Almanyada ki yangında kundaklama kuşkusu !

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Salihyet

Salihyet

Üye
    Konu Sahibi
Almanyada ki yangında kundaklama kuşkusu !
Kundaklama kuşkusu


Dokuz kişinin öldüğü Ludwigshafen'deki yangın için arasında Türk uzmanların da bulunduğu 50 kişilik heyet çalışmasına başladı. İki Türk kızı bir Alman kundakçı gördüğünü söyledi. Binaya 2 Ağustos 2006'da molotofkokteyli atıldığı ortaya çıktı





Ludwigshafen'deki yangının ardından dün Almanya'da üç bina daha yandı. Herne kentindeki yangında çoğu Türk ve çocuk 16 kişi yaralandı. Herne polis sözcüsü 'Felaketten ucuz kurtulduk' derken yangının neden çıktığı bilinmiyor

BERLİN/ANKARA - Almanya'nın Ludwigshafen kentinde Türklerin oturduğu bir binada çıkan ve dokuz kişinin ölümüne neden olan yangında kundaklama şüphesi artıyor. Yangından yaralı olarak kurtulan Aylin ve Bedriye Kaplı kız kardeşler binayı kundaklayan bir Alman'ı gördüklerini söyledi. Binanın daha önce saldırıya uğradığı ve savcılığın 2006 yılındaki bu olayı da dikkate aldığı belirtildi. Aralarında Türk uzmanların da bulunduğu 50 kişilik soruşturma komisyonu kuruldu. Almanya'da dün üç ayrı yerde daha yangınlar çıktı. Bu yangınlarda iki kişi öldü, 21 kişi yaralandı.
Ludwigshafen'de 24 Türk'ün oturduğu ve karnaval nedeniyle birçok kişinin bulunduğu binada pazar günü çıkan yangında 48 yaşındaki Medine Kaplan, beş aylık hamile 31 yaşındaki Hülya Kaplan, onun kızları dört yaşındaki Karanfil, 11 yaşındaki Dilara Kaplan, yeğeni iki yaşındaki İlyas Çağlar, Medine Kaplan'ın diğer gelini 21 yaşındaki Döne Kaplan, onun çocukları üç yaşındaki Kamil, iki yaşındaki Kenan Kaplan ve akrabaları 22 yaşındaki Belma Özkaplı ölmüştü. 20'si ağır 60 kişi yaralanmıştı.
Olayın ardından başlayan soruşturma iki küçük tanığın ifadesiyle yeni bir boyut kazandı. Görgü tanığı Kaplı kardeşler "Yangın elinde bir şişe ve kâğıtlarla koridordaki bebek arabasını tutuşturan bir Alman tarafından çıkarıldı" dedi. Bu kişinin eşkali beyaz tenli, siyah kısa saçlı çok yaşlı olmayan ve Almanca konuşan biri olarak verildi. Yangından yaralı olarak kurtulan Aylin ve Bedriye Kaplı, dün düzenledikleri basın toplantısında da binanın içinde bir Alman'ı gördüklerini söyledi. Bedriye Kaplı, "Alman'ın arkasında sakladığı bir şişe olduğunu gördüm" diye konuştu. Aylin Kaplı'ysa bu kişiye kim olduğunu sorduğunda "Ben Alman'ım" yanıtını aldığını belirtti. "Burada ne yapıyorsun?" diye sorduğunda bu kişinin kapıyı yüzüne kapatmaya çalıştığını vurgulayan Aylin Kaplı, kendisinin ayağını kapı aralığına koyduğunu anlattı. Bu kişiyi tarif eden Aylin, "Yüzü beyaz gibiydi" dedi. Ludwigshafen savcılarından Lothar Liebig, küçük kızların kundakçıyla ilgili sözlerini 'çok önemli' diye niteledi.
Bild gazetesi Ludwigshafen'daki binanın daha önceki bir saldırıya hedefi seçildiğini hatırlattı. Binanın zemin katındaki 'Kale' adlı Türk kahvehanesi 2 Ağustos 2006'da kimliği belirsiz kişilerin taşlı ve molotofkokteylli saldırısına uğramıştı. Kahvehanenin sahibinin yeğeni Zeki Karakaplan, daha önce başka bir isimle çalışan lokali, neonazilerin buluşma noktası olarak kullandığını söyledi. Karakaplan, "Daha sonra binayı biz aldık. Birkaç yıl kaldılar. Daha sonra onları çıkardık" dedi.
Savcı Liebing, geçmişteki saldırıyı önemsediklerini belirterek "Olayı her yönüyle inceliyor, tüm ihtimalleri araştırıyoruz" dedi. 50 kişilik özel komisyon dün çalışmasına başladı. Çökme tehlikesi yüzünden dün de binaya girilemezken, kurtarma ekipleri vinçle bazı bölümleri çıkardı. İtfaiye Müdürü Peter Friedrich, eğitimli bir köpeğin, binada başka bir ceset bulmadığını söyledi. İtfaiyenin tahmini, yangının asırlık binanın ahşap merdivenlerinde başladığı yönünde. Yangının hızla yayılması da şüphe uyandırıcı bulunuyor.
Yangın Türkiye'de büyük tepkiyle karşılandı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Köksal Toptan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, MHP lideri Devlet Bahçeli, konunun titizlikle incelenmesini istedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da partisinin grup toplantısında, 7-10 Şubat tarihleri arasında Berlin'e yapacağı ziyareti anımsatarak "Almanya İçişleri Bakanı Wolfgang Schauble ile konuştum. Yeni bir Solingen yaşamak istemiyoruz" dedi. 29 Mayıs 1993'te Solingen'de Türklerin yaşadığı bir ev kundaklanmış, beş vatandaşımız yaşamını yitirmişti. Almanya İçişleri Bakanlığı sözcüsü Gabriele Hermani, dün yaptığı açıklamada Schauble'yle Erdoğan'ın Türk uzmanların soruşturmada yer alması konusunda anlaştıklarını söyledi. Ludwigshafen Emniyet Müdürlüğü'nün onayıyla Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu ve Emniyet'ten dört kişilik bir heyet teknik çalışmaya katılmak üzere dün Almanya'ya gitti.

