Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler,
sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler. O namaz ı kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükâfat
vereceğiz.(Nisa-162)
Her insanın yaptığı işleri boynuna
astık, kıyâmet günü de apaçık yazılmış
bir kitap olarak meydana çıkaracağız
onları, herkes, ne yapmışsa hepsini o
kitapta yazılmış bulacak.
124- Kim de beni anmaktan yüz çevirirse şüphesiz onun için dar bir geçim vardır ve biz onu, kıyamet günü kör olarak haşrederiz.
125- O, “Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin? Oysa ben, hakikaten görür idim!” der.
Takvâ sahiplerini heyet halinde çok merhametli olan Allah'ın huzurunda topladığımız, günahkârları da susuz olarak cehenneme sürdüğümüz gün, Rahmân nezdinde söz ve izin alandan başkalarının şefâata güçleri yetmeyecektir.
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
"Yürüyüşünde orta bir yol tut, sesinden de (yüksek
perdeleri) eksilt. Çünkü, seslerin en çirkin olanı
gerçekten eşeklerin sesidir."
Her ümmet için bir ecel vardır. Onların ecelleri
gelince, ne bir saat ertelenebilirler ne de öne
alınabilirler (tam zamanında çökerler.)
Araf Suresi / 34
Denizde yolculuk yaparken başınız dara düştü mü, o ana kadar Allah'tan başka yalvarıp yakardığınız bütün o uydurma ilâhlar sizi yüzüstü bırakarak kaybolur gider, yani hepsinin bâtıl ve asılsız olduğu gün gibi ortaya çıkar. Fakat Allah sizi kurtarıp sağ salim karaya çıkarınca, ettiğiniz duaları, verdiğiniz sözleri unutur, hemen yüz çevirirsiniz. Bak, Rabb'ini tanımayan insan ne kadar da nankördür!
Mûsa, kardeşi Hârûn ile birlikte Allah'a yalvararak dedi ki: ''Ey Rabb'imiz! Gerçekten sen, Firavun ve kurmaylarına bu dünya hayatında görkemli bir saltanat, göz kamaştırıcı güzellikler ve muazzam bir servet bağışladın. Ey Rabb'imiz, oysa sen bu nimetleri, inananları senin yolundan saptırsınlar diye mi onlara vermiştin? Bu ne büyük nankörlüktür ki, kendilerine bahşettiğin imkan ve nimetlerle şımarıp senin dinine savaş açıyorlar! O halde ey Rabb'imiz; onların bütün kudret ve servetlerini yok et ve kalplerine şiddetli bir sıkıntı ver veöyle bir kilit vur ki, ölüm anında o can yakıcı azâbı görünceye kadar iman etmesinler!''
Muhakkak ki Yüce olan Allah doğru söylemiştir.
YUNUS - 88
Oysa onlar, dini yalnızca O'na halis kılan
hanifler (Allah'ı birleyenler) olarak
sadece Allah'a kulluk etmek, namazı
dosdoğru kılmak ve zekatı vermekten
başkasıyla emrolunmadılar. İşte en
doğru (dimdik ve sapasağlam) din
budur.
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
O, sizin için yeryüzünü bir döşek, gökyüzünü bir bina
kıldı. Ve gökten yağmur indirerek bununla sizin için
(çeşitli) ürünlerden rızık çıkardı. Öyleyse (bütün
bunları) bile bile Allah'a eşler koşmayın.
Bakara Suresi / 22
(Kıyamet gününde) hepsi Allah'ın huzuruna çıkacak ve zayıflar o büyüklük taslayanlara diyecekler ki: "Biz sizin tâbilerinizdik. Şimdi siz, Allah'ın azabından herhangi bir şeyi bizden savabilir misiniz?" Onlar da diyecekler ki: "(Ne yapalım) Allah bizi hidayete erdirseydi biz de sizi doğru yola iletirdik. Şimdi sızlansak da sabretsek de birdir. Çünkü bizim için sığınacak bir yer yoktur."
Gece ile gündüzü şaşmaz bir düzen içerisinde birbiri ardınca getiren, Allah'tır. Hiç kuşkusuz bunda, gönül gözüyle hakikati görebilenler için Allah'ın muhteşem ve muazzam kudretini ortaya koyan nice deliller, nice ibretler vardır.