Adnan Polat'tan bomba gibi sözler!

  • 12 Mayıs 2011
  • 346 Okunma
  • 2 Cevap

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. Galatasaray Başkanlığı görevinin son günlerini geçiren Adnan Polat, basının sorularına çok içten yanıtlar verdi...













    Galatasaray Başkanı Adnan Polat, sarı kırmızılı kulübe veda etmeye hazırlandığı bugünlerde, bir veda toplantısı düzenledi.

    Çarpıcı açıklamalar yapan Polat, karşısındaki oluşumdan, hatalarından ve planlarından bahsetti. Aktif görev döneminin bittiğini ifade eden Polat, kongrede yer almayacağını belirtti..
    "3 BAŞKAN ADAYINDAN 1'İNİN KAZANMASINI İSTEMEM"

    Merak edilen konular hakkında açıklamalar yapan Adnan Polat, bundan sonra Galatasaray'da aktif görev yapmayacağını ve 7-14 Mayıs'taki genel kurulda, oy kullanmayacağını ifade etti. Üç başkan adayına da aynı mesafede olması gerektiğini belirten Polat, "İsim vermeyeceğim ancak 1 tanesinin kazanmasını istemem" dedi.

    NTV Spor'dan Haluk Yürekli ve Güntekin Onay'ın yer aldığı "Adnan Polat'la Son Nokta" programında gazeteciler Faik Çetiner, Levent Tüzemen, Bahri Havadır ve Nebil Evren de sorularını iletti. Program, Galatasaray TV'den Can Erbesler tarafından sunuldu.

    Mali Genel Kurul'da ve devamında yaşananları "bir darba" olarak adlandıran Adnan Polat, veda günü olarak isimlendirdiği buluşmada, akşam futbolcuların da katılacağı geniş kapsamlı bir veda yemeği düzenlediklerini belirtti. Programın sonlarına doğru Galatasaray Kaptanı Arda Turan, duygusal bir mektup kaleme alarak Murat Yalçındağ ile programa yollarken, Arda Turan'ın, gözyaşları içerisinde yazdığını ifade ettiği mektup, Adnan Polat'ın da duydusal anlar yaşamasına sebep oldu.

    "Beş yıla sığmayan projeler, hüzünler, sevinçler, gururlar, pişmanlıklar, son genel kurul ve sonrasında yaşananlar... Nasıl başladı, nasıl bitirdi ve geriye ne bıraktı?" şeklinde Galatasaray'ın resmi internet sitesinden anons edilen programda, Adnan Polat, Özhan Canaydın döneminde başlayan görevlerini, başkanlık dönemini ve son zamanlarda yaşananları aktardı.

    ÖZEL HAYATIMI BU İŞE ADADIM!
    "Alp Yalman döneminde girdiğim kulüp yöneticiliği kariyerinde 9 yıl çalıştım. Bu süre içerisinde özel hayatımın tamamını bu işe adadım. Bu yaptıklarımın hepsiyle de büyük gurur duydum. Bu dönemde 2006 yılında şirketleşme yolunda büyük sıkıntılar vardı. Bir 6 ay kadar biz yapılandırmalarla uğraştık. Biz göreve geldiğimiz andan itibaren tesisleşme ve borçlarla uğraştık. Ali Sami Yen Stadı'nın demodeliği ve özellikle insan hayatını riske sokacak şekilde eskimiş olması yeni stad yapımı ihtimalini doğurdu. Bunların yanında çeşitli sosyal tesisleri de modernleştirerek kullanıma açtık. Büyük projelerimizin hepsi bitti. Bu dakikadan itibaren kulüp kendisini çevirir konuma geldi."

    "Riva arazisi konusunda da gelişmeler oldu. Bu tip alanlarımız mevcut, ancak Riva 40 yıldır kulübe bağlı ancak daha işlevsel kılmaya uğraşıyoruz. Benim planım Riva arazisini satıpi mevcur kredi borçlarını kapatmak, bunun yanında Kemerburgaz ve Anadolu yakasında 2 milyon metrekare alan satın almayı planlamıştım. Umarım benden sonra da herşey daha iyiye gider."

    "310 milyon TL'ye yeni stad maledildi. Çevreyolları ile ilgili düzenlemeler için daha fazla para harcandı. 1 milyon TL kadar da yeni stad için kira bedeli ödeniyor. Benden sonra gelecek yönetim için de minimum problem bırakmak amacındayım. Bu tip şeylerle değil yeni projelerle uğraşılmasını daha doğru buluyorum."

    "KEİTA'NIN SATIŞINI RİJKAARD İSTEDİ"

    "Florya'da istediğimiz düzeni sağlayamadık. Adnan Sezgin'in yaptıklarının bende arkasındaydım. Orası öce hedef gösterildi ve sürekli Adnan Sezgin'e vuruldu. Rijkaard'ın Elano'nun, Keita'nın gelmesini söylediğimiz zaman ortalık ayağa kalktı. Birinci belli ikinci kim yorumlşarı yapıpldı. Amca takımın kimyası tutmadı. Skibbe ve Rijkaard'ın fazla medeni olmaları bu sonuçları doğurdu. Takımın kimyası tutmadı."

