Beyin Ne İş Yapar?

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

jöly

Üye
    Konu Sahibi
Beyin Ne İş Yapar?
YERDE PARA BULDUM

Bir gün kayseri'lilerle lazlar savaş yapıyorlarmış.Kayserililerin aklına bir fikir gelmiş.Demişlerki;
bu lazların hemen hemen yarısı Temel, diğer yarısıda Dursun'dur .Ve daha sonra savaşın ortasında bağırmaya başlamışlar:
-temel! temel!!!
Lazlardaki temeller kafalarını kaldırmışlar ve vurulmuşlar.
Daha sonra kayserililer :
-Dursun! dursun!!!!
Diye bağırmışlar. Dursunlarda kafalarını kaldırmışlar ve vurulmuşlar.Lazlardan çok az kişi kalmış ve onlarında aklına bir fikir gelmiş.Ve:
-Yerde para buldum bu kimin?
diye bağırmışlar. Bütün Kayserililer kafalarını kaldırmışlar ve vurulmuşlar.

****

Bakanliklar Caddesinde mutevazi bir berber dukkani...
Mutevazi ama unlu bir berber dukkani...
Fikret usta yillardir musterilerini ayni mekanda tras etmekte..

Gunun birinde kapi acilir... Iceri giren musteri Aziz YILDIRIM dir...
-Acelem var...! der... Saclarimi soyle bir duzeltir, sakal trasimi yeniler misin ?
Onemli bir randevum var , gec kaldim...

Fikret usta meslegine ozgu maharetini sergiler, bir cirpida sac-sakal trasini bitiriverir...

- Eline saglik usta...Borcum ne kadar? ?? diye sorar gayet memnun bir bicimde Aziz YILDIRIM...

- Aaaa, olur mu? Siz koskoca Fenerbahce baskanisiniz... Sizden para almam soz konusu olamaz...
Dukkanimi sereflendirmeniz yeter bana...
Kesinlikle almam...

Israr falan....nafile.....

Tekrar tekrar tesekkur eder, dukkandan ayrilir Aziz YILDIRIM...!

Fikret usta ertesi sabah dukkanini acmaya geldiginde, kepengin hemen onunde koca bir paket ve pakede
ilistirilmis bir zarf bulur....

Pakette 15 adet sari-lacivert forma, zarfta ise 15 adet 100 Dolarlik bankonot vardir...

Mutlu mutlu kafasini iki yana sallar Fikret usta,ne geregi vardi....

Aradan bir kac gun gecmistir, dukkaninin kapisi acilir... Iceri giren musteri Suleyman SEBA dir...
- Seyyy..der...Acelem var...!
Saclarimi soyle bir duzeltir, sakal trasimi yeniler misin ?
Biyiklarima dokunma ama.. Onemli bir randevum var , gec kaldim...??

Fikret usta meslegine ozgu maharetini sergiler, bir cirpida sac-sakal trasini bitiriverir...

- Eline saglik usta...Borcum ne kadar? diye sorar gayet memnun bir bicimde Suleyman SEBA...

- Aaaa, olur mu? Siz BESIKTASlilarin onursal baskanisiniz...Turk sporuna hizmet etmis cok degerli bir
insansiniz..Sizden para almam soz konusu olamaz... Dukkanimi sereflendirmeniz yeter bana...
Kesinlikle almam..

Israr falan....nafile.....

Tekrar tekrar tesekkur eder, dukkandan ayrilir Suleyman SEBA.... !

Fikret usta ertesi sabah dukkanini acmaya geldiginde, kepengin hemen onunde kucuk bir paket ve pakede
ilistirilmis bir zarf bulur....

Pakette 15 adet BJK rozeti, zarfta ise 15 adet 1? er milyonluk Turk Lirasindan toplam 15 Milyon TL
vardir...

Mutlu mutlu kafasini iki yana sallar Fikret usta. Ne geregi vardi....Hem de emekli maasindan...!!!

..........

Tesaduf bu ya....aradan bir kac gun daha gecmistir,dukkanin kapisi aralanir... Iceri giren musteri Faruk
SUREN dir...

-Cok acelem var...! der... Bir yandan da telasli telasli saatine bakmaktadir...
Saclarimi soyle bir duzeltir, sakal trasimi yeniler misin ?
Onemli bir randevum var , gec kaldim..

