Bayanların Erkeklere Selam Vermesi ?

  • 4 Ekim 2012
  • 607 Okunma
  • 0 Cevap

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. < Resmi açmak için tıklayın >

    Ebu Hanife ve arkadaşlarına göre, kadınların ilk olarak
    erkeklere selam vermesi caiz değildir. çünkü kadınlar ezan, kamet, açıktan Kur'an-ı Kerim okuma
    gibi faaliyetlerden menedilmişlerdir. Yalnız mahrem hısımlar
    bunun dışındadır. Bunlara onların selam vermesinde bir sakınca bulunmaz. Bu duruma göre, ünsiyet nedeniyle önce
    bir erkek selam vermişse, kadın bu selamı alabilecektir. Malikiler selamlaşma konusunda genç kadınla yaşlı arasında ayırım yapmışlardır. Dayandıkları delil, "kötülüğe giden yolu
    kapama (seddü'z-zeria)" prensibidir. Hz. Peygamber'in mahremi olmayan kimi kadınlara selam verdiğini yada onların selamını aldığını gösteren uygulama örnekleri vardır. Esma binti Yezid (r. anha) Allah'ın Rasulünün bir kadınlar
    topluluğuna uğradığını ve kendilerine selam verdiğini nakletmiştir. (Ebü Davud, Edeb, 127.) Diğer yandan fetih
    yılında, bir gün Hz. Peygamber evde boy abdesti alıyor ve kızı
    Fatıma da onu örtüyordu. Bu sırada Ebu Talib'in kızı ümmü
    Hani içeri girip selam verince, Nebi (s.a.s) onun kim olduğunu sormuş ve kendisine "merhaba" demiştir. (Buhari, Gusl, 21,
    Salat, 4, Edeb, 94; Müslim, Hayz, 70, Müsafirin, 82; Tirmizi,
    İsti'zan, 34: Nesai. Tahare. 142.) Bir gün Hz. Peygamber, eşi Aişe ile birlikte bulunurlarken
    yanlarına Cebrail (a.s) gelmişti. Hz. Peygamber, eşine; "Bu
    Cebrail (a.s)'dır, Sana selam veriyor" buyurunca Hz. Aişe, "Ve aleyhi's-selam (ona da selam olsun)" diyerek selamı almıştır. (Buhari, Bed'u'l-Halk, 6, isti'zan, 16, 19; Müslim, Fazailu's-
    Sahabe, 90, 91; Tirmizi Menakıb, 62, isti'zan, 5.) Benzer selamlaşma uygulaması kimi sahabe erkek ve kadınları arasında da olmuştur. Yukarıda, Hz. ömer'in, Rasülullah (s.a.s)
    adına biat almak üzere gittiği kadınlar topluluğuna selam verdiğini ve kadınların da onun selamını "merhaba" diyerek aldıklarını belirtmiştik. (A.b. Hanbel, V, 85, VI, 409.) Diğer
    yandan Muaz b. Cebel (ö. 18/639) Yemen'e vali olarak gidince,
    yanına on iki çocuğu olan bir kadının gelerek selam verdiği nakledilmiştir. (A.b. Hanbel, V, 239.) Ashab-ı kiramdan kimileri ise; erkekler kadınlara selam verebilir, fakat kadınlar onlara selam veremez, demişlerdir. Bununla birlikte Abdullah b. ömer (r.a.)'in bir kadına
    rastlayınca selam verdiği, Ata b. Ebi Rabah'ın ise (ö. 115/733), "kadınlar genç olursa selam verilmez" dediği nakledilmiştir. (bk. Yusuf el-Kardavi, Fetava, II, 274.) Yukarıdaki deliller dikkatlice incelendiğinde mahrem olmayan
    kadınlarla selamlaşmanın, ya kadınların topluluk halinde olması veya kadınla ünsiyet bulunması yahut da bir iş veya bir
    ihtiyaç nedeniyle bir araya gelme gibi durumlarda yapıldığı
    görülür. Kimileri kadınlarla selamlaşmayı, onun sesinin erkeklere haram olması yüzünden yasaklama yoluna gitmişlerdir. Ancak
    zaruret veya ihtiyaç hallerinde ve normal zamanlarda kadının
    sesinin erkeğe haram olduğunu bildiren doğrudan bir ayet
    veya hadis yoktur. Nitekim Hz. Peygamberin aileleri için Allahü
    Teala, "Peygamberin hanımlanndan bir şey istediğiniz zaman
    perde arkasından isteyin" (el-Ahzab, 33/53.) buyurur. Sahabe erkekleri Hz. Aişe veya Hz. Peygamber'in diğer eşlerine bir şey
    sorar veya bir şey isterlerse, onlar perde arkasından cevap
    verirlerdi. Bunun gibi pek çok sahabe hanımı günlük hayatta
    alma, verme, sorma, cevap alma, selam ve konuşma tarzlarında erkeklere muhatap olmuş, bunlardan hiçbirisi
    "sus, senin sesin erkeklere haramdır" dememiştir. Ancak bu konunun da fitne tehlikesi ve İslami edeple sınırlı
    olduğunu unutmamak gerekir. Bu yüzden yaşlı veya toplu
    haldeki kadınlara, ya da amca, dayı eşi yahut bunların kızı gibi
    aile içinde ünsiyet bulunan hısımlara selam verip almada herhangi bir fitne tehlikesi yoksa da, tek başına bulunan
    genç kız ve hanımlara selam vermede böyle bir tehlikenin yokluğundan söz edilemez. Diğer yandan selamlaşma edebiyle ilgili olarakda şunlar söylenebilir. Binitli olan yürüyene, küçük
    büyüğe, az olan topluluk çok olan topluluğa, yukarıda
    bulunan aşağıda olana selam verir. Namaz kılana, yemek yemekte olana, tuvalette bulunana ve içki-kumar gibi bir
    haramı işlemekte olana selam verilmez. (bk. Buhari, İsti'zan, 3-7, 11; Müslim, Edeb, 46, Selam, 1; Ebu Davüd, İsti'zan, 6; Tirmizi, İsti'zan, 14; A. b. Hanbel, III, 44, 444,, VI, 19, 20.)

    NOT:ALINTIDIR
     


    Yazan: pro.engineer
    nazlican bunu beğendi.
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
Yüklüyor...
21/11/2018 - 14:56