    "Ben Florya ile ilgilenemedim. Yöneticilik zamanında takımla yatıp kalkardım. Ancak başkanlık dönemimde zaman ayıramadım. Florya'da düzeni sağlayamadık. Florya'dan sorumlu olması için görevlendirdiğimiz kişiler de iletişimsiz kaldı ve bu durumlara gelindi."

    "Keita'nın gidişini Rijkaard istedi. Taraftarı motive edebilen biriydi. Ancak yurtdışına ne zaman gitse geç geliyordu. En son Gençlerbirliği maçından önce Keita kaçtı resmen. Daha sonra aradık ve adam Paris'ten çıktı. Sonra Rijkaard'ın talimatıyla elimizden çıkardık."

    "Misimovic'te Hagi'nin isteği ile gönderildi. Yapı olarak sorumsuz birisi. Çok para almasına rağmen hakkını vermiyordu. Bu konuda Hagi ile uzun uzun konuştuk, ancak Hagi ikna olmadı. O dönemde de Hagi yeni gelmişti, ya Hagi'yi ya Misimovic'i. Sonuç olarak ortaya istenmeyen şeyler çıktı."

    "14 MAÇTA HAKEM KATLİ NEDENİYLE PUAN ALAMADIK"




    "Skibbe'den başlayarak Rijkaard, hatta Hagi bile 4-3-3 sistemini benimsedi. Baktım Bülent Hoca'da bu şekilde devam ediyor. Bu Barcelona'nın oyun sistemi dünyadaki tüm hocaların kafasını allak bullak etti. Bizim takımımız 4-3-3'e entegre olabilecek bir takım değil. Devre arasında yalvardım resmen Rijkaard'a santrafor alalım diye, ancak kendisi istemedi."

    "Sezon açılmasını devre arasında stadın açılmasını istemeyen çok kişi oldu. Başka gerekçelerle bence bu önlenmek istedi. Ali Sami Yen'den bir an önce çıkmak istememin nedeni insani tehlikenin bulunması ve para olarak kaybımızın büyük olacağıydı."

    "Bu sezon oynanan 14 maçın hakemler tarafından katledilmiş olduğunu tesbit ettik. Biz taraf olduğumuz için tarafsız bakamıyoruz. Yurtdışında ilgili kişilere de incelettirdim. Tam 14 maçta hakem katli nedeniyle puan alamadığımızı tespit ettirdim."

    "Stad açılışından önce beni eski bir yöneticimiz aradı. Açılışta bazı kötü olayların olacağını söyledi. Tepki olabileceğini bekliyorduk ancak bu kadarını tahmin edemiyorduk tabii ki."

    "Amatör branşlarda kulübümüz büyük aşamalar kaydetti. Bayan voleybol ve bayan basket takımları ikinci ligdeydi. Şimdi şampiyonluğa oynuyorlar. Birisi Avrupa şampiyonu oldu, Türkiye'de ilk defa. Yalnız bizden sonra göreve gelecek yönetimin bunları sürekli kılması için tesisleşme yapması gerekli."

    "HAGİ FUTBOLCULARI ÇOK FAZLA YIPRATTI"

    "Borç olarak dönen rakamlarda, 40-60 milyon dolar arasında bir ölçek var. Bonservisi bedelleri baz alınarak bunları hesaplamak lazım. Biz TT Arena'da önümüzdeki yıl Avrupa Kupaları'nda oynamak için bu yatırımları yaptık. Devre arasında bonservislere harcadığımız toplam paralar 11 milyon dolar civarındadır."

    "Rijkaard son derece beyefendi, futbolu iyi bilen bir kişi ancak Türkiye şartlarına uyum sağlayamadı. Hagi ise futbolcuları çok fazla yıprattı. Rijkaard ne kadar sakin ve beyefendiyse Hagi bir o kadar agresifti."

    "Terim Türkiye'de çalışmayı prensip olarak ailece doğru bulmuyorlarmış. Terim gelseydi Florya'yı da ona emanet edecektik. O gelseydi Florya dahil şu anda yaşanan olaylar yaşanır mıydı bilemiyorum tabi."

    BANA DARBE YAPILDI

    "Terim Türkiye'de çalışmayı prensip olarak ailesiyle birlikte doğru bulmuyormuş! Terim gelseydi, Florya'yı O'na teslim edecektim! Gelsiydi şu yaşananlar yine olur muydu bilemiyorum?

    Divan Kurulu'nda bana yapılanları darbe olarak nitelendiriyorum. Bunu yapan da bir kişi değiş. Birkaç kişidir. Kimler diye soracaksanız? Tv'lerde çıkıp konuşanlardır...

    Biz ekip arkadaşlarımıza, yeni gelecek arkadaşlar göre başlayana kadar görevimizin başında olduğumuzu söyledik... Bizi koltuğa yapışan adam olarak nitelendirdiler. Bir yandan seçim kararı alırken diğer yandan nasıl koltuğa yapışan birisi olabilirim ki!"