Fikret usta hemen ise koyulur, meslegine ozgu maharetini sergiler, bir cirpida sac-sakal trasini
bitiriverir...

- Bravo sana usta...Dedikleri kadar hizliymissin...Borcum ne kadar? diye sorar gayet memnun bir bicimde
Faruk SUREN ..

- Aaaa, olur mu? Siz koskoca UEFA sampiyonu Galatasaray'in baskanisiniz... Sizden para almam soz
konusu olamaz...
Dukkanimi sereflendirmeniz yeter bana...Kesinlikle almam....

Peki usta...Nasil istersen der...aceleyle berber dukkanindan ayrilir Faruk SUREN....

Fikret usta ertesi sabah dukkanini acmaya geldiginde, kepengin hemen onunde 15 adet Galatasaray yoneticisi
sira beklemektedir....


*****
Ne Fark Var?


Bakan olan gorgusuz birisi soforune sorar.

"Sofor soyle bakalim esekle sofor arasinda ne fark vardir? "


Sofor bir sure dusundukten sonra mahcup bir sekilde; "Bilemedim

bakanim" diyor


Bakan cevap olarak: "Esege cus diyince, sofore ise dur diyince durur"

demis.


Bunun uzerine sofor cok sinirlenmis ama karsidaki bakan

oldugu icin birsey soyleyememis.


Belirli bir sure sonra bu defa sofor bakana: "Bir soru sorabilir miyim bakanim?" der.


Bakan da:


"Sor bakalim" der. Sofor sorar: "Esekle bakan arasinda ne fark vardir?"

Bakan bir suresonra: "Bulamadim sofor soyle bakalim" diyor.


Bunun uzerine sofor de: "Vallahi bakanim ben de bulamadim... "

*****

Elazığ’ın bir köyünde düğün olur. Düğünden bir süre sonra adet üzere ilk bayramda genç evliler kız evine el öpmeye giderler.
Oğlanın babası oğluna:
“Oğlum sen bazen çok ***** işler yapisin. Gittiğin yerde ailemizin şerefini düşün, iki paralık etme bizi. Ne sorarlarsa büyük, büyük laflar et, tek tek konuş ki şerefimiz iki paralık olmaya, itibarımız yerinde gala”
Oğlan:
“Peki babacığım” der ve kız evine gelir.
içeri girerler. Adet gereği kız evin haremlik tarafına, erkeği de selamlık tarafına alırlar. Karşılıklı tokalaşma ve selamlaşmadan sonra kaynata:
“Damat geç şöyle otur”
Damat yüksek bir yer bulmak için etrafına bakar, dolabı görür ve hemen üstüne fırlayıp oturur. Ne yapsın ailesinin şerefi söz konusu. Babasının dediği gibi yüksekten konuşacak. Kaynata bütün şaşkınlığıyla sorar:
“Damat nasılsın, iyi misin?”
Damat:
“Tren, tren. Tren yav tren.”
Kaynata kendi kendisine:
“Yav herhalde bu anlamadı. Neyse peki babanlar nasıl, iyiler mi?”
Damat:
“Fil, fil. Fil yav.”
Kaynata:
“Allah, Allah. Hele bir şey daha soralım. Oglum ekinler nasıl? Bu sene bir şeyler kaldırabilecek misiniz?”
Damat düşünür ve:
“Balina, balina.”
O zaman derler ki demek ürün iyi.
Derken damat eve gider. Babası merakla sorar:
“Oğlum nerde oturdun? Kendine yüksek bir yer seçtin mi?”
“Baba dolabın üsdüne çıkıp oturdum.”
“İyi halt etmişsin. Peki ne sordular.”
Oğlan verdiği cevaplardan emin bir şekilde:
Baba beni sordular tren dedim. Seni sordular fil dedim, ürünlerimizi sordular balina dedim. Valla baba daha büyük şeyler aklıma gelmedi.”


