HeiLmasTer®
Üye
Balkanlardaki Osmanlı Damgası
Balkanlar’daki Osmanlı Damgası
Dr. Mehmet Sılay
Yarım milyon nüfuslu ÜSKÜP’ün yarısı Müslüman. Yüzbinin üzerinde Türk, Arnavut, Boşnak ve Roman; Hepsi de İslam ortak paydası üzerinde ve alt etnik kimliklerini kaybetmeden, Ortodoks Makedonlarla birlikte uyum içinde yaşıyorlar. Her topluluğun radyo kanalları var. Televizyon programları var. Mahalli sanatkarları, müzisyenleri, şair ve yazarları var. Gazeteleri, dergileri ve siyasi partileri var. Kendi anadilleriyle yayınlarla, belgesellerle öz kültürlerini canlı tutuyorlar.
Balkanlar’daki Osmanlı Damgası
Vardar Ovası’ndaki ihtişam Murat Hüdavendigarı da kendine hayran bırakmış. Balkanların en güzel şehirlerinden Pirizren ve Piriştinada’ki Mevlevihaneleri ve Mimar Sinan’ın göz nuru, cami ve medreseleri müstesna bir konu teşkil ediyor. Slavların Skopje dediği Bizim eski Üskübü rehberimizle birlikte, adım adım dolaşmaya başlıyoruz. Yani geniş Vardar Ovasında gecikmiş bir ufuk turu. Arzumuz, görebildiklerimizi dostlarla paylaşmak...
Vakıf sicillerine ve Üsküp Vilayeti salnamesine göre, şehirde iki yüz yirmi adet değişik kamu hizmeti sunan Osmanlı eseri varmış. Bunların, şimdilik ancak yüz kırk beşinin envanteri çıkarılabilmış. Mimar Koca Sinan’ın maharetli kalfalarından kalan kemerli - kantaralı taş köprüler, camiler, hamam, kervansaray, kütüphane, daruşşifa ve medreseler şükür ki; hala dimdik ayakta ve hizmet veriyor. Üç yüz yaşındaki Zincirli Hanın kapısında "Makedonya Güzel Sanatlar Akademisi" yazıyor. Kuzey çıkışında lokanta ve bedestenlerin sıralı olduğu Kapan Han, şimdi çok amaçlı turistik tesis.
1963 depreminde binin üzerinde can kaybıyla birlikte, heybetli tarihi yapıların da duvarları çatlamış, minyatür denge kuleleri yıkılmış ve kısmen zarar görmüş. Selatin camilerinden, mahalle mescitlerine kadar toplam yirmi iki ibadethanenin müezzin mahfillerinde ve son cemaat yerinde yüzlerce genç- yaşlı- çocuk, mensup olduğu Kur’an kültürünü öğreniyor. Tecvit öğreniyor. Akaid, Hadis, Tefsir öğreniyor.
Sosyal Yapı
Yarım milyon nüfuslu ÜSKÜP’ün yarısı Müslüman. Yüzbinin üzerinde Türk, Arnavut, Boşnak ve Roman; Hepsi de İslam ortak paydası üzerinde ve alt etnik kimliklerini kaybetmeden, Ortodoks Makedonlarla birlikte uyum içinde yaşıyorlar. Her topluluğun radyo kanalları var. Televizyon programları var. Mahalli sanatkarları, müzisyenleri, şair ve yazarları var. Gazeteleri, dergileri ve siyasi partileri var.
Kendi anadilleriyle yayınlarla, belgesellerle öz kültürlerini canlı tutuyorlar. Resmi dairelerde tüm yazışmalar, slav orijinli Makedon diliyle yapılıyor. Filolojik bakımdan Makedon dili, Bulgarcayla, Sırpça arası bir sentez, bir kültür lisanıdır. Yine yazışmalarda egemen olan ve israrla kullanılan Kiril alfabesidir. Rusya’nın ve hemen tüm demirperde ülkelerinin kullandığı Kiril alfabesi zaten Makedonya’da iki Ohridli Papaz tarafından ortaya atılmış ve geliştirilmiş. Üsküp Milletvekili Abdurrauf Prasi’ye göre Mareşal Tito dönemi hariç Federal Yugoslavya’nın bütün Cumhuriyetlerinde ve Özerk bölgelerinde halk birbirlerine karşı hoşgörü içinde olmuş.
