40 Dev Adam

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
    Konu Sahibi
40 Dev Adam
Bakmadan görüyorlar... Görmeden seviyorlar... İşte onlar!
40 kişiler onlar...
Onlar, 40 kişiler!

Ve hiçbirinin gözleri görmüyor.

Yeşilin Yemlisini... Beyazın Bemlisini... Kırmızının Kıplısını bilmiyorlar...

Nasıl anlatacaksın denizin mas-mavisini... Nasıl tasvir edeceksin, altın sarısını... Sarıyı bilmiyor ki, sap-sarıyı anlasın!




40 kişiler onlar...

Onlar, 40 kişiler!

Ve hiçbirinin gözleri görmüyor. Ama yürekleri var... Ama sevgileri var... Ama tutkuları var...

Andre Gide; ‘Önem verdiğin şey, baktığın yerde değil; bakışında olsun’ der.

Onlar bakmıyorlar, bakamıyorlar ama; bakışları var.

Görmedikleri yerde, neler görüyorlar neler...

Bu 40 adam, Fenerbahçe sevdalısı!

Göremedikleri Revivo’nun resmini yapsınlar, tıpa tıp tutar.

Yüreklerindeki Fenerbahçe sevgisi; bu 40 adamı, Şükrü Saraçoğlu Stadı’ndaki her maça getirtiyor.

Hem de nereden?

Taa Ankara’dan...

Bir gün öncesinin gece yarısında biniyorlar Başkent’ten otobüse...

Uykusuz geçen yolculuğun sonunda, sabah 08.00’de stadın kapısındalar... Kapıların açılış saatine kadar da, geçmek bilmeyen zamanın işkencesinde; içeri girmeyi bekliyorlar. Fenerbahçe’yi bekliyorlar...




Türkiye Ligi ve Şampiyonlar Ligi’nin her karşılaşmasında burdalar...

Bu 40 kişi, geçen yıl takımlarınının hiçbir maçını aksatmadı. Ankara’dan İstanbul’a çoğu kez aç, susuz geldiler ama; hiç umutsuz gelmediler.

Göremedikleri ve asla göremeyecekleri Fenerbahçe’yi; saha kenarında, seyircilerin tezahüratı ve duydukları futbolcu sesleri ile, maçları belki hepimizden daha anlamlı seyrettiler.

Lazetiç’in deli fişek çalımlarını ve Revivo’nun gol taklalarını biliyorlar.

Hayır görüyorlar!

Hissederek, duyarak, yaşayarak...

Belki de, görenlerden daha büyük bir zevkle!

İşte o yüzden; her maça, Ankara’dan bıkmadan-usanmadan geliyorlar.

40 kişiler onlar...

Onlar, 40 kişiler!

Ve hiçbirinin gözleri görmüyor.

Her maç için, Ankara Altı Nokta Körler Spor Kulübü’nde buluşup; binbir güçlükle İstanbul’a gelirken, Fenerbahçeli yöneticilerden para dilenmiyorlar...

‘Bari bize bir otobüs ayarlayın’ ya da ‘Hiç olmazsa yemeğimizi ısmarlayın’ demiyorlar.

Kendi aralarında imece yapıp; o hafta parası olanlar, olmayanlara arka çıkıyor. Sonra ekip yola çıkıyor...

Aziz Yıldırım ya da yöneticilerin arkasında dolanıp para sızdıran; yalaka, fırsatçı, dilenci, sahte Fenerbahçelilerden değiller.

Gözleri kapalı, ama gönülleri açık.

Hakiki, öz be öz, sapına kadar Fenerbahçeliler...

Bu görme özürlü grubun liderliğini yapan Yaşar Bülent Oduncu ve Mehmet Ali Bakici; arkadaşları adına da, bakın ne anlamlı ortak açıklama yapıyorlar:

‘Bize deseler ki... Ya gözlerinizi açacağız; ya da futbolcular yanınıza gelip, size şampiyonluk kupasını öptürecekler. Ama ikisi birden olmaz, birini seçin deseler... Gözlerimizin açılmasını değil, futbolcularımızın elinden kupayı öpmeyi seçeriz...’

Ama Fenerbahçeli futbolcular, saha kenarındaki bu insanların yanağından hiç makas almamış... Hiç başlarını okşamamış...

Yürekleri buruk.

Gidin, sevin, hatırlayın onları...

40 kişi onlar.

Onlar, 40 kişi...

Gözleri özürlü, yürekleri sağlam!

Hakiki Fenerbahçeliler...

Selam olsun; çıkarsız, yalansız, dolansız kulüp sevgisine...

Selam olsun!

 

SelmanTE

Üye
güzel. tşk ederim ama bişey sormak istiyorum bu adamlara DEV demenin sebebi;
gerçekten ama olmaları mı yoksa fenerli olmaları mı????
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...