Aslı Demirel - Deli Dumrul (Son Kapı)

  • 20 Nisan 2011
  • 477 Okunma
  • 0 Cevap

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. Deli Dumrul (Son Kapı)
    Ve Dumrul tükeniyordu
    Hem kendi ve hayalleri
    Hem ömrü ve ümitleri tükeniyordu

    Uçup giden umutlardan
    Tutunacak tek bir dal kalmıştı
    O elâ gözlü dağ yürekli kadının sevdası
    Bu sevda ki
    İzin vermezdi Azrail'in almasına Dumrul'un canını

    Yine de bir yanı iyice korkmaya başlamıştı
    Arada dikleşirken omuzları
    Ya o da vermezse derken
    Yiğitliğine helal getirircesine çöküyordu

    Şimdi Azrail'le yanyana yürüyordu
    O içi koyu kara çukur gözlere
    Artık bakmaktan daha az korkuyordu
    Az sonra ya içine düşecekti
    Ya da yari bu karanlığın tadına bakacaktı

    Azrail'in gerçekten güzelmiş dediği
    Elâ gözlü güzel
    Görünce Dumrul'u tüm varlığıyla ürperdi

    Önceki yenilgilerden mi
    Yoksa sevildiği kadar sevmediğinden mi
    Aslında hakkı olmadığından mı bilinmez
    Bu sefer söyleyemiyordu söyleyeceklerini
    Güzeller güzeli yüzüne ifadesiz bakarken
    Döndürdü durdu sözlerini
    Kendinin yaşaması uğruna
    Yârine sunduğu ölüm etrafında

    Bir müddet içini dinledi sevdalısı
    İfadesiz yüzünde kırgınlık kol gezmeye başladı
    Artık engel olmadan içinin yansımalarına
    Bir destana yol olmak için dudakları aralandı

    Seni senin beni sevmediğini bile bile sevdim
    Yanımdayken sarılırken öperken bile
    Uzaklığına aldırmadan
    Köpründen yiğitlerinden arta kalan
    O kısacık zamanlara içerlemeden
    Birgün benim olacağını zannederek sevdim
    Süresini bilmediğim bekleyişlerle bekledim
    Gürzün okun bıçağın ya da su içtiğin testin
    Olmak istedim ara ara
    Seni daha çok görmek uğruna
    Her gelişinin ardına gidişler ekledin
    Yine de kızmadım sana

    Hayallerim var sana dair sana bağladığım
    Birgün gerçekleşeceğini sandığım
    Ucuna ömür bağladığım hayaller
    Bana biçtiğin uzaklıkta bekledim seni
    Ya gördün ya da bilmedin
    Yine de köprünün başına gelip de
    Kendime istemedim seni
    Eşitsizliği sende öğrendim
    Sevdiğimce sevilmemenin eşitsizliğini
    Sen beni hiç mutlu etmemişken
    Mutsuz edişini bile sevdim

    Sevgimi aşkımı sabrımı
    Ve hatta daha ne kadar bekleyeceğimi bilmeden
    Gençliğimi verdim sana
    Şimdi de o döndürüp durduğun sözlerini
    Canını istiyorum demeye getiriyorsun
    Peki soruyorum Deli Dumrul'um
    Reva mı bu bana

    Bensiz bir ömür mü düşlediğin
    Benden aldığın canla
    Başkalarıyla sürmeyi hayalettiğin bir ömür mü
    Kendin için
    Bitmeyen işlerin için istiyorsun canımı
    Benim uğruma öl deseydin düşünmezdim
    Benim için öl diyorsun bu ikisi aynı mı
    Sen canımda saklısın onu veremem
    Umutlarımı istiyorsun
    Senimi istiyorsun
    Üzgünüm bomboş ölemem

    Öylece kalmıştı olduğu yerde Dumrul
    Seveni çoktu da ne diye ölüyordu
    Sevilmekten sevmeye mi fırsat bulamamıştı
    Her neyse olup biten gerçek şuydu
    Azrail'in ellerindeydi bedeni sıra ruhuna gelmişti
    Artık itirazsız canını verecekti

    Sarıldı sevdiğine özür dilercesine
    Hem yalnız bıraktığı için
    Hem ona gereken değeri vermediği için

    Azrail şimdiye dek izlemişti
    Dumrul'u diğer gözlerin ışığında
    Aslında korkarken bile ölümden ne kadar da cesurdu
    Son ana kadar çabalamıştı da ölüme paye vermiyordu

    Çimenlerin dansı arasında bir tepeye çıktılar
    Artık zaman dolmuş karanlığa teslim olmuştu mekan
    Baktı Dumrul dünyayı son kez içine çizmek istercesine
    Ve dönüp açtı göğsünü canımı burdan al dercesine
    Hiç ayırmadan gözlerini Azrail'in koyu karalığına bakıyordu
    Ne zaman karar vermişti Azrail
    Bu canı listesine ölü olarak eklememeye bilmiyordu
    Ama Dumrul da ölmeyeceğini bilmezken
    Bu hem Dumrul'a hem Azrail'e bir oyundu...
     


    Yazan: CoDeYs
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
Yüklüyor...
15/11/2018 - 07:20