zaza
Üye
Urfa Şivesiyle Tanıştığım An.
Aslında çok farklı bir deneyimdi çünkü şehir içi otobüsleriyle belli bir konuma ilerlerken muavinin kafanı bazen camdan uzatıp bazende dışarıya çıkıp el kol hareketleriyle gelimi sen(geliyormusun) demesi biraz garipsememe ve yabancı kalmama neden olmuştu. Çok farklı çekimlere giren urfa türkçesi başlı başına bazı yorumlarda dilime dolaşması hoş ve bir o kadarda gülümseten konuşmalara dönüşüyordu ve şuan en çok ve en popüler olark özelliklede laf atarak kullandığım bir kelime varsa oda "borcamı konişisan" kelimesidir. Arkadaş ortamımızda bu kelime her görüşmemizde kullanılır ama genelde karşıdaki bişey söyler ve işimize gelmez diye bu kelimeyi sıkça konuşuruz. Tabi bu kelimenin kullanılması karşı tarafın tekrar atağa geçemeyeceği anlamına gelmiyor şöyle bir senaryo sunabilirim.
arkadaş: sende gitmeseydin oraya
ben: "borcamı konişisan" oğlum
arkadaş: yok taksitle konişiyam
ben: tek başıyamı düşindi
arkadaş: yok kalabalık düşündüm
ben: ALLAH' ıyamı
bu şivede fiillerin çekimi de değişik ve hoştur.gelmek fiilini simdiki zamana göre çekimlersek
geliyem
gelisen
geli
geliyığh
gelisiz
geliler
ğh harfleriyle anlatmaya çalıştığım ses gırtlağın derinliklerinden çıkmalıdır.urfalı olmayan biri bu sesi kolay kolay çıkaramaz.
Aşağıdaki kelimeler ise günlük hayatta kullanılanlardır.
urfa şivesi mi denir urfa dili mi denir emin değilim.
siye = sana
biye = bana
gelisen mı = geliyor musun
gidisen mı gidiyor musun
gelah = gelelim
gidah = gidelim
anê = anne
babo = baba
nene = nine
dedey = dede
bibi = hala
dayze = teyze
herif = koca
avrat = hanım bayan
güveg = damat
lo = erkek çağırılırken kullanılır
le = bayan çağrılırken kullanılır
deget = yürü git
güz = sonbahar
tez = çabuk
irak = uzak
suvak = sokak
mıhalle = mahalle
henek = şaka
afrit = şeytan yavrusu firlama kimselere denilir
hış oldum = döküldüm
öksedim = özledim
haho = yeter artık
kırtik = azıcık biraz
ağbati başiya = darısı başına
zerzur = sığırcık kuşu
kit = yabani güvercin
pısik = kedi
haket = gerçek
ğas = marul
bahtenis = maydanoz
pırpır = semiz otu
fırenk = domates
balcan = patlıcan
isot = urfa biberi
leymun = limon
pircikli = havuç
hıttı = bir salata çeşidi
bostana = bir çeşit salata (çok güzeldir)
savık = soğuk
ülbe = soğuk
tud = dut
ferik = taze, genç (aynı ben [SUP]
payam = badem
kehke = simit
reçel = biber salçası
neçek = yazma
puşu = erkek baş örtüsü
haphap = takunya
kahke bezi = amerikan bezi
ezye = bayan elbisesi
sako = ceket
koyneg = gomlek
tuman = don, külot
kuşhana = tencere
teşt = leğen
sülahye = sürahi
koruk = olmamış üzüm
dürmük = dürüm
tike = nasil anlatsam bilmiyorum ama habbe deriz ya da lokma gibi bir şey.
şıllık = bir tatlı çeşididir.
germi = bulgur pilavi
tedirbe = sokak
heyat = evin geniş avlusu
mahle şenigi (şenik) = komşu, aynı çevrenin insanı
hâh = yabancı
hulh = bunu da nasil anlatacagimi bilmiyorum
hulhum dar demek içim sıkılıyor sabrım yok gibi
made = mide
arkadaş: sende gitmeseydin oraya
ben: "borcamı konişisan" oğlum
arkadaş: yok taksitle konişiyam
ben: tek başıyamı düşindi
arkadaş: yok kalabalık düşündüm
ben: ALLAH' ıyamı
bu şivede fiillerin çekimi de değişik ve hoştur.gelmek fiilini simdiki zamana göre çekimlersek
geliyem
gelisen
geli
geliyığh
gelisiz
geliler
ğh harfleriyle anlatmaya çalıştığım ses gırtlağın derinliklerinden çıkmalıdır.urfalı olmayan biri bu sesi kolay kolay çıkaramaz.
Aşağıdaki kelimeler ise günlük hayatta kullanılanlardır.
urfa şivesi mi denir urfa dili mi denir emin değilim.
siye = sana
biye = bana
gelisen mı = geliyor musun
gidisen mı gidiyor musun
gelah = gelelim
gidah = gidelim
anê = anne
babo = baba
nene = nine
dedey = dede
bibi = hala
dayze = teyze
herif = koca
avrat = hanım bayan
güveg = damat
lo = erkek çağırılırken kullanılır
le = bayan çağrılırken kullanılır
deget = yürü git
güz = sonbahar
tez = çabuk
irak = uzak
suvak = sokak
mıhalle = mahalle
henek = şaka
afrit = şeytan yavrusu firlama kimselere denilir
hış oldum = döküldüm
öksedim = özledim
haho = yeter artık
kırtik = azıcık biraz
ağbati başiya = darısı başına
zerzur = sığırcık kuşu
kit = yabani güvercin
pısik = kedi
haket = gerçek
ğas = marul
bahtenis = maydanoz
pırpır = semiz otu
fırenk = domates
balcan = patlıcan
isot = urfa biberi
leymun = limon
pircikli = havuç
hıttı = bir salata çeşidi
bostana = bir çeşit salata (çok güzeldir)
savık = soğuk
ülbe = soğuk
tud = dut
ferik = taze, genç (aynı ben [SUP]
Linkleri görüntülemek için kayıt olmalısınız
[/SUP])payam = badem
kehke = simit
reçel = biber salçası
neçek = yazma
puşu = erkek baş örtüsü
haphap = takunya
kahke bezi = amerikan bezi
ezye = bayan elbisesi
sako = ceket
koyneg = gomlek
tuman = don, külot
kuşhana = tencere
teşt = leğen
sülahye = sürahi
koruk = olmamış üzüm
dürmük = dürüm
tike = nasil anlatsam bilmiyorum ama habbe deriz ya da lokma gibi bir şey.
şıllık = bir tatlı çeşididir.
germi = bulgur pilavi
tedirbe = sokak
heyat = evin geniş avlusu
mahle şenigi (şenik) = komşu, aynı çevrenin insanı
hâh = yabancı
hulh = bunu da nasil anlatacagimi bilmiyorum
hulhum dar demek içim sıkılıyor sabrım yok gibimade = mide
İlk Urfa şivesi olmaz 10 tane Urfa şivesi yok. Doğrusu şu : '' Urfa Şivesiyle Tanıştığım An ''. İlk tanıştığım da diyemeyiz çünkü 10 kez tanışmayız. 

oldumu
benim gibi biri daha 