AB Kuruluşu ve Tarihçesi


Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
HeiLmasTer®

HeiLmasTer®

Üye
    Konu Sahibi
1.AVRUPA BİRLİĞİNİN KURULUŞU VE KISA TARİHÇESİ


1957’ de kurulan Avrupa Ekonomik topluluğu (AET) 1967’de Avrupa Topluluğu’na (AT; 1980’lere değin Avrupa Toplulukları) dönüşmüş ve 1 Kasım 1993’te yürürlüğe giren Avrupa Birliği Antlaşması’yla* (Maastricht Antlaşması) AB doğmuştur. AB’nin üç ana ayağı, Maastricht Antlaşmasıyla birliğin ekonomik örgütlenmesi olarak yeniden tanımlanan AT, ortak dış politika ve güvenlik politikası ve iç güvenlik ve hukuk alanlarında işbirliğidir.

Batı Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda, İtalya ve Lüksembourg topluluğun ilk üyeleriydi. Danimarka, İngiltere ve İrlanda 1973’te, Yunanistan 1981’de, Portekiz ve İspanya 1986’da topluluğa katıldılar. Danimarka’ya tam bağımlı bir devlet konumunda topluluk üyesi olan Grönland özerk bir devlete dönüştükten sonra 1985’te üyelikten çekildi. Eski Doğu Almanya 1991’de yeniden birleşen Almanya’nın parçası olarak toplulukla bütünleşti. Tümü Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) üyesi olan Avusturya, Finlandiya ve İsveç 1995’te birlik üyesi oldu.

Avrupa ortak pazarı ve birleşik Avrupa kavramları Batı Avrupa ülkeleri arasında II. Dünya Savaşı’ndan sonraki canlanma döneminde tartışılmaya başladı. Bu ülkeler, Fransa ve Almanya arasında yakınlaşma sağlamak, katılımcı ülkelerin ekonomilerini bir ortak Pazar çatısı altında kalkındırmak, aralarında yeni bir savaş çıkması kaygısını hafifletmek ve zamanla siyasal bir birlik oluşturmak amaçlarıyla 1955’te Sicilya’daki (İtalya) Messina kentinde bir araya geldiler. Mart 1957’de Roma’da imzalanan antlaşma ile AET kuruldu. Ve 1 Ocak 1958’te işlerlik kazandı.


2. AVRUPA BİRLİĞİ KURULUŞ AMAÇLARI


AET’nin kuruluş amaçları şunlardır:

1. Üye ülkelerin kendi aralarındaki ticaret engellerini kaldırmak
2. Üye olmayan ülkeler karşısında tek bir ticaret politikası oluşturmak
3. Üye ülkelerin ulaştırma sistemleri ile tarımsal ve genel ekonomik politikaları arasında zaman içinde eş güdümü sağlamak
4. Serbest rekabetin önündeki özel ve kamusal kısıtlamaları kaldırmak
5. üye ülkeler arasında iş gücünün, sermayenin ve girişimcilerin serbest dolaşımını güvence altına almak



AVRUPA BİRLİĞİ TARİHÇESİ

1) Akdeniz çevresinde hayat : Asya halkalarının ya da nehir vadisi insanlarının yaşam tarzlarından farklı olduğu ,yeryüzü şekillerinin bu farklılığı doğurduğu göz önüne alınmalıdır.Mesela ,Yunanistan ve İtalya'daki dağlar ,kara içiyle kıyı arasındaki iletişimi koparmış, insanların denize açık olmasının gerektirmiştir. İklimin sadece yaz ve kış /kurak-soğuk oluşu hayvancılığı ön plana almıştır. Sulak arazide ekimin emek maliyeti yüksek ,köle iş gücü ön sıradadır.Kolay tarımın yapıldığı alan az olduğundan ,getirisi az olan tahıllar yerine , zeytin ,üzüm ,incir gibi dayanıklı ve bakımı kolay ağaçlar dikilmektedir.

2) M.Ö. 3000'lerde Güney Avrupa'da endüstriyel bazı gelişmeler görülmüştür. Kuzey Avrupa'nın doğal şartları aynı gelişime izin vermemiştir. Çünkü ; güney Avrupa 'ya, Asya ve Mısır 'dan ,bu bölgelerin G.Avrupa'ya yakın oluşları nedeni ile göçmenler gelmiştir. Kıyıdan kıyıya ,adadan adaya yolcu ve eşya taşıyan gemiler; maden çağının temel girişimlerinden biriydi.
M.Ö.2500-2000 arasında Giritliler ,deniz nakliyatı sayesinde , maden işleme tekniklerini Orta Avrupa ve Britanya'dan alarak , Kuzey'e öğrettiler.

3) Akdeniz'de suyu ve toprağı tutmak sorun iken, Mısır fazla yağıştan muzdaripti.Bu nedenle iki yerde de ,sulama sorununa yönelik büyük ölçekli tesisler inşaa edilmekteydi.
Yine de bir çok bölge en yüksek verimde bile nüfusunu besleyememekte ,Akdeniz'in ve Karadeniz'in meskun olmayan kısımlarında koloniler kurulmakta ,enstansif tarım ve kolonilerden ithalatla bu sorunu aşmaya çalışmaktaydılar.

4) Girit'in 1000 yıllık denizcilik serüveni (MÖ.2500-1500) ,kuzeyli istilacılarla sona erdi.Bu işlevi üstlenen Fenikelililer ,Ege ticaretini tekne üstünlükleriyle ele geçirmişlerdi.Avruap'dan maden ,hammadde sağlamakata ,bunları Afrika'dan aldıkları ;Altın ,Fildişi , Köle ve değerli taşlarla mübadele ediyorlardı.
Gelişen ticaretin yanında ,Mezopatamya ve Mısır "kalıp yöntemleriyle" fakirlerinde alabildiği endüstri malları üretmişlerdi.

5) Yunanlılar ,batıya ikibin yıllık göç halksının son zinciriydiler.Fenikelilerin egemenliklerine son verip ,ticaret alanlarını daralttılar.
Sadece Mısır ticareti ile zenginliklerini sürdüren Fenikeliler , Karatca'nın düşüşü ile sahneden çekildiler.

6) Kendilerinden öncekileri yokeden ya da boyunduruk altına alan Yunanlılar ,göçlerinde yarattığı karışıklıkla Ege çevresine ve adalara yayıldılar.
Büyük ihtimalle göçebe ,hayvancılıkla ilgilenen ve demirden silahlar kullanan savaşçı bir topluluktu. Göç ertesinde toprağa yerleşip hayvancılıkla uğraşmaları yanısıra ,artan nüfus baskısıyla kolonizasyona başvurdular.Akdeniz'in doğusuna ,Karadeniz etrafına ,Sardunya ,Korsika,Nil Deltası'na ve Kıbrıs'a yerleştiler.

7) Koloniler hem kendi ihtiyaçları için hem de ihracata ,hammade ve gıda üretmekteydiler. Ana Site'den mamul mallar ,sermaye arzı
gemicilik hizmetleri ithal etmekteydiler.
Anavatan'da kalan Yunanlılar , zeytinyağı ,şarap üretimine önem verirken ,ülkede ucuza mal edilemeyen ; tahıl ,balık ve diğer ürünlerin ithallerine yöneldiler.

8) Kendisine geniş ölçüde yeterli olan ekonomi ,toprağa dayalıydı.Toprak bölünmüş ,küçük parçalar kiralanmıştı.Büyük kısımlar köle emeği ile işleniyordu.Köleler ; savaşlardan ya da borçlarının ödeyemeyen çifçilerden karşılanıyordu. (Özgür Kölenin bir kaç kuşak sonra vatandaşlık hakkına sahip olabilmesinin nedeni...)

9) Kıtlık zamanı borçlarını ödeyemeyen küçük toprak sahipleri isyanlar çıkarıyordu.Tiranların,isyanı bastırmaya yönelik reformları , borçları siliyor, yeniden toprak dağıtıyordu.Ancak zamanla her şey eski haline dönüyordu.

10) Eski Yunan'da her ev kendi ihtiyacını üretiyordu.Endüstri üç dalda gelişmişti ; Dokuma ,Çömlekçilik ve Madeni Eşya üretimi...
Üretim zanaatkar'ların emrindeki atelye de ,özgür ya da köle işçilerle gerçekleştiriliyordu.

11) Dış ticaret deniz ağırlıklıydı.Doğal engeller (fırtınalar) ve korsanlar ; yük gemilerinin ve seyahatlerin finansmanındaki temel riskler ve masraf (savunma-asker ,daha sağlam gemi ) kapılarıydı.
Bunların yüksek olması ,tekne mülkiyetinin paylaşılması ile dağtılıyordu. (Çok ortaklı şirket örnekleri ??? ) Bazen taraflardan biri sermayesini diğeri ise iş gücünü ortaya koyuyordu.

