yanın kavuşma
hayalleriyle yaşamaktadır.Sen ayrılık yükünü taşımaya razı
olsan da,yürek isyan kalelerinden asla vazgeçmez.
Sadece bekler,bekler. Sonucunun ne olacağını bilmeden
bekler. Ve bir süre sonra ayrılığın acıtan yanını hissetmez.
Çünkü hançer bir güle dönüşmüştür yüreğinde.
Ve beklediği,aslını göstermiştir kendisine. Leyla'sına
kavuşmuştur bir bağrı yanık Mecnun daha.
Ayrılık asıla giden yolda vesile olmuştur aslında.
Hazal Nida Tunahan
Linkleri görüntülemek için kayıt olmalısınız
Gönüllere damgasını vuran ve unutulmayacak kadar derin
acılar bırakan yaranın adıdır AYRILIK.
İnsanoğlunun, kaderinin her dönüş noktasında yaşadığı bir
tiyatro sahnesidir. Bizler ki ayrılığa yazgılı olarak
yaratılmışızdır. Ayrılıkta varlığımıza katılarak kendini
kanıtlamıştır. Kimi zaman bu kanıtlayış kan olup akmıştır
gönüle, kimi zamanda gözyaşı olup karışmıştır bir gülün
rengine.
Zaman yine umursamaz tavrıyla geçse de, günler birbirini
kovalamaya devam etse de, güneş ile ay doğuş ve batışlarını
sergilese de gören gözlere;geçip gitmeyen şeyler vardır
insanın içinde. Sevdası vardır, hasreti vardır gurbeti vardır..
Hepsinin derininde de bir ayrılık hançeri saplıdır.
İşte bu hançer izleridir yüreği bülbül eyleyip de inleten.
Şarkılar ve türkülerdir bu inleyişten dirilen. Mecnun'u çöllere
düşüren, Kerem'e dağları delme cesaretini veren bu ayrılığın
çilesi ve kavuşma umudunun ak pak güzelliğidir.
Çünkü bir yanın hasretle tükenirken, diğer yanın kavuşma
hayalleriyle yaşamaktadır.Sen ayrılık yükünü taşımaya razı
olsan da,yürek isyan kalelerinden asla vazgeçmez.
Sadece bekler,bekler. Sonucunun ne olacağını bilmeden
bekler. Ve bir süre sonra ayrılığın acıtan yanını hissetmez.
Çünkü hançer bir güle dönüşmüştür yüreğinde.
Ve beklediği,aslını göstermiştir kendisine. Leyla'sına
kavuşmuştur bir bağrı yanık Mecnun daha.
Ayrılık asıla giden yolda vesile olmuştur aslında.
Hazal Nida Tunahan

