| ||||||||
| Otomobil Teknik Terimler Sözlüğü !! | Ana Sayfa | Forum | Üye Ol / Register | Şifremi Unuttum | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| | #1 |
![]() İsim: Uğur Şehir: İZMİR Üyelik: Mayis 2008 Yaş: 19
Mesajlar: 669
Konular: 55
Telefon: - | A 4WD:Four wheel drive- Dort cekis sistemi 16 V:16 subapli motor. 1 DIN:1 12 sae 1 KW:1 34 ece 1 KW:1 35 PSdin A-SÜTUNU:Otomobilin orta gövdesinin önünde yükselen tavanı taşıyan sağ ve sol köşede bulunan ve içinde pasif güvenlik unsuru destekleri olan sütun. ABAT-VENT:Speedster otomobillerde kullanılan alçak ön cam veya rüzgar kesici çıkıntı. ABAXIAL: Dingil harici yapı. ABC (Aktif Gövde Kontrolü):Mercedes'in ilk olarak 1999 yılında satışa sunduğu CL Cabrio modelinde kullanmaya başladığı ABC (Active Body Control) yani Aktif Gövde Kontrolü yeni nesil aktif süspansiyon sistemlerinin öncüsü sayılmaktadırç ABC sistemlerinin en önemli özelliği bünyesinde anti-roll bar kullanılmaması. Aracın üstün bir yol tutuş yeteneğine sahip olmasını sağlayan ABC 4-5 Hz'lik titreşimlerde bile devreye giriyor. Sensör kontrollü bu sistem gövdenin yana yatma ve fren anındaki öne doğru yatma eğilimlerini ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Bu sayede de yol tutuş ve frenleme güvenliği arttırılıyor.ABS (Anti Blocker System):Sert frenajda veya kaygan zemin üzerinde tekerleklerin kilitlendiğini sensörler yardımı ile algılayan milisaniyeler içinde fren disklerinin tekerleklerin tutunma işlemi başlayıncaya kadar sıkılıp boşaltılmalarını ve bu sayede sürücünün en zorlu şartlarda bile direksiyon hakimiyetini korumasını sağlayan elektronik sistem. Ani frenajlarda cisimden kurtulmaya olanak sağlayan ABS birçok otomobil markası tarafından standart ve isteğe bağlı olarak kullanılıyor ACC:Adaptive Cruise Control. Trafikteki diger araclarin hizina uyan ve aradaki mesafeleri duzenleyen sistem. Ozellikle yuk tasima araclarinin trafik akisini guvenlik acisindan olumsuz etki etmemesini kolaylastirir. DaimlerChrysler tarafindan gelistirilmis diger sistem de yanal cizgilere gore mesafe duzenler. ACEA:Avrupali Otomobil Ureticileri Birligi. En buyuk islevi motor yaglari ile ilgili bir norm belirleyerek benzin istasyonlarinda suruculerin islerini kolaylastirmalari idi. ADB (Automatische Differantial Bremse):Standart kilitli diferansiyellerin elektronik devreli bir versiyonu. ADEZYON:Sıvıların veya madenlerin birbirlerine yapışmasını sağlayan kuvvet. AERODİNAMİK:Hava akimi bilimidir. Otomobiller icin cok onemlidir cunku dusuk ruzgar direnci ile yakit tuketimi de duser.En iyi direnc degeri otomobiller icin cw=0 26 iken arazi araclarinin kotu aerodinamigi ile 0 45'e dek cikabilir. AFS (Active Fahrwerks Stabilierung):Temel olarak ABC ile aynı işlevi görür. Sistem Citroen Xantia Activa'da kullanılmaktadır. AIRBAG (Hava Yastığı:Hava yastığı çarpışmalara karşı yolcuyu koruma derecesi son derece yüksek olan bir ek koruma sistemidir. Hava yastığı bir çarpışma sırasında algılayıcılardan gelen uyarı sonunda şişerek çarpışma yönünde yolcuyu karşılayan koruyucu bir kalkan oluşturur. AKS:Üzerinde bir veya daha fazla tekerleğin döndüğü otomobil eksenine dik bir mildir. AQUA PLANNING:Su birikintilerinden geçerken lastiklerin profilinden suyun kenara çıkamamasından kaynaklanan aracın lastiklerinin yerle ile temasının kalmaması sonucunda suya girdiği yönde veya tam olarak savrularak hareket etmesi. AKTARMA ORGANLARI:Motor gücünü tekerleklere aktaran organlardır. Pek çok parçadan oluşur ve motor gücünü tekerleklere şanzıman üzerinden aktarır. AKTİF GÜVENLİK: Otomobilde güvenligi arttiran elemanlarin tümü. ABS ESP lastikler aracyn aerodinamik yapysy frenler yol tutusu gibi... AKÜMÜLATÖR:Akümülatörler elektrik enerjisini kimyasal enerji halinde depo ederek devrelerine elektrikli alıcılar bağlandığı zaman bu kimyasal enerjiyi tekrar elektrik enerjisine çeviren araçlardır. ALB (Anti Lock Brakes):ABS'nin ilk ve basit şekli. Kızaklayan tekerlekleri hızlı ritimde bırakıp tekrar tutan fren sistemi. ALT ÖLÜ NOKTA:Pistonun silindir içinde inebildiği en alt noktada yön değiştirmek için bir an durakladığı yerdir. Kısaca A.Ö.N. olarak belirtilir AMORTİSÖR:Ani yaylanmaları ve yay salınımlarının devam etmesini önleyen parçalardır. AMPERMETRE:Aküye girip çıkan akım miktarını ölçen ve gösterge tablosunda bulunan bir ölçü aleti. ANA YATAKLAR:Ana yataklar motorda krank milini taşıyan yataklardır. ANTİFİRİZ:% 50 glycol + % 50 su karışımı bir sıvıdır. Soğutma sisteminde bulunan radyatör içindeki su soğuk havalarda donarak genleşebilir ve soğutma sistemine zarar verebilir. Radyatörde bulunan suya ilave edilen antifriz suyun donmasını engeller. Antifriz ayrıca radyatörü ve soğutma sistemini pas ve korozyondan korumak amacıyla da kullanılır. ASC+T (Automatische Stabilitäts Control+Traktion):BMW'de kullanılan elektronik çekiş kontrol sistemi olup sürekli arka tekerleklerin durumunu gözlemleyerek bir kayma olup olmadığını denetler. Arka tekerleklerde bir kayma olursa ASC+T devreye girip frenleri ve motoru kontrol ederek otomobilin yolda kalmasını sağlar.ASR:Anti-Schlupf-Regelung(Anti patinaj kontrolu) Cekis saglayan tekerlerin bosa donmesini engeller ve surus stabilitesini yukseltir. Iki yolla olur; elektronik olarak motor gucu azaltilir ve/veya donen teker frenlenir. ASR Mercedes tarafindan kullanilan kisaltmadir. Traction Control farkli ureticiler tarafindan ffarkli sekilde kullanilir; ETC TC veya TCS gibi. ATIK GAZ NORMU:Araclarin cevreye ne kadar gaz verebileceklerini belirler. 1.1.2000'den itibaren Avrupa'da Euro3; 1.1.2005 ve 2006'da ise Euro4 normlari gecerli. ATALET:Bir cismin herhangi bir hareket yönüne veya hız değişikliğine karşı gösterdiği dirençtir. ATEŞLEME AVANSI:Silindirde sıkıştırılan yakıt-hava karışımının ateşlendikten sonra tamamen tutuşabilmesi için gereken süredir. ATEŞLEME BOBİNİ:Ateşleme sisteminde transformatör gibi görev yaparak batarya voltajını binlerce voltaja yükseltir. Bu yüksek voltaj bujinin tırnakları arasında kıvılcım meydana getirir. ATEŞLEME NOKTASI:Motorinin sıkıştırılma sonucunda silindir kafasındaki sıcak gazların içine püskürtüldüğü anda kendiliğinden ve hemen ateş alma sıcaklık noktasına ateşleme noktası denir. ATEŞLEME SIÇRAMASI:Yanlış bujinin karışımı tutuşturmasına ateşleme sıçraması denir. Ateşleme sıçraması genellikle buji veya distribütör kapağının ya da tevzi makarasının hatalı oluşundan meydana gelir. ATEŞELEME SIRASI:Motor silindirlerinin ateşlenme sırası veya silindirlerde güç zamanının meydana geliş sırasıdır. ATEŞLEME SİSTEMİ:Silindirlerde sıkışan hava-yakıt karışımının yakılabilmesi için bujilere