Evrime İnanır Mısınz ??

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
DoRM

DoRM

Üye
    Konu Sahibi
Evrime İnanır Mısınz ??
evrime karşı çıkanların aslında din'e aykırı olduğu gerekçesiyle karşı çıktığı teori. oysa yaygın olarak sanıldığının aksine canlıların evrim geçirmiş olması kuran'a aykırı değildir. hatta evrim mekanizmasında görülen zeka, allah'ın varlığının bir kanıtıdır

yağmuru allah'ın yağdırdığına inandığı halde bulutu inkar etmeyen, depremi allah'ın yarattığına inandığı halde fay hattını inkar etmeyen, kendisini allah ın yarattığına inandığı halde anne-babasını inkar etmeyen klasik bir müslüman nedense insanın oluşumuna kadar varan neden sonuç zincirinin halkalarını barındıran evrim mekanizmasını inkar etme eğilimindedir.

ve allah'ın kendisini annesinin karnında ve doğduktan sonra aşama aşama yarattığını bilir, hatta bu aşamalı yaratıştan kuran'da da bahsedildiğinden haberdardır; ama niyeyse canlıların aşama aşama yaratılmış olmasını allah'ın kudretine ve bilgisine yakıştıramaz.

secde 7 o yarattığı her şeyi mükemmel hale soktu. insanın yaratılışına balçıktan başladı.
secde 8 sonra onun soyunu bayağı bir sudan devam ettirdi.
secde 9 sonra onu biçimlendirip ona ruhundan üfledi. size işitme ve görme yeteneği ile beyinler verdi; siz pek seyrek şükrediyorsunuz.

1-balçıktan başlanan bir yaratılış
2-sperm ile üreyen canlılara dönüşme
3-bildiğimiz insan biçimini alma (homo sapiens) ve allah'ın ruh üflemesi (bilinç sahibi kılınmak) ve bu şekilde insan adı almak.

allah'ın biçimlendirip ruhundan üflemesinden (insan'ı bilinç sahibi kılmasından) önce sperm ile üreyen bir canlının olduğuna dikkatinizi çekerim.

nuh suresi
13. size ne oluyor ki allah'a saygı göstermek istemiyorsunuz?
14. oysa sizi evrimler halinde yaratan o'dur.
15. allah'ın yedi göğü tabakalar halinde nasıl yarattığını görmez misiniz?
16. ayı bunların içinde bir ışık, güneşi de bir lamba yaptı.
17. ve allah sizi topraktan bir bitki olarak bitirdi.

bahsedilen "evrimler" in sadece, insanın anne karnından büyüyünceye kadar geçirdiği değişimler olduğu savunulur evrim karşıtlarınca. oysa hemen sonraki ayetlerde insanın yaratılış aşamalarından biri, yani bir zamanlar atalarımızın yerden bitki olarak bittikleri olgusu açıkça dile getirilmiştir.

bakara 30. rabbin, meleklere şöyle demişti: "yeryüzüne bir halife yerleştireceğim." melekler de: "orada bozgunculuk yapacak, kan akıtacak birisini mi yerleştireceksin? halbuki biz seni överek yüceltiyor ve mutlak otoriteni onaylıyoruz," dediler. "bilmediğinizi ben bilirim," dedi.

klasik yaygın anlayışın aksine insan allah'ın halifesi olamaz. (bkz: şirk)
halife, "yerine geçen, izleyen" gibi anlamlara gelir.
nitekim bu anlam şu aşağıdaki ayette de görülür:

a'raf 69. "sizi uyarmak amacıyla rabbinizden bir mesajın aranızdan bir adama gelmesine mi şaştınız? nuh'un halkından sonra sizi varisler (halifeler) yaptığını ve yaratılışta sizi onlardan güçlü kıldığını hatırlayın. başarmanız için allah'ın nimetlerini düşünün."

yukarıdaki bir önceki ayette melekler insanın bozgunculuk yapıp kan akıtacağını nerden biliyorlar? insanın yerine getirildiği yani halife kılındığı insanımsılardan mı acaba?

zaten insanın halife kılınması da bilinç sahibi yapılmasıyla gerçekleşmiştir. biliyoruz ki allah'ın insana ruhundan üflemesiyle insan halife atanmıştır. altta vereceğim iki ayet grubunu karşılaştırdığımızda allah ın ruhundan üflemesi diye tabir edilen olayın, insana bilme ve bilinç yeteneği verilmesi olduğunu çıkarsayabiliyoruz:

hicr 28 hani rabbin meleklere demişti ki: "ben kupkuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan bir insan yaratacağım."
hicr 29 "ona şekil verdiğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın!"
hicr 30 meleklerin hepsi de hemen secde ettiler.
hicr 31 fakat iblis hariç! o, secde edenlerle beraber olmaktan kaçındı.

bu ayetlerde allah insana ruhundan üflediği zaman melekler secde ediyorlar. şimdi aşağıdaki ayetlere bakalım:

bakara 30 rabbin, meleklere şöyle demişti: "yeryüzüne bir halife yerleştireceğim." melekler de: "orada bozgunculuk yapacak, kan akıtacak birisini mi yerleştireceksin? halbuki biz seni överek yüceltiyor ve mutlak otoriteni onaylıyoruz," dediler. "bilmediğinizi ben bilirim," dedi.

bakara 31 adem'e tüm isimleri (nitelemeleri) öğretti, sonra onları meleklere sunup, "doğru iseniz, şunların isimlerini (özelliklerini, niteliklerini) siz bana bildirin," dedi.

bakara 32 dediler: "sen yücesin, senin bize öğrettiğinden başka bir bilgimiz yok. sen bilensin, bilgesin."