12) Değişim aracı olarak ,birimi önceden saptanmış bakır ya da gümüş ağırlığı kullanılıyordu.Lidyalıların parayı icadından sonra , tapınakların ve site devletlerin standart sikkeleri kullanılmaya başlandı.
Farklı nitelikteki paralar ,sarraflığın temelini attı.MÖ.5nci ve 4ncü yüzyıllardaki sarraflar ,bazen borç veren kişiler olarak gözükmeye başladılar.Bu kişiler bankacılık mesleğini icra ediyor,faizi karşılığında veya koruma amacıyla mevduat kabul ediyorlardı. Bazen mevduat sahibinin arzusuyla ,başka bankalara para transferi de yaptıkları olmuştu.İmalat veyahut gemicilik alanında yatırım yaptıkları da olmuştu.

13) Yunan siteleri ekonomik olarak ayrık olmakla beraber ,dış tehditler karşısında birlikler oluşturmuşlardır.
Makedonyalı Filip ve oğlu büyük İskender'in fetihleri ,Doğu Akdeniz de Helen kültürünü yaymıştır.Fethedilen ülkelere yerleşen Yunalılar ,kültürlerini ,tarım tekniklerini de götürmüşlerdir.
İran (fethinden sonra ) hazinesi ile beslenen ekonomi , yatırımlara yönelimiş ,ticari finans kaynakları sağlamıştır.bozulan yollar , Mezopotamya 'nın sulama kanaları tamir edilip ,yenileri inşaa edilmiş , posta hizmetleri kurulmuş , limanlara deniz fenerleri yapılmıştır.

14) Yeni şehirlerğin kurulmasına ,dağıtılan yüksek maaşlar eklenince
, MÖ. 3ncü yüzyılda hazine tükenmiş , krallar bütçe açıklarını kapatmak için enflasyona başvurmuşlardır.
Romalılar geldiğinde ,Helen dünyası karşı duracak güce sahip değildiller artık...

15) Mö. 800 dolaylarında ,İtalya 'nın batı kıyısının ortasındaki çiftçiler olarak beliren Romalı'lar , İtalya'nın en verimli topraklarındalardı.
"Latium" adı ile anılan halk, kuzeyde Estrük ,doğuda vahşi dağlılar,güney de çeşitli İtalyan klanları ,Sicilya da Yunan kolonileri , Akdeniz'in biraz ötesinde de Kartacalılar ile çevrilmişlerdi.

16 ) Estrük ve Yunanlılar'a göre daha az gelişmiş olup ,kral ve yöneticiler sınıfı askerler (patrici) ,tarafından yönetilmekteydiler.
Savaşçılar , barış zamanlarında yanlarındaki köleleriyle ve kiracılarıyla topraklarını yönetiyorlardı.

17) MÖ. 500'lerde Estrük yönetiminden kurtulan Roma'lılar , İtalyan topraklarında 250 yıl boyunca yayıldılar.Aslen çifçi kökenli olmaları nedeni ile silah ,ordu ve gemi talepleri için ; çalışan bir sınıfın gelişmine yol açtılar.
Sicilyadaki Yunan kolonilerini yutup ,Pön savaşları ile (MÖ: 246-146) Kartaca'yı yıktıklarında ,Roma bir imparatorluk olmuştu. En geniş sınırları ile Avrupa'nın üçte birine yayılmışlardı.

18 ) Fetihlerin getirisi olan vergiler ve el konulan araziler ,Romalı soylulara ve askerlere verilmişti.
Yol ,gemi yapımı ve vergilerin toplanması için finansörlere ihtiyaç duyulmuştur.
Lonca'lar ortaya çıkmaya başlamış (MÖ.200) ,ufak endüstriler gelişmeye başlamıştır.
Gelen hammadeeler Yunalı zanaatkarlarca işlenmeye başlamıştı.

19 )Kuzey Afrika büyük bir ihraç ambarına dönmüş , gelen tahılarla ; ülkede patriciler başta olmak üzere , çiftçileri düşen karlardan dolayı hayvancılığa yöneltmiştir.

20) Bu dönemde tek tartı, para ve ölçü sistemi getirilmiş ,eyaletler arası ticaret kolaylaşmıştır.
Roma hukuku saygınlık kazanmış,sosyal ve ticari kuralların belirlenmesinde faydalı olmuştur. Akdeniz serbest bir ticaret alanına dönüşmüştür.

21) Mısır ,fethedildikten sonra Roma İmparatoru'nun kişisel mülkü sayılmış ,gelirleri de imparatora ait olmuştur.
MS 14'e kadar imparator augustus ,Mısır'da büyük yatırımlar yapmış ,su yollarının tamir ettimiş,ülke de verimliliği artırmıştır.
Ancak aynı zamanda vergi ,tahıl ve rant cinsinden vergileri artırmıştır.Gittikçe artan bu vergiler 3ncü yy.da Mısır'ı tüketmiş , İnsanlar vergisini ödeyemeyince topraklarının bırakıp kaçmışlardır. Bunu önlemek için kaçanın ailesi ya da tüm köyü vergilerden sorumlu tutulmuş,yeterli olmayınca da ;İmparatorluk Karanamaesiyle ,köylüler zorunlu olarak toprağa bağlanmış,Serf'liğin temeli atılmıştır.

22) Çin'le yapılan ticari münasebetlerde ,genel olarak yüksek maliyetler nedeni ile yükte hafif pahada ağır olan mallar tercih edilmiştir.İnşaat endüstrisi büyük gelişim göstermiş ,standart ölçülere kavuşmuştur.Fakat Romalaıların ,ticari hayata katkıları genel olarak fazla olmamıştır.

23) Geniş sınırların korunma zorluğu ,ordunun Romalı niceliğini kaybetmesi ile 200'lerde Roma çekilmeye başlamıştır.3ncü yy.da imparatorluk ikiye ayrıldı..410 'da Vizigotların Roma'yı talan etmesi çöküşü hızlandırdı.

24) Ülke ekonomisi kuraklık ,veba,istilaların ardından artan vergiler ,ticareti baltalamış,para değerinin düşürülmesi ile enflasyon baş göstermiş ticareti geriletmiştir.
Şehirlerden sağlanan vergilerin azalması ,zorunlu bedelsiz iş gücünü talep etmiştir. Artık ufak toprak sahipleri ,kanun gücüyle ,ırsi olarak topraklarına bağlanmışlardır.Sürekli gelir kaynağı olan toprak tekrar gözde olmuştur.

25) 313 yılında Hristiyanlığın resmen kabulü ile devlet otoritesi yıkıldıkça ,din ;maddi ve ruhani otoritesini arttırmıştır. 5nci ve 7nci yüzyıllar arası ,gelen göçebeler ( Hunların etkisiyle) boş topraklara yerleşmişler ,kilisenin gücünü arttırmışlardır....

ORTAÇAĞ:

26) Britanya'ya gelen göçmenler olmuş (Ang'ler ,Sakson'lar ,Jüt'ler), Elbe ,Gaskonya körfezi ,kuzey denizi arası büyük bir yoğunlaşmaya tanık olmuştur.
Alt sınıf ve köylüler tarafından beslenen savaşçı sınıf aristokrasisine dayalı Germen Kültürü , benzer yapıdaki Güney Avrupa ve Roma kültürü ile kaynaşmış , köylüler artık toprağa ya da kişiye bağlanmışlardır.

27) 700'lerden sonra ,Araplar Akdeniz'in güneyini ve Güney Avrupa ' da İber yarımdadasını fethetmişlerdi. Vikingler ,İzlanda'dan Rusya' ya inmişler ,Slavlar huzursuz bir toplum olmuş ,850-950 arası ekonomik gelişmeleri durmuştu.
Bu göç hareketleri 11nci ve 14ncü yüzyıl arasında durulmakla beraber sürmüştür. Nüfus artışı sonucu ,ticaret hacmi ve fiyatlar artmış , yerel ihtiyaçların üretimi karşılanmış ,bankacılık ve ticaret daha karmaşık bir örgütlenme yapısına girmişti.
1150-1350 arası ekonomik girişimin genişleme ve olgunlaşma dönemi olmuştur.Dönem sonunda ortaya çıkan ; açlık ,veba ve doğulu istliacılar (Osmanlılar) ile ,doğuya yöneliş dönemi kapanmıştır.
Fiyatların durağanlığı ile ücret ve vergilerin artışı ,ticareti daha az karlı alana itmiş , devletler ya da kentler arası savaşların, gelişim sürecini tersine çevirdiği de olmuştur.

28) Toprak ve iklimsel yapı;nüfus yapısına ve endüstrisine doğrudan etki etmiştir.Bu nedenle ,Kuzey Avrupa'da yapısal nedenlerle ,Güney Avrupa'dan farklı bir gelişim göstermiş ,üretim kişisel tüketimi karşılamak yanında ,güney için hammadde kaynağı olmuştur.
Kuzey de yağmurun ol oluşu nedeni ile , sulama ve enstansif tarım teknikleri gelişememiş ,tarım ihtiyaca cevap vermediği zamanlarda göçler yapılmıştır. Savaşmak,yağmalamak daha cazip , kârlı ve şerefli görülmüş ,topraktan bağımsız bir hayat tarzı sürdürülmüştür.