yüksek voltajlı kıvılcım sağlayan sistem. Batarya ateşleme bobini distribütör kontak anahtarı kablolar ve bujiler bu sistemin parçalarıdır. ATMOSFERİK BASINÇ: Dış hava ağırlığının aşağıya doğru basma kuvvetine atmosferik basınç denir. ATF:Otomatik sanziman yagi. Hidrolik direksiyonda da kullanilir. AWD: Dort ceker otomobillerinin kullandigi kisaltmadir. AWS (All Wheel Steering): Direksiyonun dört tekerleği birden yönlendirebildiği sistem. AUTODIMMING: Dikiz aynalarında kullanılan duyarlı aynanın ışığı daha yoğun kırarak kararması. B BAKIR KURŞUN YATAKLAR:Genellikle dizel motorlarında yaygın bir şekilde kullanılan yatak çeşididir. BALANST REZİSTÖR DEÃ�ERLERİ:Elektronik ateşleme sistemi iki rezistör ile korunur. Bunlar 0 55 ohm olan normal devre direnci ile 5.ohm olan yardımcı devre direncidir. BALATA:Yarım daire şeklinde kavis verilmiş metal bir parça. Üzerine ısıya karşı oldukça dayanıklı olan balata perçinlenmiştir. Frene basıldığı zaman bu balata kampanaya sürterek frenleme etkisi gösterir. BAS:Panik frenlemede fren hidroliği içindeki basıncı arttıran ve her tekerde eşit fren gücünün oluşmasını sağlayan sistem. BASINÇLI KAPAK:Suyun kaynamasını ve kaybını önleyen soğutma sistemini basınç altında çalıştıran supaplı bir kapaktır. BATARYA:Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depo eden ve akım kaynağı olarak kullanan düzenek. BENZİN:Ham petrolden elde edilen ve otomobillerde yakıt olarak kullanılan bir hidrokarbondur. BENZİN MOTORLARI:Buji ile ateşlenen benzin veya benzin türevi yakıt kullanan motorlara benzin motorları denir. BENZİN YANMASI:Benzin-hava karışımı silindir içinde sıkıştırma zamanı sonunda bujinin meydana getirdiği kıvılcım neticesinde düzenli olarak yanmaya başlar. Hiçbir zaman patlamaz. Normal yanma bujide başlar ve sonra bir alev dalgası halinde ateşleme odasını kat eder. BEYGİRGÜCÜ:Motor tarafından üretilen gücün birimi. 0 7457 kw'a eş değerdir. BI-LITRONIC:Xenon farlar icin Bosch'un kisaltmasidir. BI-XENON:Bi-Xenon farlar günümüzün en gelişmiş ve en güçlü far teknolojisidir. B-xenon ismi uzun ve kısa farlar için iki ayrı xenon ampul kullanılmasından gelmektedir. Xenon farın dalgaboyu ve dolayısıyla maviye yakın olan rengi güneş ışığına çok yakın olduğu için gece sürüşünde karşıdan gelen sürücünün gözünü almaz ve yansımayı en aza indirir. Xenon gazının içinden geçen ışık 70 mm çapındaki hareketli lensten yansıyarak geniş ve uzun mesafeli "uzun far" etkisini yaratır. BLOW-BY:Silindirde yanma sirasinda pistonlara giden gazlara verilen addir. BOXER MOTOR:Silindirlerin ayni düzlemde (180 derece) karsilikli olarak konumlandirildigi motor. C-Ç CAN (Controller Area Network):Araç içindeki merkezi kontrol ünitesi ile çevre kontrol ünitelei arasındaki bilgi iletişimini sağlayan veri iletişim ağı. Merkezi kontrol ünitesi genelde motor kontrol ünitesi olup çevre kontrol üniteleri havayastıkları ABS klima sistemleridir.CABRIO:Bir karasör tipi olan cabrio 2+2 oturma düzenine sahip ve üstü açılabilen otomobilleri tanımlamak için kullanılır. CBC (Cornering Brake Control):Açılımı Viraj Kontrolü olan CBC aslında BMW'nin birçok otomobilde kullandığı ve ESP ile birlikte faliyet gösteren aktif güvenlik sisteminin adıdır. CBC yani viraj fren kontrolünün görevi viraj içinde yapılan frenlerde aracın stabilitesinin bozulmasını engellemektir. Viraj içindeki ve dışındaki tekerleklerin dönüş hızları farklı olduğu gibi uygulanması gereken fren basıncı da farklıdır. CBC sistemindeki sensörler tekerleklerin farklı dönüş hızlarını algılıyor ve her tekerleğe uygulanması gereken fren basıncını belirliyor. CDI: Daimler-Chrysler firmasının Mercedes marka dizel araçları için kullandığı "Common Rail Diesel Injection System"'in kısaltması. COUPE:A ve C sütunları arasında metal tavana sahip 2+2 ya da kimi durumlarda dah fazla kişiye oturma alanı sunan karoser tipi. CET SAYISI: Dizel yakitin yanma istegidir. Bugunku dizel motorlar 50 civarindadir. CRS (Common Rail Sistemi):Common Rail dizel motorlar için üretilmiş olan yüksek basınçlı bir püskürtme sistemidir. Bu sistemi diğerlerinden farklılaştıran esas unsur basınç oluşturma işlemi ile püskürtme işleminin birbirinden ayrılmış olması. Motor tarafından direkt olarak tahrik edilen ve kesintisiz olarak çalışan bu yüksek basınç pompası basınç haznesinde 1400 bar'a kadar istenen basıncı oluşturuyor. Yakıt bu basınçla çalışan hızlı tetiklemeli solenoid subaplı enjektörler üzerinden doğrudan yanma odasına püskürtülüyor. Sistem bu avantajı sayesinde çok çeşitli motor tasarımlarına uygulanabiliyor ve kademeli ön püskürtme dizel motorların daha sessiz çalışmasını sağlıyor. CONTA:Mekanik aksamların birleşme noktalarında sızdırmazlık ve geçirmezlik sağlamak amacıyla üniteler arasına koyular parçalardır. Contalar mantardan madeni levhalardan ve çeşitli meteryallerden üretilir. CO:Karbonmonoksit'in kimyasal kisaltmasidir. Motorda tam yanma olmamasi durumunda bu zararli gaz olusur. CRUISE CONTROL:Hiz sabitliyici sistem. CVT (Constantly Variable Transmission): Değişken Oranlı Şanzıman - 1950'li yıllarda Hollandalı Van Doorne tarafından geliştirilen sistem metal bir kayışın iç yüzeyleri konik bir çift kasnak arasında çalışma prensibine dayanıyor. Aslında mopedlerdeki aktarma sistemiyle aynı prensibe sahip CVT'de herhangi bir dişli olmadığı için sürekli değişken oranlı şanzıman olarak adlandırılıyor. CVT şanzımanlarda sadece bir başlangıç ve bitiş oranı bulunuyor. Motor devri ve hıza bağlı olarak aktarma oranı bu iki oran arasında sürekli değişiyor. CVVT (Değişken zamanlı Supap Teknolojisi):Volvo Kia ve Hyundai tarafından adlandırılan sürekli değişken supap zamanlama sistemi CVVT (Continuously Variable Valve Timing) aslında başka firmalar tarafından da başka isimler ve kısaltmalarla kullanılan oldukça yaygın bir motor kontrol sistemidir. Motorun her iki eksantriğine de uygulanan sistem supapların açılma zamanlarını motorun hızı ve yüküne göre değiştirerek daha etkili ve yüksek performans düşük egzoz gaz emisyon değerleri sağlamayı amaçlıyor. CW:Sürtünme katsayisi.Otomobilin rüzgara karsy direnci. ÇAPRAZ ÇİFT KARDAN MAFSALI:Bu mafsallar esas olarak birbirleri ile 90 derecelik açı yapacak şekilde bir istavrozla tutturulan ve ana şafta bitişik olan iki kelepçeden meydana gelmiştir. Çapraz mafsalın yağlama işlemi mafsalın yapımına bağlıdır. ÇEVRİM:Bir motorda iş elde etmek için tekrarlanmadan meydana gelen olayların toplamına bir çevrim denir. Dört zamanlı motorlarda bir çevrimin tamamlanabilmesi için pistonun dört hareketine (krnak milinin iki tam devir yapmasına) gerek vardır. Dört zamanlı motorlarda bir çevrim krank milinin 720 derecelik dönüşü ile tamamlanır. ÇİFT SALINCAKLI SÜSPANSİYON:Bilinen en eski süspansiyon sistemidir. Salıncaklı sistem bağlı olduğu tekerleğe ideal sıkışma ve açılma olanağı vermekte ve kamber de yaylanmanın bu hareketinden çok az etkilenmektedir. Böylelikle gövdenin maksimum derecede yana yatması durumunda dahi dışarıda kalan tekerleğin yola dik bir açı ile basması sağlanır. ÇOK AMAÇLI GRESLER:Lityum sabunlu greslerdir. Orta kıvamda suya dayanıklı olduğundan aracın her yerinde kullanılabilir özelliğe sahiptir.