alyuz41 - Yalnışı Düzeltmeye Geldim.

  • 11 Eylül 2013
  • 400 Okunma
  • 3 Cevap

  1. Konuya girmeden önce başlığı anlatmak istiyorum;
    Hayatımızda sürekli yalnışlar yapıyoruz, küçüklüğümüzden beri. Her koldan, her daldan yaptığımız onlarca Yalnış bulunmakta. Burada açtığımız bazı konular bile Yalnış yerde, Hayatınızda çalıştığınız iş Yalnış olabilir. Bunların hepsini düzeltmeye geldim. Tabii ki zorla değil, hayatında nerede yalnış yaptığını sorana, sorup sorgulayana. Hepinize, hepimize..

    Baştan söylemeliyim; İnci sözlükte uzun bir zaman takıldım, açıkcası orası kadar yakın bir ortam ve dostlar daha bulabilirmiyim bilmiyorum. Bütün saldırılarda ve bütün işlerde parmağım var diyebilirim. Şimdi ben söylemek isterim ki size, oradan geldim diye uzun yazıları okumadan " Özet geç P.. " diyen birisi değilim. Ayrıca gelen labali yorumlarıda pek sevdiğim söylenemez. Aşağıda size yazacağım tamamen kendi hayatımda yaşadığım olaylar. İlk kendimi keşif ettiğimden bu yana yaşadığım ve bağzı aklımda kalan önemli anılar.

    Eğer bu yazımı okursanız, benden küçük kardeşlerim özellik ile ileride yapabileceğiniz hatalar için önlemler alabilirsiniz. Pek iç açıcı değil, pek karanlıkta değil hayatım. Pürüzler, Bayırlar ve eğlenceler ile dolu.

    Başlayalım.

    Adım Uğurcan Alyüz. Kendim hakkında en eski hatırladım an Atari başında geçirdiğim vakitlerdi. Okula gitmediğim zamanlarda günümün çoğunu Goal 3 oynayarak geçiriyordum. Evet, gerçekten de zor ve eğlenceli bir oyundu, bir çoğumuz biliriz. Daha sonrası için pek bir şey söyleyemem çünkü okul başlayana kadar Atari oynamak dışında başka hiç bir şey yapmıyordum. Okul başlamıştı, ilk okul günümde Annem ile okula gitmiştim. Okulun bahçesinde yeni başlayan öğrenciler ve veliler vardı. Yeni gördüğüm insanlar, ağlıyorlardı sürekli Aile'leriyle beraber girmek istiyorlardı içeriye. Anneme dönüp neden bunlar ağlıyorlar dediğimde açıklamasını yapmıştı. O gün, bir anlık içimden gelmesiyle birlikte anneme " Senin kalmana gerek yok " dedim. Sanırım onu şaşırtmıştım böyle birşey beklemiyordu. Okula başladığımdan beri yanımda hiç kimse yoktu. Aslında vardı, ama yanımda yoktu. Evdelerdi, çünkü hiç arkadaşım yoktu. Altıncı sınıfa kadar gerçekten sadece okul içerisinde sıradan muhabbet edebileceğimiz arkadaşlar vardı. Altıncı sınıfa geçtikten sonra birkaç sınıf birleştirildi ve karma sınıflar oluşturuldu. Altıncı sınıfın ilk gününde hayatımda tanıdığım ve bana ailemden bile yakın olabilen bir insan ile tanıştım. Oğuz onun ismi. Bu gün hala yanımdadır, Altıncı sınıfta başladı benim hayat hikayem. İlk okulda olmanın verdiği boşluk ve ergenliğe adım atma ile birlikte kavgalar, gürültüler, tribünler vs vs. Lise'ye geçene kadar okul harçlığım ile idare etmeyi öğrendim. Tabii ki okuldan kaçıp İnternet kafelere giderdik. Silkroad oynardık, ne günlerdi be.