29) Uygarlığın daha yüksek olduğu ,Güney 'de ; kilise ,baron ya da kont için çalışan köylüler ve tüm bunları denetlemeye çalışan krallar , genel görünümü oluşturmuştur.
Roma İmparatorluğunun kiliseyi tanımasından sonra , kiliseye yapılan toprak bağışları ,bina yapımı ,rahiplerin beslenmesi,eğitim ve yardım gibi hizmetler ; "Krallıklardan,Soylulardan ve halktan büyük bir mülkiyetin kiliseye aktarımını gerçekleştirmiştir.Sonuç olarak ;kilisenin geliri artmıştır.

30) Ekonomik düzenleme ve üretimin paylaşılması için :"Tanrı'nın evi üç kısımdır ; Bazıları çalışır ,Bazıları savaşır ve Bazıları dua eder." kilise tarafından ve "Beş Hepsi" ;" Hepsine hükmediyorum,Hepsini yargılıyorum,Hepsi için savaşıyorum,Hepsi için dua ediyorum,Hepsi için çalışıyorum." fikri soylular tarafından savunuluyordu.

31) Papalık , alınan vergiler ve diğer gelirleri ile 1000 yılından sonra daha da güçlenmiş ,bu arada yükümlülüklerini de arttırmıştır.Artık kilise , "bir yönetici,bir toprak sahibi,bir rant toplayıcı ,tüccar ,bankacı ve ipotekçi ile Ahlak Muhafızı ,yasa yapıcı ,vicdan zorlayıcı vasıflarına kavuşmuştu.

32) 1100'lerde eyaletler arası ticaret hacmi daralmış,ancak uzun mesafe malların ithali sürmüştür.Bu ticareti ;Suriyeliler ,Araplar,Yunanlılar,Ermeniler ,Yahudiler,İskendiriyeliler Doğu Akdeniz 'den yeni gelişen İtalyan kentlerine doğru yapıyorlardı.Ticaretin ,İtalyan kentleri arasında yarattığı bu rekabet ortamından ve haçlı seferlerindeki nakliye kazançlarıyla Venedik ,büyük bir liman şehri olarak çıktı.

33) Savaşılan toprakların kazançları büyük bir hızla Avrupa'ya geçiyordu.

34) Toprak işletmeleri,Baron'un kendisine ayırdığı (Resérve) ile özgür köylü ve serflere kiraladığı (Domain) topraklar halindeydi. Kilise'de benzer yönteme başvurmuştur.Özgür köylüden ürününnün bir kısmını kira olarak almakta iken ,serf'e efendinin angarya işlerini yapma mükellefiyeti 'de eklenmişti.

35) 13. yy.da,büyük kentlerin ortaya çıkmaya başlamasıyla,kentlerin mamul ve ürün talebini karşılayan üçüncü bir sınıf;"Kent Tüccarları" doğdu. Kendine yetemeyen kentler ,uzak bölgelerden tahıl ve hammadde ithal ediyorlardı.Yollar üzerindeki büyük toprak sahipleri de ,aldıkları geçiş hakları sayesinde yeni gelirlere kondular.Yeni gelirler "Serflik Kurumunun" önem yitirmesini sağladılar.

36) 12nci ve 13ncü yy.lar da ,G.Avrupa'dakine benzer kent gelişmleri Batı Avrupa'da Atlantik kıyılarında da görülmeye başladı.Büyük kentlere mamul ve hammadde akışı gerçekleşmiş,endüstriyel ve ticari gelişimler ,kırsal kesimlerle kentler arasında daha sağlam ilişkiler kurulmasına yardım etmiştir.
Ancak peşisıra gelen felaketler,alçak ülke insanlarını Britanya'ya ve Almanya'ya göçe zorlamıştır.Kalanlarda, Hollanda örneği gibi ,yeni toprak kazanımlarına sermaye ayırmışlardır.

37) 1235 Merton yasası ,Britanya'da Lordlar ve Özgür kiracılar arasında toprak paylaşımında yenilikler getirmiştir :Lord ,kiracılarından kalan boş arazileri kullanabilecekti. Çiftçiler daha etkin bir hasat ve hayvancılık için otlaklar alıp,arazilerinin etrafını çitlemişlerdir.Sınır tartışmalarında ise toprağı ortak kullanarak sona erdirdiler.
Kilise de bu dönemde topraklarını "uzmanlaşmaya dayalı" üretim için bölümlere ayırmaya başlamıştır.

38) 15nci yy.daki felaketler ;(Kara Veba ,Gül savaşları) toprak gelirini azaltmış ,manastırlar tüm topraklarını kiralamışlardı.Ancak artan ücretler ve manastırlar gelirlerine ,Papa'nın ve Kralların el koyması ,zaten kendi giderlerini karşılayamayan pek çok manastırı , Reformlar öncesinde iflasa sürüklemişti.

39) Ortaçağ'ın son döneminde ,işlenmemiş batı topraklarına doğudan nitelikli insanlar davet edilmiştir.alman göçleri,Orta Avrupa tarihini etkilmiş,nüfusu seyrek bölgeler kalabalıklaşmış, daha iyi ve olgunlaşmış tarım ,geniş bir alanda ticareti güçlendirmiştir.Yerli halkların ve Baronların gelirleri ,yeni tekniklerle artmış ,14ncü yy.'a kadar bu yayılım sürmüştür.

40) Gelir artışının göçlerin durgunlaşmasıyla düşmesi ,üretim artışının fiyatları düşürmesi ,genişleme sırasında borcu artan pek çok Baron'un da faiz ödemeleri nedeni ile batmasına sebep olmuştur.
Sürtüşmeler ,siyasal dengesizlikler kilise ve kurumlarını da etkilemiştir.Kilise ve Aristokrasi hem nüfuzunu ,hem de topraklarını kaybetmeye başlamıştır.
Yerlerine Kent Tüccarlarından ve eski küçük toprak sahipleri talip olmuşlardır." Burjuva sınıfının başlangıcını"yapmışlardır.

41) Bu dönem de rüzgar ve su gücü daha fazla kullanım alanı bulmuş ,ancak üretim genelde öz tüketime yönelik kalmıştır.

42) Güvensizlik bu dönemin ticaretini pek çok yerde baltalamıştır.Güvenin değişken nitelikli oluşu,mali ihtiyaçlarla desteklenmiş ,hükümdar riskleri ,ticari rekabetler ,açılıp kapanan pazarların kaprisi bu olumsuzlukların bir kaçıdır.

43) Ancak tüccarlar işlerine yine de devam etmişler,uzun bir sürede geniş bir alana yayılmışlardı. Mübadeleyi ve satışları da belli dönemlerde yoğunlaştırmışlar ,bazı rizikolara karşı sigortalar geliştirmişler ya da riskleri azaltmışlardır.
Kıt kaynakların işlenmesi için sermayelerini ortaya koymuşlar ,daha verimli bir ticaret mekanizması için kredi kurumları geliştirmişlerdir.
Fuarların kuruluşu tüccarı ,din,dil ,ırk farkı gözetmeden yapılan ticaretini güçlendirmiştir.Çünkü alıcı ve satıcıların ödeme yükleri azalmış ,ticari kentlerde mevduat bankalarının oluşumu ile müşteri çekleri ,uzun mesafeli malların ticaretinde de güvenli oluşu nedeni ile kambiyo senetleri kullanılmaya başlamıştır.

44) Roma İmparatorluğunun batışından sonra ,zaten az olan altın iddihara ve kilise süslerine gitmesi ,gümüş'ü standart değer haline getirmişti.
Savaç zamanları daha az gümüş içerikli parlar basılmış,değerli maden arzının artışıyla ihraçları yasaklanmış ya da denetlenmiştir.

45) Ancak temel olarak "Kazanç Ruhu" denetlenememiştir.
Ortaçağın olagelen felaketleri ,zenaat veriminin ve sermaye arzına oranla talebinin düşük ;siyasal ,ekonomik ve dinsel olarak kontrol edilen sermayenin birikim haddinin yavaş oluşu nedeni ile "Kapitalizm"in gelişmi engellenmiştir.

46) Pek çok Avrupa ülkesinin merkezinin olmaması ,insanlarında ulusal bilincinin eksikliği ,dikkatleri kent ya da köyler de toplamıştır. " Orta Çağ Avrupalısı,kendisiyle aynı dili konuşsa,aynı kültürü paylaşsa bile on mil ötede yaşayanı yabancı addetmiştir."
Kentler ,baronlar,kontlar sadece ortak amaç veya düşmanlar çevresinde toplanmışlardır.
Ancak savaş, açlık,veba gibi doğallaşan felaketlerden sonra insangücü kaybını telafi için göçmen zanaatkarları ,tüccarları şehrilerine ya da topraklarına kabul etmişlerdir.

YENİ ÇAĞ

47) 1450-1750 arasında Avrupa nüfus miktarı önemli oranda artmıştır.Toprak hala birinci sıradaki istihdam alanıdır.Bunun yanında endüstri devrimine kaynaklık edecek sermaye ve bilgi birikimi oluşmaya başlamıştır.Şehirlerin ve başkentlerin artan nüfusu ,daha fazla gıda ve hammadde ihitiyacı ile gölgelenmiştir.Daha çok mal'a , tüccara ,çeşite talep olmuş ,tüccarlar daha geniş alanlara yayılmışlardır.

