1967 Falcon Lake Olayı

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
denizgedik

denizgedik

Üye
    Konu Sahibi
1967 Falcon Lake Olayı
Kanada’da rapor edilen en çok delile dayanan UFO olaylarından biri de Stephen Michalak’ın 19 Mayıs 1967’de Manitoba ve Ontario sınırları arasındaki Falcon Lake yakınlarında yere inmiş bir UFO ile karşılaşmasıdır.

Kuvars arayıcısı olan Michalak, Winnipeg’den ayrılarak, Whiteshell Parkı’nın güney sınırındaki dinlence kasabası olan Falcon Lake’e gitti. O geceyi Kanada’ya giden otoyol üzerindeki bir motelde geçiren Michalak çalıların içine kuvars araştırması yapmak için sabah saat 9 gibi uyandı. Bataklık kenarlarında bir kuvars damarları keşfedince işe koyuldu. Öğlen 12:15 sıralarında duyduğu kaz bağırtılarından ürkerek etrafına bakan Michalak, havada ateş kırmızısı ışıklar saçan, puro şeklinde 2 cisim gördü.

45 derecelik açıyla alçaldıklarında, cisimlerin purodan çok disk şeklinde olduğunu gördü. Biri 5 metre uzaklıktaki büyük, düz bir kayanın üzerine konarken, daha uzakta uçmakta olan aniden durdu. Kısa bir süre için havada kaldıktan sonra batıya doğru giderek bulutların içinde kayboldu





1 m.den daha fazla genişlikteki ve 3 m. kalınlığındaki yere inmiş UFO, 90 cm. yüksekliğindeki ufak kubbesiye “sıcak paslanmaz çelik” gibi görünüyordu. Altın renkli UFO’nun üzerindeki deliklerden mor ışıklar parlıyordu. Bunlar kubbenin üzerinde yer alıyordu ve 15 cm. uzunluğundaki 9 sıra yatay yarıktan oluşmuşlardı. Cisimden pervane sesine benzer bir ses ve ıslık sesi çıkıyordu. Sıcak bir hava yayıyordu ve kokusu sülfürü anımsatıyordu.

Michalak başını arkaya doğru çevirir çevirmez 3 panel delikleri kapamak için harekete geçti. Michalak, cismin bu son derece parlak dış yüzeyini incelemeye başladı. Eldiveni kazara cismin yüzeyine değince eldiven yandı ve eridi.

UFO hafifçe yükseldi, böylece daha önce cismin alt kısmında gördüğü egzoza benzer ızgaralar şimdi tam yüzünün önündeydi. 30 cm. yüksekliğinde ve 20 cm. genişliğindeki bu kısım hepside birbirinin aynı 9/45 cm. ebatındaki deliklerden oluşmuştu. Birden deliklerden sıcak gaz püskürdü ve Michalak’ı savurup göğsünü yaktı. Acı içindeki Michalak yanan tişörtünü ve fanilasını çıkarırken UFO da aceleyle yükseliyordu. Ağaçların tepesine ulaşınca, diğer partnerinin gittiği yöne doğru yol aldı. Yine bir puro şeklinde görünmekteydi.

Michalak, şiddetli baş ağrısı ve mide bulantısı çekmeye başladı. Karayoluna ulaştığında, yanından geçen polis arabasını durdurup olayı anlattı fakat polis yapacak başka işlerinin olduğunu söyleyip gitti. Michalak hastaneye vardığında, tüm olayı anlatmaktan çekinip, uçaktan çıkan egzozdan yandığını söyledi. Birinci derece yanık teşhisi konulduktan sonra gönderilen Michalak 2 gün sonra aile doktoru tarafından muayene edildi ve kendisine ağrı kesici ve bulantı tableti verildi.




UFO'ya dokunan Stephen Michalak'ın üzerinde oluşan yanık izleri

Michalak olaydan sonra günlerce yemek yiyemeyerek 10 kilo kaybetti. Kan sayımı yüzde 25’ten yüzde 16’ya düşen Michalak normale ancak 4 hafta sonra dönebildi. Tıbbi raporlar da Michalak’ın deri enfeksiyonu geçirdiğini söylüyordu. İshal ve kurdeşen olmanın acısını çeken Michalak periyodik biçimde kendini güçsüz hissediyor, baş dönmesi ve mide bulantısı çekiyordu. Vücudunda uyuşukluk da hisseden Michalak’ın eklem yerlerinde kronik şişkinlikler olmuştu. Bazen bedeninin içinden son derece kötü kokular geliyordu.