    İşte hikayemin en düğüm noktası Lise'ye geçtikten sonra başladı. Benim okul ile pek aramın iyi olmadığını bilen bir ailem, hiç okuma isteği olmayan bir ben vardı. Oğuz bir meslek lisesini kazandı, ben düz lise tercih ettim. Kocaeli içerisinde gidilebilecek en kötü liseye gittim diyebiliriz. Aslında ortam çok güzeldi fakat okulun bulunduğu yer tam çarşının göbeği olduğu için sürekli okuldan kaçma isteği vardı içimizde. Herneyse, bilirsiniz dokuzuncu sınıfın ilk günü öğrenciler nasıl olur, resmi bir geçit varmış gibi giyinerek okula gittim. Bir çok yabancı insan arasında bir kaç tane arkadaşımı buldum. Okulun ilk günleri onlarla geçmeye başladı. Arka Dörtlü lakabı fazla uzun zaman geçmeden yapıştı alnımıza. Yalnız, sınıfımın bir güzeli vardı. Gözleri mavi, saçları sarı. Baktığı zaman öyle bir deliyordu ki içimi, hiç bir kimsenin bakışı bu güne kadar öyle güzel değildi. Ölmüştüm onu görünce, ölmüştüm dirilmiştim sanki. Bana bakıyordu, gülümsüyordu. Aslında tek isteği arkadaş olmaktı. Ama benim öyle olmadı, ilk görüşte ona tutuldum. Gözlerim kapandı kimseyi göremez oldum. Lise 1 hızlı bir şekilde akıp gidiyor. Derslerim kötü geçiyor, okuldan kaçıyorum ve bir çok gereksiz şey yapıyorum. Ancak asla ona ihanet etmiyorum. Kimseye bakmıyorum bile okulda, çok eğlenceli ve masum geçen bir sene. Senenin sonlarına yaklaştığımız zaman diliminde evde oturduğum bir gün eve bayanlar gelmişti. Annemin arkadaşları, dışarıya çıktım ve Oğuzun evine gittim, Oğuz ders çalıştığı için evden çıkmadı. Bende serseri kurşun gibi tek başıma saldım sokağa ayaklarımı yürürken onu gördüm. Okuldan geliyordu, Okulun dans takımındaydı. Dersten çıkmıştı, yanına gittim ve onu evine kadar götürmeye eşlik ettim. Yürüyorduk yan yana, neler söylemek istiyordum bir bilseniz. Söyleyemedim, keşke söyleseydim o yol boyunca ama hiç birşey söyleyemedim. Sonra mahallesine yakın bir yerde durdu bana döndü ve bir adım yukarıya çıktı, merdivenlerdeydik. Hayatım boyunca hiç ona o kadar uzun bakamamıştım ve hiç o kadar yakın olamamıştım. Sanki bana sormam için yalvarıyordu, soramadım. Dilim tutuldu konuşamadım. Hayatım boyunca konuşmam gereken tek yerde ben sustum ve konuşamadım. İyi günler diyerek döndüm ve evime geldim. Aylarca bekledim onu, belki bir şey söyler diye. En sonunda okulun sonlarına doğru gittim okulun bahçesine buldum onu. Açık açık bütün herşeyi söyledim, güldü bana ve başkasını sevdiğini söyledi. Başımdan aşağıya kaynar sular akmıştı, öldüm ben orada, öldüm. Hiç bir şey demeden kafamı yere eğerek uzaklaştım oradan. Aslında haklı, Pısırık ve içine kapanık birisini kim ister ki, belki de yalan söylemişti, çünkü gerçekten ağırlığını koyamamış bir insandım. Daha doğrusu okulda genelde dalga geçilen bir tip halindeydim. Lise 1 bitti, biz sınıfta kaldık. Sonra Lise 1'i tekrar etmek için okula döndük. Kendisi geçmişti Lise 2'ye artık ayrı bir sınıftaydı.