48) Dokumacılık,maden çıkarımı ve kullanımında ilerlemeler olmuş,kömür kullanım alanı bulmuştur.Ülkeler, gemi yapımı ve kereste imalatını teşvik etmekte ,uzun yol tüccarlarına kolaylıklar sağlamaktaydılar.

49) Rönesans ,fiziki dünya'ya olan ilgiyi arttırmış ,bilimsel fizik araştırmalarının yolu açılmıştır.
"Bilgi " ; üretimin bir parçası ve çok sayıda çıkarın temel kaynaklarından biri olarak ,teknik gelişmelerle değer kazanmıştır.

50) Rönesans'ın arttırdığı pahallı zevkler ,bunları karşılayacak maharetli zenaatkarlara olan ihtiyacı artırmıştır.

51) Reformlarise daha dar bir alanda etkili olup ; Krallıklar ,kilise mallarına el koymuş ,mülkiyetlerine katmışlar ya da satmışlardır.
Bu el değiştirme sonucu ,Eski manastırların yerini ,sağlam üretimi verimi işletmeler almıştır.

52) Protestan-Katolik mezheplerinin çekişmeleri ,Avrupa'da büyük bir kargaşaya ve gayri iradi göçlere neden oldu.Kilisenin otorite gücü darbeler aldı.
Prostestanlar ; Kilise otoritesi yerine kişisel vicdanın rehber olmasının istiyorlardı.Böylece dinin ekonomik ve toplumsal emirler bütünü yerine ,kişisel karaktere ve insana ( Hümanizma akımı) ağırlık verilmiş oldu.Artık"çalışma" Tanrı'ya ibadetin temeli olarak değerlendiriliyordu.

53) 16ncı ve 17nci yy.larda geniş ve yeni fırsatların çıkışı ,gerekli sermaye birikimin yapılmış olması ,deniz aşırı fırsatlar karşısında uyum, coğrafyanın getirdiği imkanlarla ; İngiltere ,Kuzey Fransa , Hollanda büyük atılımlar sağlamışlardır.

54) Reformlar, ülkelerin ekonomik ve toplumsal siyasetlerini az etkilemiş ,vergi destekli olarak ihitiyaç sahiplerine birazcık daha kamu ihtimamı göstermiştirlerdir.

55) 16ncı ve 18nci yy.'lar arası devletler "Merkantil Sistem " siyasetini gütmüşlerdir. Ülke çıkarının temelini ;topraktan yapılan üretim değil , imalat ve ticaret ile kır endüstrilerinin yerini de kent endüstrileri almıştır.

56) Geniş alanlara yayılan " Hükümdar Otoritesi" altındaki ulusal devletler ve birliğini kurmaya çalışan ülkeler ,Avrupa'nın siyasi dokusunu oluşturmuştur.
Hükümdarlar halkın mutlak efendisi olmuşlar ve daha fazla talepte bulunmuşlardır.Lüks harcamalar,siyasi veya dinsel savaşlar devletlerin masraflarını da arttırmıştır.
Bu nedenle ülkeler ,kendi ekonomilerine teşvikler verip, bağımlığı azaltmaya çalışmışlardır.Devletin ekonomiye müdahalesi ( statism-étaisme ) politikası ;devletin ,ekonominin buhranlı zamanlarında hazırlıklı olması için uygulanmıştır.
Ticareti kolaylaştırmak için ; standart tartı ve ölçü birimleri ihdas edilmiştir.

57 ) Kişisel ya da hanedan ihtiraslarına dayalı savaşların maliyetleri, savaş tekniklerinin gelişmesi ve orduların boyutlarının büyümesi ile artmıştır.
Oysa,feodal döneme ait gelir ve vergi sistemleri, bu masrafları karşılayamamaktaydı.

58) Yeni uygulamalara geçilmiş ,yeni vergiler veya yeni borçlar ,tüccarlardan ya da tefecilerden alınmış ,kimi zamanlarda borç ödemeleri rededilmiş ya da zorla erteletilmiştir.
Bu gelişmelerle ,ticari orta sınıfta yönetimi etkileyebilecek kadar güçlenmiştir.
Artık bazı kişiler ya da gruplar ,aşağıdan yukarıya doğru bazı düşünceleri empoze etmekte,takip edilen ulusal siyasette daha fazla tüccar isteği yer almaktadır.Halkın ise siyasal etkisi çok azdı.

59) Batı Avrupa Devletleri ,keşifler sonucu elde edilen topraklardaki kolonizasyonlardan yapılan ihracat ve ithalat akımı ile imparatorluk halinde dönüştüler.

60) İstanbul'un fethedilişi ile Helen Kültürünün mirasçıları , Avrupa'ya teknik bilgi ve beceri ile felsefelerini de getirmişlerdi.Statik bir hayat içindeki Avrupalılara yeni kapılar açmışlardı.Maden üretimi artmış,ateşli silahlar talebini cevaplayabilecek düzeye gelmişti.
Tekstil endüstrisi de nasibini almış , rüzgar ve su gücünü kullanıyordu.Matbaa ; yeni fikirlerin , tekniklerin ve "eskilerin bilgilerinin" daha geniş bir alana nüfuz etmesini sağlamıştı.

61) Genişleme ihtiyacı içine giren Avrupa , Kuzey'in coğrafi koşuları ,Güney'de ve Doğu'da fetihçi (kendilerine göre istilacı) güçlerin varlığıyla , Batı' da Atlantik okyanusunun varlığı nedeniyle ,başka çıkış yolları arayışına girdi.
Denizcilikteki gelişmeler ve savunma gücünün artışı,girişimcileri cesaretlendiriyordu.Uzak denizin ötesindeki zenginliğe ulaşma dürtüsü güçlendi.

62) Portekiz kralının teşviki ve desteğiyle ,Uzak Doğu ile yeni ticaret yollarının bulunması için Afrika güneyinden bir geçitle Hindistan'a ve Çin'e ulaşan yollar aranmaya başlandı.1560'dan sonra "Ümit Burnu " nun "keşfi,gündeme bu yolun eskisinden daha kârlı olup olmadığını getirdi.

63) Portekiz Kralının rüyalarını süsleyen ; Müslümanları kutsal topraklardan atmaya yönelik olarak "Prester John" adlı efsanevi kralın güçleriyle birleşerek, Müslümanlara güneyden ve geriden saldırma arzusu bu teşvikerin bir diğer sebebiydi.
Daha büyük ordu ve donanma kurma çabaları ,bir yandan da Avrupa'da üstünlük kavgasını körüklüyordu.

64) İspanya sarayının desteklediği Kolomb ise bu yolu Batı'da arıyordu. bunda yeni bilgilerin oluşturduğu ,daha kolay ve ucuz bir yolun varolduğuna dair inançla ,unutulmamış olan Viking keşiflerinin de etkisi vardı.

65 ) Keşiflerin Avrupa'ya olan ekonomik etkilerini kısaca açıklarsak ;
a) Bilinen ve yeni mallların arzı ,büyük çapta arttı.
b) Avrupa malları,üzellikle mamuller daha geniş pazarlara yayıldı.
c) Büyük sayıda Avrupalı ,Yeni Dünya'ya göç etti.Emeklerine Afrikalı köle emeği kattılar.
d) Ticaret ve iskan yeni yatırım alanları oluşturdu.
e) Okyanus taşımacılığı ve kıtalar arası seyahat ,kâr sağladı.Gemi inşaası ve işletilmesi için büyük sermayeler harcandı.Kolonilerin hammaddelerini işlemek ,işletmeler için yeni alanlar açtı.
f) Anavatan'da veya denizaşırı ülkelerde,hükümetlerin ya da ticaret şirketlerinin yönetsel makamları ,alt düzeylerden geliri yüksek ve saygın yerlere geldiler.
g) Asya malları,vergisiz ve büyük montanlarda taşınabilir hale geldi.
h) Yeni "değerli maden akımı" fiyatlar düzeyini ve mamul başına ödenen birim miktarını yükseltmiş ;bolluk-kıtlık ve savaş nedenli dalgalanmaların yanında devalüasyon daha sık görülür olmuştur.

66) Siyasi olarakta büyük imparatorlukların ve geniş donanmaların ortaya çıkışı,güç kavgalarını sıklaştırmıştır.Üstünlük kavgaları ve yeni sömürge arayışları bitmemiştir.
İspanya ve Portekiz ; gelen değerli madenleri ,silahlanmaya ve kuzeyden mamul ithaline ayırdıklarından ,gelişememişlerdir.
Bir süre sonra da ,ekonomideki yerlerini kuzeydeki Atalntik kıyısı ülkelere terketmişlerdir.

67) Afrika'nın tanınması ,Asya'nın kolay ulaşılır hale gelmesi ; önemlerini azaltmış ,dikkatlerin çoğunu Yeni Dünya'ya yöneltmiştir.