Ardı ardına yangınlar
Ludwigshafen'deki olaydan sonra Almanya'da üç yangın daha çıkması şüpheleri artırdı. Ruhr eyaletine bağlı Herne kentinde çoğu Türk ve yedisi çocuk 16 kişinin yaşadığı dört katlı binada yangın çıktı. Neden çıktığı belirlenemeyen yangında 16 kişi dumandan zehirlendi. Herne kenti polis sözcüsü, Ludwigshafen kentindeki gibi bir felaketten ucuz kurtulunduğunu söyledi. Baden Württemberg eyaletinin Backnang kentinde beş katlı bir binada da sebebi belirlenemeyen yangın çıktı. Yangında 36 yaşındaki biri öldü, beş kişi hafif yaralandı. Recklingshausen'de birçok ailenin kaldığı bir binadaki yangında 50 yaşındaki mal sahibi öldü. (Radikal, aa)


Kahraman Türk polis yaralandı
Onur Çağlar'ı polis havada yakaladı.

LUDWIGSHAFEN/BERLİN -Yangın sırasında yaralanan Nergis Çağlar'ın pencereden attığı çocuğu sekiz aylık Onur'u kurtaran polisin Türk kökenli Hakkı Paker olduğu anlaşıldı. Polis sözcüsü Simone Eisenbarth, Paker'in yere düşüp başını yaraladığını, hastanede tedavisinin tamamlandığını söyledi.
Paker de olaydan sonra şoka girdiğini söyledi. Paker, "Amirlerim izin vermeden konuşmayacağım" dedi.
Onur dün babasına kavuşurken annesi hâlâ tedavi görüyor. Binadan kurtarılan 10 yaşındaki Derya Kaplan'ın da ölen annesi Hülya Kaplan tarafından son anda pencereden atıldığı öğrenildi. Yangın Almanya'da büyük yankı uyandırdı. Alman basını haberleri yanan binanın penceresinden kurtarılması için aşağıya atılan Onur'un fotoğrafıyla verdi. Bild, 'Anneler çocuklarını yanan binadan attı', Berliner Kurier, 'Bebek mucizesi', B.Z 'Yangın paniği! Çocuklarını pencereden attılar... ve kurtuldu' başlığını kullandı. (aa)


Gurbete sakat çocukları için gittiler
GAZİANTEP - Ludwigshafen kentindeki yangında dokuz ferdini kaybeden Gaziantepli Barak aşireti yasta. Sekiz yıl önce Almanya'ya giden aşirete mensup Kaplan ailesinin ölüm haberinden sonra ağıtlar yükseliyor. Aile, cuma günü cenazelerin gelmesini bekliyor. Ludwigshafen'de sekiz ferdini yitiren Kaplan ailesi 18 yıl önce Almanya'ya gitti. Gaziantep'te taksicilik yapan 52 yaşındaki Cevdet Kaplan, doğuştan ayaklarından felçli, o zaman 10 yaşında olan Kamil Kaplan'ın tedavisi için Almanya'ya yerleşmek için girişimlere başladı. Taksisini satan Cevdet Kaplan eşi Medine Kaplan, oğulları beş yaşındaki kendisiyle aynı adı taşıyan Cevdet'le engelli oğlu Kamil'i alarak Almanya'ya gitti. Kendisi de şeker hastası olan Cevdet Kaplan'a Alman hükümeti oturma hakkı verdi ve aile bu ülkeye yerleşti. Koltuk değnekleriyle yürüyebilen Kamil Kaplan akrabası Hülya'yla, kardeşi Cevdet'se Döne Kaplan'la yaşamlarını birleştirdi. Evlilikler nedeniyle sayıları artan Kaplan Ailesi'nin fertleri, bir Türk'e ait olduğu belirtilen facianın yaşandığı dört katlı ahşap binaya yerleşti. Ailenin geçimini sağlamak için ise anne Medine Kaplan, oğlu Cevdet, gelinleri Hülya ve Döne günübirlik işlerde çalışmaya başladı. Aile en son 3.5 yıl önce Hülya Kaplan'ın ağabeyi Muhammed Çalar'la eşi Nergiz Çalar'ın düğünü için Gaziantep'e geldi.