bakara 33 dedi: "adem! onların isimlerini şunlara haber ver." isimlerini onlara haber verince, "size, yerin ve göklerin sırlarını biliyorum, açıkladığınızı da gizlediğinizi de biliyorum dememiş miydim," dedi.

bakara 34 meleklere, "adem'e secde edin," dedik. iblis hariç hepsi secde ettiler, o ise diretti, büyüklük tasladı ve nankörlük etti.

burada ise adem isimleri (nitelikleri) sayınca melekler secde ediyorlar. herhalde burda kasdedilen adem'in bir kayıt cihazı gibi isimleri ard arda sayması değil, isimleri anlamlandırabilmesi, nitelikleri kavrayabilmesi yani bilinç sahibi olmasıdır. (bkz: homo sapiens)

bir de insanların kendisinden yaratıldığı bir tek nefis mevzusu var. bu "ilk insan adem"e yoruluyor. peki gerçekten öyle mi?

mesela yaygın bir hata olarak, şu ve benzeri ayeterde kastedilen genelde adem olarak yorumlanır:

nisâ 1 insanlar! sizi bir tek nefisten yaratan, ondan da eşini yaratan, ikisinden pek çok erkek ve kadın üreten rabbinizi dinleyin. adına birbirinizden isteklerde bulunduğunuz allah'a saygı gösterin; akrabalara da... allah elbette sizi gözetlemektedir.

oysa aynı şeyden bahseden başka bir ayete ve devamına baktığımızda:

a’râf 189 o sizi bir tek nefisten yarattı. ondan da eşini yarattı ki dinginlik bulsun. eşine yaklaşınca, hafif bir yükle yüklendi ve onunla gezindi. yükü ağırlaşınca her ikisi rab'leri allah'a: "bize kusursuz bir çocuk verirsen şükredenlerden olacağız," diye yalvardılar.

a’râf 190 onlara kusursuz bir çocuk verince, o'nun kendilerine verdiği bu hediyeyle ilgili olarak o'na ortaklar koşmaya başladılar. allah onların ortak koştukları her şeyden çok yücedir.

biz biliyoruz ki adem ve havva kendilerine verdiği çocukla ilgili olarak allah'a ortak falan koşmamıştır. peki burada hepimizin yaratıldığı bir tek nefis derken kastedilen nedir? bu sorunun cevabını da başka bir ayette buluyoruz:

rum 21 o'nun ayetlerinden biri de, size nefislerinizden, sakinleşeceğiniz eşler yaratması ve aranıza sevgi ve acıma koymasıdır. şüphesiz bunda, düşünen bir toplum için ibretler vardır.

yani havva adem'in kaburga kemiğinden falan yaratılmamış. eşlerimiz de biz erkeklerden yaratılmıyor... bahsedilen şey hepimizin yaratıldığı aynı genetik özelliklerdir. hepimiz aynı cinsten yaratılmışız. hepimiz aynı genetik özellikteniz. "bir tek nefisten yaratılma" ifadesiyle anlatılan budur.

bir de "biz eşref-i mahlukatız, hayvandan gelmiş olamayız. dedelerimizin maymun olması eşref-i mahlukat olan insana yakışmaz" gbi söylemler var. lan ne kadar kibirliymişsiniz be...

a’râf 179 insanlardan ve cinlerden çok sayıda kişiyi cehenneme mahkum ettik. kalpleri var, fakat kavrayamazlar; gözleri var, fakat görmezler; kulakları var, fakat işitmezler. onlar, çiftlik hayvanları gibidir, hatta daha da kötü... ve onlar, olup bitenden habersizdirler.

realitenin farkında olamayıp, zihninde oluşturulmuş sahte dünyada yaşayan; farketmeyen, görmeyen, duymayan, düşünmeyen, koyun gibi yaşayan herkes hayvan gibidir ve cehennemdedir. insanın bilinç sahibi olmasıyla bu adı aldığını ve yeryüzüne varis kılındığını görmüştük.

hristiyanlar insan sözü karışarak bozulmuş dini metinleri ve yanılmaz kilise inançları nedeniyle evrim teorisi ve inançlarını uzlaştıramazlar. evrim teorisinin başarısı, dünyadaki sömürü düzeninin en büyük kalesi olan vatikan'ı yani kiliseyi yıpratacağından, vatikan evrim karşıtı her türlü propaganda için büyük kaynaklar ayırır.

oysa görüldüğü gibi kuran ile evrim teorisi tezat değildir. bilakis kuran evrimi desteklemektedir.

diğer geçmiş bozuk dinlerin etkisiyle ve uyduruk hadislerle yanlış yorumlamalar ve yanılgılar sözkonusu olmuştur. düzeltilmesi gereken bu yanlış kuran dışı inançlardır.

evrim teorisine islam adına karşı çıkmak cihad falan değil; aksine dine yapılan çok büyük bir kötülüktür.
Alıntıdır
 


TuRkiShCowboy

TuRkiShCowboy

Emekli Yönetici
İnanmam ...
 
Nadir

Nadir

Emekli Yönetici
Kur'an'da canlıların aşama halinde yaratıldığı Darvin'in evrim teorisini desteklemez..canlının aşama aşama yaratılması ayrı canlının bir şekilden başka bir şekle girmesi ayrı bu konuyu karıştırmayalım..Kur'an-ı Kerim'de bir canlının başka bir şekle dönüştüğüne dair bir ayet bulamazsın..
 
<''Th3 ßiG ßoSs''>®

<''Th3 ßiG ßoSs''>®

Üye
bnde ınanmam
 
Nadir

Nadir

Emekli Yönetici
yani Kur'an'da varda biz göremedik mi anlamına geliyor? aslı astarı bir teori ve yıllarcada çürütüldü..hala ne diye savunuluyor anlamıyorum..yukarda verilen ayetlerin hiçbirinde de evrim teorisini destekleyen bir tane ayet yok yapmayın be kardeşim bunu kim yazdıysa çok naifmiş kendisi..
 