68) Kullanımı artan hammaddelerin fiyatlarının artışları ve devalüasyonlar , 1600'lü yıllarda fiyatlarda önceki yüzyıla oranla ortalama 2,5 kat artışa neden olmuştur.
çözüm bulamayan çiftçiler ,tüccarları istifçilikle -tüccarlarda ,çiftçileri pazara mal sürmemekle itham etmişlerdi.Ancak bir Fransız hukukçu ;bunu "altın bolluğuna" bağlayarak bugünkü "miktar teorisinin" temelini atmıştır.

69) Hükümetler çeşitli kısıtlayıcı -zorlayıcı önlemler almışlardır.
İngiltere 'de ücretler ,yaşam maliyetine göre düzenlenmişti.
Fransa'da ise "devletçilik" Colbert ile zirvesine ulaşmıştır.(1661-1683) Ancak vergi sisteminin eskiliği ,etkisini zayıflatmaktadır.
İngiltere 'de yüksek fiyatlar, büyük toprak sahiplerinin gelirlerini düşürmüş, küçük toprak sahiplerini serf düzeyine indirgemişti.
Fransa'da ise vergi yükünü orta ve fakir sınıfın üstüne yüklenmesi ,iş hayatının aşağılık bir uğraş olarak görülmesi ,burjuvalığın kaba olmakla eş anlamlı kullanılması ,yükselmek isteyenleri kiliseye ve orduya itmiştir.

1789 FRANSIZ DEVRİMİ
70 ) a)Yapısal engellere rağmen,ilkeleri ve çalışmaları ile Colbert ,Fransız endüstrisinin gelişimi için gerekli zemini hazırlamıştı:
bir dizi ekonomik kararlarla ve teşvik ,koruma ,düzenleme,kumpanya kurma politikaları ,Fransa'yı Avrupa çapında beğenilen ürünlerin üreticisi haline getirmişti.
1713'den sonra Kuzey Amerika'da kolonilerin kurulması,barışın "çıkarlar açısından " önemli olduğunu düşündürtmüştür.
b) Ülke çapında her alandaki yapılanmalar ve ilerlemeler üretime yansımış,teknik gelişmelerle "ağır sanayi" de gelişmeye başlamıştır.Ülkenin beş büyük eyaletinin (devrime kadar) hala yabancı sayılması nedeni ile ,gümrük duvarları ancak azaltılmış ve yeni yolların açılımı ile ticaretin gelişii sağlanmıştır.
c) Geleneksel düşman İngiltere ile yapılan yedi yıl şavaşları (1763) da bitmiştir.Fransa Hindistan'dan çekilmiş,Kanada'yı İngilizlere bırakmıştır.Savaşın ağır maliyetleri ,vergileri arttırmıştır.
Vergi yükünü çeken orta sınıf ve bazı düşünürler ;Devletin ekonomideki denetiminin azaltılmasına yönelik taleplerde bulunmuşlardır.
Statik bir ekonomide ,düzeni savunmasıyla "Colbertizm " ,çökmeye başlamıştır.1778'den itibaren ekonomi on yıl süreyle yükselişini kaybetmiştir.Fiyat düşmeleri çiftçileri ve şarap üreticilerini mahvederken ,kiralara bağımlı toprak baronları ve vergi geliri azalan devlet zor duruma düşmüştür.
d) Amerikan devrimini destekleyerek ,İngiltere'yi yenmek eğilim halini almıştır.Amerika için değerli olan bu destek,Fransa'da kamu borcunu %30 attırmış,sonuçları yıkıcı olmuştur.
Fiyatlar düşmüş,depresyon tarımdan,endsütri dallarına ve ticarethanelere yayılmıştır.
Tüccarlara yüksek vergiler binmiş ,kâr hadleri düşmüş,tüccarlar hükümeti " Amerikan Macerası" nedeniyle borca batmakla suçlamış; "Eğer o para halkın refahı için harcansaydı,neler olacağını sorgulamışlardır."
e) 1786 'da Fransız -İngiiz ticaret sözleşmesi tarifeleri indirince , imalatçılar "Sert İngiliz Rekabeti" karşısında korumasız kaldılar.
f) Ücretlerin düşmesinden sonra 1788'de ulusal hasılanın üçte biri olan tarımda "kötü hasat" ,gıda maddelerinin fiyatlarını yükseltmiş,endüstriyel ürünlere ayrılan gelir payının düşmesi ,bir çok zanaatkarın refah düzeyini düşürüp ,ücretleri daha da geriletmiştir.
g) Kötü örgütlenmiş (Paris hariç) ,dağıtım sistemi ,yolların da kötü oluşu nedeniyle, Güney Fransa üreticilerinin ,tahıllarını İtalya'ya ve İspnya'ya satmayı tercih etmeleri sonucu açlık baş gösterdi.
h) 1788-1789 kışının sert geçişi,yakacak fiyatlarını arttırmış , endüstriyel ürünlerin satışı daha da azalmıştı.
ı) Ulusal iflas , XVInci Loui'yi Etat-Généaux'yu ,maliyeyi toplamak için reform toplantısına çağırmak zorunda bıraktı.ancak sonuçta ,toplantı ihtilale dönüştü.


71) İNGİLTERE
a) 16ncı yy.'ın sonlarında örme makinası icadı ile endüstrileşme evrimine başlayan İngiltere'de ,tüccarların statüsü yükselmişti.
Askeri harcamalara (nisbi olarak ) daha az pay ayrılması ,sermayeyi yatırımlara yöneltmiştir.Üretim artışı ve fiyat düşülerine rağmen ücretler istikrarlı bir zemine kavuşmuş ,halk ucuz endüstri maları satın almaya başlamıştır.
b) 1707'de coğrafyasının verdiği rahatlıkla birleşmesini tamamlayan İngiltere , eyaletler arası gümrük vergilerini düşürmüş ,iç ticareti ivmelendirmiştir.
c) Kolonilerle ,Ruslarla ,Hindistan şa, Avrupa Liman Şehirleriyle,Orta Avrupa 'da kurulan kumpanyaların ticaretiyle ; Ucuz Amerikan mallarının buralara satmış , pek çok ülkenin ticaretini baltalamıştır.
d) Alman göçmenlerinin teknikleriyle ,daha da kârlılaşan endüstri,rekabet içinde daha fazla kâr ve dayanma gücü arayan girişimcilerce ,atelyelere taşındı.
Sürekli ücretlilerin oluşması ,çıkar çatışmalarını da beraberinde getirdi.İşçiler loncadakine benzer bir şekilde (1660'dan sonraları) örgütleniyorlardı.(1711'de Normandiya cam imalathanesinde çalışanlar ,grev yaparak %66 ücret artışı ve kapalı işyeri talep etmişlerdi.) Yasa dışı sayılan hatta ölümle cezalandırılan bu tür hareketler ,uzun yılar sert önlemlerle karşılaştılar.
e) Geniş yatırım alanlarına yönelik büyük sermaye ihtiyacı ; Limited Kolektif ,Aile şirketleri gibi sermayesi hisselere ayrılmış kuruluşlarca gerçekleştiriliyordu.
f) 1698-1713 arası ;Fransa ile olan savaş ; faizleri ve vergileri yükseltmiş ,kârları düşürmüştü.Böylece küçük toprak parçaları , daha çok siyasetle ilgilenen büyük toprak sahiplerine geçti.
g) Matbaa'nın icadıyla ,1700'lere kadar kırsal sorunlar ve pratikler üzerine yüzlerce kitap ve broşür yayımlanmıştı.Bunlardan 1714'de tarımın iyileştirilmesine yönelik " Jethro Tull " 'un yaptığı araştırma ve incelemeler ,bazı olumsuz fikirlerine rağmen ,getirdiği icatlarla tarımda verimin artışını sağladı : 1730'larda "rotasyon" la tarım hem verimi artırdı ,hem de hayvan yemi sağladı.Bu sayede 1760-1790 arasında hayvan ırklarının ıslahı sağlandı.
Savaşta artan tarım gelirleri,tarımda sermaye yoğunluğunu artırdı.
h) Sonuç olarak ,1650-1800 döneminde ,İngiltere'de güçler ,endüstri devrimine hazırlanmış,gerekli sermaye ,iş gücü,teknik bilgi ve beceri toplanmıştı.