Stephan Michalak toplam 27 doktor tarafından muayene edilmesine rağmen onlardan hiçbiri geçirdiği semptomların kesin bir nedenini tam olarak açıklayamamıştır. Dr. Dudley Michalak’la ilgili “Bu dozdaki radyasyonun kısa bir zaman sürmüş olmasından dolayı çok şanslı yoksa gerçekten de öldürücü bir doza maruz kalmış.” demiştir.

Olay Mahallinde Bulunanlar

Sağlık ve Sosyal Refah Dairesi araştırmacısı Stuwart Hunt, cismin indiği yerde 2,5 metrekare büyüklüğünde, tatmin edici hiçbir açıklama getirilemeyen, 226 derecelik radyumla zehirlenmiş bir arazi buldu, ki bu oran tehlikenin “ciddi” olduğu anlamına geliyordu. Radyasyondan Korunma Bölümü’nün bildirdiğine göre bu oran ormana girişi yasaklatacak ölçüde olmasına rağmen, Whiteshell Nükleer Araştırma Kurulu böyle bir önlem almadı.

Karşılaşmadan 1 yıl sonra bir arkadaşıyla olay mahalline giden Michalak, radyoaktivite ölçme aracını kullanarak orada 2 tane, 12 cm. uzunluğunda “W” şeklinde gümüş çubuk ve UFO’nun üstünden havalandığı dikenlerin altında aynı türden büyük metal parçalar buldu.

Araştırmacı Brain Cannon, gümüş konsantresini sterlin ya da madeni para gibi gümüşün sıklıkla kullanıldığı alanlardan çok daha yüksek olduğunu keşfetti. Metal ısınmışlık ve eğilmişlik belirtileri gösteriyordu ve radyoaktivite rastlanmıştı. Dış kısmı kuvars kristalleri ve küçük uranyum siliket kristalleri gibi maddelerle, uranyum, radyum, feldispat ve hematit ile dolmuştu.

Yetkililerin Reaksiyonları

Michalak olayıyla ilgili bir çok hükümet dosyası Ulusal Araştırma Konseyi’nde olayı soruşturanların bilgisine sunulduysa da, dosyanın tamamı hiçbir zaman açıklanmamıştır. 1982’de Kanada Hükümeti haberalma özgürlüğü yasasını çıkardığı zaman, Araştırmacı Graham Conway, yaklaşık 150 sayfalık içeriğiyle UFO raporlarıyla ilgili en geniş ve en eksiksiz resmi rapor sayılan Michalak dosyasını görmek istediğinde kendisine sadece 113 sayfalık bilgi gönderildi.

Graham Conway, bu konuda toplanan her türlü bilgiyi takip edebilmek için Kanada Hükümeti’nin çeşitli UFO gruplarından her gün bilgi topladığını ve bunu büyük bir gizlilik içinde yaptıklarını onaylamıştır.


alıntı


Sizce bu gerçek olabilir mi ? Bu konu hakkında neler düşünüyorsanız bizimle paylaşın :)
 


'Patron

'Patron

Üye
çok uzun :(
 
Aege

Aege

Üye
Ben doğru olduğuna inanmıyorum.Yani hikaye doğru bunu biliyorum fakat işin UFO kısmının Amerika tarafından yapılan silahların gizlenmesi için uydurulmuş bir yalan olduğnu düşünüyorum.Bunu bir kitapta okumuştum.Amerika bu yola birçok kez başvurmuş.Ürettiği teknolojileri ve silahları gizlemek için çok mantıklı bir yol
 
  • Beğen
Tepkiler: denizgedik
kpln04

kpln04

Üye
Ufolarda çevre dùşmanıymış desenize
 
  • Beğen
Tepkiler: denizgedik
evren3461

evren3461

Üye
Eldiveni erimişte eline bişe olmamışmı adamın saçma olan şeyler var
 
  • Beğen
Tepkiler: denizgedik
kpln04

kpln04

Üye
Eldiven düşmüş ayrıca sanki belgesel anlatıyor (anlatılmaz ama) yok bu koku geliyor yok şu meksikalının biride beni aldılar gezegenlerine götürdüler ispanyolca konuştuk gidip geldiğimde sakalım uzamıştı felan boş boş
 
  • Beğen
Tepkiler: denizgedik
denizgedik

denizgedik

Üye
    Konu Sahibi
Ben doğru olduğuna inanmıyorum.Yani hikaye doğru bunu biliyorum fakat işin UFO kısmının Amerika tarafından yapılan silahların gizlenmesi için uydurulmuş bir yalan olduğnu düşünüyorum.Bunu bir kitapta okumuştum.Amerika bu yola birçok kez başvurmuş.Ürettiği teknolojileri ve silahları gizlemek için çok mantıklı bir yol