DoRM

DoRM

Üye
    Konu Sahibi
--------------- Ekleme ---------------

Kur'an'da canlıların aşama halinde yaratıldığı Darvin'in evrim teorisini desteklemez..canlının aşama aşama yaratılması ayrı canlının bir şekilden başka bir şekle girmesi ayrı bu konuyu karıştırmayalım..Kur'an-ı Kerim'de bir canlının başka bir şekle dönüştüğüne dair bir ayet bulamazsın..
dönüşme derken löp diye pokemondaki gibi dönüşmüyorlarki ztn mesela maymundan geldik diyelim anne maymunun karnında bizim dna mızı meydana getiren düzenleyen gene allah dır. veya eskiden dünya yuvarlak diyenlere dinsiz diyorlardı.şimdide evrim için aynısı oluyor gibi bence ilerde hem evrime hemde allaha inanıcaz.benim görüşüme göre:evrimi gerçekleştiren yine allahdır.
 

Berlin Boleyn

evrim nedir?

canlıların nesilden nesile kalıtsal değişime uğrayarak ilk halinden farkılı özellikler kazanmasıdır.

evrim bir canlının zamanla değişime uğramasıdır.

1 canlı bir diğer canlıyla kaynaştığında ortaya farklı bir tür çıkar bence bu bir evrimdir.
bir çinli bir siyahla evlenir çocukları olur bu çocuk 2 farklı türden özellik almıştır bu bir evrimdir bence..
yada bir arap bir italyanla evlenir doğan çocuk ikisinin özlelliklerini taşıyan farklı bir türdür.

şimdiye kadar dünyada tanımlanabilmiş 2 milyon canlı türü olduğu söyleniyor.ama bunların kendi cinsleri dışında çiftleştiği veya kaynaştığı diğer canlı türleride vardır biz bunlara safkan değil kırma deriz bu bir evrimdir bence.

evrim kişiye göre değişirmi onu bilemiyorum..

dünyanın oluşumundan bu yana 3 milyar yıl geçmiş ilk çağlarda yaşayan insanlar la şimdiki insanlar arasında büyük farklar vardır.bu insanoğlunun geçirdiği evrimi açıklar.

hormonlar ,gdo'lu besnler,teknoloji,tıp,vs bunlara etkendir.
evrimin islama karşı çıkmak olduğunu düşünmüyorum aksine evrim zmana göre doğal oluşum sürecidir..

araştırmadan sadece bukadar yorum yapabiliyorum.

sonuç olarak evrime inanıyorum...
 
DoRM

DoRM

Üye
    Konu Sahibi
çk gzel açklamışsın saol
 
Nadir

Nadir

Emekli Yönetici
--------------- Ekleme ---------------

dönüşme derken löp diye pokemondaki gibi dönüşmüyorlarki ztn mesela maymundan geldik diyelim anne maymunun karnında bizim dna mızı meydana getiren düzenleyen gene allah dır. veya eskiden dünya yuvarlak diyenlere dinsiz diyorlardı.şimdide evrim için aynısı oluyor gibi bence ilerde hem evrime hemde allaha inanıcaz.benim görüşüme göre:evrimi gerçekleştiren yine allahdır.
Krdeşim Kur'an'da öyle tür değişmesini göremezsin doğa olaylarını getirip buraya evrim deme..bende biliyorum herşeyi yapan Allah ama gözümüzde görüyor ve araştırmalarda gösteriyor ki bir tür başka bir türe dönüşmüyor..ya tamamen kayboluyor ya da neslini devam ettiriyor..ayrıca bu konu hakkında yüzlerce tez hazırlandı..Allah kendi koyduğu kanunları burda değiştirmez..insanların eskiden biraz büyük yapıda olmaları şimdi küçük yapıda olmaları tür değişimi değil sadece ikimsel ve coğrafik değişimlerdir evrim değildir..
 
Salihyet

Salihyet

Üye
Merhaba sayın arkadaş, öncelikle bu alıntı bilgiler için teşekkürler fakat en mükemmel teori kanıtlanamayandır, kanıtlar üstüne kurulmuş ve binlerce defa çökmüş bir teoriye kimse inanmayacaktır.

Sen arkadaş evrime inanıyormusun ? Bu soruyu değiştirsek, ufoların varlığına inanıyormusun ? ikisininde varlığı oluşumu kanıtlanmamıştır. Ve benim gözümde iki soru da eş değerdir.

Oluşumun kendi kendine rastlantı sonucu olduğu tezi üstüne kurulan herşey benim için geçersizdir, herşey diyorum çünkü evrende ki sistematik sahipsiz değildir, konularımı aratıp anzer balının yetiştirilirken kraliçe arının öyküsünü, bu sistemi bulabilirsiniz, buradan yola çıkarak sistemin varlığı inkar edilemez boyutlara ulaşıyor..
 
Nadir

Nadir

Emekli Yönetici
mesela senin alıntına karşı bende bir alıntı buldum benzer ayetler karşı şekilde yorumlanıyor:
Darwinizm, Allah'ın varlığı ve birliğini, insanların Rabbimiz'e karşı sorumlu olduklarını inkar eder. Materyalizmin ve din ahlakına uygun olmayan akımların dayanak noktasıdır. Bu nedenle bilimsel olarak çürütülmüş olmasına rağmen, ideolojik kaygılarla sürekli ayakta tutulmaya çalışılmaktadır. Evrenin ve insanın, kör tesadüflerin eseri olduğu yanılgısını savunan Darwinist-materyalist akımlar, sözde bir tür hayvan olan insanların arasındaki ilişkilerin de hayvani olması gerektiğini iddia ederler. Bu sapkın görüş, bencilliği, acımasızlığı, kavgayı, çatışmayı, adam öldürmeyi kendince makul görür. Merhamet, sevgi, şefkat, saygı gibi duyguları ise sözde evrim sürecini gerileten birer engel olarak kabul eder. Darwinist telkinlerle insan sevgisinden uzak, zalim, saldırgan, çıkarcı insanlar yetişir.

