Evet, bu işte japonlar ilerledi gerçekten; ama bu japonların çok zeki olmasından kaynaklanmıyor.Japonlar düşünceleri hayata geçirmede başarılı insanlar.Bu tür düşünceler hemen hemen her ülkede var ama uygulama alanına geçiş bir türlü olmuyor.İnsansı robota gelince bir robat hiç bir zaman insan gibi olmaz, ancak insanı taklit eder.
İlk önceleri yapay zeka programlamaya dayanıyordu, şimdi ise öğrenme ön planda tutuluyor.Tabii öğrenmede programlama ile oluyor.MEsela bir robotu bir odanın içine kapatıyorlar.Robot içindeki program ve sensörler sayesinde duvara her çarpışında koordinatlara göre yeni bir kod oluşturuyor.İşte bu taban ile öğrenme isistemi açılmıs oluyor.
Hareket konusuna gelince bunlarında hepsi yine insandan örnek alınarak yapılmış sistemler.Mesela insanın bir adımı programcılar tarafından 10,000-20,000 kez yavaşlatılıyor ve bir o kadar da her salise için bir kod olusturuluyor.Bu kodlar birleşince de hareket oluşuyor.
Konuşma zaten basit.Bir robata 5,000 kelime yüklenirse ve geriçağrışım sistemi kururlursa, insanların günde 200-300 kelime konuştuğu bir Dünya'da çok kolay konuşabilecektir.İsimo denen robotun el sıkışması bile oncden progamlanmış ve taklit yeteneği kazandırılmıs bir hareketten ileri gitmediğini sanırım anlıyorsunuzdur.
Robotlar her zaman robot aklacak çünkü insanın ruh yapısı oluşturalayan bir yapıdır.İnsan ruhu sistematik bir yapı değildir.Hangi tepkileri ne zaman vereceği matematiksel olarak hesaplanamaz.
Fakat bir robota programlama ile o kadar çok davranış taklidi ve tepki yüklerseniz ki, karşıdan bakanlar insandan farksız sanar.Tabii bunların hepsi yine de papağanın konusması gibi bir şey olur.