ÇOK LEVHALI KAVRAMA:Bir tür debriyaj kavrama şeklidir. Bu tür debriyajda değişik işleten ve işleyen diskler kullanılmaktadır. Önemli olan her işleten diskin uygun yük miktarını işleyen disklere aktarması ve bütün işleyen disklerin dönüşlerine aksettirmesidir. Bu tür debriyaj binek otomobilerin mekanik vites mekanizmalarında görülmemekle beraber otomatik vites mekanızmalarında ana unsuru oluştururlar. ÇİFT ATEŞLEME:Silindir basina iki buji; hava yakit karisiminin daha iyi yanmasini saglar. Ayrica silindirdeki yanma mesafesini azaltarak sikistirmayi arttirir. Alfa romeo( Twin Spark) ve Mercedes bu sistemi kullanir. D D4:Toyota'nın 4 silindirli benzin motorları için kullandığı kısaltma D4D:Toyota'nın 4 silindirli dizel motorları için kullandığı kısaltma. DATENBUS:Tum elektronik bilesenler birbirine baglanir. Dijital komutlar tek bir merkezden verilir. Mercedes CL'de uc adet bulunur. En hizlisi olan isik dalgasi ile 5.65 Megabaud'luk iletim mumkundur. DE DION SİSTEMİ: De Dion sistemi sabit aks ile bağımsız süspansiyonun karmaşık bir birleşimidir. Sabit bir aks borusu tekerlekleri birbiine bağlar. Aynı zamanda dingil genişliği ile kanmber açısında meydana gelen değişiklikleri de kontrol eder. Yarım şaftlar diferansiyel ve ana şaft ayrıca askıya alındığından askılanmamış kütleler daha az olacağı için bu durum konforu arttırır. DETENASYON:Karışımın buji tarafından ateşlenmesinden sonra yanmanın düzensiz olarak gerçekleşmesine detenasyon denir. DEBRİYAJ:Manuel şanzımanı otomatik şanzımanlardan ayıran en belirgin özellik debriyajdır. Debriyaj motor ve manuel şanzıman arasında gücün iletilmesini sağlayan ayrılabilir bir bağlantıdır. Her şeyden önce debriyaj çalışır halde olan motordan gelen torku başlangıçta statik halde duran şanzımanın ana şaftına kademeli olarak ileterek ilk hareketi sağlar. Aynı zamanda vitesler değiştirildiğinde güç akışının kesilmesi gerektiğinden debriyaj bu aşamada da gereklidir. DEFLEKTÖR:Binek otomobillerde tekerleklerin çevresine büyük tonajlı yük taşıyıcılarındaysa sürücü kabininin üstüne ve aerodinamiyi geliştirmesi açısında kapıların üst bölümlerine yerleştirilen plastik ya da metal parçalara deflektör adı verilir. Rüzgar direncini azaltan bu parçalar hava akımını düzenlenmesine yardımcı olurlar. DEĞİŞKEN GEOMETRİLİ TURBO: Daha çok tercih edilen türbin geometrisi ya da değişken geometrili turbo (VTG) sisteminde egzoz manifoldundan gelen hava salyangoz adı verilen gövde içerisindeki kanatçılarla pervanenin merkezine yönlendiriliyor. Salyangozda bulunan kanatçıklar motorun işletim sisteminden aldığı emir doğrultusunda yukarı veya aşağı hareket ediyor. Böylece alt devirlerde az miktardaki havanın pervanenin dönüşünü hızlandırmasını ve düşük devirlerden itibaren turbonun güç ve tork üretmesini sağlıyor. Bu sistem su değirmenlerinde yaz aylarında su yolunu daraltarak çarkın daha yüksek basınçla çevrilmesine benziyor. Böylece kompresör sistemi gibi turbonun düşük devirlerde verimli olması hedefleniyor. DI: Dizel ve benzinli motorlarda direkt enjeksiyon. Takit direct olarak en iyi sekilde yanacagi yanma odasina gonderilir. Dizeldeki problem sert yanma sesi idi Audi; mukemmel bir hava-yakit karisimi ile bunu azaltmayi basardi. DİFERANSİYEL:Bir akstaki iki teker arasindaki devir dengesini saglar. Ozellikle virajlarda sol ve sag tekerler farklilik gosterdigi icin gereklidir. DİFERANSİYEL KİLİDİ:Cekis saglayan tekerlerden birinin bosa donmesini onler ve daha iyi bir yol tutus saglar. En popüler olanı merkezi diferansiyel kilididir. Böylece tek tekerlekte çekiş kaybı olduğunda aracın ön veya arkadaki iki tekerleğinin çekişe devam etmesi sağlanmaktadır. DIN: (Deutsches Institut für normung)- Tüm ölçümlerde kullanilan Alman endüstri normu 1 DIN= 1.12 SAE DİNAMO:Mekanik enerjiyi elektrik enerjisine çevirerek lambaları yakan aküyü şarj eden ve ateşleme sistemini çalıştıran bir elektrik sistemi parçasıdır. DİNAMOMETRE: Dinamometre motorun çıkış gücünü ölçen bir alettir. DİNGİL MESAFESİ: Dingil mesafesi ön tekerleklerin merkezi ile arka tekerleklerin merkezi arasındaki uzaklıktır. DİOD:Transistörlü ateşleme sisteminde kullanılan parçalardır. Diodlar bir voltaj rölesi gibi görev yaparak transistörü aşırı voltajın etkisinden korurlar. DİREKSİYON:Bir aracı istenilen tarafa yönlendirmek için ön tekerleklerin istikametini sağa veya sola değiştiren mekanizma. DİREKSİYON DİŞLİLERİ: Direksiyon simidinin dönme hareketini doğrusal harekete çevirerek aracın ön tekerleklerine ileten direksiyon milinin ucuna yerleştirilmiş olan dişlilerdir. DİREKSİYON SİMİDİ:Aracı istenilen yöne çevirmeye yarayan direksiyon milinin ucunda bulunan çember formunda olan bir parçadır. DİSK BALATA: Disk balatalar kaliperin içinde karşılıklı olarak yer alan ve frene basıldığı anda fren diskini iki yandan sıkıştırarak aracın yavaşlamasını veya durmasını sağlayan fren sistemi parçalarıdır. Bu süreçte aracın kinetik enerjisi balata ve fren diski üzerinde ısı enerjisine dönüşür. Disk balata ve fren diski çok yüksek sıcaklıklara maruz kalırken aynı zamanda sürtünmeden dolayı parça yüzeylerinde aşınmalar meydana gelir. Belirli bir kullanımdan sonra incelmeye başlayan disk balatalar yüzünden aracın frenleme performansı düşer. Bu nedenle belirli periyotlarda disk balataları yenileri ile değiştirmek gerekir. Balata değişimi mutlaka her iki tekerlekte de aynı zamanda yapılmalı ve daima kaliteli disk balatalar tercih edilmelidir. DİSPERSAN KATKILAR:Bu katıklar deterjan sayesinde motorun içinde çözülen pisliklerin etrafını sararak bunların ateşleme odasına supap odalarına yağ kanallarına filtre elemanlarına ve motor çeperine yapışmasını önler. Çok küçük parçalar halinde pisliğin yağ bünyesinde askıda kalması özelliği dispersan katığı sayesinde sağlanır. DİSTRİBÜTÖR:Yüksek voltajlı akımı motorun ateşleme sırasına göre bujilere dağıtan bir elektrik sistemi cihazıdır. DİSTRİBÜTÖR TABLASI:Platin takımı ve kondansatörü üzerinde taşır. Mekanik avanslı distibütörde sabit olarak gövdeye bağlanmıştır. DISTRONIC:Mercedes Benz'in mesafe takip radarlı akıllı hız sistemine