Haydar
Emekli Yönetici
Baskı gören öğrenci yalana yöneliyor
Aile veya çevre tarafından baskı altında
olmayan çocukların daha başarılı olduğunu
söyleyen uzmanlar, ebeveynlerin çocuklarına
her durumda yanında olduklarını
hissettirmelerinin önemli olduğunu ifade
ediyor. Geleceğini birkaç saat içinde çözeceği
sorulara bağlayan milyonlarca genç
üniversiteye yerleşmek için bir yıl ter
döküyor. İstediği sonucu elde edemeyen kimi
öğrenciler ailelerinden gördüğü baskıya yenik
düşüp psikolojik sorunlar yaşıyor. Son olarak
Adana’daki bir gencin sınav sonuçları
üzerinde oynama yaparak aile ve çevresini
kandırması basına yansıdı. Sınavdan beklediği puanı alamayan 19 yaşındaki E.Ş.,
Türkiye 652. olduğu halde boşta kaldığını
iddia ederek, ÖSYM hakkında suçlamalarda
bulunmuştu. ÖSYM’nin E.Ş.’ye ait sınav
sonuç belgesinin sahte olduğunu
açıklamasının ardından genç öğrenci, suçunu kabul ederek, aile baskısına yenik düştüğü
itirafında bulundu. Adana’da yaşanan E.Ş. olayının Türk eğitim
sisteminin bir dramı olduğunu belirten
Uzman Pedagog Âdem Güneş, şu anda
yürürlükte olan ölçme ve değerlendirme
sisteminin çocuk ruh sağlığına uygun
olmadığını söylüyor. Ailelerin öncelikle çocukların ruh sağlığı
yerinde olarak bir kuruma yerleşmesi
gerektiğini ifade eden Güneş, “Çocuğun
duygu dünyası tahrip edilerek bir başarı elde
edilse de, ileride o çocuk ailesine karşı doğru
düzgün evlatlık yapamaz. Anne babalar çocuklarını sınavlara hazırlarken baskıdan ve
beklentiden uzak eğitim sistemi takip
ettirmelidirler.” diyori. Ebeveynlerin şefkatten kaynaklı baskı
oluşturduğunu kaydeden Pedagog Güneş,
“Sen başaramazsan emekler boşa gidecek,
ailece zor duruma düşeceğiz tarzı cümleler,
bir bakıma çocuğun üstünde şiddet
uygulamaktır.” ifadelerini kullanıyor. Aileler
çocuklarına
kazansa da kazanmasa da yanında
olduklarını hissettirmeli gerektiğinin altını
çizen Güneş, baskının kalktığı hallerde
çocukların başarısının arttığının ise bilimsel bir gerçek olduğunu sözlerine ekliyor. Aileler, çocuklarının derslerinde ve
sınavlarındaki kötü gidişinin nedenlerine
derin bir bakış getirme konusunda yetersiz
kaldığını söyleyen Yeniden Sağlık ve Eğitim
Derneği’nden Psikolog Erkin Ünalan,
sorunların sebeplerini sabırla öğrenip birlikte çözmek yerine, aile içinde bitmek bilmeyen
öfkeli tartışmalarının sürekli tekrarlandığını
belirtiyor. Tartışmalar neticesinde çocukların karşı
karşıya kalacağı stres, aşağılanma ve belki de
şiddetten korunmak için bir tür savunma
mekanizması oluşturduklarını ifade eden
Ünalan, “Öğrenciler bunun neticesinde sınav
sonucunu değiştirmek, sonuca dair yalan söylemek gibi yollara başvuruyorlar. Böylece
bu tür yol ve yöntemler, dolaylı olarak aileler
tarafından öğretilmiş oluyor. Ergenlik döneminin getirdiği benlik krizlerinin
yanında bir de sınav stresi ve gelecek
kaygısıyla baş etmek zorunda kalan
çocuklara, ailelerin sevgi ve sabırla
yaklaşması birincil önem taşımaktadır.