Olabilir :hmmm
 
cihan10

cihan10

Üye
ufolar yoktur deliller boştur hep aynı senaryolar çizilir hep aynı yalanlar uydurulur falan filan
 
denizgedik

denizgedik

Üye
    Konu Sahibi
ufolar yoktur deliller boştur hep aynı senaryolar çizilir hep aynı yalanlar uydurulur falan filan

Arkadaşım neden ufolar olmasın ki ? adresinde türkiyede çekilen ufo görüntüleri var . Hemde yani bi düşün koskocaman evrende biz kum tanesi kadarız. Diğer gezegenlerdede başka canlılar olması ihtimalide çoktur. Bu uzaylılar gezegenlerindeki hammaddeleri ne biliyim işte yiyecekler varsa su yada onun benzeri şeyleri bu uzaylılar tüketirler ve gezegenlerinde biter . Sonra bu uzaylılar başka gezegenlerde varsa bu maddeleri çalabiliriz ve kendimiz kullanırız diye diğer gezegenlere de bakarlar . Ama bakmaları araştırmaları içinde araç gerekir işte bu araçlarda ufodur. Bence ileriki yıllarda bize savaş açıp suyumuzu yiyeceklerimizi hatta gezegenimizi ele geçirebilirler. :d:
 
Aege

Aege

Üye
Evrende periyodik cetvelde bulunmayan daha binlerce element olduğu söyleniyor.Hatta Amerika'nın bunlardan bazılarını bulup dünyaya duyurmadığını ve uçakların radarlarda gözükmemesini sağlayan bazı elementler olduğunu okumuştum.

Ayrıca gökyüzündeki tanımlanamayan tüm cisimlere UFO denir.Buna yıldız,gezegen,göktaşı dahil.
Türkiye'de ve başka yerlerde çekilmiş görüntüler bilinmeyen gökcisimleri olabilir.

Birde işin dini boyutu var.Tamam evrende yanlız olmadığımız bilimsel bir gerçek fakat.Uzaylılara inanmak da bir bakıma Islamiyet'i reddetmektir.
 
denizgedik

denizgedik

Üye
    Konu Sahibi
Evrende periyodik cetvelde bulunmayan daha binlerce element olduğu söyleniyor.Hatta Amerika'nın bunlardan bazılarını bulup dünyaya duyurmadığını ve uçakların radarlarda gözükmemesini sağlayan bazı elementler olduğunu okumuştum.

Ayrıca gökyüzündeki tanımlanamayan tüm cisimlere UFO denir.Buna yıldız,gezegen,göktaşı dahil.
Türkiye'de ve başka yerlerde çekilmiş görüntüler bilinmeyen gökcisimleri olabilir.

Birde işin dini boyutu var.Tamam evrende yanlız olmadığımız bilimsel bir gerçek fakat.Uzaylılara inanmak da bir bakıma Islamiyet'i reddetmektir.

o da doğru :hmmm
 
denizgedik

denizgedik

Üye
    Konu Sahibi
Lütfen düşündüklerimizi yazalım
 
cihan10

cihan10

Üye
Arkadaşım neden ufolar olmasın ki ? adresinde türkiyede çekilen ufo görüntüleri var . Hemde yani bi düşün koskocaman evrende biz kum tanesi kadarız. Diğer gezegenlerdede başka canlılar olması ihtimalide çoktur. Bu uzaylılar gezegenlerindeki hammaddeleri ne biliyim işte yiyecekler varsa su yada onun benzeri şeyleri bu uzaylılar tüketirler ve gezegenlerinde biter . Sonra bu uzaylılar başka gezegenlerde varsa bu maddeleri çalabiliriz ve kendimiz kullanırız diye diğer gezegenlere de bakarlar . Ama bakmaları araştırmaları içinde araç gerekir işte bu araçlarda ufodur. Bence ileriki yıllarda bize savaş açıp suyumuzu yiyeceklerimizi hatta gezegenimizi ele geçirebilirler. :d:

yaa öyledir sirius uzay araştırma da haktan diye bir şarlatan var kim olduğunu biraz araştırırsan ne demek istediğimi çok iyi anlarsın
1967-2011 sahi bugünkü teknoloji neden bu ufoları bulamıyor yada neden hep aynı silik görüntüler ne idüğü belirsiz resimler çıkıyor
gece cep telefonunun kamerasını aç sokak lambasının altına git japon feneri olursa daha iyi olur telefonun video kaydederken sende lambaya doğru telefonu uzaklaştırıp yakınlaştır al sana ufo
sahi 1969 yılında aya giden insanoğlu 42 yıl sonra neden gidemiyo 1969 yılında teknoloji dahamı ilerdeydi yada o 1969 da holwood stüdyolarında bu işi insanları kandıracak kadar organize etmek dahamı kolaydı
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...


Üst Alt