verdiği isim. Elektronik takip sistemi. Sistem öndeki araçla olan mesafe tehlikeli sekilde azalinca motor gücünü azaltiyor yada fren yaparak aracı yavaşlatıyor. DİŞLİ BOŞLUÃ�U:Birbirini döndüren iki dişlinin arasındaki boşluk. DİŞLİ ORANI:Birbirini döndüren iki dişlinin veya milin dönme oranları. DİŞLİLER:Bir milden diğerine dönme hareketini ileten güç aktarımında kullanılan parçalardır. DİYAGRAM VERİMİ:Endikatör diyagramından ölçülen işin teorik çevrim diyagramından ölçülen iş oranına diyagram verimi denir. DİZEL ÇEVRİMİ: Dizel motorlarda havanın silindire emilerek sıkıştırılmasının ardından motorin pükürtülür. Sıkıştırılan havanın sıcaklığı ile motorinini tutuşması sağlanır. Dizel motorlarda bu şekilde gerçekleşen çalışma düzenine dizel çevrimi denir. DONMA NOKTASI (YAKIT):Yakıtın katılaştığı veya donduğu sıcaklık derecesine donma noktası denir. DOT:Amerikan Taşımacılık Departmanının (US Departmant of Tarnsportation) fren hidrolik yağları için belirlemiş olduğu standartların kodu. Piyasada DOT3 DOT4 DOT5 olmak üzere üç çeşit hidrolik yağı satılmaktadır. Dot değeri arttıkça fren hidrolik yağının kaynama noktası yükselir ve ürünün kalitesi artar. DOHC (Double Over Head Camshaft):Üstten çift egsantrikli motor. DÖNER PİSTONLU MOTOR (ROTARY-WANKEL MOTOR):1954 senesinde Felix Wankel tarafından geliştirilmiş bir motor türüdür. Bu motorda silindir geometrik elips biçimi şeklindedir. Bu motorun çalışma prensibi kısaca yakıt odasına sahip blok içinde üçgen şeklinde bir döner pistonun dönerek silindir içinde değişik yakıt hacimleri ve sıkıştırma oranları meydana getirmesidir. Günümüzde ağırlıklı olarak sadece Mazda tarafından devam ettirilen geliştirilen ve uygulamaya konulan bu motor teknolojisi Avrupa'da piyasadan kalkan RX-7'nin yerini alan RX-8'de kullanılıyor. DÖRTLÜ KARBÜRATÖR: Dört boğazlı karbüratöre dörtlü karbüratör denir. DÖRT ZAMANLI MOTOR: Dört zamanlı Otto motoru prensiplerine göre geliştirilmiş olan dört zamanlı çalışma sistemi olan motorlardır. Bu dört zamanı emme sıkıştırma iş (güç yanma genişleme) ve egzoz olarak sıralanır. DSC:Elektronik Stabilite Proğramı ESP'nin BMW'deki adı. sistemidir. DSP (Dynamic Shift program)::Sürücünün kullanim tarzina göre vites degisimini hizli yada konforlu yapan akilli otomatik sanziman. DSTC:Volvo'nun ESP ve ASR ile birlikte çalışan Dynamic Stability and Traction Control yani Dinamik Stabilite ve Çekiş Kontrol Sistemine verdiği ad. DUMMY:Çarpışma testlerinde otomobilde oturan insan vucuduna benzeyen ve üzerinde birçok sensör bulunan plastik makete verilen isimdir. Gerçek çaprışmalarda insan vücudunda oluşabilecek yaralanma riskinin hesaplanmasına olanak verir. E EBD-EBV:Elektronik fren gücü dagiticisi. ECE:Economic Commission for Europe ECOTEC:Opel’in ekonomi ekoloji ve teknoloji anlamina gelen motoru. EDC:Electronic Diesel Control: Enjeksiyonlu dizellerin elektronik kontrol sistemidir. EDLS:Elektronik Diferansiyel Kilidi. E-gaz:Gaz pedali ve motor arasindaki elektronik baglanti. EHB: Daha gelisim asamasinda olan elektrohidrolik fren sistemi. EMV:Arac elektroniginin elektro-manyetik alanlardaki davranisi. Yuksek gerilim alanlarindaki gercek davranis test edilir. EPS (Elektro Power Steering):Elektrik motorlu hidrolik direksiyon sistemi. EON:Enhanced Other Network: oto-radyoda diger vericilerden alinan trafik bilgiler verilir. ESP (Electronic Stability Program):Elektronik savrulma önleyici sistem. Temel prensip fren sisteminin aracın yönlendirilmesi amacıyla kullanılması üzerine kurulmuştur. Frenleme esnasında tekerleklerin kilitlenmesini önleyen Anti Blokaj Sistemi (ABS) ve kaygan zeminde aracın patinaj yapmasını engellyen Antipatinaj sistemi (TCS) ESP'nin belkemiğini oluşturan sistemlerdir. ESP paketi içinde yer alan direksiyona bağlı bir sensör direksiyonun dönüş açısı ile aracın gidiş yönü arasındaki tutarlılığı kontrol eder. Eğer arada bir sapma bulunuyorsa ESP derhal devreye girerek öncelikle tekerleklere aktarılan motor gücünü azaltır. Bu şekilde araç kontrol altına alınamadığı taktirde ESP aracı gidilmek istenen yönde tutmak için tekerlekleri birbirinden bağımsız olarak frenlemeye başlar ve bu süreç araç kontrol altında tutlacak duruma gelene kadar devam eder. ETC:Elektronik Traksiyon Kontrolu ETS:Elektronik Stabilite Sistemi. ASR ile iliskilidir EURO NCAP:European New Car Assessment Programme kelimelerinin kısaltılması olan Euro NCAP 1997 yılında kurulmuş olan Avrupa'da üretilen birçok aracın çarpışma testlerini gerçekleştiren ve test sonuçlarına göre her araç için şu anda 5 yıldız üzerinden puanlama yapan bir kuruluştur. F FADING:Frenlemede fren balatalarının ısınması sonucu fren mesafesinin uzamasına yol açan durum. Fren pedalına uygulanan basıncın artması ve fren pedal yolunun uzaması "fading"in yol açtığı öteki sorunlar arasında sayılabilir. FAN:Bir motorda yakılan yakıtın ortalama yüzde 70'i ısıya çevrilir. Ortaya çıkan sıcaklığı düşürme görevi ise su soğutma sistemiyle birlikte fanın görevidir. Su soğutma sisteminin kullanıldığı modern araçlarda su motorun sıcaklığını absorbe eder ve bu arada suyun kendisi de ısınır. Isınan suyun soğutulması görevi ise aracın en önündeki radyatör ve fanın görevidir. Isı belirli bir derecenin üstüne çıktığında elektronik beyin ya da termostat fanın çalışmasını sağlar fan da radyatörden geçerken ısınan sudan transfer olan sıcaklığı dışarıya üfler. FAR YIKAMA SİSTEMİ:Far yıkama sistemi farların ön kısmına yerleştirilmiş su püskürtme memeleri sayesinde çamurlu ve karlı havalarda suyu far camına püskürtüp camı temizleyerek sürücüye daha iyi görüş sağlar. Kimi modellerde far silecekleriyle de desteklenen bu sistemin ayrı bir su kabı ve elektrik motoru bulunabilir. FREN ANA MERKEZ:Fren ana merkezi araç sürücüsünün fren pedalı yardımıyla servo frene ve servo frende şiddeti yükseltilen mekanik kuvveti hidrolik fren basıncına dönüştürerek ana merkezin üzerindeki rezarvuarda bulunan fren hidrolik yağını tekerleklerdeki sıkıştırma elemanlarına aktarır. FİLAMAN:Ampul içerisinde bulunan ve elektrik verildiğide ısınarak ışık saçan tele filaman denir. FIS:Surucu enformasyon display eski adi yol bilgisayari. Geride birakilan mesafe ortalama hiz genel tuketim dis sicaklik gibi ilginc veriler goruluyor. FLOATING CAR DATA:Hareket eden araclarin gonderdigi veriler telematik hesaplarina katilir. FPS:Yangin önleme sistemi FREN BORUSU:Fren boruları fren hidrolik yağını ana merkezden alıp tekerleklerde yer alan fren elemanlarına aktarma görevini sağlayan parçalardır. Boru iç çapı genellikle 2.5 mm olup dış çapı ise 4.5 mm'dir. Çelikten üretilen fren boruları çoğu zaman