72) 1700-1800 Endüstriyel Gelişmeler ;
18nci yy. teknik endüstriyel gelişiminin temelini ,17.yy.'da hatta 16ncı yy.lın ikinci yarısından itibaren atmaya başlamıştı.Araştırıcı kafalar iktisat ,savaş ve din gibi dürtülerin etkisiyle daha önceden gelen birikimleri tamamlamış,Endüstri Devrimini bunlarla sonuçlandırmıştı.
a) Hayvan ,su ,rüzgar gücü daha çok kullanılıyor,kömürün endüstriyel kullanımı artıyordu.Buhar gücü ise kapıyı tıklatıyordu.
b) Sonrakilerle kıyaslandığında çok cılız kalan bu gelişmeler,daha çok loncaların ,statik bir ekonomide tam istihdam endişelerinden dolayı muhalefete alınıyordu.
c) Manş kıyısında nüfusun artışı,iç ve dış ticaretlere de yansımış ,deniz aşırı ticaret hacminin artışıyla daha ucuz ve kombine üretim tekniklerini kulllanmak zorunlu hale gelmişti.
d) 1624'de İngiltere'de çıkan tekel yasası (Statue of Monopolies),patent haklarını tekel yasalarından muaf tutunca,tekrar önem kazandı.Kârlardan ve sermayeden alınan vergiler azaltıldı.
e) Tekniğe olan popüler ilgi ;bilimsel araştırmalarla ilgili derneklerin kuruluşunu ve kanıtlanan başarılara ödül verilmesini sağladı.
İlk balon'un havalanışı ;denizaltı ,atsız araba ve yelkensiz gemi fikirlerini doğal hale getirdi.
f) Üretimdeki sorunlar ve ihtiyaçlar bilim adamlarını bu yönlere kanalize ediyordu.(İplik bükme makinesi ,ağartmada klorin kullanılması,Davy lambası ,...gibi)
g) 1776'da Watt'ın buhar gücünü kullanıma açması ile ağır işlerdeki güc ihtiyacının karşılanması,kumaş yıkama ve sıkma makinelerine uyarlanması ,tahıl ve maden öğütücülerinde kullanım alanları kazandırdı.
h) "Uçan Mekik" ,kumaş dokumada büyük bir atılım yaptı.(1730)İhtiyaç duyulan bükülmüş ip yetersizliği sorunu da 40 yıl sonra çözüldü.
ı) 1790'da ilk torna tezgahı kullanıma girdi.Artık buhar kazanları ve top namluları üretimi mükemmelleşti.

73) 100 yıllık Barış dönemi : Fransız devrimi ve ardından Napolyon yönetimindeki Fransız orduları,Avrupa'yı kasıp kavurmuş,yeni oluşumlara zemin hazırlamıştı.Ancak 1815'de Fransa'nın yenilgisi , Avrupa'da I.Dünya Savaşına kadar üstünlük kavgasına son vermişti.Yapılan savaşlar ise ufak çıkarların veya birliklerini kurmaya çalışan ülkelerin savaşlarıydı.Daha çok Fransız devriminin politik nitelikli sonuçlarındandı.
Bütün ülkeler ,açık denizlerdeki tartışılmaz üstünlüğü olan Britanya'nın liderliğini kabul ediyorlardı.Çünkü deniz aşırı ülkelerin pazarlarına ve hammaddelerine ihtiyaçları vardı.Britanya aynı zamanda Avrupa'da endüstrileşmenin başını çekiyordu.Askeri güce (nispi olarak) yapılan harcamalar düşmüştü. Bu ise yatırımlar için daha fazla sermaye demekti.

ONDOKUZUNCU YÜZYIL AVRUPASI

74) Kömür ve demir madenlerinin eşitsiz dağılımı,endüstrileşmenin temeli olmalarından dolayı iki farklı nitelikte Avrupa ortaya çıkarttı : Endüstriyel Avrupa ve Tarımsal Avrupa .
a) Endüstriyel Avrupa ; Galler ,İskoçya ve İngiltere'nin kömür bölgelerinden başlamış , Kuzey Fransa ,Belçika, Hollanda'nın güneyi,
Almanya'ya kadar (13.000 km öteye) yayılmıştır. Ruhr vadisi ,Saksonya ve Silezya en güçlü alanlardır.
Rusya ise kendi endüstri kuşağını ,ukrayna kömür alanlarından , Moskova ve St.Petersburg yakınlarına kadar kurmuştu.
b) Tarımsal Avrupa ; Daha fazla nüfusa ve alana sahip olmuş ,Fransa ,Almanya ve Britanya'nın büyük bir kısmı dahil olmakla beraber ,İrlanda ,İskandinavya,İber ve İtalyan yarımadaları ile Finlandiya'dan Sicilya'ya kadar uzanan hattın doğusunda kalanları kapsamaktaydı.

75) Endüstriyel kentlerde gelişen ticaretle beraber ,ücretlilerin iktidardan aldıkları pay artmış,bu paylar genelde bir anayasa metninde yer almıştır.
Temsili hükümet noktasına ,önce orta sınıf (1832-1850 arası değişik aşamalarda ) ,sonra ücretliler ve son olarakta 1911'de kadınların "Genel oy" engellini aşmalarıyal gelinmiştir.

76) ULAŞIM :Üretim değişiklikleri ,ulaşımda sağlanan iyileştirmelerle yakından ilgilidir.Çünkü teknik gelişmeye rağmen , hacim genişlemesi ;hammaddelerin getirilmesine ve daha geniş pazarlara ,daha fazla mal gönderilmesine dayanıyordu.
a) Gelişim iki aşamada oldu:1830-1840'a kadar düzeltilmiş su yolları ve kanallar İngiltere'de ,1870'e kadar da Almanya 'da kullanım buldu.Bu dönem birinci aşamadır.
Buharlı motorların ve pistonların kullanımı ile ,güc ,güven ve zamanında teslim imkanlarını geliştiren "metal gemilerin dönemi " ile " hızlı ve yüksek oranda yük taşınmasını sağlayan trenlerin dönemi" ikinci aşamayı oluşturuyordu.
b) Posta hizmetleri ,Daha 1700'lerin başında başlayan posta hizmetleri ,1840'larda "Penny Postası" ,standart ücret ile atılım yaptı. Telgraf'ın kullanımı ve denizaltı kabloların döşenmesi ,stokta bekleyebilen mallar için bir dünya pazarı oluşturdu.

77) Elektriğin Kullanımı ; 1830'larda üzerinde çeşitli araştırmaların başlandığı elektrik ,enerji olarak kullanım bulunca ,1870'lerden sonra yaygınlık kazanmaya başladı. Düşen su gücünün ,elektriğe çevrilmesiyle Hidroelektrik santralleri kuruldu.Sanayi de ,elektrokimya da ,elektro metalürji de daha sonra da 19ncı yy sonlarında aydınlatmada kullanılmaya başlandı.

78 ) TARIM ; Bu dönemde göreceli olaylara rağmen ,"Tarım'da göze çarpan başlıca olgular" :
a) Amerika ve Rusya en büyük tahıl ihracatçısı ülkeler idi.
b) Türklerin geri çekilmesi ile yayılan Avusturya -Macaristan ,Tuna ve Boğazlar da ticarete açılınca ,üçüncü büyük tahıl ihracatçısı oldu.
c) Soğuk hava tertibatlı gemiler ,diğer kıt'alardan Avrupa'ya taze besinler taşıyordu.
d) Serflik kurumunun son kalıntıları ,Almanya'da 1806 yenilgisinin ertesinde kaldırıldı.
e) Tarımda gübre kullanımı arttı.Ya "guano" ithal edildi ,ya da fabrikalarda "fosfatlı gübreler" üretildi.
f) Rusya'da 1861'de Serfler, Baron'dan kurtarıldı.Ama toprak ,Serflerden kurtarılamadı.Yapılan reformlarla köylü toprak sahibi oldu.
g) Demiryolu ,Fransız çifçileri kentlerle birleştirmişti.
h) Diğer Avrupa ülkeleri de ticari tarıma geçtiler.

79) Para ve Bankacılık Sistemi ; Ticari yapının temelini ,değerli metaller oluşturuyordu.Rezervlerinde altın bulunduran devlet bankaları ; Güçlü bir bankacılık anlayışı ve kontrollu banknot ihracı politikası izliyordu.Takipçi özel bankaların da banknot çıkardıkları oluyordu.
Yatırım bankacılığı ,en büyük işini almanya'da 1870 sonrası endüstrileşme sırasında yaptı.
Altın sistemi ,19ncu yy. yarısına kadar Kıt'a Avrupası'nda "gümüş" , Britanya da ise "Altın" ,paraların temelini oluşturyordu.
Kaliforniya ve Avustralya altını'nın kıt'a ya gelişi ile Altın sistemine geçildi.
Ancak biriken Altın Rezervleri ve üretim teknikleri ile taşımadaki ucuzlama ,üçüncü çeyrek asırda %50 artan fiyatları ,dördüncü çeyrek asırın başlarında %40 kadar düşürdü.(1873-1896 buhranı)

80 ) Anonim şirketler ;19ncu yy.'ın ilk yarısının sonunda ,yapılan hukuki düzenlemelerle hissedarların sorumlulukları tanımlandı.Böylece pek çok kuruluş ,yatırım alışkanlığının doğmasıyla da büyük sermaye gerektiren işler için hisse satarak,para topladılar.Artık mülkiyet kavramı değişmiş ,yönetimden ayrılmıştı.

81) Son çeyrekteki depresyon ,Avrupa'da milliyetçiliği beslerken ,ulusal milliyetçiliği de özellikle Almanya 'da güçlendirmişti.
Oysa krizin esas nedeni , ülkelerdeki yabancı mamuller değil ,kârlı bir sektör çıkınca sermayenin oraya doluşması ve aşırı üretim yapmaları ,fakat (altın'ın Avrupa'ya gelişiyle) artan malzeme ,emek ,kredi maliyeti yatırımlarının ; düşük kâr hadleri nedeniyle karşılanamayışı idi.