Örnek mi istiyorsunuz? Buyurun, bugün Üsküp’te beş vakit ezan minarelerden ve hoparlörlerle okunuyor. Cenazelerde sala veriliyor. Cuma akşamları, kandillerde ve bayram gecelerinde Mahyaların renk ve ışık cümbüşü uzaklardan görülüyor. Diğer taraftan kilise çanları günün belirli saatlerinde çalıyor. Noeller, Yortular kutlanıyor. Müslüman - Hristiyan komşular karşılıklı birbirlerinin bayramlarını kutluyorlar. İşte Osmanlı cihan devletinden kalan din mensupları arasında bütün dünyaya örnek olan diyalog.
Başka bir sokakta gece kulüpleri, bar ve tavernalarda sabahın ilk ışıklarına kadar çakır keyif çalıp- çığırıp oynayanlar ayrı bir kategori....
Makedonya devlet üniversitesinin Türkoloji Bölümünde yüz seksen dört öğrenci okuyor. Ne kadar sevindirici değil mi? Hele Türk Tefeyyüz okulları hiç kapanmamış yıllardır ağır- aksak öğrenci yetiştiriyor. Daha sevindirici bir haber; bizzat Makedonya Milli Eğitim Bakanı ve tüm ulusal basını tarafından, eğitim sektöründe diğer ülkelere örnek gösterilen "Üsküp Yahya Kemal Koleji" tam yedi yıldır düzenli şekilde mezun veriyor.
Türk Tefeyyüz Okulları
Makedonya devlet üniversitesinin Türkoloji Bölümünde yüz seksen dört öğrenci okuyor. Ne kadar sevindirici değil mi? Hele Türk Tefeyyüz okulları hiç kapanmamış yıllardır ağır-aksak öğrenci yetiştiriyor. Daha sevindirici bir haber; bizzat Makedonya Milli Eğitim Bakanı ve tüm ulusal basını tarafından, eğitim sektöründe diğer ülkelere örnek gösterilen "Üsküp Yahya Kemal Koleji" tam yedi yıldır düzenli şekilde mezun veriyor. Okul müdürü Antakyalı İsa AYDIN. Bizim Kuseyr mıntıkasının Büyükburç Köyünden. Genç, dinamik ve idealist. Eğitim ordumuzun fedakar kurmaylarından. Derviş Yunus gibi eşini ve çocuklarını ta Suriye hududundaki köyüne bırakıp Üsküp’e gelmiş.
- Yüz otuz öğrencimiz var. Her etnik gruptan, her dinden. Kız-Erkek karışık. Eğitim giderleri için yıllık beşbin mark alıyoruz. İhtiyaçlarımızı karşılıyor. Artık Türkiye’ye yük değiliz. Müdür masasında yanyana iki bayrak duruyor. Biri Türk diğeri Mekadon bayrağı. Makedonyalı büyük İskender’den mülhem, Ortada güneş motifi. Kırmızı fon üzerinde savrulan sarı ışınlar... Okulu birlikte adım-adım dolaşmaya başlıyoruz. Laboratuvarlar, dersaneler, uygulama sınıfları ve yemekhaneler pırıl pırıl... İngilizce, Türkçe, Fizik, Biyoloji, Bilgisayar ve Kimya öğretmenleri Türkiye’deki özel okulların süper maddi imkanlarını bırakıp, Balkanların ücra bir köşesine gelmişler. Sefere çıkan akıncılar gibi. Vardar nehri kıyılarını yeniden aydınlatmaya gelmişler. Türkiye’den gelen bu genç öğretmenleri, çağdaş Alperen dinamizmi ve idealizmiyle donanmış gördük. İftihar ettik. Allah’a şükrettik...
- Her dönem, bizim okul için üçyüz kişi imtihana girer, en başarılı elli genci okula kaydederiz. Üsküp Belediye Başkanının oğlu da bizde okuyor... Değişik zamanlarda Malta, İtalya ve Avusturyalı yetkililer bizimle tanışıp okulumuzu tetkik etmeye geldiler. Onları ağırladık, gezdirdik ve uğurladık. Eğitim seminerlerinde, meğer Makedonyalı bakan bizi örnek göstererek:
- "...Üsküp’te okul açmak isteyen lütfen , gitsin önce "Yahya Kemal Kolejini" görsün !" dermiş.
Bu tespit ve iltifat doğrusu bizim inancımızı ve gayretimizi arttırdı. İdealist öğretmenlerimiz hizmet verdikleri Ülkenin sosyo-kültürel profilini yakından tanıyorlar. Üsküp başkentli VARDAR Makedonyası özgür.