paslanmaya karşı plastik bir katmanla kaplanır. FREN DİSKİ:Fren diski araçların genellikle ön tekerlerine monte edilen ve disk yardımıyla frenleme esnasında sıkıştırılarak aracın yavaşlamasını veya durmasını sağlayan parçadır. Fren diskleri günlük kullanım için dökme demir veya çelikten üretilir. Frenleme esnasında çok yüksek sıcaklılara maruz kalmaları nedeni ile diskin hızlı bir şekilde soğutulması büyük önem taşır. FREN DİSKİ SİLME SİSTEMİ:Şiddetli yağmur yağdığında fren diskleri ince bir nem tabakası ile kaplanır. "Brake Disk Wiping" yani fren diski sile sistemi bu durumda fren balatalarını belli aralıklarla çok kısa bir süreyle hafifçe disklere bastırmak suretiyle suyu tahliye edip gerektiğinde daha hızlı bir fren tepkisi almayı sağlar. FREN GÜÇ DAÃ�ILIMI:Tekerleklere aktarılan frenleme gücünün dağılımına fren güç dağılı denir. Araçlarda ön tekerleklere arka tekerleklere kıyasla daha fazla frenleme gücü aktarılır. FREN KALİPERİ: Disk balataların oturduğu döküm parçadır. Ana merkezden gelen hidrolik basıncın içinde bulunan hareketli pistonu itmesi sayesinde disk balatalarını sıkma sureti ile aracın yavaşlaması veya durması sağlanır. Aynı şekilde fren pedalı serbest bırakıldığında da otomatik olarak balatalar dikten ayrılır. FREN SİSTEMİ:Aracın yavaşlaması veya durması için kullanılan sistemlerdir. Fren pedalına basıldığı zaman araç sürücüsünün uyguladığı güç servo fren yardımıyla arttırılarak fren ana merkeze aktarılır. Ana merkez üzerindeki rezervuarda bulunan fren hidrolik yağı ana merkez üzerinden tekerleklee yakın olarak konumlandırılmış kaliperlere veya tekerlek silindirlerine akar. Bu sayede disk balatalar veya balatalı pabuçlar tekerleklere monte edilmiş olan diskleri veya kampanaları sıkıştırarak aracın fren yapmasını sağlar. FREN TAMBURU (KAMPANA):Fren tamburu kampanalı fren sistemi kullanılan araçlarda bulunur. Tekerlek ile direkt olarak bağlantılı olup frenleme esnasında balatalı pabuçların sıkıştırması sonucunda aracın yavaşlamasını ve durmasını sağlar. FREN TABLASI:Fren tablası kampanalı fren sisteminde balatalı pabuç teker silindiri levye ve bağlantı yaylarının oluşturduğu platformdur. FREN TEKER SİLİNDİRİ:Fren teker silindiri kampanalı (tamburlu) fren sistemlerinde balatalı pabuçların kampanayı sıkıştırarak aracın frenlemesini sağlar. FSI:Volkswagen grubu araçlarında kullanılan direkt benzin enjeksiyonlu motorları ifade eden teknoloji olan FSI'ın en büyük avantajı aynı hacimdeki başka bir motorla karşılaştırıldığında daha az yakıt tüketimiyle daha fazla güç sunabilmesidir. G GA - (Gage) Gösterge GCW - (Gross Combination Weight) Yalın birleşik ağırlık GDI - (Gasoline Direct Injection)Direkt benzin enjeksiyonlu mitsubishinin kullandığı sistemdir. GEN - (Generator) Jeneratör GHGs - (Greenhouse gases) Sera gazları GND - (Ground) Zemin toprak şase GPS (Global Positioning System) Uydu sinyalleri ile uygun alıcılar üzerinden coğrafi olarak nerede olduğunuzu gösteren sistem. Navigasyon uygulamalarında kullanılır. GTC – ( Gran turismo compact ) ( opel astra modeli ) GVWR - (Gross Vehicle Weight Rating) Yalın taşıt ağırlığı derecelendirmesi H H - (Hydrogen) Hidrojen H2O - (Water) Su HBA – ( Hydraulic Brake Assist ) Hidrolik Fren destek sistemi ( tofaş ) ESP sisteminin çalıştığı durumlarda elektronik olarak devreye giren bir sistemdir. HC - (Hydrocarbons) Hidrocarbonlar H/CMPR - (High Compression) Yüksek sıkıştırma HCV - (Heavy Commercial Vehicle) Ağır ticari taşıt HD - (Heavy Duty) Ağır hizmet HDC - (Heavy Duty Cooling) Ağır hizmet soğutma HDC (Hill descent control)Arazi araçlarında kullanılan yararlı bir sistem. Elektronik ayarlı fren ile kontrollü tırmanma sağlanıyor. HDI - (High Pressure Diesel Injection) Yüksek basınçlı diesel yakıtı enjeksiyonu peugeot firması tarafından geliştirilmiştir HEGO - (Heated EGO -replaced with HO2S) Isıtılmış EGO HFC - (High Fan Control) Yüksek vantilatör kontrolü HFP - (High Fuel Pump) Yüksek yakıt pompası Hg - (Mercury) Cıva Hi Alt - (High Altitude) Yüksek irtifa Hill Holder Sistemi – Yokuş yukarı kalkışlar sırasında aracın kaymasını engelleyen bu sistem geri ve ileri viteste fren pedalından gaz pedalına geçerken 2 sn. süreyle ek bir fren etkisi yapar . Bu etki yokuş aşağı kaymayı önlerken aracın daha güvenli ve konforlu olarak harekete geçmesini sağlar.( TOFAŞ ) HLA- (Hydraulic lash adjuster ) Hidrolik subap ayarlayıcısı HLC - (Hydraulic Lash Compensator) Hidrolik dalga dengeleyici HLOS - (Hardware Limited Operating Strategy) Donanım sınırlı çalıştırma stratejisi HMMWV (High mobility multipurpose wheeled vehicle) çok hareketli çok amaçlı bir tekerli araç. (Hummer) HO - (High Output) Yüksek çıkış HO2S - (Heated Oxygen Sensor) Sıcak oksijen sensörü hp - (Horsepower) Beygir gücü 0 7457 kw'a eş değer güç birimidir. HPL - (High Pressure Liquid) Yüksek basınçlı sıvı HPS - (High Performance System) Yüksek performans sistemi HPV - (High Pressure Vapour) Yüksek basınçlı buhar HSC - (High Swirl Combustion) Yüksek türbülanslı yanma HUD - (Heads Up Display) Baş yukarı göstergesi HVAC - (Heater-Vent-Air Conditioning) Isıtıcı- havalandırma- iklimlendirme HVACM - (Heater-Vent-Air Conditioning Module) Isıtıcı- havalandırma- iklimlendirme modülü HVM - (Heater Vent Mondule) Isıtıcı havalandırma modülü Hz - (Hertz) Hertz I IAC - (Idle Air Control) Rölanti hava kontrolü IAT - (Intake Air Temperature) Emme havası sıcaklığı iATN - (International Automotive Technicians Network) Uluslararası otomotiv teknisyenleri ağı IC - (Ignition Control) Ateşleme kontrolü IC - (Integrated Circuit) Entegre devre ICM - (Ignition Control Module) Ateşleme kontrol modülü ICP - (Injection Control Pressure) Enjeksiyon kontrol basıncı ID - (Identification) Tanımlama ID - (Inside Diameter) İç çap IDE (Injection directe essence)Renault'nun benzinli direkt enjeksiyon sisteminin adıdır. IDI - (Integrated Direct Ignition) Entegre direkt ateşleme IDM - (Injector Driver Module) Enjektör çalıştırma modülü IFS - (Inertia Fuel Shutoff) Atalet yakıt kesici IGN - (Ignition) Ateşleme IIHS- Otoban güvenliği sigorta enstitüsü ILC - (Idle Load Compensator) Rölanti yükü dengeleyici IMRC - (Intake Manifold Runner Control) Emme manifoldu akış kontrolü INJ - (Injector) Enjektör INP - (Input) Giriş INT - (Intake valve) Emme supabı INT - (Integrator -replaced with ST FUEL TRIM) Entegratör I/P - (Instrument Panel) Gösterge panosu IPC - (Instrument Panel Cluster) Gösterge panosu grubu IPR - (Injector Pressure Regulator) Enjektör basınç regülatörü IRS (Araç içi koruma sistemi) Çalınma ve hırsızlık durumlarına karşı emniyet sistemi. Kilitli durumdaki aracın