Bu durum karşısında, insanlığın Darwinizm'in tehlikelerine ve aldatmacalarına karşı uyarılması ve böylesine tehlikeli bir zihniyetin fikren etkisiz hale getirilmesi hayati öneme sahiptir. Ne var ki, Darwinizm'i ve sebep olduğu tehlikeleri kavrayamayan insanlar, Darwinizm'e karşı yürütülen ilmi mücadelenin de önemini anlayamamaktadır.

Bu kişiler Darwinizm'le ilmen mücadele etmek yerine, bu mücadeleyi göz ardı edebilmek ve bu mücadeleden kaçınabilmek için farklı yollara başvururlar. Bazıları, "Darwinizm aslında bu kadar önemli bir konu değil" diyerek kendilerince bu fikri mücadeleyi önemsiz görmeye ve göstermeye çalışır. Bazıları da, İslam ile evrim teorisi arasında sözde "orta bir yol" oluşturmayı hedefler. Bunun için kendilerince Darwinizm'le İslam'ı bağdaştırmaya uğraşırlar. "Darwinizm'i Müslümanlaştırma çabası" olarak adlandırabileceğimiz bu tutum, çok ciddi hatalar ve yanılgılar içermektedir. Darwinizm'le İslamiyet arasında kendince fikri bir "uzlaşma" aramak, Müslüman için asla söz konusu olmamalıdır. Ortaya atılma sebebi, Allah'ı ve yaratılışı inkar etmek olan bir teori ile "uzlaşmak" samimi olarak iman edenler için mümkün değildir. Üstelik, Kuran ayetlerinde de, Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde de evrime işaret eden tek bir açıklama dahi bulunmamaktadır.

Evrimi Bilimsel Bir Teori Zannederek Kendilerince Müslümanlaştırmaya Çalışanlar Yanılmaktadır

Darwinizm&#8217;le ilmi mücadele etmekten kaçınanlardaki ortak psikoloji Darwinizm'e karşı hissedilen bir tür eziklik duygusudur. Evrim teorisinin bilimsel bulgulara dayandığını sananlar, bilimsellik karşısında çaresiz olduklarını düşünürler. Evrimcilerin öne sürdükleri iddiaların, doğruluğu ispatlanmış verilerle desteklendiğini, dolayısıyla kendilerinin bunlara cevap vermelerinin neredeyse imkansız olduğunu zannederler. Cevap vermelerinin mümkün olmadığını sandıkları için de, daha en baştan "teslim olmayı" kabul ederler.

Oysa evrim teorisinin bilimsel bir teori olduğu yanılgısı, bu konuda yapılan yoğun propagandanın bir ürünüdür. Televizyon haberlerinde, gazete ve dergi yazılarında sürekli, evrimin ispatlanmış, reddedilmesi mümkün olmayan bir teori olduğu imajı verilir. Evrim teorisini savunmanın bilimi savunmak olduğu, evrimi reddetmenin ise bilime karşı gelmek olduğu izlenimi oluşturulur. Ancak bilimsel bulgular bu propagandanın tam tersini göstermektedir. Bilim, evrimi desteklememekte tam tersine çürütmektedir. Tarafsız olarak bilimi savunan bir insanın evrimi savunması da aslında mümkün değildir. Evrim teorisinin bu derece gündemde tutulması, bilimsel bir teori olması nedeniyle değil, materyalizmin ve dinsizliğin dayanak noktası olması nedeniyledir. Diğer bir deyişle, evrim propagandası bilimsel nedenlerle değil, ideolojik kaygılarla yapılmaktadır.

Bazı Müslümanların bilinçaltlarında "Darwinizm'le mücadele etmenin imkansız olduğunu" düşünmelerinin temelinde de bu yoğun propagandanın etkisi vardır. Bu propagandalar sonucu, hiçbir doğruluk payı olmadığı halde, evrime karşı çıkmanın bilime karşı çıkmak olduğu kanısı oluşur. Bilime karşı çıkmamak için de, bilimsel olduğu sanılan evrim teorisiyle İslamiyet arasında "orta bir yol" oluşturulmaya çalışılır. Ama aslında bu, Darwinizm'le fikri mücadele etmekten kaçınmak için bir yol oluşturmaktır.

Halbuki Darwinizm'le fikren, açık ve net bir şekilde mücadele etmekten çekinilmesi gereken hiçbir husus yoktur. Bilimin evrimi ispatladığını sandıkları için, bu konuyla yakından ilgilendiklerinde kendilerinin de bu telkinlerin etkisinde kalıp inançlarının sarsılacağından, dünya görüşlerinin değişeceğinden korkanların endişeleri yersizdir. Bilim Darwinizm'i değil, Yaratılış'ı göstermektedir. Darwinizm'in öne sürdüğü iddiaların her biri, yüzlerce bilimsel delille çürütülmüştür. Müslümanların yapması gereken, bu delilleri de kullanarak, Darwinizm'i fikren tam anlamıyla etkisiz hale getirmektir.

Bazı Müslümanlar, tamamen spekülatif yöntemlerle ve ideolojik sebeplerle yapılan evrim propagandalarını gözlerinde büyütüp, bununla baş edemeyeceklerini zannederek, şevkle ve heyecanla Darwinizm'le ilmen mücadele edeceklerine, pasif ve teslimiyetçi bir yol benimsemektedir.

