O (Allah) ki, hanginizin daha güzel işler yapacak diye sizi imtihân etmek için ölümü ve (her iki âlemde) hayatı yaratmıştır.
(Gerçekten) O, sınırsız izzet ve kudret sahibidir, (bununla birlikte, çok ama) çok merhametlidir.
(Âyetlerimize iman eden) dürüst ve erdemli kimselere gelince, onlar (cennette,) karışımında kâfur (gibi hoş kokular) bulunan bir kadehten (cennet şarabı) içecekler.
14- ''Gerçi aramızda,(Allah'a böyle yürekten) boyun eğenler olduğu gibi, (onu hiç düşünmeden inkâr eden) zâlimler de var. (Fakat şunu bilin ki,) her kim(Allah'a yürekten) teslim olursa, işte (yalnızca) onlardır, doğruya ve gerçeğe ulaşanlar.''
15- ''Zâlimlere gelince, onlar da cehennemin yakıtı olacaklar!''
Mümin erkeklerle mümin kadınları, önlerinden ve sağlarından, (amellerinin) nurları aydınlatıp giderken gördüğün günde, (onlara): Bugün müjdeniz, zemininden ırmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacağınız cennetlerdir, denilir. İşte büyük kurtuluş budur.
- Hepiniz, Allah'ın (yeryüzüne uzatmış olduğu Kur'an) ipine (ama sadece bir bölümüne değil) tümüne sımsıkı sarılın; sakın (ondan) ayrılmayın!
Allah'ın size olan nîmetini hatırlayın:
Hani birbirinize düşman idiniz fakat Allah kalplerinizi kaynaştırıp birleştirdide, O'nun nîmeti sayesinde hepiniz kardeş oldunuz. Ve hani, ateş dolu bir uçurumun tam kenarında idiniz de, (Allah) sizi oradan kurtardı.
işte Allah, (öğüt alıp) doğru yolu bulasınız diye ayetlerini size böyle açıkça bildiriyor.
Onlara, “Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden Allah yolunda harcayın” denildiği zaman, inkâr edenler iman edenlere, “Allah’ın, dilemiş olsa kendilerini doyurabileceği kimselere mi yedireceğiz? Siz ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz” derler.
Eğer doğru söyleyenlerseniz, bu tehdit ne zaman gelecek?” diyorlar.
Onlar ancak, çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak korkunç bir ses bekliyorlar.
Artık ne birbirlerine tavsiyede bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.
Evlerinizde oturun, eski cahiliye âdetinde olduğu gibi açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah'a ve Resûlüne itaat edin. Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden, sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
Hiç kuşkusuz Ben, kendisinden başka ilâh olmayan (bir tek) Allah'ım; o halde, (yalnızca) Bana kulluk et ve Beni anıp yüceltmek için namazı dosdoğru kıl!
Rabb'inin kitabından sana vahyedilen (şu eşsiz ayet)leri oku! (Şuna emîn ol ki; ) O'nun sözlerini değiştirebilecek hiçbir güç yoktur! (Öyleyse, sakın Kur'an'la irtibatını koparma; aksi hâlde, dünya ve âhirette felâketlere uğrarsın da,) O'ndan başka sığınacak kimse bulamazsın !
Allah'a ve Resulü'ne iman edin. Sizi, üzerinde tasarrufa yetkili kıldığı şeylerden harcayın. Sizden iman edip de (Allah rızası için) harcayan kimselere büyük mükafat vardır.