82) 19ncu yy. ticari yapısı ,bazen savaşlar bazen antlaşmalar ile kavuştuğu şekli ,I.Dünya Savaşı'na kadar korumuş ,aynı zamanda gelecek olan bu savaşın nedenlerinden bazılarını muhtevasına almıştı.Bu ilişkiler yapısı ,çıkacak savaşın taraflarınında kimler olabileceğinin ip uçlarını da barındırıyordu.
a) 1860'da Fransa ve İngilte birbirlerine "En Fazla gözetilen " ülke statüsüyle , ticaret antlaşması imzalayarak ,gümrük indirimi sözü verdiler.
b) Prusya 1834'de Zollverein ile 17 Alman devletçiğini etrafında toplayarak ,gümrük birliğine gitti.
c) 1862'de Fransa ile ticaret anlaşması imzalayan Zollverein tarafları (aslında Prusya) ,kalan diğer devletçikleride birliğe katılmaya zorladı.Avusturya ,Prusya'nın etkisinin zayıflatmaması için dahil edilmedi.
d) 1870'lerin başından sonra Fransa'yı yenerek birliğini ve imparatorluğunu kuran Almanya ,Alsace -Lorraine bölgesindeki zengin cevher yataklarına kondu.(Fransa'nın büyük kaybı)


83) Dış ticaret ve Ödemeler Dengesi : Gerçekte Avrupa ülkelerinin dış ticareti ,Kıt'a içi ticaret ve bunun deniz aşırı uzantıları biçimindeydi ( hala benzer yapının izleri var).Kıt'a da endüstri bölgeleriyle ,denizaşırı dominyon ve eski kolonilerle yapılan ticaret biçimindeydi.
Ödemeler dengesi ise ,ithalattan fazla ihracat yapılarak kuruluyordu.

84) Ticarette yeni düşünceler ;19ncu yy.'ın başında dünya çapındaki uluslararası ticaret 2 milyar dolar civarında iken ,sonunda 40 milyar dolara ulaştı.
a) Dış ticaretin artışı ,Avrupa devletlerini birbirine daha fazla bağımlı kıldı.Çünkü,Kıt'a içi kaynaklıydı ve iktisadi yapıların farklılaşması , her ürünün üreticisinide farklı yapmıştı.
b) Yüzyılın üç çeyreğinde ,ticaret önceki yüzyıla oranla daha fazla kapitalist ve rekabetçiydi.
"Rekabet" ,"ilerleme" ile eş anlamlı kullanılıyordu.Doğanın yapısında vardı ;Evrim teorisi de destekliyordu bu düşünceyi.
c) Yeni gelişen endüstrilerin k'ar'ı ,müteşebbisleri çekiyor, kâr düşüncesinde ,rekabet başlıyordu.Bazı kârlı sahaların ,kamu yaraına olmak üzere devlet tarafından işletilmelerine rağmen ,ikinci çeyreğin sonlarında ,Uzakdoğu'nun kapılarını (biraz zorla) açılmış olması,rekabetin sürmesini ve gelişmesini teşvik etti.
d) Ancak yüzyılın ikinci yarısından sonra ,büyük sermaye ihtiyaçlı yatırımların ortaya çıkışı(kömür,tekstil ,çelik) ,ortada bir kaç anonim şirketi ön plana çıkardı.
Önceki acı fiyat savaşları ve tecrübeleri ,bu firmalar arasında "rekabeti sınırlamaya" ,kâr'ı paylaşmaya itti.
Refah zamanlarının fazileti "rekabet" ,kötü zamanlarda sorgulanmaya başlandı: amaç değil ,araçtı.İşbirliği zihniyeti güçlendi, ticaretin önündeki "serbest" sıfatı da hatalı olabilirdi.Rekabet koşulları düzenlendi ya da sınırlandı.
e) Almanya'da bankalar ,kredi verdikleri şirketlerin yönetim kurullarında bir temsilci bulunduruyorlardı.İyi zamanlarda ucuz krediyi teşviği ,kötü zamanlarda "birleşmeye zorlayan güc" halini almıştı.
Böylece Almanya diğer ülkelerin aksine ,mevzuatta gerekli değişiklikleri yaparak ,"Karteler" yasallaştı.Almanya'nın bu tutumu ; Bismarck'ın , "Kan ve demirden bir ülke kurulması " isteğini yansıtıyordu.

85) 1914 öncesi ;1870'den sonra coğrafi bir kavram olmaktan kurutlan Almanya ,birliğini kısa süre önce kurmuş olan İtalya , biraz da aile içinde iyi bir yer tutmak için ,saldırgan ve kararlı politikalar izliyorlardı.
Fransa ise uluslar arası dengeden çok,kendisini yenilemeyle uğraşıyordu.
Avusturya -Macaristan ise ,kuzeyde engellendiğinden (Prusya)
, kendisine güneyde Rusların karşısında ,Balkanlarda nüfuz bölgeleri arıyordu.
Buhran korumacılığı geri getirmiş , milliyetçilik akımlarınıda güçlendirmişti.


86) I.Dünya Savaşı ,ekonomiden çok siyasal nedenlerle başladı.Emperyalizm ve Kapitalizm'e sığındırlan nedenler aslında ,Çin nüfuz bölgeleriyle ,Afrika sömürgelerinin oldukça dostane dağıtıldığı düşünülürse ,büyük oranda geçerliliklerini kaybetmektedir.
Asıl nedeni ; Almanya'nın Avrupa'nın ortasında hakim bir pozisyonda askeri ve ekonomik konuma yükselmesi ile diğer devletlerle olan ilişkilerinin değişmenine dayanmaktadır.
Avrupa dışında ve okyanuslarda da birinci sınıf bir güç olma kararlılığının ,almanya ve müttefikleri ile buna karşı çıkan ulusların uzlaşmaz çelişkilerin altında aramak daha doğru gibidir.
Savaş öncesi de bir çok olay olmuş ve bunlar diplomasi ile halledilmişti.Almanya dışında ve içinde "Sosyal Demokrat Partinin" ,Reichstag'dan savaş kredilerini onaylamayarak ,savaşa engel olabileceği düşünülüyordu.
Ayrıca savaşın pek uzun sürmeyeceğine dair olan inanç ,uzun süre finanse edilemeyeceğini belirten iyimserlerde az değildi.

87) Oysa Almanlar ,"Yıldırım Harekatı" ile önce Belçika üzerinden Fransa'yı ,Avusturyalılarında Sırpları bir kaç ayda halledip ,doğu cephesine yönelip Rusları yılbaşından önce yenerek savaşı bitirmeyi hesaplıyorlardı.

88) Savaş ,yeni sorunlar doğurdu ;Tüketilen mühimmata olan ihtiyaç artışı ve yetersiz kalan yiyecek stoku ,endüstriyel hammadde talebi ,işgücü sorunu ve diğer mali sorunlar ki ;hükümetler kendi üretmediklerini ,özel üreticilerden talep etme durumundaydılar.
Hiç bir ülke her yönden kendi kendine yeterli değildi.İthal edilmesi gereken mallar ve bunların ödenmesi büyük bir sorundu.

89) Savaşanlardan hiç biri, iç cephedeki üretim ve finans problemleri ile başedecek ,ekonomik seferberlik için gerekli planlara
sahip değildi.
Almanya bu eksikliğini gideren ilk ülke oldu.Fakat 1916 'da Amerika'nın savaşa katılması hem ekonomik hem de askeri olarak ,İngiltere ve müttefiklerinde büyük bir rahatlama sağladı.Ordu komuta merkezlerinin birleşmesi ile almanya'nın yenilgisi kesinleşmişti.

90) Savaş sonrası nüfus artışı durmuş,iktisadi , siyasi ve entellektüel insan gücü kaybı etkilerini ortaya koymaya başlamıştı.Maddi tahrifat da çok yüksekti ancak telafi edilmişti.1924'de savaş öncesi koşullara dönme başlamıştı.

91)Avrupa'nın ekonomik yapısında ,ihtiyaçlardan ve pazar kayıplarından kaynaklanan değişimler söz konusuydu.
Savaşta ihtiyaç duyulan hammade ve mamul kaynakları ,yeni pazarlardan sağlanıyordu.
Uluslararası taşımacılıkta yapısal değişiklikte idi, Savaş sonrası eski işlerine dönmek isteyenler yerlerinde başkalarını buldular.

92) Savaş sonrasında Avrupa Ülkeleri ,eski ekonomik temellerine dönmek istediler.Ancak bütçe açıkları ; borçlanma ve kağıt para basımı ile telafi edilmeye çalışıldı. Sonuçta ,denk bütçe ve altın standartı politikaları terk edildi.

93) a) Savaşın başında müttefiklerine borç veren İngiltere ,daha sonra borçlanmaya girmişti.Şimdi bir borç ağı vardı aralarında...
Müttefik ülkeler ,Almanya'dan alacakları tazminatla ödemeyi düşünüyorlardı.Oysa Almanya 'da ekonomi iflas etmiş ,yeniden toparlanabilmesi için ,büyük miktarda paraya ihtiyacı vardı.
Tek alacaklı Amerika ise ,alacaklarını ,Alman borçlarından ayrı tutuyor, daha kısa vade de ödenmesini istiyordu.

b) Hiç bir ülkennin ekonmisi ,ödemelere izin verecek düzeyde değildi.Almanya 'dan para alma ümidini kaybeden Fransa ,Ruhr bölgesini işgal etti.Amerika ise alacakları için ithalat fazlasına razı olmak zorunda kaldı.