    Konuyu çok uzattım aslında, yazmak istediklerimi şuraya yazsam belki kimse okumaz. Ancak yazmalıyım, böyle içimde büyüttükçe hiç bir yere varılmayacağını biliyorum. Lise 'yi tekrar ediyorduk. Yine pısırık ve dalga geçilen bir halde okula gittim. Yeni bir sınıf, yeni insanlar. Okulda pek kaale alınmıyordum. Ancak, bir gün bir laf dalaşı oldu. Sınıftan bir kaç kişi okul çıkışında beni bekleyeceklerini söyledi. Korkmuştum, buz gibi olmuştum korkudan. Oğuz'a mesaj atmıştım. Oğuz bu güne kadar beni asla yarı yolda bırakmadı, bundan sonra da asla bırakacağını sanmıyorum. Hemen koştu geldi okul çıkışıma. Uzaktan bizi izliyordu, Çocuklar beni tuttu ve duvara yasladı, bir tane karnıma vurduklarından sonra Oğuz hemen koşarak gelerek çocukları geriye püskürttü. Bana dönerek, vursana lan! diye bağırdı. Hayatımda ilk ciddi kavgamı orada vermiştim. Çok temiz bir dayak atmıştık. İşler değişmişti, insanların gözünde biraz daha ciddi bir durumdaydım, bu durumdan sonra bir açılma oldu bende, Cesaretim geldi, gücümün farkına vardım. Hemen hemen her hafta kavga ediyoruz, gerek dövüyor gerek dayak yiyorduk. Lise 1'de benimle dalga geçenler okula geldiğim zaman bana selam vermeye başlamışlardı. İşler çok değişmişti, Ancak ona karşı olan duygularım hiç değişmedi. Haylazlık yaparak ikinci senemizde de kaldık okulda. Artık Lise hayatım tamamen son bulmuştu. İkinci dönemin sonunda gidip karşısına, kalabalığın arasında bağırarak Hala Seni Seviyorum dedim. Oradan uzaklaştım. Bana hiç yazı yazmadı, hiç aramadı veya mesaj atmadı.

    Okulum bitmiş, Burger King'de işe başlamıştım. İlk iş hayatıma başladığım yer. Yaklaşık 3 sene boyunca burada çalıştım. Kısacık hayatımın koskoca 3 senesi. Burger King'in her şeyini öğrendim. Çok güzel para kazandım yaşıma göre, birikim yaptım. Sigortam ödendi, erken emekli olacağım sanırım :) Daha sonra okul ile beraber gitmediği için oradan çıktım ve şu anda çalıştığım İnternet Cafe'ye girdim. Yaklaşık 1,5 senedir burada çalışıyorum. Riot Games'te İzmit sorumlusuyum. Umarım askerden sonra Riot Games'te çalışacağım. Okulu açıktan okuyorum Webmasterlik. Bunu da bitereceğiz umarım.

    Ayrıca, merak edenler vardır. Ben ondan başka kızlar ile çıktım, kendime seviyorum bile dedim. Ama ondan başka kimseye Seni Seviyorum demedim. Sanırım demeyeceğimde. Yaklaşık 6 sene oldu, ben hala onu bekliyorum, ben hala onu Seviyorum.

    İşte böyle arkadaşlar, hayatım böyle. Aynı, stabil. Daha detaylara girerek sizin sıkılmanızı istemem. Parça parça sonradan ekleyebilirim aslında, umarım yazıyı tamamen okuyan kardeşlerim bir şeyler anlarlar. Hepinizi çok seviyorum, yorumlarınızı eksik etmeyin. :)
     


    Yazan: alyuz41
  2. Hacı bir yanlışı da ben düzelteyim.
    Yanlıştır, doğru yazım. Yalnış değil.
     
    Emrgncy bunu beğendi.
  3. çok güzel yazmışsın :) yaş kaç bu arada
     
  4. Hepsini okudum valaa :)
     
Yüklüyor...
24/09/2018 - 02:34