DoRM
Üye
-
Konu Sahibi
-
Evrime İnanır Mısınz ??
evrime karşı çıkanların aslında din'e aykırı olduğu gerekçesiyle karşı çıktığı teori. oysa yaygın olarak sanıldığının aksine canlıların evrim geçirmiş olması kuran'a aykırı değildir. hatta evrim mekanizmasında görülen zeka, allah'ın varlığının bir kanıtıdır
yağmuru allah'ın yağdırdığına inandığı halde bulutu inkar etmeyen, depremi allah'ın yarattığına inandığı halde fay hattını inkar etmeyen, kendisini allah ın yarattığına inandığı halde anne-babasını inkar etmeyen klasik bir müslüman nedense insanın oluşumuna kadar varan neden sonuç zincirinin halkalarını barındıran evrim mekanizmasını inkar etme eğilimindedir.
ve allah'ın kendisini annesinin karnında ve doğduktan sonra aşama aşama yarattığını bilir, hatta bu aşamalı yaratıştan kuran'da da bahsedildiğinden haberdardır; ama niyeyse canlıların aşama aşama yaratılmış olmasını allah'ın kudretine ve bilgisine yakıştıramaz.
secde 7 o yarattığı her şeyi mükemmel hale soktu. insanın yaratılışına balçıktan başladı.
secde 8 sonra onun soyunu bayağı bir sudan devam ettirdi.
secde 9 sonra onu biçimlendirip ona ruhundan üfledi. size işitme ve görme yeteneği ile beyinler verdi; siz pek seyrek şükrediyorsunuz.
1-balçıktan başlanan bir yaratılış
2-sperm ile üreyen canlılara dönüşme
3-bildiğimiz insan biçimini alma (homo sapiens) ve allah'ın ruh üflemesi (bilinç sahibi kılınmak) ve bu şekilde insan adı almak.
allah'ın biçimlendirip ruhundan üflemesinden (insan'ı bilinç sahibi kılmasından) önce sperm ile üreyen bir canlının olduğuna dikkatinizi çekerim.
nuh suresi
13. size ne oluyor ki allah'a saygı göstermek istemiyorsunuz?
14. oysa sizi evrimler halinde yaratan o'dur.
15. allah'ın yedi göğü tabakalar halinde nasıl yarattığını görmez misiniz?
16. ayı bunların içinde bir ışık, güneşi de bir lamba yaptı.
17. ve allah sizi topraktan bir bitki olarak bitirdi.
bahsedilen "evrimler" in sadece, insanın anne karnından büyüyünceye kadar geçirdiği değişimler olduğu savunulur evrim karşıtlarınca. oysa hemen sonraki ayetlerde insanın yaratılış aşamalarından biri, yani bir zamanlar atalarımızın yerden bitki olarak bittikleri olgusu açıkça dile getirilmiştir.
bakara 30. rabbin, meleklere şöyle demişti: "yeryüzüne bir halife yerleştireceğim." melekler de: "orada bozgunculuk yapacak, kan akıtacak birisini mi yerleştireceksin? halbuki biz seni överek yüceltiyor ve mutlak otoriteni onaylıyoruz," dediler. "bilmediğinizi ben bilirim," dedi.
klasik yaygın anlayışın aksine insan allah'ın halifesi olamaz. (bkz: şirk)
halife, "yerine geçen, izleyen" gibi anlamlara gelir.
nitekim bu anlam şu aşağıdaki ayette de görülür:
a'raf 69. "sizi uyarmak amacıyla rabbinizden bir mesajın aranızdan bir adama gelmesine mi şaştınız? nuh'un halkından sonra sizi varisler (halifeler) yaptığını ve yaratılışta sizi onlardan güçlü kıldığını hatırlayın. başarmanız için allah'ın nimetlerini düşünün."
yukarıdaki bir önceki ayette melekler insanın bozgunculuk yapıp kan akıtacağını nerden biliyorlar? insanın yerine getirildiği yani halife kılındığı insanımsılardan mı acaba?
