Her kim Allah'a ve Rasulüne itaat eder, Allah'a saygıyla bağlanır ve O'na kulluğunda samimi olur, karşı gelmekten titizlikle sakınırsa, işte en büyük mutluluk ve başarıyı elde edecek olanlar bunlardır. Muhakkak ki Yüce olan Allah doğru söylemiştir. NUR - 52
Her kim güzel bir iş yaparsa, yalnız kendi iyiliği için yapmış olur ve kim de kötülük işlerse, o da ancak kendisine zarar vermiş olur. Unutma;
Rabb'in, kullarına asla zulmetmez!
Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında, acımasız, güçlü, Allah'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildiklerini yapan melekler vardır.
En’âm 149. De ki: “En üstün delil yalnızca Allah’ındır. O, dileseydi elbette sizin hepinizi doğru yola iletirdi.”[202]
Bu âyetten Allah’ın; insanların doğru yola ermelerini dilemediği anlamı çıkarılamaz. Burada vurgulanmak istenen nokta, insanların hür iradesine Allah’ın müdahale etmediğidir. İnsanlar doğru, ya da eğri yolu kendi hür iradeleriyle seçerler. Allah da bu tercihlerin aksine bir irade ortaya koymaz. Zira böyle bir şey insan iradesine baskı olurdu ki, bu taktirde insanların sorumlu olmaması gerekirdi. Buna göre Allah’ın, insanları kendi tercihlerine ters düşecek şekilde zorunlu olarak doğru yola getirmek istememiş olması, aslında onların iradelerini bu yönde kullanmadıklarının bir ifadesidir. Kısaca âyet şöyle anlaşılmalıdır: “Siz istemeseniz de Allah sizi doğru yola iletebilirdi. Ama bu sizin hür iradenizi yok saymak olurdu. Bu sebeple Allah sizin tercihinize ters düşecek şekilde doğru yola girmenizi istemedi ki iradenize baskı yapmış olmasın.”
Müttakîlere vâdolunan cennetin durumu şöyledir: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Rablerinden de bağışlama vardır. Hiç bu, ateşte ebedî kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
İsra Suresi/ 24: İkisine de merhametle tevazu kanatlarını indir. Ve şöyle de: "Ey Rabbim! Onların beni küçükten terbiye edip yetiştirdikleri gibi, sen de kendilerine merhamet et."
Tohumu ve çekirdeği parçalayıp içinden yemyeşil filizler çıkaran Allah'tır. Çünkü O, ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü. İşte sizin Rabb'iniz Allah budur; hâl böyleyken, nasıl oluyor da, Rabb'inizin mesajından yüz çevirebiliyorsunuz?
55. O GÜN CENNET HALKI, ZEVK VE EĞLENCEYLE MEŞGUL OLACAKLAR.
56. KENDİLERİ VE EŞLERİ, cennette GÖLGELİKLERDE, mücevherlerle süslenmiş KOLTUKLARA YASLANıp mutlu bir hayat yaşayACAKLAR.
57. ORADA, her çeşit MEYVEyi TADACAKLAR VE CANLARININ ÇEKTİĞİ HER ŞEYE anında KAVUŞACAKLAR. ayrıca, dünyada yaptıkları iyiliklerin meyvesini orada tadacak, diledikleri her türlü nimete sahip olacaklar.
58.bütün bunlardan daha üstün bir nimet olarak, SONSUZ MERHAMET SAHİBİ RAHÎM olan RAB’lerinDEN, “SELAM size sevgili kullarım; ebedi mutluluk diyarına hoş geldiniz. artık selamettesiniz. dert ve çile, gam ve keder, üzüntü ve sıkıntı bitmiştir!” SÖZÜ ile cennette ağırlanacaklar. rablerinin bu iltifatıyla öylesine büyük bir mutluluk duyacaklar ki, diğer bütün nimetler geride kalacak.
"Ki böylece Allah günahlarınızı bağışlasın ve böylece sizi helâk olmaktan kurtarıp belirli bir vakte kadar huzur ve esenlik içinde yaşatsın. Unutmayın; Allah'ın belirlediği süre, gelip çattığı zaman asla ertelenemez; keşke bunu bilseydiniz." Muhakkak ki Yüce olan Allah doğru söylemiştir. NÛH - 4
(Mayalara ve onların takvimleriyle mayalananlara ithaf olunur...)
1. Gök yarıldığı,
2. Rabbine kulak verip boyun eğecek hale getirildiği zaman,
3. Yer dümdüz edildiği,
4. İçinde bulunanları atıp boşaldığı ,
5. Ve Rabb'ini dinleyip O'na hakkıyla itaata mecbur kılındığı vakit (insanoğlu yaptıkları ile karşılaşır).
6. Ey insan! Şüphe yok ki sen Rabbine karşı çaba üstüne çaba göstermektesin; sonunda O'na varacaksın.
7. Kimin kitabı sağından verilirse,
8. Kolay bir hesapla hesaba çekilecek;
9. Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.
10. Kimin de kitabı arkasından verilirse,
11. Derhal yok olmayı isteyecek,
12. Ve alevli ateşe girecektir.
13. Zira o, (dünyada) ailesi içinde (mal-mülk sebebiyle) şımarmıştı.
14. O hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sandı.
15. Oysa gerçekten Rabbi onu görüyordu.
16. Hayır! Şafağa, yemin ederim ki ,
17. Geceye ve onda basan karanlığa,
18. Dolunay olmuş aya ,
19. Ki,siz elbette halden hale geçeceksiniz.
20. Böyleyken onlar acaba neden iman etmezler?
21. Onlar kendilerine Kur'an okununca secde de etmezler.
22. Aksine, kâfirler yalanlıyorlar.
23. Halbuki Allah onların gizlediği şeyleri çok iyi bilir.
24. (Resûlüm!) Onlara acı azabı müjdele!
25. İman edip sâlih amel işleyenler başkadır; onlar için arkası kesilmeyen bir mükâfat vardır.
“İffetli ve (haklarında uydurulan kötülüklerden) habersiz mü’min kadınlara zina isnat edenler, gerçekten dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir. İşlemiş oldukları günahtan dolayı dillerinin, ellerinin ve ayaklarının kendi aleyhlerine şahitlik edecekleri günde onlara çok büyük bir azap vardır.” NUR SURESİ [23][24]