camının kırılarak içine müdahale edilmesi durumunda alarmı devreye sokarMERCEDES ISC - (Idle Speed Control) Rölanti hız kontrolü ISO - (International Standards Organization) Uluslararası standartlar organizasyonu ISS - (Input Shaft Speed) Giriş mili hızı ITS - (Idle Tracking Switch) Rölanti izleme anahtarı ITS (Inflatable tubular structure)Şişirilebilir hortum formlu yapı. BMW'nin hava yastıklarının işleyişi ve formu ile ilgili terimidir. Hayat kurtaran hava yastıkları hortum görünümünde ve A-sütununa monte edilmiş. Yandan çarpışma anında bir gaz jeneratörü yardımı ile şişiriliyor İVECO – ( İndustrial vehicle corporation ) IVS - (Idle Validation Switch) Rölanti geçerlilik anahtarı IVSC - (Integrated Vehicle Speed Control) Entegre taşıt hızı kontrolü J JIS - (Japanese Industrial Standart) DIN ile aynı seviyedeki Japon endüstri normu. JTD – (Unijet turbo dizel)Fiat ve alfa romeonun dizel araçlar için kullandığı direkt enjeksiyonlu yakıt sistemi K KAM - (Keep Alive Memory) Canlı hafıza KAPWR - (Keep Alive power) Canlı güç kHz - (Kilohertz) Kilohertz KOEO - (*** On Engine Off) Düğme açık motor kapalı KOER - (*** On Engine Running) Düğme açık morot çalışıyor kPa - (Kilopascals) Kilopaskal KS - (Knock Sensor) Vuruntu sensörü L L- (Leaded) Kurşunlu L4 - (Four Cylinder Inline Engine) Sıra dört silindirli motor LV8 - (Load Variable) Yük değişken LCD - (Liquid Crystal Display) Sıvı kristal gösterge LCR VALVE- (Load conscious reducing valve) Yük algılayıcı indirgeme valfi LCV - (Light Commercial Vehicle) Hafif ticari taşıt LDT - (Light Duty Trucks) Hafif hizmet kamyonu kamyonet LDV - (Light Duty Vehicle) Hafif hizmet taşıtı LED - (Light Emitting Diode) Işık soğurmalı diyot LEV - (Low Emission Vehicle) Düşük emisyonlu taşıt LFC - (Low Fan Control) Düşük vantilatör kontrolü LFP - (Low Fuel pump) Düşük yakıt pompası LH- (Left hand) Sol taraf LMP : Lityum metal polimer batarya LSD- (Limited slip diferantial) Sınırlı kaymalı diferansiyel LSP VALVE- (Load sensing proportioning valve) Yük algılamalı dağıtım valfi LT - (Long Term (Fuel Trim)) Uzun dönem yakıt kesme LTPWS - (Low Tire Pressure Warning System) Düşük basınç uyarı sistemi M MAF - (Mass Air Flow) Kütle hava akışı debi hava akış sensörü MAN – ( Maschinenfabrik augsburg-nürnberg ) MAP - (Manifold Absolute Pressure) Manifold mutlak basıncı MAT - (Manifold Air Temperature -replaced with IAT) Manifold hava sıcaklığı MC - (Measuring Core) Ölçme özü MC - (Mixture Control) Karışım kontrolü MCU - (Microprocessor Control unit -replaced with PCM) Mikroişlemcili kontrol ünitesi MD - (Modulated Displacement) Değiştirilmiş strok hacmi MDP - (Manifold Differential Pressure) Manifold diferansiyel basıncı MECS - (Mazda Electronic Control System) Mazda Elektronik kontrol Sistemi MEMCAL - (Memory Calibration) Hafıza ayarı MFI - (Multiport Fuel Injection) Çok delikli yakıt enjeksiyonu MIC - (Mechanical Instrument Cluster) Mekanik gösterge grubu MIL - (Malfunction Indicator Lamp) arıza gösterge lambası MLP - (Manual Lever Position) El levyesi konumu MP- (Motor position) Motor pozisyon sensörü MPI - (Multiport Fuel Injection) Çok delikli yakıt enjeksiyonu MPV (Multi Purpose Vehicle): Ticari kullanima da dönüstürülebilen çok amaçli binek araç. Van sinifi araçlarin tümüne MPV denilebilir. Micro MPV'den macro MPV'ye kadar bir çok çesidi vardi. Bu kategoride yer alan araçlardan bazıları Opel Zafira ve Toyota Yarış Verso. ms - (Millisecond) Milisaniye MSFF - (Miles Since First Fail) İlk arızadan bu yana gidilen mil MSLF - (Miles Since Last Fail) Son arızadan bu yana gidilen mil MSR (Motor tork düzenleyici)MSR debriyaja basılmadan motorun torkunun çekiş sağlayan tekerlere iletilmesini engelliyor. Bu sırada motor devri kısa süreli olarak artıyor MST - (Manifold Surface Temperature) Manifold yüzey sıcaklığı M / T – (Manuel transaxle) Düz şanzuman MTBE - (Methyl Tertiary Butyl Ether ) metil tertiari bütil eter MTV - (Manifold Tuning Valve) Manifold ayarlama valfi MV - (Megavolt) Megavolt mV - (Millivolt) Milivolt MVLPS - (Manual Valve Lever Position Sensor) El levyesi konum sensörü MVZ SWİTCH- (Manifold vacum zone switch) Manifolt vakum bölgesi sviçi N NAAO - (North American Automotive Operations) Kuzey Amerika otomotive işlemleri NC - (Normally Closed) Normalde kapalı NEG - (Negative) Negatif eksi NGV – ( Natural Gas Vehicle ) Doğal gazlı araç NLGI - (National Lubricating Grease Institute) Milli yağlama gresi Enstitüsü N-m - (Newton Meters) Newton Metre NO - (Normally Open) Normalde açık NOx - (Nitrogen Oxides) Azot oksitleri O O2 - (Oxygen) Oksijen O2S - (Oxygen Sensor) Oksijen sensörü OBD - (On Board Diagnostics) Göstergeden arıza teşhisi OBD II - (On Board Diagnostics Generation 2) OC - (Oxidation Catalytic Converter) Oksidasyon katalitik konvertörü OD - (Outside Diameter) Dış çap O / D - (Over drive) Aşırı hız veya hız aşımı OE - (Original Equipment) Orijinal ekipman OEM - (Original Equipment Manufacturer) Orijinal ekipman imalatçısı OH- (Over hall) Onarım OHC - (Overhead Camshaft) Üstten kam mili OL - (Open Loop) açık devre ORC - (Oxidation Reduction Converter) Oksidasyon azaltma konvertörü OTIS - (Overhead Travel Information System) Baş yukarısı seyahat bilgi sistemi P PAG - (Polyalkylene Glycol) Polialkilen Glikol PAIR - (Pulsed Secondary Air Injection) Darbeli ikinci hava enjeksiyonu PASS - (Personalized Automotive Security System) Kişiselleştirilmiş otomotiv güvenlik sistemi PCM - (Powertrain Control Module) Güç aktarma organları kontrol modülü PCS - (Pressure Control Solenoid) Basınç kontrol solenoidi PCV - (Positive Crankcase Ventilation) Pozitif karter havalandırma üst karter havalandırması PDC (Parktronic; Park Distance Control): Otomobilin tampon hizasinda ses dalgalari ile bosluk kontrolü yaparak çalisan park yardim sistemi.Arka tampondaki sensörler sürücüye otomobil ile engel arasındaki mesafeyi tonlarla uyararak belirtir (echolot-prensibi). Engel ne kadar yaklaşırsa ton kadar hızlanıyor PFE - (Pressure Feedback EGR) Basınç geri besleme EGR PFI - (Port Fuel Injection) Port yakıt enjeksiyonu PG- (Pulse Generatör) Sinyal üretici PID - (Parameter Identification) Parametre tanımlama PIP - (Profile Ignition Pickup -replaced with CKP) Profil ateşleme alıcısı PKE - (Passive Keyless Entry) Pasif anahtarsız giriş PM - (Permanent Magnet) Sabit mıknatıs PMD - (Pump Mounted Driver) Pompa montajlı sürücü P/N - (Part Number) Parça numarası PNP - (Park/Neutral Position) Park/nötr durumu POM - (Polycyclic Organic Matter) Polisayklik organik madde POS - (Positive) Pozitif POT - (Potentiometer) Potansiyometre PROM - (Programmable