zaten insanın halife kılınması da bilinç sahibi yapılmasıyla gerçekleşmiştir. biliyoruz ki allah'ın insana ruhundan üflemesiyle insan halife atanmıştır. altta vereceğim iki ayet grubunu karşılaştırdığımızda allah ın ruhundan üflemesi diye tabir edilen olayın, insana bilme ve bilinç yeteneği verilmesi olduğunu çıkarsayabiliyoruz:
hicr 28 hani rabbin meleklere demişti ki: "ben kupkuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan bir insan yaratacağım."
hicr 29 "ona şekil verdiğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın!"
hicr 30 meleklerin hepsi de hemen secde ettiler.
hicr 31 fakat iblis hariç! o, secde edenlerle beraber olmaktan kaçındı.
bu ayetlerde allah insana ruhundan üflediği zaman melekler secde ediyorlar. şimdi aşağıdaki ayetlere bakalım:
bakara 30 rabbin, meleklere şöyle demişti: "yeryüzüne bir halife yerleştireceğim." melekler de: "orada bozgunculuk yapacak, kan akıtacak birisini mi yerleştireceksin? halbuki biz seni överek yüceltiyor ve mutlak otoriteni onaylıyoruz," dediler. "bilmediğinizi ben bilirim," dedi.
bakara 31 adem'e tüm isimleri (nitelemeleri) öğretti, sonra onları meleklere sunup, "doğru iseniz, şunların isimlerini (özelliklerini, niteliklerini) siz bana bildirin," dedi.
bakara 32 dediler: "sen yücesin, senin bize öğrettiğinden başka bir bilgimiz yok. sen bilensin, bilgesin."
bakara 33 dedi: "adem! onların isimlerini şunlara haber ver." isimlerini onlara haber verince, "size, yerin ve göklerin sırlarını biliyorum, açıkladığınızı da gizlediğinizi de biliyorum dememiş miydim," dedi.
bakara 34 meleklere, "adem'e secde edin," dedik. iblis hariç hepsi secde ettiler, o ise diretti, büyüklük tasladı ve nankörlük etti.
burada ise adem isimleri (nitelikleri) sayınca melekler secde ediyorlar. herhalde burda kasdedilen adem'in bir kayıt cihazı gibi isimleri ard arda sayması değil, isimleri anlamlandırabilmesi, nitelikleri kavrayabilmesi yani bilinç sahibi olmasıdır. (bkz: homo sapiens)
bir de insanların kendisinden yaratıldığı bir tek nefis mevzusu var. bu "ilk insan adem"e yoruluyor. peki gerçekten öyle mi?
mesela yaygın bir hata olarak, şu ve benzeri ayeterde kastedilen genelde adem olarak yorumlanır:
nisâ 1 insanlar! sizi bir tek nefisten yaratan, ondan da eşini yaratan, ikisinden pek çok erkek ve kadın üreten rabbinizi dinleyin. adına birbirinizden isteklerde bulunduğunuz allah'a saygı gösterin; akrabalara da... allah elbette sizi gözetlemektedir.
oysa aynı şeyden bahseden başka bir ayete ve devamına baktığımızda:
a’râf 189 o sizi bir tek nefisten yarattı. ondan da eşini yarattı ki dinginlik bulsun. eşine yaklaşınca, hafif bir yükle yüklendi ve onunla gezindi. yükü ağırlaşınca her ikisi rab'leri allah'a: "bize kusursuz bir çocuk verirsen şükredenlerden olacağız," diye yalvardılar.
a’râf 190 onlara kusursuz bir çocuk verince, o'nun kendilerine verdiği bu hediyeyle ilgili olarak o'na ortaklar koşmaya başladılar. allah onların ortak koştukları her şeyden çok yücedir.
biz biliyoruz ki adem ve havva kendilerine verdiği çocukla ilgili olarak allah'a ortak falan koşmamıştır. peki burada hepimizin yaratıldığı bir tek nefis derken kastedilen nedir? bu sorunun cevabını da başka bir ayette buluyoruz:
rum 21 o'nun ayetlerinden biri de, size nefislerinizden, sakinleşeceğiniz eşler yaratması ve aranıza sevgi ve acıma koymasıdır. şüphesiz bunda, düşünen bir toplum için ibretler vardır.