Bu pasif ve teslimiyetçi tutumun en çirkin örneklerinden biri, daha önce de belirttiğimiz gibi, Darwinizm'i sözde Müslümanlaştırmaya çalışmaktır. Bu tutumlarını destekleyebilmek için de Sümer dönemi toplumlarından kalan putperest inançları kullanarak, alim olarak addettikleri kişilerin sözlerini aktarır ve "Din bunu anlatıyor" mesajı vermeye çalışırlar. Oysa bu açıkça, Darwinizm'le fikri mücadele etmekten kaçınmak için bir bahane yöntemidir. Pasif, teslimiyetçi mücadelenin çok çirkin bir yönüdür.

Bu kimseler, korkup fikren yenemeyeceklerini düşündükleri Darwinizm'e karşı bu yöntemi kullanarak, gizli mağlubane bir mücadele şeklini uygulamış olurlar. Oysa Allah'a kalpten inanan, O'nun üstün gücünü takdir eden bir Müslüman için bu mücadele şekli son derece küçük düşürücüdür. Salih bir Müslümanın mücadelesinin, pasif ve mağlubane olması mümkün değildir. "Biz de aynı şeyi savunuyoruz" mantığı ile Darwinizm'e karşı koymak söz konusu olamaz. Müslümanın iman ettiği gerçek, her şeyi Allah'ın yarattığı gerçeğidir. Dolayısıyla bir Müslümanın Darwinistler ile aynı şeyi savunuyor olması mümkün değildir. Müslüman, Darwinizm'e karşı açık, galibane bir fikri mücadele içinde olmalıdır. Allah'tan gereği gibi korkan bir Müslümanın, Darwinizm ile aynı fikri ve ideolojiyi savunması mümkün değildir.

Darwinizm tehlikesinin farkına varamamış, onun Allah inancına karşı mücadelesini anlayamamış olan bu insanların, yanlış yöntemler uygulamak yerine bu konuda hiç yorum yapmamaları çok daha iyi olacaktır. Fikri mücadeleden korku duyup, güç yetiremedikleri konularda yanlış ve akılsızca metodlara başvurmak yanlış bir tutumdur. Darwinizm, ciddi şekilde karşı konulması ve tamamen ortadan kaldırılması gereken büyük bir tehlikedir. Bu büyük tehlikenin farkına varmayarak Darwinizm'e karşı yapılan fikri mücadeleye engel oluşturmak, büyük bir hata ve Allah'a karşı büyük bir sorumluluktur.

İslam'da Evrim Olduğunu İddia Edenler 100 Milyon Fosilin Evrimi Yıktığını Bilmiyorlar


Bazı Müslümanlar, 1940-50'lerin bilgisiyle evrimin bilim tarafından desteklenen bir teori olduğunu zannederek, "Müslümanlar Darwin'den çok önce evrimi biliyorlardı" gibi aciz ve garip bir mantık örgüsüyle kendilerince İslamla evrimi bağdaştırmaya çalışmaktadırlar. Bu mantık, ciddi bir bilgisizliğin ürünüdür.

Birincisi, evrim yanılgısı ilk Darwinle ortaya çıkmış bir düşünce değildir. Tarih boyunca tüm materyalistler canlıların taştan, topraktan kendi kendine oluştuğu ve canlıların sözde birbirinden türediği iddiasında bulunmuşlardır. Evrim, binlerce yıl öncesine dayanan bir pagan inancıdır. Sümerler de, antik Mısırlılar da evrime inanan ve evrimi savunan toplumlardır. Örneğin Mısırlılar, canlıların Nil'in çamurlu sularından kendi kendine çıktıklarını düşünürlerdi. Dolayısıyla "evrim Darwin'den önce de biliniyordu, Müslümanlar da evrimi biliyordu" diye yeni birşey bulmuş gibi ortaya çıkmanın manası yoktur. Müslümanlar da, ilk Yahudiler de, ilk Hıristiyanlar da, Sümerler de, Mısırlılar da evrim diye sapkın bir düşünce olduğunu elbette biliyorlardı. Ama günümüzde olduğu gibi, o dönemde de akıl ve vicdan sahibi olanlar evrimin bir yanılgı olduğunu açıkça görebiliyorlar, bazı insanlar da materyalist ve ateist bir zihniyete sahip oldukları için bu yanılgıya sahip çıkıyorlardı.

İkincisi, canlıların aşama aşama birbirlerinden türeyerek var oldukları iddiası bilimsel olarak hiçbir bulguyla desteklenmemiştir. Eğer canlılar Darwin'in veya geçmişte yaşamış evrimcilerin iddia ettiği gibi birbirinden türemiş olsaydı, bunun fosil kayıtlarında açıkça görülmesi gerekirdi. Bugüne kadar yapılan kazılarda 100 milyondan fazla fosil elde edilmiştir. Ama bunların içinde bir canlının diğerine dönüştüğünü, canlıların sözde ortak ataya sahip olduğunu gösteren bir tane bile fosil yoktur. 100 milyon fosilin hepsi istisnasız canlıların sahip oldukları tüm özellikleri ile aniden ortaya çıktıklarını, yani yaratıldıklarını ve yüz milyonlarca yıl boyunca hiç değişmediklerini, yani evrim geçirmediklerini göstermektedir. 150 yıldır dünyanın dört bir yanı delik deşik edilip bir tane bile ara form fosili bulunamışsa, evrimcilere yapılan "bir tane ara form fosili getirin 10 trilyon vereceğiz" çağrısına aylardır bir kişi bile cevap verememişse, Darwin bile ara fosil bulunmazsa teorisinin yıkılacağını söylemişse, yani ortada bir tane bile somut bulgu yoksa, masallar anlatmanın "atalarımız mikropmuş", "kuşların atası bulundu", "atalarımız hurmaymış" başlıkları atmanın bir anlamı yoktur.