94) 1924 İlkbaharında "Dawes komitesi" ,Alman borçları için raporunu sundu.Temelde benimsenen raporla ,Almanya'nın borçları uzun vadeye dağıtıldı.

95) Rasyonizasyon etkisindeki Almanya ,gelen kredilerin de yardımı ile 1924 'den sonra hızla toparlanmaya başladı.Yabancı yatırımcılar , yüksek kâr nedenyile ,Almanya 'ya kredi açmaya hevesliydiler.
Daha sonra planın iyi işleyip borçların ödenmeye başlanması üzerine ,1930'da daimi borç ödemesini ,ticari bir plana oturtacak "Young Planı" yapıldı.

96) Dünya altın stokunun önemli bir kısmının ,Amerika'nın elinde olması nedeniyle ve halkın kağıt paraya alışmış olması dolayısı ile 1923-1928 yıları arasında ,Altın sistemine dönme çabaları başarı kazanamadı.

97) İyimserliğin hakim olmasıyla beraber,Almanya Cemiyet-i Akvam 'a kabul edildi.(1926)
Dinya ,herkesin sorumluluğunda trajik bir hata yapmıştı .Şimdi bedel ödenmiş , şimdi toparlanılıyordu.
Bir daha böyle bir şey'e izin verilmeyecekti... (?)

98) 1927'de Cenova'da bir "Dünya Ekonomik Konferansı" ,savaş sonrası ticaret engellerinin kaldırılması için toplandı.7000 millik bir gümrük duvarı tartışıldı.
"Avrupa Birleşik Devletler" ,"Avrupa Ekonomik Topluluğu" ,en azından "Geçici bir tarife barışı" konular arasındaydı.

99) Üretim ve satışların doygunluğa erişmeye başladığı ;28-29 yılları arasında yiyecek ,hammadde fiyatlarındaki düşüşle kendini gösterdi. Hızlı bir stoklama ve Rusya'nın 28 yılı rekor ürün hasatı ile yaptığı ihracat ,fiyatların düzeyini aşağıya çekti.
Düşmeler; birincil mal üreten ülkelere ve Almanya'ya sermaye akımlarının dizginlediği döneme denk geldi.
Endüstride hız kaybı,dünya çapındaki menkul kıymetler piyasasının çökmesiyle farkedildi.Amerika'da başlayan bu genişlemenin yıkımı ; önce Avrupa'da pek çok banka ve sanayicinin batması ile ,sonrada Wall Street'de satış paniği ile kendini gösterdi.

100) 1929-1939 arası; Hükümetlerin sorunu ulusal düzeydeki çözümlerle ele almaları ;29-32 yılları arasında kesintisiz olarak; üretim,ticaret,istihdam hacminde daralmalarla kendini gösterdi.

101) ABD 1933'de tek başına harekete karar verdi :Gümrük duvarlarını yükseltti,sağlam bir uluslararası ekonomik sistem amacıyla,altının fiyatını yükseltti. Sermaye ve altın Amerika'ya yöneldi. (1939 'da Amerikan altın stoğu,16 milyar dolar iken bunun 10 milyar doları yabancı menşeili idi.)

102) Almanya'da buhran Nazi'leri iş başına getirdi.(Azınlık hükümeti olarak).35'e kadar sosyal amaçlar ve kamu harcamaları ile sakladıkları niyetlerini ,bu yılda ülkenin ekonomik yapısını sağlamlaştırıp güçlendirince ortaya koydular." Hazılrıklı olma ekonomisi" ile savaş ekonomisine geçtiler.Ve hazır hissedince de savaşı çıkardılar.

103) 68 ay süren savaştan Avrupa ,40 milyon insanını kaybetmiş olarak çıktı.

104) Toparlanma için uzlaşma isteyenler oldu.Fransa-Almanya eksenli ve Amerika-İngiltere bağlantılı "Birleşik Avrupa " fikirleri bildirildi.(Chuchill, Zurich-1946)

105) Avrupa'nın Batı Yakasındaki endişeleri Berlin'in ikiye ayrılması ve "Demir Perde"nin sahneye çekilmesi ile arttı.Batı Avrupalı ülkeler birbirlerine yanaşarak ,askeri bir tehdit karşısında birbirine doğrudan yardım sözü veren ,"5'li topluluğu" kuruldu.(İngiltere,Fransa ve Benelüks ülkeleri)

106 ) Amerika ,Avrupa düşerse güvenliğininde tehlikeye maruz kalacağını,Sovyet sisteminin özünü ve karşıtlığını kavrayınca anladı.(Bazı eski Alman generallerinde çabası ile) Tek başına kalınamazdı , bu nedenle ulusal kaynakların bir kısmını Avrupa'nın yeniden yapılanmasına ayırmaya karar verdi.


107) Mart 1947'de bildirilen doktirin ;Marshall yardımının öncüsü , NATO' nun habercisi,Soğuk Savaş ilanı ,"Hür insanları desteklemek" kavramı ile de sadece askeri değil ama aynı zamanda iktisadi gerekliliğini gösteren işaret oldu.

108) ABD 1948'e kadar Avrupa'ya 4.5 milyar dolar hibe ,6.8 milyar dolar da kredi şeklinde yardım yapmıştı.1948'de ise Avrupa'nın 8 milyar dolara daha ihtiyacı vardı.
ABD 1948-52 yılları arasında 13.5 milyar dolar harcadı.

109)Amerikan çıkarlarını tartışan kongre ;Planın okyanus ötesinden kontrolu yerine ,"Avrupa'nın önereceği programda payına düşen görevi yapması " fikrini benimsedi.(Amerika ,önceki gibi kendi kıt'asına geri dönmek istiyordu ama stratejik nedenlerle bu sefer geri dönemedi ve dünya çapında bir güç olmak zorunda kaldı.)

110) Marshall yardımının ilk iki yılında Batı Avrupa %25'lik üretim artışıyla ,1938 seviyesini geçti.51 yılında da süren artış ,52'de verimsizleşti.

111) 1950 yılında Kore savaşının yarattığı uluslararası gerilim ;Batı Avrupa'nın savunmasında Amerikan'ın da yer alması şeklideki isteklere dönüştü.
1951'de Federal Almanya ilan edildi.Kilit ekonomilerin birleştirilmesi fikri nedenyile Fransa ulusal meclisi " Avrupa Savunma Topluluğu " anlaşmasını ret edince ,F.Almanya ,Batı Avrupa birliği oluşumuna yöneldi.( 1952)
112) Sembolik anlamda olmak üzere Sanayi gücünün simgesi olan ,Kömür ve Çelikte'ki gümrük duvarlarını yıkmak için ; "Avrupa Kömür-Çelik Topluluğu " (CECA) kuruldu.

113) 1955'de F.Almanya, NATO'ya girince ,Sovyetler "Varşova Paktını" cevap olarak kurdular.

114) 1957 'de Roma Antlaşmasıyla, "Altılar" ,"Avrupa Ekonomik Topluluğu"nu (Fransa ,F.almanya,İtalya,Belçika,Lüksemburg ve Hollanda) kurdular.

______________________________
______________________________

KAYNAKLAR :

1) Avrupa İktisat Tarihi (Cilt 1-2)- Herbert Heaton (Teori yay.1985)
2) Büyük Güçlerin Yükselişleri ve Çöküşleri -Paul Kennedy (İş Bankası yay.1991)
3) 20ncı yy.tarihi (Cilt 1-2) -Arkın kitabevi-1970
4) Üçüncü Dalga -Alvin Tofler-Altın kitaplar yay.-1981
5) 2020 Yılında Dünya -Hamish Mc Rae -Doruk yay.-1997
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Benzer Konular

gonyalı
Cevap
0
Görüntüleme
71
gonyalı
Selim Baltaci
Cevap
1
Görüntüleme
125
PALA.
Eren Değerli
Cevap
1
Görüntüleme
66
cihanyurdakul




MaxiCep.com internet sitesi 5651 Sayılı Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının m) bendi ile aynı kanunun 5. maddesi kapsamında BTK kurumu tarafından onaylı Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermektedir. İçerikler, ön onay olmaksızın tamamen kullanıcılar tarafından oluşturulmaktadır.

MaxiCep.com; Yer sağlayıcı olarak, kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriği ya da hukuka aykırı paylaşımı kontrol etmekle ya da araştırmakla yükümlü değildir.

MaxiCep.com’un yer sağladığı içeriğin 5651 Sayılı Kanun’un 8 ila 9. maddelerine aykırı şekilde; kişilik haklarınızı ihlal ettiğini ya da hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsanız Buradan yada [email protected] mail adresine e-mail göndererek iletişime geçerek bildirebilirsiniz.

Bildirimleriniz dikkatle ve özenle incelenmekte olup kişilik haklarınızın ihlali ya da hukuka aykırılığın tespiti halinde mevzuat kapsamında en kısa sürede işlem yaparak bilgi vereceğiz.
Üst Alt