yani havva adem'in kaburga kemiğinden falan yaratılmamış. eşlerimiz de biz erkeklerden yaratılmıyor... bahsedilen şey hepimizin yaratıldığı aynı genetik özelliklerdir. hepimiz aynı cinsten yaratılmışız. hepimiz aynı genetik özellikteniz. "bir tek nefisten yaratılma" ifadesiyle anlatılan budur.
bir de "biz eşref-i mahlukatız, hayvandan gelmiş olamayız. dedelerimizin maymun olması eşref-i mahlukat olan insana yakışmaz" gbi söylemler var. lan ne kadar kibirliymişsiniz be...
a’râf 179 insanlardan ve cinlerden çok sayıda kişiyi cehenneme mahkum ettik. kalpleri var, fakat kavrayamazlar; gözleri var, fakat görmezler; kulakları var, fakat işitmezler. onlar, çiftlik hayvanları gibidir, hatta daha da kötü... ve onlar, olup bitenden habersizdirler.
realitenin farkında olamayıp, zihninde oluşturulmuş sahte dünyada yaşayan; farketmeyen, görmeyen, duymayan, düşünmeyen, koyun gibi yaşayan herkes hayvan gibidir ve cehennemdedir. insanın bilinç sahibi olmasıyla bu adı aldığını ve yeryüzüne varis kılındığını görmüştük.
hristiyanlar insan sözü karışarak bozulmuş dini metinleri ve yanılmaz kilise inançları nedeniyle evrim teorisi ve inançlarını uzlaştıramazlar. evrim teorisinin başarısı, dünyadaki sömürü düzeninin en büyük kalesi olan vatikan'ı yani kiliseyi yıpratacağından, vatikan evrim karşıtı her türlü propaganda için büyük kaynaklar ayırır.
oysa görüldüğü gibi kuran ile evrim teorisi tezat değildir. bilakis kuran evrimi desteklemektedir.
diğer geçmiş bozuk dinlerin etkisiyle ve uyduruk hadislerle yanlış yorumlamalar ve yanılgılar sözkonusu olmuştur. düzeltilmesi gereken bu yanlış kuran dışı inançlardır.
evrim teorisine islam adına karşı çıkmak cihad falan değil; aksine dine yapılan çok büyük bir kötülüktür.
Alıntıdır
yağmuru allah'ın yağdırdığına inandığı halde bulutu inkar etmeyen, depremi allah'ın yarattığına inandığı halde fay hattını inkar etmeyen, kendisini allah ın yarattığına inandığı halde anne-babasını inkar etmeyen klasik bir müslüman nedense insanın oluşumuna kadar varan neden sonuç zincirinin halkalarını barındıran evrim mekanizmasını inkar etme eğilimindedir.
ve allah'ın kendisini annesinin karnında ve doğduktan sonra aşama aşama yarattığını bilir, hatta bu aşamalı yaratıştan kuran'da da bahsedildiğinden haberdardır; ama niyeyse canlıların aşama aşama yaratılmış olmasını allah'ın kudretine ve bilgisine yakıştıramaz.
secde 7 o yarattığı her şeyi mükemmel hale soktu. insanın yaratılışına balçıktan başladı.
secde 8 sonra onun soyunu bayağı bir sudan devam ettirdi.
secde 9 sonra onu biçimlendirip ona ruhundan üfledi. size işitme ve görme yeteneği ile beyinler verdi; siz pek seyrek şükrediyorsunuz.
1-balçıktan başlanan bir yaratılış
2-sperm ile üreyen canlılara dönüşme
3-bildiğimiz insan biçimini alma (homo sapiens) ve allah'ın ruh üflemesi (bilinç sahibi kılınmak) ve bu şekilde insan adı almak.
allah'ın biçimlendirip ruhundan üflemesinden (insan'ı bilinç sahibi kılmasından) önce sperm ile üreyen bir canlının olduğuna dikkatinizi çekerim.
nuh suresi
13. size ne oluyor ki allah'a saygı göstermek istemiyorsunuz?
14. oysa sizi evrimler halinde yaratan o'dur.
15. allah'ın yedi göğü tabakalar halinde nasıl yarattığını görmez misiniz?