Allah, Evreni ve Canlılığı Evrimle Yaratmamıştır


Allah Kuran'da, canlılığın ve evrenin yaratılışı hakkında pek çok ayet indirmiştir. Fakat bu ayetlerde, canlıların birbirlerinden türediklerine, aralarında evrimsel bir bağ olduğuna dair hiçbir bilgi ya da işaret bulunmamaktadır. Elbette Allah dileseydi canlıları evrimle de yaratabilirdi. Ancak Kuran'da bu yönde bir işarete rastlanmamakta, evrimcilerin öne sürdüğü gibi türlerin aşama aşama oluşumunu destekleyecek hiçbir ayet bulunmamaktadır. Eğer böyle bir yaratılış şekli olsaydı, bunu, Kuran ayetlerinde detaylı açıklamaları ile görmemiz mümkün olurdu. Ancak tam tersine Kuran'da canlılığın ve evrenin Allah'ın "Ol" emriyle mucizevi şekilde var edildiği bildirilmektedir:


Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "Ol" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Eğer iddia edildiği gibi, gerçekten Hz. Adem'den önce yarı maymun-yarı insan canlılar yaşamış olsalar, canlılığın yaratılışında mutasyonların, doğal seleksiyonların etkisi olsa, Allah bunu bize Kuran-ı Kerim'de açık, net ve kolay anlaşılır bir biçimde haber verirdi. Ancak, Kuran'ın hiçbir ayetinde böyle bir bilgi bulunmamaktadır. Tam tersine bir çok ayette, insanın yoktan, en güzel biçimde yaratıldığı bildirilmektedir:

Doğrusu, Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık. (Tin Suresi, 4)

Gökleri ve yeri hak olmak üzere yarattı ve size düzenli bir biçim (suret) verdi; suretlerinizi de güzel yaptı. Dönüş O'nadır. (Tegabün Suresi, 3)

Darwinizm'i Kendilerince Müslümanlaştırmaya Çalışanlar, Meleklerin ve Cinlerin Yaratılışını Açıklayamazlar


Üstün güç sahibi olan Rabbimiz, dilediğini dilediği şekilde ve zamanda, örnek edinmeksizin yoktan var edendir. Allah birşeyin olmasını dilediğinde, sadece ona "Olmasını" emreder:

Onu istediğimizde herhangi bir şey için sözümüz, ona yalnızca "Ol" demekten ibarettir; o da hemen oluverir. (Nahl Suresi, 40)

Allah her türlü eksiklikten ve noksanlıktan münezzeh olan, hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır. Dolayısıyla Allah'ın yaratması için de hiçbir sebebe, araca, aşamaya ihtiyaç yoktur. Dünyada herşeyin belli sebeplere, doğa kanunlarına bağlı olması kimseyi yanıltmamalıdır. Allah, tüm bu sebeplerin Yaratıcısı olarak bunlardan tamamen münezzehtir.

Ancak bu gerçekleri gereği gibi düşünmeyenler, çeşitli yanılgılara kapılabilirler. Kendilerince Darwinizm'le İslam arasında bir uzlaşma oluşturmaya çalışanlar da bu düşünme eksikliği nedeniyle yanılmaktadırlar. Allah'ın üstün yaratma gücünü, yaratma sanatındaki mükemmeliği takdir edemedikleri için "İslami evrim" gibi olmadık yorumlarda bulunmaktadırlar. İnsanın evrimle gelişim gösterdiğini iddia eden bu kişilere, meleklerin ve cinlerin nasıl yaratıldığı sorulduğunda ise cevapları "Allah yoktan yarattı" olacaktır. Cinleri ve melekleri Allah'ın yarattığını bilip kabul eden bu kişilerin, Allah'ın, insanı da aynı şekilde yaratmış olduğunu düşünememeleri, bunu akledememeleri oldukça vahimdir. Meleği "Ol" emri ile bir kerede yaratan Yüce Rabbimiz'in, insanı da aynı şekilde yaratmış olduğunu görememeleri çok şaşırtıcı bir durumdur.

Allah Kuran'da cinlerin, insanlardan farklı olarak, ateşten yaratıldıklarını haber vermiştir:

İnsanı, ateşte pişmiş gibi kuru bir çamurdan yarattı. Cann'ı (cinni) da 'yalın-dumansız bir ateşten' yarattı. (Rahman Suresi, 14-15)

Kuran'da haber verildiği gibi, meleklerin yaratılışı da insanın yaratılışından çok farklıdır. Ayette meleklerin yaratılışı şöyle bildirilmektedir:


Hamd, gökleri ve yeri yaratan, ikişer, üçer ve dörder kanatlı melekleri elçiler kılan Allah'ındır; O, yaratmada dilediğini arttırır. Şüphesiz Allah, herşeye güç yetirendir. (Fatır Suresi, 1)

Ayette yer alan ifadeden açıkça anlaşıldığı üzere melekler görünüm olarak da insanlardan çok farklıdırlar. Ayrıca Kuran'da hem meleklerin hem de cinlerin insanlardan önce yaratıldığı haber verilmektedir. Allah ilk insan olan Hz. Adem'i yaratacağı zaman, önceden yaratmış olduğu meleklere ve bir cin olan İblis'e Hz. Adem'e secde etmelerini emretmiştir. Ayette şöyle bildirilmektedir:


