Dün gecikmeli olsa da BBC'nin web sitesine girip yorumları okudum "Acaba Ermeniler ne düşünüyor" diye. Sayfa, her sene Ermenistan'a bir miktar para göndererek ve tüm platformlarda soykırım iddialarını dile getirerek Ermenistan'a karşı yükümlülüklerini yaptıklarını sanan, ancak kapalı sınırlar dahilinde yaşamanın muhtemel zorluklarını bilmeyen, tamamen yabancılaşmış Diaspora Ermenilerinin tahmin edilebilecek yorumlarıyla doluydu. "Bu kabul edilemez", "Türkiye soykırımı kabul etmeli", vs.
Şunu kabul etmemiz gerek ki tarih siyah yada beyaz değildir. Senelerdir her iki ülkenin birbirine karşı "Siz siyahsınız, Biz beyazız" politikası çoğunlukla bizim, genelde ise her iki ülkenin de aleyhine işledi. Bu sebeple ortak komisyon kurulması, arşivlerin 3. ülkelere açılması, ezberci bir "Yaptın, yapmadım" politikasının bırakılıp, tarih sayfalarının ne kadar "gri" olduğunun araştırılacak olmasını ne olursa olsun olumlu buluyorum.
Ermenistan küçük bir ülke ve neredeyse tüm ekonomisi Diasporadan gelen paraya bağlı. Onlar bu durumdayken nasıl Diasporanın iddialarını bir tarafa bırakıp kendilerine karşı hiçbir getirisi olmayan Türkiye ile masaya oturmalarını bekleyebiliriz? Biz bu sorunda yol katetmek istiyorsak Ermenistan'ı Diasporadan bağımsız hale getirmeliyiz. Bu ise ancak sınırın açılıp Ermenistan'ın Avrupa ile bağlantısını sağlayarak olabilirdi ki bundan bizimde mutlaka çıkarımız olacaktır. Sınırın açılması o sınırın tanınması demektir ki Diasporanın toprak iddialarından Ermenistan bu protokolle vazgeçmiş oluyor. Ortak komisyonla da soykırım iddialarını bırakıyorlar. Eğer bizim elimiz güçlü ise neden çekinelim ki bu konuların tartışılmasından? Genel manada aslında kendi çizgisinden sapan Türkiye değil Ermenistan'dır bu protokollerle. Biz kendi iddialarımızı cesurca tartışmaya açıyoruz, onlarsa kendi iddialarından neredeyse vazgeçiyorlar. Artık kartlar elimizde... Diaspora ile Ermenistan'ın bağlantısını ne kadar zayıflatabilirsek bu protokoller o kadar lehimize dönecektir.