Herkesi güldüren sahnelere çıkan çok iyi espiri yapabilen bir mizahçı varmış. Bir espiri yapar etraf gülmekten yıkılıp gidermiş. Herkes mizah yapsın diye kendisine "Hadi be mizahçı, bir espiri yapsana!" derlermiş. Mizahçı da espirileri patlatırmış.
Fakat mizahçının halinden anlayan yokmuş. Kimse durumunu merak etmez, aramaz sormazmış. Hep kendisinden mizah beklerlermiş.
Birgün mizahçı hastalanmış. Hem de öyle çok hastalanmış ki, doktor birkaç güne kalmaz göçersin bu dünyadan demiş. Kendisi evde hastalıkla boğuşurken komşuları ziyaretine gelirmiş. "Hadi be mizahçı bir mizah yapsana!" derlermiş. Mizahçı "hastayım birkaç güne gideceğim buralardan, çok az vaktim kaldı" dese de, "Yine mizah yapıyor" deyip gülerlermiş komşuları.
Bir süre sonra mizahçı vefat etmiş. Öldüğüne kimse inanmıyormuş. "Hadi be mizahçı, bir mizah yapta güldür bizi" diyorlarmış. Mizahçıyı imam yıkamış. Sonra tabuta koymuşlar. Cemaatten fısıldaşlamar "Hadi be mizahçı, bir espiri yapta güldür bizi", "Mizahçı bize oyun oynuyor, kalkacak ve bir mizah yapacak" şeklinde sürüp gidiyormuş.
Mizahçıyı mezara gömerken, son kez bir kişi "Hadi kalk be mizahçı! Kalkta güldür bizi. Bunların hepsi şakaydı de, şaka yaptım size de!" demiş. Ama mizahçı duymaz ki!
- - - Eklendi - - -
Alıntı değildir.