Read Only Memory) Programlanabilir ROM PRV- (Pressure relief valve) Basınç tahliye valfi PS - (Power Steering) Güç direksiyonu hidrolik direksiyon PS- ( Pferde Starke ) Beygir gücü PSM – ( Porsche stabilty menagement ) porshce patentindeki ESP sistemi PSOM - (Programmable Speedometer/Odometer Module) Programlanabilir hız metresi modulü PSP - (Power Steering Pressure) Güç direksiyonu basıncı hidrolik direksiyon basıncı PTC - (Pending Trouble Code) Belirsiz arıza kodu PTO - (Power take off shaft)) Güç çıkışı kuyruk mili PTU - (Part Throttle Unlock) Kısmi gaz açma PWM - (Pulse Width Modulation) Darbe genişliği modülasyonu Q QDM - (Quad Driver Module) Dörtlü sürücü modülü R RABS - (Rear Antilock Brake System) Arka ABS RAM - (Random Access Memory)Rastgele erişimli bellek RAP - (Retained Access Power) RDC (Lastik basınç kontrolü)Dört teker içindeki basınç ve sıcaklığı denetler. Sistem basınç azalmasını sürücüye iletir (kokpitteki gösterge) ve lastiklerin zarar görmesini önler RE- (Replace) Değiştirme REDOX - (Reduction Oxidation Catalytic Converter) REF - (Reference) Referans RF - (Radio Frequency) Radyo Frekansı RFI - (Radio Frequency Interference) Radyo Frekans paraziti RFG - (ReFormulated Gasoline) Yeniden formüle edilmiş benzin RH- (Right hand) Sağ taraf RKE - (Remote Keyless Entry) Uzaktan kumandalı anahtarsız giriş RM - (Relay Module) Röle modülü ROM - (Read Only Memory)Yalnızca okunabilir bellek ROPS (Roll over protection sistem)Volvo C70 cabrio'da kullanılan takla koruma sistemi. Aracın takla atması durumunda arka başlıkların arkasında iki adet koruma çıtası arkadaki yolcuların ağır baş yaralanmalarından korunmasını sağlar. RPM - (Revolutions Per Minute) dakikadaki devir sayısı RPO - (Regular Production Option) Noral üretim seçeneği RTD - (Real Time Dampening) Gerçek zaman nemlendirmesi RTN - (Return) Dönüş RTV - (Room Temperature Vulcanizing) Oda sıcaklığında sertleştirme RVP - (Reid Vapour Pressure) Reid buhar basıncı RWAL - (Rear Wheel Anti-lock) Arka ABS RWD - (Rear Wheel Drive) Arka tekerleklerden tahrikli S SAE - (Society of Automotive Engineers) Amerikan Otomotiv mühendisleri birliği SAW - (Spark Angle Word) Kıvılcım açısı işareti SAV (Sports Activity Vehicle): Sportif özellikleri çok öne çikarilmis iri arazi tipli binek araç. Sportif aktivite aracı. Bu terim BMW tarafından arazi aracı X5 için özel olarak kullanılmış. Nedeni ise X5'in gerçek bir arazi aracı ile konforlu bir otomobil karışımı olması SBDS - (Service Bay Diagnostic System) Servis bölümü teşhis sistemi SBEC - (Single Board Engine Controller -replaced with PCM) tek bordlu motor kontrolörü SBS - (Supercharger Bypass Solenoid) Süperşarjer kısa devre solenoidi SBT - (- Bus Traveller) Seri büs esyahat edici SC - (Supercharger) Süperşarjer SCB - (Supercharger Bypass Süperşarjer kısa devresi SCSV- (Shift control solenoid valve) Vites kontrol selenoid valfi SDM - (Sensing and Diagnostic Module) algılama ve teşhis modülü SDI (Saugdiesel Direct Injection): VW'nin turbo olmayan direkt enjeksiyonlu dizel motorlarinda kullanilan bir sistemin ismi. SDI (Emmeli dizel direct enjeksiyon SDV - (Spark Delay Valve) Kıvılcım geciktirme valfi SEFI - (Sequential Electronic Fuel Injection -replaced with SFI) Sıralı elektronik yakıt enjeksiyonu SEO - (Special Equipment Option) Özel ekipman seçeneği SES - (Service Engine Soon -replaced with MIL) Servis motoru bozukluk göstergesi SFI - (Sequential Multiport Fuel Injection) Sıralı çok portlu yakıt enjeksiyonu SHO - (Super High Output) Süper yüksek güç SIG RTN - (Signal Return) Sinyal dönüşü SIL - (Shift Indicator Lamp) Vites değiştirme gösterge lambası SIPS – ( Side impact protection system ) Volvo yan darbe korma sistemi Ön koltukların altında enlemesine ve B direklerinde diklemesine bulunan yüksek dayanıklığı olan çelik barlar ile yan havayastıklarının oluşturduğu sistem. SIR - (Supplemental Inflatable Restraint) İlave şişirilebilir trtucu SLS: Lüks otomobillerde ve Off-road araçlarinda kullanilan aracin yüksekligini otomatik olarak ayarlayan sistem. SL SWITCH- (Stop lamp Switch) Stop lambası svici Fren müşürü SMEC - (Single Module Engine Controller -replaced with PCM) tek modüllü motor kontrolörü SNSR - (Sensor) Sensör algılayıcı duyar eleman SO2 - (Sulphur Dioxide) kükürt dioksit SOHC - (Single Over Head Camshaft) Üstten tek kam mili SPD - (Speed) Hız SPOUT - (Spark Output) Kıvılcım çıkışı SRC - (Selective Ride Control) Seçilebilir sürüş kontrolü SRS - (Supplemental Restraint System) Tamamlayıcı sınırlayıcı sistem Yardımcı emniyet Sistemi Olası bir kazada havayastığı ve aktif gergili emniyet kemerlerinin birlikte çalışmasını gaz pedallarının ileriye doğru katlanmasını sağlayan tüm ek güvenlik sisteminin ismi. Bahsedilen emniyet kemeri yerine değil onunla birlikte kullanılması gereken ve yolcuları koruyan hava yastıklarıdır. SRSCM- (Aır bag Control modülü) Hava yastığı kumanda modülü SRI- (Servıce Reminder Indıcator) Servis ikaz lambası SS - (Shift Solenoid) Vites değiştirme solenoidi ST - (Scan Tool)Test cihazı (arıza) Tarama takımı STI - (Self Test Input) Kendi kendine test girişi STO - (Self Test Output) Kendi kendine test çıkışı STS - (Service Technicians Society) Servis teknisyenleri birliği SULEV - (Super Ultra Low Emission Vehicle)Süper ötesi düşük emisyonlu taşıt SUV (Sport utility vehicle) Sportif zevk aracı. SAV ile benzer amacı taşıyor. Bu kategoride yer alanlardan bazıları: Honda HR-V Toyota RAV4 veya Subaru Forester SW - (Station Wagon) Kombinasyonlu araç T T - (Turbo) Turbo T / A (Transaxle) Şanzuman TAB - (Thermactor Air Bypass -replaced with AIRB) Termeaktör hava kısa devresi TAC - (Throttle Actuator Control) Ventüri uyartım kontrolü TAD - (Thermactor Air Divert -replaced with AIRD) Termeaktör hava saptırıcı TACH - (Tachometer) Takometre TAP - (Transmission Adaptive Pressure) Transmisyon uyumlu basınç TAS (Travel Assist System): Bu sistem bağlı olduğu GSM hattı sayesinde kaza ve arıza hallerinde markanın merkezine GPS'te belirlediği koordinatlarla birlikte yardım mesaji gönderiyor. TB - (Throttle Body) Ventüri boğazı Gaz kelebeği gövdesi TBA - (Tertiary Butyl Alcohol) Tertiari bütil alkol TBI - (Throttle Body Fuel Injection) Ventüri boğazı yakıt enjeksiyonu TC - (Turbocharger) Türboşarjer aşırı doldurucu TC (Traction Control): ASR ile ayni görevi yapan bir sistem. ABS yardimi ile yeri geldiginde fren uygulayarak çekisin basarisini artiriri. Opel'in ASR sisteminin adıdır. TCC - (Torque Converter Clutch) Tork konverter kavraması TCIL - (Transmission Control Indicator Lamp) Transmisyon kontrol gösteresi lambası TCL - (Traction