    "4 isimle birebir görüşmelerimiz oldu. Ciddi başarılı ve kariyerli isimler. Ayın 15'inden sonra da bunlara resmi imzaları attıracaktık. Ön sözleşmeleri bile yapıldı. İsimlerini söyleyemem tabii ki ancak yeni yönetime bu konuları ileteceğiz."

    "Arda'ya teklif geldi. Şu ortamda Arda'yı vermek doğru olmaz. Yeni yönetimin elinden kararın alınması, etik olarak doğru değil. İkincisi ise Arda'nın Galatasaray'da büyük başarılar kazanmadan ayrılmasını istemiyorum açıkçası. Arda kaptanlığa geldiğinden beri yerden yere vuruluyor. Kaptanlığa getirdiğim için de gayet memnunum, 'iyi ki bu kararı vermişim' diyorum."

    ARDA KONUSU


    Arda'ya izin günleri çerçevesinde en normal şekilde gezmesini öğütledim. Yıpranmaması için... Bunu da o kadar güzel şekilde uygulamasına rağmen bir türlü Türk basını tarafından rahat bırakılmadı. İçki veya sigara kullanırken kendisini göremezsiniz, kendisi örnek bir genç sporcudur ancak her nedense onu sürekli yıpratmak istiyorlar."

    "Başkanlık seçimlerine katılmayacağım. Sadece kongre başkanını seçilmesi için benim kesin gitmem gerekiyor. Bana yapılanları tasvip etmiyorum, bu yüzden seçimlere gitmeyeceğim."

    "Arena'da maçları izlemeye geleceğim. Kim ne yaparsa yapsın benim içimdeki Galatasaraylılığımı elimden alamaz. Ancak bundan sonra yönetici veya bu tip bir görevde yer almayacağım."

    "Başkanlık yarışını bir kişinin kazanmasını istemem. Kimi söylediğimi anlayan anlar. İsim açıklamayı doğru bulmuyorum."

    Bu arada Başkan Adnan Polat, yönetici Mustafa Yalçındağ'ın canlı yayına girerek kaptan Arda Turan'ın yazdığı bir mektubun okunmasını istedi. Bu isteğin Arda'nın kendisinden geldiğini söyleyen Yalçındağ ardından mektubun okunması için programın koordinatörüne teslim etti.

    Mektubun okunmasının ardından Polat gözleri dolarak basın mensuplarının sorularını yanıtlamaya devam etti.

    "ZAPATA KOLAY ÇÖZÜLÜR"

    "Kongreye 3000 civarı katılım olacak diye düşünüyorum. Oy vermeye çok yüksek sayıda katılımın olacağını zannetmiyorum. Üyelerin tamamı kulübe kırgın. Mali Genel Kurul'dan önce eğer seçimlere gitme kararı verseydim kazanacağıma inanıyorum."

    "Futbol takımında gönderilmesi gereken çok futbolcu var. İki hafta sonra da bunlar netleşecek. Futbolcular da kendi bunu biliyordur zaten. Takımın yarısından fazlasının yenilenmesi şart. Milli takımlarından olan yerli futbolcuların dışında yabancıların da bir kısmı kalmalı. Şu anda takımda Stancu'nun, Culio'nun sözleşmeleri devam ediyor. Zapata'nın sözleşmesi de bitmiyor ancak onun durumu kolay çözülecek bir durum. Gönderilmek istendiği zaman sorun çıkmayacaktır."

    "Federasyon ve MHK başkanlarına hiç güvenmiyorum. Onların da önümzüdeki dönemde seçimleri olacak. Yolları açık olsun..."

    "BOŞ GEZENİN BOŞ KALFASI DEĞİLİM"

    Fenerbahçe'nin 10 yıldır bize üstünlüğü çok fazla. Mantığı yok. Bu kadar kötü bir sezon olmasına rağmen son maçı gayet iyi oynadık.

    Tüm adaylara aynı mesafede durduğumu söyledim. İnsanlar bana seçimlere katılmayacağını söylüyor. İnsanların kendi iradeleriyle oy atacaklarını düşünüyorum.

    27 Mart'ın diğer kulüplerin başkanları da beni arayarak üzüntülerini söyledi. Kendileri açısından da bu tip durumların endişesini taşıdıklarını söyledi.

    Başkanlığı bıraktıktan sonra kendime biraz daha fazla zaman ayırmayı planlıyorum. Ancak ben yolda boş gezenin boş kalfası değilim. Sonuçta şirketlerim var ve time çalışmamı sürdüreceğim. Zaten bünye olarak çok fazla tatil seven bir kimse değilim.
     


    Yazan: tragedie
  2. Mehmet Helvacı o kişide.Zaten Galatasaraylılarında başkan olmasını istemediği ortak kişidir:Mehmet Helvacı:oke:
     
  3. Ünal aysal büyük ihtimal başkan olucak.Mehmet helvacının ise hiç şansı yok
     
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
Yüklüyor...
20/09/2018 - 00:18