Hani meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik; İblis'in dışında (diğerleri) secde etmişlerdi. O cinlerdendi, böylelikle Rabbinin emrinden dışarı çıkmıştı. Bu durumda Beni bırakıp onu ve onun soyunu veliler mi edineceksiniz? Oysa onlar sizin düşmanlarınızdır. (Bu,) Zalimler için ne kadar kötü bir (tercih) değiştirmedir. (Kehf Suresi, 50)

Allah için yaratmak çok kolaydır. Rabbimiz hiçbir sebep olmadan yoktan var edendir. Cinleri ve melekleri nasıl farklı şekillerde ve yoktan var ettiyse, insanı da evrime gerek olmadan, ayrı bir varlık olarak yoktan var etmiştir. Aynı durum hayvanlar ve bitkiler gibi diğer canlılar için de geçerlidir. Kuran'da bildirilen açık gerçek şudur: Allah bu canlıların hiçbirini evrimleştirmeden, yani türleri başka türlere dönüştürmeden bir anda yoktan var etmiştir.

Evrimi Savunan Müslümanlar, Hz. Musa'nın Asasının Yılana Dönüşünü, Hz. İsa'nın Üflediği Çamurun Kuş Olup Uçmasını Açıklayamazlar


Kuran'da Hz. Musa'nın elindeki asayı yere attığında, Allah'ın dilemesiyle bu asanın canlı bir yılana dönüştüğü bildirilmektedir. Hz. Musa asasını yere attığında, cansız bir ağaç dalı canlı bir yılana dönüşmekte, eline aldığında yılan tekrar cansız bir ağaca dönüşmektedir, sonra tekrar yere attığında yine can bulmaktadır. Yani cansız bir madde, canlanmakta, sonra ölmekte, sonra yine canlanmaktadır. Böylece Allah bu mucizesiyle insanlara, sürekli Yaratılış'ı göstermektedir. Ayetlerde şöyle buyrulur:


Böylece, onu attı; (bir de ne görsün) O HEMEN HIZLA KOŞAN (KOCAMAN) BİR YILAN (OLUVERMİŞ).

Dedi ki: "Onu al ve korkma, Biz onu ilk durumuna çevireceğiz." (Enbiya Suresi, 20-21)

"Sağ elindekini atıver, ONLARIN YAPTIKLARINI YUTACAKTIR; çünkü onların yaptıkları yalnızca bir büyücü hilesidir. Büyücü ise nereye varsa kurtulamaz." (Enbiya Suresi, 69)

"Asanı bırak;" (Bıraktı ve) ONUN ÇEVİK BİR YILAN GİBİ HAREKET ETTTİĞİNİ görünce, geriye doğru kaçtı ve arkasına bakmadı. &#8220;Ey Musa, korkma; şüphesiz Ben(im); Benim yanımda gönderilen (elçiler) korkmaz." (Neml Suresi, 10)

Hz. Musa elindeki asasını yere attığı anda, Allah'ın lütfuyla, cansız bir odun parçası, hızla hareket eden, diğer şahısların ortaya koyduklarını yutan, yani sindirim sistemi de olan tamamen canlı bir varlığa dönüşmektedir. Böylece Allah insanlara canlılığın nasıl yoktan var edildiğinin bir örneğini göstermektedir. Cansız bir madde, sadece Allah'ın dilemesiyle, yani "Ol" emriyle can bulmaktadır. Allah'ın Hz. Musa'ya lütfettiği bu mucize, eski Mısırlıların batıl evrim inanışlarını bir hamlede yerle bir etmiş, Hz. Musa'nın karşısına olan insanlar dahi hemen o an gerçeği kavrayıp, batıl inanışlarını bırakıp, Allah'a iman etmişlerdir.

Hz. İsa da putperest düşünceye, pagan inanışlara ve tahrif olmuş Museviliğe karşı mücadele yürütmüş, doğruyu ve hakkı anlatmış, ama o da asıl olarak ilk önce Yaratılış'ı ispat etmiştir. Kuran'da Hz. İsa'nın da çamurdan kuş biçiminde birşey yaptığı, sonra bunun içine üflediğinde, Allah'ın dilemesiyle, bu kuşun hayat bulup canlandığı haber verilmiştir:


Allah şöyle diyecek: "Ey Meryemoğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim. İZNIMLE ÇAMURDAN KUŞ BIÇIMINDE (BIR ŞEYI) OLUŞTURUYORDUN DA (YINE) IZNIMLE ONA ÜFÜRDÜĞÜNDE BIR KUŞ OLUVERIYORDU... (Maide Suresi, 110)

Bu kuş, hiçbir sebebe bağlı olmadan, Allah'ın dilemesi ve mucizesiyle, can bulmaktadır Cansız bir maddeden can sahibi olan kuş, Yüce Allah'ın örneksiz, sebepsiz, üstün yaratışının örneklerinden biridir. Hz. İsa da, Allah'ın lütfettiği bu mucizeyle, evrimci düşüncenin mantıksızlığını ve geçersizliğini gözler önüne sermektedir.

Kendilerince İslamla evrimi bağdaştırmaya çalışanların ise Rabbimiz'in bu mucizelerini açıklayabilmeleri mümkün değildir.