16. ayı bunların içinde bir ışık, güneşi de bir lamba yaptı.
17. ve allah sizi topraktan bir bitki olarak bitirdi.
bahsedilen "evrimler" in sadece, insanın anne karnından büyüyünceye kadar geçirdiği değişimler olduğu savunulur evrim karşıtlarınca. oysa hemen sonraki ayetlerde insanın yaratılış aşamalarından biri, yani bir zamanlar atalarımızın yerden bitki olarak bittikleri olgusu açıkça dile getirilmiştir.
bakara 30. rabbin, meleklere şöyle demişti: "yeryüzüne bir halife yerleştireceğim." melekler de: "orada bozgunculuk yapacak, kan akıtacak birisini mi yerleştireceksin? halbuki biz seni överek yüceltiyor ve mutlak otoriteni onaylıyoruz," dediler. "bilmediğinizi ben bilirim," dedi.
klasik yaygın anlayışın aksine insan allah'ın halifesi olamaz. (bkz: şirk)
halife, "yerine geçen, izleyen" gibi anlamlara gelir.
nitekim bu anlam şu aşağıdaki ayette de görülür:
a'raf 69. "sizi uyarmak amacıyla rabbinizden bir mesajın aranızdan bir adama gelmesine mi şaştınız? nuh'un halkından sonra sizi varisler (halifeler) yaptığını ve yaratılışta sizi onlardan güçlü kıldığını hatırlayın. başarmanız için allah'ın nimetlerini düşünün."
yukarıdaki bir önceki ayette melekler insanın bozgunculuk yapıp kan akıtacağını nerden biliyorlar? insanın yerine getirildiği yani halife kılındığı insanımsılardan mı acaba?
zaten insanın halife kılınması da bilinç sahibi yapılmasıyla gerçekleşmiştir. biliyoruz ki allah'ın insana ruhundan üflemesiyle insan halife atanmıştır. altta vereceğim iki ayet grubunu karşılaştırdığımızda allah ın ruhundan üflemesi diye tabir edilen olayın, insana bilme ve bilinç yeteneği verilmesi olduğunu çıkarsayabiliyoruz:
hicr 28 hani rabbin meleklere demişti ki: "ben kupkuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan bir insan yaratacağım."
hicr 29 "ona şekil verdiğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın!"
hicr 30 meleklerin hepsi de hemen secde ettiler.
hicr 31 fakat iblis hariç! o, secde edenlerle beraber olmaktan kaçındı.
bu ayetlerde allah insana ruhundan üflediği zaman melekler secde ediyorlar. şimdi aşağıdaki ayetlere bakalım:
bakara 30 rabbin, meleklere şöyle demişti: "yeryüzüne bir halife yerleştireceğim." melekler de: "orada bozgunculuk yapacak, kan akıtacak birisini mi yerleştireceksin? halbuki biz seni överek yüceltiyor ve mutlak otoriteni onaylıyoruz," dediler. "bilmediğinizi ben bilirim," dedi.
bakara 31 adem'e tüm isimleri (nitelemeleri) öğretti, sonra onları meleklere sunup, "doğru iseniz, şunların isimlerini (özelliklerini, niteliklerini) siz bana bildirin," dedi.
bakara 32 dediler: "sen yücesin, senin bize öğrettiğinden başka bir bilgimiz yok. sen bilensin, bilgesin."
bakara 33 dedi: "adem! onların isimlerini şunlara haber ver." isimlerini onlara haber verince, "size, yerin ve göklerin sırlarını biliyorum, açıkladığınızı da gizlediğinizi de biliyorum dememiş miydim," dedi.
bakara 34 meleklere, "adem'e secde edin," dedik. iblis hariç hepsi secde ettiler, o ise diretti, büyüklük tasladı ve nankörlük etti.
burada ise adem isimleri (nitelikleri) sayınca melekler secde ediyorlar. herhalde burda kasdedilen adem'in bir kayıt cihazı gibi isimleri ard arda sayması değil, isimleri anlamlandırabilmesi, nitelikleri kavrayabilmesi yani bilinç sahibi olmasıdır. (bkz: homo sapiens)
bir de insanların kendisinden yaratıldığı bir tek nefis mevzusu var. bu "ilk insan adem"e yoruluyor. peki gerçekten öyle mi?