EĞE ve PRİN Makedonyası Yunan ve Bulgar işgali altında. Balkan yarımadasının kalbi olan tarihi Makedonya, bugün dahi yolların keşiştiği stratejik bir konumda. En büyük ticaret hacmi, Sırbistan, Yunanistan ve Amerika ile Türkiye ancak Ondördüncü sırada
Dr. Mehmet Sılay
Yarım milyon nüfuslu ÜSKÜP’ün yarısı Müslüman. Yüzbinin üzerinde Türk, Arnavut, Boşnak ve Roman; Hepsi de İslam ortak paydası üzerinde ve alt etnik kimliklerini kaybetmeden, Ortodoks Makedonlarla birlikte uyum içinde yaşıyorlar. Her topluluğun radyo kanalları var. Televizyon programları var. Mahalli sanatkarları, müzisyenleri, şair ve yazarları var. Gazeteleri, dergileri ve siyasi partileri var. Kendi anadilleriyle yayınlarla, belgesellerle öz kültürlerini canlı tutuyorlar.
Balkanlar’daki Osmanlı Damgası
Vardar Ovası’ndaki ihtişam Murat Hüdavendigarı da kendine hayran bırakmış. Balkanların en güzel şehirlerinden Pirizren ve Piriştinada’ki Mevlevihaneleri ve Mimar Sinan’ın göz nuru, cami ve medreseleri müstesna bir konu teşkil ediyor. Slavların Skopje dediği Bizim eski Üskübü rehberimizle birlikte, adım adım dolaşmaya başlıyoruz. Yani geniş Vardar Ovasında gecikmiş bir ufuk turu. Arzumuz, görebildiklerimizi dostlarla paylaşmak...
Vakıf sicillerine ve Üsküp Vilayeti salnamesine göre, şehirde iki yüz yirmi adet değişik kamu hizmeti sunan Osmanlı eseri varmış. Bunların, şimdilik ancak yüz kırk beşinin envanteri çıkarılabilmış. Mimar Koca Sinan’ın maharetli kalfalarından kalan kemerli - kantaralı taş köprüler, camiler, hamam, kervansaray, kütüphane, daruşşifa ve medreseler şükür ki; hala dimdik ayakta ve hizmet veriyor. Üç yüz yaşındaki Zincirli Hanın kapısında "Makedonya Güzel Sanatlar Akademisi" yazıyor. Kuzey çıkışında lokanta ve bedestenlerin sıralı olduğu Kapan Han, şimdi çok amaçlı turistik tesis.
1963 depreminde binin üzerinde can kaybıyla birlikte, heybetli tarihi yapıların da duvarları çatlamış, minyatür denge kuleleri yıkılmış ve kısmen zarar görmüş. Selatin camilerinden, mahalle mescitlerine kadar toplam yirmi iki ibadethanenin müezzin mahfillerinde ve son cemaat yerinde yüzlerce genç- yaşlı- çocuk, mensup olduğu Kur’an kültürünü öğreniyor. Tecvit öğreniyor. Akaid, Hadis, Tefsir öğreniyor.
Sosyal Yapı
Yarım milyon nüfuslu ÜSKÜP’ün yarısı Müslüman. Yüzbinin üzerinde Türk, Arnavut, Boşnak ve Roman; Hepsi de İslam ortak paydası üzerinde ve alt etnik kimliklerini kaybetmeden, Ortodoks Makedonlarla birlikte uyum içinde yaşıyorlar. Her topluluğun radyo kanalları var. Televizyon programları var. Mahalli sanatkarları, müzisyenleri, şair ve yazarları var. Gazeteleri, dergileri ve siyasi partileri var.
Kendi anadilleriyle yayınlarla, belgesellerle öz kültürlerini canlı tutuyorlar. Resmi dairelerde tüm yazışmalar, slav orijinli Makedon diliyle yapılıyor. Filolojik bakımdan Makedon dili, Bulgarcayla, Sırpça arası bir sentez, bir kültür lisanıdır. Yine yazışmalarda egemen olan ve israrla kullanılan Kiril alfabesidir. Rusya’nın ve hemen tüm demirperde ülkelerinin kullandığı Kiril alfabesi zaten Makedonya’da iki Ohridli Papaz tarafından ortaya atılmış ve geliştirilmiş. Üsküp Milletvekili Abdurrauf Prasi’ye göre Mareşal Tito dönemi hariç Federal Yugoslavya’nın bütün Cumhuriyetlerinde ve Özerk bölgelerinde halk birbirlerine karşı hoşgörü içinde olmuş.
Örnek mi istiyorsunuz? Buyurun, bugün Üsküp’te beş vakit ezan minarelerden ve hoparlörlerle okunuyor. Cenazelerde sala veriliyor. Cuma akşamları, kandillerde ve bayram gecelerinde Mahyaların renk ve ışık cümbüşü uzaklardan görülüyor. Diğer taraftan kilise çanları günün belirli saatlerinde çalıyor. Noeller, Yortular kutlanıyor. Müslüman - Hristiyan komşular karşılıklı birbirlerinin bayramlarını kutluyorlar. İşte Osmanlı cihan devletinden kalan din mensupları arasında bütün dünyaya örnek olan diyalog.