Sonuç: Darwinizm Yıkılmıştır, Son Çırpınışların Faydası Yoktur


Bilim evrimin geçersizliğini ortaya koymuştur. Bu gerçeği gösteren eserler, belgeseller, konferanslar, sergilerle halkımız tam anlamıyla bilinçlenmiş, gerçeği görmüştür. Güneş bir kere doğmuştur, bazı kimseler kendilerince propagandalarla ve masallarla Güneş'in doğduğunu saklamak isteseler de, bu doğuşu geri çevirmeleri mümkün değildir. Halkımız lokantalarda, eczanelerde, alışveriş merkezlerinde fosilleri kendi gözleriyle görüp incelemiş, evrimin yaşanmadığına bizzat tanıklık etmiştir. Bundan sonra Darwinistler istedikleri hikayeleri anlatsınlar, istedikleri kadar aralıksız propaganda yapsınlar, istedikleri kadar baskı oluşturmaya çalışsınlar, evrimi ayakta tutmaları mümkün değildir. Evrim çökmüştür, Darwinizm ölmüştür. Devir, Darwinizm'in cenazesinin kaldırılması devridir. Evrimcilere tavsiyemiz, beyhude çabaları bir yana bırakıp, akılcı ve mantıklı davranıp, bilimsel verileri gözardı etmeyip, Darwinizmin yok olduğunu kabul etmeleridir.
 

dinccine

Üye
Ben zaten inanıyordum her zman bilime inanırım tabiki önce Allah neyse açıkcası evrim vardır
 
Nadir

Nadir

Emekli Yönetici
yani bu konu uzar gider boşuna uğraşma..ayrıca Allah yazarken ilk harfini büyük yazarsan gerçekten sevinirim..
 
Salihyet

Salihyet

Üye
evrim nedir?

canlıların nesilden nesile kalıtsal değişime uğrayarak ilk halinden farkılı özellikler kazanmasıdır.

evrim bir canlının zamanla değişime uğramasıdır.

1 canlı bir diğer canlıyla kaynaştığında ortaya farklı bir tür çıkar bence bu bir evrimdir.
bir çinli bir siyahla evlenir çocukları olur bu çocuk 2 farklı türden özellik almıştır bu bir evrimdir bence..
yada bir arap bir italyanla evlenir doğan çocuk ikisinin özlelliklerini taşıyan farklı bir türdür.

şimdiye kadar dünyada tanımlanabilmiş 2 milyon canlı türü olduğu söyleniyor.ama bunların kendi cinsleri dışında çiftleştiği veya kaynaştığı diğer canlı türleride vardır biz bunlara safkan değil kırma deriz bu bir evrimdir bence.

evrim kişiye göre değişirmi onu bilemiyorum..

dünyanın oluşumundan bu yana 3 milyar yıl geçmiş ilk çağlarda yaşayan insanlar la şimdiki insanlar arasında büyük farklar vardır.bu insanoğlunun geçirdiği evrimi açıklar.

hormonlar ,gdo'lu besnler,teknoloji,tıp,vs bunlara etkendir.
evrimin islama karşı çıkmak olduğunu düşünmüyorum aksine evrim zmana göre doğal oluşum sürecidir..

araştırmadan sadece bukadar yorum yapabiliyorum.

sonuç olarak evrime inanıyorum...

Eşek ile ineği çiftleştiririz, ve ortaya katır çıkar. Bu da bir evrim midir ? Fidana aşı yapılır, bu sayede kayısı ağacında şeftali yetişir. ( maymunla insan çiftleşmiştir, böylece insan nesli aman allahım :ah sadece şaka yapıyorum.. :ehe )

Araştırarak elde edeceğiniz bilginin doğruluğuna inanabilirmisiniz ? Bence yoğun bir bilgi birikiminiz olmadan derin sohbetlerde kesin yargılara varmamalısınız :)

--------------- Ekleme ---------------

Arkadaşlar kanıtları buraya dökmeyelim, kaynak gösterelim cevaplarımız kaynamasın :)

--------------- Ekleme ---------------

Arkadaşlar kanıtları buraya dökmeyelim, kaynak gösterelim cevaplarımız kaynamasın :)
 
TuRkiShCowboy

TuRkiShCowboy

Emekli Yönetici
Arkadaşlar çok açık ve net ayetler var ... Bilim adamı olduğunu iddia ederek saçmalayan insanların düşüncelerine itibar etmemek gerek... Bazı arkadaşlara birşeyleri açıklamak için uğraşmak artık sıktı beni ...
 

Berlin Boleyn

:ehe

eşekle at çiftleşirse tabiki yeni bir yaratık çıkar ortaya..

ben zaten hiç bir araştırma yapmadım oyüzden bişey idda edemem.

ama evrim deyince aklıma gelen şeyleri yazdım açıkcası İSLAMa karşımıdır,orasını hiç bilemem..

BENİn demek istediğim hepimizi ALLAH yarattı ama YArattığı bütün canlılar zamanla değişim göstermiştir.
bu ispatlanamadımı?

ben maymun bir anda insan oldu
yada zürafa eskiden kısaydı yüksek dallara yetişmek için boynu uzadı demiyorum:ehe
 
Nadir

Nadir

Emekli Yönetici
ayrıca şunu da belirtiyim isteyen inanır isteyen inanmaz o kendisini ilgilendirir..evrim dünyadaki olan olayların tesadüfi kendi kendine olduğunu savunur yani yaratılış diye birşey yoktur ona göre Allah'ı tamamen yok sayar..bir müslümanın düşünmeden bunu savunması akıl almaz bir olay..bir müslüman yağmuru Allah'ın yarattığını yağmurunda buluttan yağdığını ve bu yağmurun oluşumu için sebepleri hazırlayanın Allah olduğunu bilir..müslümanın düşünce dünyasının merkezinde Allah vardır..bu düşünceden Allah'ı çıkarırsanız müslüman olmaz..Allah'ı temele almayan ve herşeyi tesadüfe bağlayan bir düşünceyi ben kabul edemem bu anlamda bir düşünceyi Kur'an'da bulamazsınız..
 

Berlin Boleyn

deli kuyuya bir taş atmış 40 akıllı çıkartamamış:)
 
DoRM

DoRM

Üye
    Konu Sahibi
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...


Üst Alt