*****

Baba oğluna nasihat vermektedir:
“Oğlum arabada yaşlı birini ya da bir bayanı görürsen hemen yer vereceksin”
Çocuk da tam evet diyecekken masanın üzerindeki babası ve annesine ait fotoğrafı görür. Orada babası oturuyor, annesi ise ayaktadır. Çocuk merak edip sorar:
“Baba sen orada niye oturuyorsun? Hem annem niye ayakta?”
Baba lafı düzeltmeye çalışır ama çocuk ısrarla aynı soruyu yinelemektedir. Baba en sonunda dayanamayıp söyler:
“Bak oğlum, o fotoğrafı annenle evlendiğimiz günün ertesi günü çektirmiştik. O gün ne annende oturacak hal, ne de bende ayakta duracak takat vardı” der.


*****

Elazığlı bir genç İstanbul'da ünüversite tahsili yapmaktadır. Yalnız genç ailesinden fena halde çekinen, korkan birisidir. Babasının sert yapılı oluşu, onun hareketlerini bir hayli sınırladığı için, sürekli annesi vasıtasıyla, babasına isteklerini bildirmektedir.

Bir gün üniversitenin tatile girdiği bir sırada, Elazığlı genç annesi vasıtasıyla babasına evlenme isteğini gönderir. Babası da her işin bir vakiti, zamanı saati, dakikası hatta saniyesi olduğunu belirtip, önce okulunu bitirmesini söyler.

Bizim genç, okulu bitirip, tekrar aynı teklifi iletir ve tekrar aynı cevabı alıp, askere gitmesi hatırlatılır. Elazığlı genç askere gidip, gelir Aynı teklif tekrar iletilir. Bu kez de cevaba iş kurup birkaç yıl çalışması eklenir.

Bizimki tam bir adam olmuştur. Yaş neredeyse otuz olmuş. Babasının her dediğini yapmıştır. Artık evlenme zamanı gelmiştir.

Bu kez kendinden daha emin bir, şekilde aynı teklifi gönderir. Malesef yine aynı cevabı alır. Bizimkinin artık dayanacak sabrı kalmamıştır. Gidip iyi bir kafayı çeker ve babasının karşısına çıkar:

" Yav baba ben deyimki artığ beni everesin."

Baba

" Oğlum acele etme, her işin bir vakiti, zamanı, saati, dakikası hatta saniyesi var" der demez, genç sinirlenip, babasına

" Baba ya beni ever. Yada sana bela olurum" deyince

Oğlunun çok kızdığını gören, baba:

" Oğlum, vakit, zaman dakika, hatta saniye tamamdır." der.


*****

Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel 3 aylık ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmışlar. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'e sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak ilk işi olmuş. Maymunun görevleri : "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak. Her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak. Füze içindeki hava basıncı, isi, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek. Yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken okumaktan sıkılan Temel kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!"


*****

Temizlikçi bir kadın dışardan İlkokul diploması almak için sınava girer. Tabiat bilgisinden sorular ve cevaplar şöyle
-Soru "Mide ne iş yapar?"
-Cevap "Sindirim yapar, yediklerimizi ögütür."
-Soru "Akciğer ne iş yapar?"
-Cevap "Solunum yapar, Bizi yaşatır.
-Soru "Kalp ne iş yapar?
-Cevap "Dolaşım yapar.
-Soru "Beyin ne iş yapar?
-Cevap "Bizim apartmanda kapıcılık yapar.

*****


:kop::kop::kop:
 


jatvalca

jatvalca

Üye
kayserili ile lazların savaşına bayıldım teşekkürler
 

cLuBBeRzAn-CoCo

Üye
“Bak oğlum, o fotoğrafı annenle evlendiğimiz günün ertesi günü çektirmiştik. O gün ne annende oturacak hal, ne de bende ayakta duracak takat vardı” der.
:D:D:D:D
 

aspıre

Üye
:kop:
 
byilmazZ

byilmazZ

Üye
:kop: :kop:
 

Solamente

Üye
:kop::kop::kop: Emeğine sağlık ablaaammmmmm :op:
 
POWER

POWER

Üye
:kop:
 
Romantik Prens

Romantik Prens

Üye
süper ötesi :kop:
 
xkadir61

xkadir61

Üye
biz ilkokulda o kayseriliyle lazların skeç ini yapmıştık. elimizde kapsüllü tabancalar başımızda bordo mavi fes. ey gidi günler eyy.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...


Üst Alt