Control) Çekiş kontrolü TCM - (Transmission Control Module) Transmisyon kontrol modülü TCS - (Traction Control System) Çekiş kontrol sistemi veya itişin olduğu herhangi bir tekerleğin boşa dönmesini engelleyen kontrol sistemi. TCS - (Transmission Control Switch) Transmisyon kontrol anahtarı TDC - (Top Dead Center) Üst ölü nokta TDCI – (turbo diesel common rail injection)Fordun kullandığı common rail sistemi TDI - (Turbo Direct Injection) Direkt enjeksiyonlu turbo ( audi vw seat skodanın kullandığı crdi sistemi ) TEMP - (Temperature) Sıcaklık TFI - (Thick Film Integrated -replaced with DI) kalın film entegreli TFT - (Transmission Fluid Temperature) Transmisyon sıvısı sıcaklığı THM - (Turbo Hydra-Matic) Turbo Hidra-Matik TIR – ( Transport İnternational Routiel ) Uluslar arası karayolu taşımacılığı TLEV - (Transitional Low Emission Vehicle) Geçiş süreci düşük emisyonlu taşıtı TOT - (Transmission Oil Temperature) Transmisyon yağı sıcaklığı TP - (Throttle Position) Gaz konumu Gaz kelebeği pozisyonu TPS- (Throttle position sensor) Gaz kelebeği pozisyon sensörü TPI - (Tuned Port Injection) ayarlı port enjeksiyonu TPM - (Tire Pressure Monitor) Lastik basıncı monitörü TR - (Transmission Range) Transmiston aralığı Vites seçici TRUST (Traktion und stabilitaet) TRUST ESP'nin Smart'ta kullanılan adıdır. TS (Twin Spark): Alfa Romeo'nun silindir basina 2 buji kullanilan modellerine verilen ad. TSS - (Transmission Speed Sensor) Transmisyon hız sensörü TV - (Throttle Valve) Gaz kelebeği TVS - (Thermal Vacuum Switch) Isıl vakum anahtarı TVV - (Thermal Vacuum Valve) Isıl akum valfi TWC - (Three Way Catalytic Converter) Üç yollu katalitik konvertör TXV - (Thermal Expansion Valve) Isıl genleşme valfi U UART - (Universal Asynchronous Receiver-Transmitter) Üniversal asenkron alıcı-aktarıcı UCC- (Under floor catalytic onvertor) Alt katalitik konvektör UD - (Underdrive) Sürüş altı UL- (Unleaded) Kurşunsuz ULEV - (Ultra Low Emission Vehicle) Çok düşük emisyonlu taşıt ussp Amerika yeni araç değerlendirme programı V V - (Volts) Volt VAC - (Vacuum) Vakum VAF - (Volume (or Vane) Air Flow) Hacimsel veya kanatçık hava akışı VANOS (Variable Nockenwellen Steuerung): BMW tarafindan gerçeklestirilmis degisken zamanli supap supap iticileri ve eksantrik kontrol sistemi. BMW'nin teknolojik bir diğer özelliği. Sübapların açılma ve kapanma anları değişkendir. Düşük devirlerde daha fazla tork ve yüksek devirlerde daha fazla güç sağlanıyor Bu sistem emme ve egzoz manifoldlarindaki gaz akisini da kontrol ediyor. (Değişken eksantrik ateşlemesi) VAT - (Vane Air Temperature -replaced with IAT) Kanatçık hava sıcaklığı VATS - (Vehicle AntiTheft System) Taşıt hırsız önleme sistemi VCC - (Viscous Converter Clutch) Viskoz konvertör kavraması VCM - (Vehicle Control Module) Taşıt kontrol modülü VCRM - (Variable Control Relay Module) Değişken kontrol rölesi modülü VDC (Vehicle dynamics control)Subaru'nun dört çeker araçları için sürüş dinamiği düzenleyicisinin adıdır FDR sistemi ile aynıdır yıldırım hızı ile motor şanzıman ve frene müdahale ederek aracın savrulmasını önler VDOT - (Variable Displacement Orifice Tube) Değişken yer değiştirme orifis tüpü VDV - (Vacuum Delay Valve) vakum geciktirme valfi VECI - (Vehicle Emission Control Information (label) Taşıt emisyon kontrol bilgi etiketi VF - (Vacuum Flourescent) Vakum floresant VGT – Değişken geometrili turbo VIN - (Vehicle Identification Number) taşıt kimlik numarası VMV - (Vacuum Modulator Valve) Vakum modülatör valfi VNT - (Variable Nozzle Turbocharger) Değşken lüleli türboşarjer VOTM - (Vacuum Operated Throttle Modulator) Vakumla çalışan gaz kelebek modülatörü VPWR - (Vehicle Power) Taşıt gücü VR - (Vacuum Regulator) Vakum regülatörü Voltaj regülatörü VREF - (Voltage Reference) voltaj referansı VRV - (Vacuum Reducer Valve) Vakum azaltma valfi VRIS - (Variable Resonance Induction System) değişken rezonanslı indüksiyon sistemi VSA – Araç denge kontrol sistemi ( HONDA ) VSC – ( Vehicle stability control system ) Toyota'nın ESP için kullandığı isim VSS - (Vehicle Speed Sensor) Taşıt hız sensörü VTA - (Vehicle Theft Alarm ) Taşıt hırsız alarmı VTEC - (Variable-valve timing and electronic-lift control) Değişken Zamanlamalı Supap Kontrol SistemiHONDA VTG (Variable turbin geometrie)Değişken türbin geometrisi. Turbo yükleyicisinin türbin kanatları ayarlanabiliyor. Düşük devirlerde daha yüksek tork üretiliyor. Yüksek devirlerde kanatlar akıma paralel durumda bulunuyor. Atık gaza karşı gelen basınç azaltılır ve yakıt tüketimine olumlu bir etki sağlanır.AUDİ VTSS - (Vehicle Theft Security System) Taşıt hırsız güvenlik sistemi VVC (Variable valve control) Rover'in VANOS versiyonudur. VVT - (Variable Valve Timing) Değişken supap zamanlaması VVT-i - (continuously Variable intake Valve Timing) Sürekli değişken emme supabı zamanlaması Toyota'nın VANOS versiyonudur. W WAC - (Wide Open Throttle A/C Cutoff) Tam gaz klima kapatma W/B - (Wheelbase) Dingiller arası mesafe WHIPS – ( Whiplash protection safety seats ) Volvo boyun zedelenmesini önleme sistemi Arkadan gelecek kaza darbelerinde ön koltukları alttan ön yukarıya doğru kaydırarak sürücü ve yanındakinin boynundan omuruna zedelenme ortaya çıkarmayan salıncak hareketi içeren bir sistem Beyin travmalarına karşı koruyucu sistem. Özel olarak üretilen ön koltuklar ile arkadan çarpmalarda omurgaya binen yük absorbe edilir ve yaralanma riski azaltılır. WOT - (Wide Open Throttle) Tam gaz Tam açık gaz kelebeği WSS - (Wheel Speed Sensor) Tekerlek hız sensörü WTS- (Water temperature sensor) Su sıcaklık sensörü WU-OC - (Warmup Oxidation Catalytic Converter) Isınma oksidasyon katalitik konvertörü WU-TWC - (Warmup Three Way Catalytic Converter) Isınma üç yollu katalitik konvertörü X Y Z X - (Experimental (vehicle)) Deneysel (taşıt) ZEV - (Zero Emission Vehicle) Sıfır emisyonlu taşıt ZTECH - (Zero Emission Technology) Sıfır emisyon teknolojisi |
| |
| | #2 |
![]() | bir otomotiv teknikeri olarak emeğine sağlık diyorum. faydalı bir çalışma. teşekkürler |
| |
| ||||||
| Etiketler |
| otomobil, teknik, terimler, sozlugu |
| Seçenekler | |
| | ||||
| Konu | Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| İphone Terimler Sözlüğü (uygulama simgeleri hakkında bilgiler) | FerreT | iPhone 3G Destek - Yardım | 0 | 11.03.2008 10:03 |
| mobil terimler sözlüğü | worldcild | Yararlı Bilgiler ve Dökümanlar | 4 | 15.12.2007 16:44 |
| ###Cep telefonu terimler sözlüğü### | showmaster | Yararlı Bilgiler ve Dökümanlar | 6 | 12.10.2007 18:23 |
| Osmanlıca Bazı Terimler | thebora | Türk ve Dünya Tarihi | 2 | 24.03.2007 14:17 |