Onların başarıları takdir edilmeli ve ödüllendirilmeli, çaba gösterdikleri takdirde
mükâfatlandırılmalı.” ifadelerini kullanıyor.
olmayan çocukların daha başarılı olduğunu
söyleyen uzmanlar, ebeveynlerin çocuklarına
her durumda yanında olduklarını
hissettirmelerinin önemli olduğunu ifade
ediyor. Geleceğini birkaç saat içinde çözeceği
sorulara bağlayan milyonlarca genç
üniversiteye yerleşmek için bir yıl ter
döküyor. İstediği sonucu elde edemeyen kimi
öğrenciler ailelerinden gördüğü baskıya yenik
düşüp psikolojik sorunlar yaşıyor. Son olarak
Adana’daki bir gencin sınav sonuçları
üzerinde oynama yaparak aile ve çevresini
kandırması basına yansıdı. Sınavdan beklediği puanı alamayan 19 yaşındaki E.Ş.,
Türkiye 652. olduğu halde boşta kaldığını
iddia ederek, ÖSYM hakkında suçlamalarda
bulunmuştu. ÖSYM’nin E.Ş.’ye ait sınav
sonuç belgesinin sahte olduğunu
açıklamasının ardından genç öğrenci, suçunu kabul ederek, aile baskısına yenik düştüğü
itirafında bulundu. Adana’da yaşanan E.Ş. olayının Türk eğitim
sisteminin bir dramı olduğunu belirten
Uzman Pedagog Âdem Güneş, şu anda
yürürlükte olan ölçme ve değerlendirme
sisteminin çocuk ruh sağlığına uygun
olmadığını söylüyor. Ailelerin öncelikle çocukların ruh sağlığı
yerinde olarak bir kuruma yerleşmesi
gerektiğini ifade eden Güneş, “Çocuğun
duygu dünyası tahrip edilerek bir başarı elde
edilse de, ileride o çocuk ailesine karşı doğru
düzgün evlatlık yapamaz. Anne babalar çocuklarını sınavlara hazırlarken baskıdan ve
beklentiden uzak eğitim sistemi takip
ettirmelidirler.” diyori. Ebeveynlerin şefkatten kaynaklı baskı
oluşturduğunu kaydeden Pedagog Güneş,
“Sen başaramazsan emekler boşa gidecek,
ailece zor duruma düşeceğiz tarzı cümleler,
bir bakıma çocuğun üstünde şiddet
uygulamaktır.” ifadelerini kullanıyor. Aileler
çocuklarına
kazansa da kazanmasa da yanında
olduklarını hissettirmeli gerektiğinin altını
çizen Güneş, baskının kalktığı hallerde
çocukların başarısının arttığının ise bilimsel bir gerçek olduğunu sözlerine ekliyor. Aileler, çocuklarının derslerinde ve
sınavlarındaki kötü gidişinin nedenlerine
derin bir bakış getirme konusunda yetersiz
kaldığını söyleyen Yeniden Sağlık ve Eğitim
Derneği’nden Psikolog Erkin Ünalan,
sorunların sebeplerini sabırla öğrenip birlikte çözmek yerine, aile içinde bitmek bilmeyen
öfkeli tartışmalarının sürekli tekrarlandığını
belirtiyor. Tartışmalar neticesinde çocukların karşı
karşıya kalacağı stres, aşağılanma ve belki de
şiddetten korunmak için bir tür savunma
mekanizması oluşturduklarını ifade eden
Ünalan, “Öğrenciler bunun neticesinde sınav
sonucunu değiştirmek, sonuca dair yalan söylemek gibi yollara başvuruyorlar. Böylece
bu tür yol ve yöntemler, dolaylı olarak aileler
tarafından öğretilmiş oluyor. Ergenlik döneminin getirdiği benlik krizlerinin
yanında bir de sınav stresi ve gelecek
kaygısıyla baş etmek zorunda kalan
çocuklara, ailelerin sevgi ve sabırla
yaklaşması birincil önem taşımaktadır.
Onların başarıları takdir edilmeli ve ödüllendirilmeli, çaba gösterdikleri takdirde
mükâfatlandırılmalı.” ifadelerini kullanıyor.