mesela yaygın bir hata olarak, şu ve benzeri ayeterde kastedilen genelde adem olarak yorumlanır:
nisâ 1 insanlar! sizi bir tek nefisten yaratan, ondan da eşini yaratan, ikisinden pek çok erkek ve kadın üreten rabbinizi dinleyin. adına birbirinizden isteklerde bulunduğunuz allah'a saygı gösterin; akrabalara da... allah elbette sizi gözetlemektedir.
oysa aynı şeyden bahseden başka bir ayete ve devamına baktığımızda:
a’râf 189 o sizi bir tek nefisten yarattı. ondan da eşini yarattı ki dinginlik bulsun. eşine yaklaşınca, hafif bir yükle yüklendi ve onunla gezindi. yükü ağırlaşınca her ikisi rab'leri allah'a: "bize kusursuz bir çocuk verirsen şükredenlerden olacağız," diye yalvardılar.
a’râf 190 onlara kusursuz bir çocuk verince, o'nun kendilerine verdiği bu hediyeyle ilgili olarak o'na ortaklar koşmaya başladılar. allah onların ortak koştukları her şeyden çok yücedir.
biz biliyoruz ki adem ve havva kendilerine verdiği çocukla ilgili olarak allah'a ortak falan koşmamıştır. peki burada hepimizin yaratıldığı bir tek nefis derken kastedilen nedir? bu sorunun cevabını da başka bir ayette buluyoruz:
rum 21 o'nun ayetlerinden biri de, size nefislerinizden, sakinleşeceğiniz eşler yaratması ve aranıza sevgi ve acıma koymasıdır. şüphesiz bunda, düşünen bir toplum için ibretler vardır.
yani havva adem'in kaburga kemiğinden falan yaratılmamış. eşlerimiz de biz erkeklerden yaratılmıyor... bahsedilen şey hepimizin yaratıldığı aynı genetik özelliklerdir. hepimiz aynı cinsten yaratılmışız. hepimiz aynı genetik özellikteniz. "bir tek nefisten yaratılma" ifadesiyle anlatılan budur.
bir de "biz eşref-i mahlukatız, hayvandan gelmiş olamayız. dedelerimizin maymun olması eşref-i mahlukat olan insana yakışmaz" gbi söylemler var. lan ne kadar kibirliymişsiniz be...
a’râf 179 insanlardan ve cinlerden çok sayıda kişiyi cehenneme mahkum ettik. kalpleri var, fakat kavrayamazlar; gözleri var, fakat görmezler; kulakları var, fakat işitmezler. onlar, çiftlik hayvanları gibidir, hatta daha da kötü... ve onlar, olup bitenden habersizdirler.
realitenin farkında olamayıp, zihninde oluşturulmuş sahte dünyada yaşayan; farketmeyen, görmeyen, duymayan, düşünmeyen, koyun gibi yaşayan herkes hayvan gibidir ve cehennemdedir. insanın bilinç sahibi olmasıyla bu adı aldığını ve yeryüzüne varis kılındığını görmüştük.
hristiyanlar insan sözü karışarak bozulmuş dini metinleri ve yanılmaz kilise inançları nedeniyle evrim teorisi ve inançlarını uzlaştıramazlar. evrim teorisinin başarısı, dünyadaki sömürü düzeninin en büyük kalesi olan vatikan'ı yani kiliseyi yıpratacağından, vatikan evrim karşıtı her türlü propaganda için büyük kaynaklar ayırır.
oysa görüldüğü gibi kuran ile evrim teorisi tezat değildir. bilakis kuran evrimi desteklemektedir.
diğer geçmiş bozuk dinlerin etkisiyle ve uyduruk hadislerle yanlış yorumlamalar ve yanılgılar sözkonusu olmuştur. düzeltilmesi gereken bu yanlış kuran dışı inançlardır.
evrim teorisine islam adına karşı çıkmak cihad falan değil; aksine dine yapılan çok büyük bir kötülüktür.
Alıntıdır