'Güzel kızım, manken kızım'
Faciada yaşamını kaybeden Hülya Kaplan'ın Gaziantep'te oturan annesi Karanfil Çalar, kızı ile en son dört gün önce telefonla konuştuğunu söyledi. Hülya Kaplan'ı rüyasında gördüğünü belirten Çalar, "Rüyamda kızım bir kuyuya düşmüştü ve onu çıkaramıyordum. Sanki içime doğdu. Telefon edip sesini duydum. Kendisine iyi bakması için telkinde bulundum" dedi. Yakınları tarafından teselli edilmeye çalışan Çalar, sürekli 'Güzel kızım, manken kızım' diyerek gözyaşı döktü. (dha, aa)


'Polis görevini başarıyla yaptı, itfaiyeciler acemiydi'
LUDWIGSHAFEN - Yangının yaşandığı bölgede yaşayan vatandaşlar olayın sabotaj olduğunu düşünüyor.
Adının açıklanmasını istemeyen bir vatandaş, "Bu evin küçük bir kıvılcımdan ya da kısa devreden yanma olasılığına inanmıyorum. Aradan saatler geçmesine rağmen hâlâ evin yanması şaşırtıcı. Ludwigshafen Belediyesi'ne bağlı itfaiye burada sınıfta kaldı. Polis görevini tam yapmıştır" dedi. Esnaf Ali Şen, Alman yetkililere tepki gösterdi. Şen şöyle konuştu: "Modern devlet sistemiyle yönetilen, ancak itfaiye konusunda sınıfta kalan Alman yöneticiler, sadece seçimlerde oy için çıkar sağlamak yerine daha duyarlı olmalılar. Bu olayda toplumsal tepkimizi göstermeliyiz. Ancak şu durumda neyin ne olduğunu tam bilemiyoruz, çelişkili durumlar var."
Şen ayrıca, geçen 10 yıl içinde aşırı sağcıların Ludwigshafen kentinin yer aldığı Rheinland-Pfalz eyaletinde sık sık yürüyüş yaptıklarına dikkati çekti. Ercan Kılıç adlı vatandaş, yanan binanın yakınında bulunan Belediye Sarayı ve bir park alanındaki video kamera görüntülerinin değerlendirilmesinin faydalı olabileceğini söyledi.

'Kapıları her zaman açıktı'
İtfaiyeye tepki gösteren ve adını H.Ç olarak veren biriyse "İtfaiyenin tamamen acemi erlerden oluştuğunu fark ettim. Yangın söndürme hortumu patladı, geciktiler. Diğer itfaiye araçları uzakta kaldı. Tümüyle beceriksiz bir itfaiye oradaydı" dedi. Yanan binanın önünden sık sık geçtiğini ve dış kapıyı her zaman açık gördüğünü belirten H.Ç, şöyle devam etti: "İnsanlar yangından kurtulabilmek için kendilerini pencerelerden insanların üzerine attı. 10 dakikalık bir yere itfaiye geç geldi. Evin çökme olasılığından söz edilmekte. İnanılacak gibi değil." (aa)


'Beck biraz aceleci davranmış'
BERLİN - Göç ve Uyumdan sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer ile Sosyal Demokrat Parti Genel Başkanı ve Rheinland Pfalz Ayaleti Başbakanı Kurt Beck'in, yangınla ilgili "Yabancı düşmanı bir saldırı olduğu yönünde ipucu bulunmuyor' açıklama yapması tepkiye neden oldu.
Alman hükümeti sözcü yardımcısı Thomas Steg, konuyla ilgili sorulara "Böhmer ve Beck'in bu yöndeki bilgileri Emniyet'te yaptıkları görüşmelerden edindiğine inanıyorum" dedi. Berlin Büyükelçisi Mehmet Ali İrtemçelik, Ludwigshafen kentine giderek yangının çıktığı binanın önüne çelenk koydu. İrtemçelik daha sonra Beck'le görüştü. İrtemçelik Beck'in sözlerinin sorulması üzerine "İyi niyetinden şüphe etmem. Sanırım biraz aceleci davranmış" dedi.
Federal Meclis (Bundestag) üyesi Sevim Dağdelen yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Bazı politikacıların soruşturma öncesi yaptığı açıklamalar var. Irkçı kundaklama olduğu spekülasyonu da yayılıyor. Ben bunları doğru bulmuyorum." (aa)



(alıntıdır..)
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Benzer Konular

PALA.
Cevap
1
Görüntüleme
662
Cevap
8
Görüntüleme
530
DarkredBlue61
Cevap
15
Görüntüleme
878
MAERKEK
RomeusTR
Cevap
1
Görüntüleme
399
bilisimler


Üst Alt