Başka bir sokakta gece kulüpleri, bar ve tavernalarda sabahın ilk ışıklarına kadar çakır keyif çalıp- çığırıp oynayanlar ayrı bir kategori....
Makedonya devlet üniversitesinin Türkoloji Bölümünde yüz seksen dört öğrenci okuyor. Ne kadar sevindirici değil mi? Hele Türk Tefeyyüz okulları hiç kapanmamış yıllardır ağır- aksak öğrenci yetiştiriyor. Daha sevindirici bir haber; bizzat Makedonya Milli Eğitim Bakanı ve tüm ulusal basını tarafından, eğitim sektöründe diğer ülkelere örnek gösterilen "Üsküp Yahya Kemal Koleji" tam yedi yıldır düzenli şekilde mezun veriyor.
Türk Tefeyyüz Okulları
Makedonya devlet üniversitesinin Türkoloji Bölümünde yüz seksen dört öğrenci okuyor. Ne kadar sevindirici değil mi? Hele Türk Tefeyyüz okulları hiç kapanmamış yıllardır ağır-aksak öğrenci yetiştiriyor. Daha sevindirici bir haber; bizzat Makedonya Milli Eğitim Bakanı ve tüm ulusal basını tarafından, eğitim sektöründe diğer ülkelere örnek gösterilen "Üsküp Yahya Kemal Koleji" tam yedi yıldır düzenli şekilde mezun veriyor. Okul müdürü Antakyalı İsa AYDIN. Bizim Kuseyr mıntıkasının Büyükburç Köyünden. Genç, dinamik ve idealist. Eğitim ordumuzun fedakar kurmaylarından. Derviş Yunus gibi eşini ve çocuklarını ta Suriye hududundaki köyüne bırakıp Üsküp’e gelmiş.
- Yüz otuz öğrencimiz var. Her etnik gruptan, her dinden. Kız-Erkek karışık. Eğitim giderleri için yıllık beşbin mark alıyoruz. İhtiyaçlarımızı karşılıyor. Artık Türkiye’ye yük değiliz. Müdür masasında yanyana iki bayrak duruyor. Biri Türk diğeri Mekadon bayrağı. Makedonyalı büyük İskender’den mülhem, Ortada güneş motifi. Kırmızı fon üzerinde savrulan sarı ışınlar... Okulu birlikte adım-adım dolaşmaya başlıyoruz. Laboratuvarlar, dersaneler, uygulama sınıfları ve yemekhaneler pırıl pırıl... İngilizce, Türkçe, Fizik, Biyoloji, Bilgisayar ve Kimya öğretmenleri Türkiye’deki özel okulların süper maddi imkanlarını bırakıp, Balkanların ücra bir köşesine gelmişler. Sefere çıkan akıncılar gibi. Vardar nehri kıyılarını yeniden aydınlatmaya gelmişler. Türkiye’den gelen bu genç öğretmenleri, çağdaş Alperen dinamizmi ve idealizmiyle donanmış gördük. İftihar ettik. Allah’a şükrettik...
- Her dönem, bizim okul için üçyüz kişi imtihana girer, en başarılı elli genci okula kaydederiz. Üsküp Belediye Başkanının oğlu da bizde okuyor... Değişik zamanlarda Malta, İtalya ve Avusturyalı yetkililer bizimle tanışıp okulumuzu tetkik etmeye geldiler. Onları ağırladık, gezdirdik ve uğurladık. Eğitim seminerlerinde, meğer Makedonyalı bakan bizi örnek göstererek:
- "...Üsküp’te okul açmak isteyen lütfen , gitsin önce "Yahya Kemal Kolejini" görsün !" dermiş.
Bu tespit ve iltifat doğrusu bizim inancımızı ve gayretimizi arttırdı. İdealist öğretmenlerimiz hizmet verdikleri Ülkenin sosyo-kültürel profilini yakından tanıyorlar. Üsküp başkentli VARDAR Makedonyası özgür.
EĞE ve PRİN Makedonyası Yunan ve Bulgar işgali altında. Balkan yarımadasının kalbi olan tarihi Makedonya, bugün dahi yolların keşiştiği stratejik bir konumda. En büyük ticaret hacmi, Sırbistan, Yunanistan ve Amerika ile Türkiye ancak Ondördüncü sırada
