Öldürücü Söz

Konu, 'Şiir - Güzel Söz ve Yazılar' kısmında Dogus Pertez tarafından paylaşıldı. Okunma: 5168 | Cevaplanma: 4

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. Öldüren Söz
    Tabiatın çeşitli özellikleri ve güzellikleri göz önüne alındığında, vahşi yaşamla iç içe olan hayvanlar aleminin de kendine hoş özellikleri ve güzellikleri olduğu bilinen bir gerçektir. Nasıl ki Aslan, güç ve kuvvetinden dolayı hayvanlar aleminin kralı ise Tavşan, her tarafa gizlenebilen ufak tefek bir yaratık olmasına rağmen hayvanlar aleminin en ürkek ve en korkak hayvanıdır. Hiçbir yaratığa zararı olmayan Tavşan, yeşillik ve ot yiyerek beslenir. Kurda - kuşa yem olmamak için yaşamını da genellikle uzun ot ve çalılıklar arasında sürdürür. Hem et yiyen vahşi hayvanların hem de avcı insanların en kolay avlayabilecekleri hayvandır.

    Hiçbir yaratığa zararı olmadığı halde; kışın soğuğunda, yazın sıcağında hep gizlenerek yaşamaktan sıkılan Tavşan, her gün korkulu rüya görüp tedirgin yaşamaktansa, bir gün de olsa ensesinde ölüm korkusunu hissetmeden, rahat bir şekilde yaşamak için kafasında çeşitli planlar oluşturur. Ormanların arasına dalar, ikili görüşmelerini müteakip kendisine en uygun planı seçer. Büyük bir soğukkanlılıkla planını uygulamaya başlar ve hiçbir yaratıktan korkmadığını ilan eder. Kendine ormanlık bir arazinin içinde önünde yol geçen orta boy bir çalılık seçerek sırtını çalılara yaslar ve burada yaşamaya karar verir. Gün ağarmasıyla birlikte yol kenarına oturur başlar kendi kendine bir şeyler yazmaya. Avlanmaya çıkan kurt, birden tavşanı karşısında görünce çok mutlu olur. Karnı aç olduğu için hemen avlamak ve yemek ister ama bakar ki tavşan hiç kaçmamakta, bir şeyler yazmakta, kurdu hiç kurt yerine koymamaktadır. Adeta alay etmektedir. Tavşanın bu hareketine sinirlenen kurt, tavşanın yanına yaklaşır ve sorar :

    -Kurt : Tavşan kardeş, benden korkmadan ne yazıyorsun kendi kendine?
    -Tavşan : Doktora Tezi yazıyorum, Kurt kardeş,
    -Kurt : Nasıl bir Tez? Tavşan kardeş,
    -Tavşan : Bir Tavşanın bir Kurdu nasıl yediğini yazıyorum,
    -Kurt : Hiç öyle şey olur mu? Tavşan Kurdu yiyebilir mi?
    -Tavşan :Yer! hem de öyle güzel yer ki üstüne de doyasıya soğuk su içer, sonrada güzelce bir uyku çeker. Madem merak ediyorsun buyurun geçelim şu çalının arkasına da Tavşanın Kurdu nasıl yediğini kendi gözlerinle gör. Tavşanı hiçe sayan kurt, Tavşanla birlikte çalının arkasına geçer sadece bir ciyak sesi duyulur. Aradan beş dakika geçer, Tavşan ağzını yalayarak çıkar çalının arkasından tekrar yerine oturur, Doktora Tezini yazmaya kaldığı yerden devam eder.

    Bu sefer Tavşanın karşısına Tilki çıkar. Tilkiyle Tavşan arasında yukarıdaki konuşmalar aynen tekrarlanır. Tilki güya kurnazdır ya, Tavşanın söylediklerine pek inanamaz. Çünkü, Tilkiye göre Tavşan Tilkiyi yiyemez ama yine de Tilkinin kafasında bir soru işareti oluşur. Tavşan, Tilki kardeş buyurun geçelim çalının arkasına der. Tilki, Tavşana önce sen buyur diyerek kurnazlığını göstermek ister. Tavşan gayet kendinden emindir. Geçer çalının arkasına buyur Tilki kardeş seni bekliyorum diye seslenir. Tilkinin çalının arkasına buyurmasıyla birlikte yine bir ciyak sesi duyulur. Arada beş dakika geçer, Tavşan yine ağzını yalayarak çıkar çalının arkasından tekrar yerine oturur, Doktora Tezini yazmaya kaldığı yerden devam eder.

    Tavşan, kendisini avlamak için sabırsızlanan ve sırada bekleyen Çakal, Sırtlan ve Kartal gibi diğer yırtıcı hayvanlarla alay ederek yukarıdaki konuşmaları aynen tekrarlar. Yırtıcıları sırayla çalının arkasına davet eder. Duyulan her ciyak sesinden sonra çalının arkasından ağzını yalayarak çıkar, tekrar yerine oturur, Doktora Tezini yazmaya kaldığı yerden devam eder. Tam akşam olmak üzere iken Tavşanın karşısına avcının Tazısı dikilir. Tazı, Tavşanı sağ olarak yakalayıp sahibine ikram etmek için tavşanın üzerine tüm hızıyla saldırıya geçer. Tavşan, Tazının niyetini anlar hemen çalının arkasına geçer, Tazının gelmesini bekler. Tazı olanca hızıyla çalının arkasına dalar, yine bir ciyak sesi duyulur. Tavşan yine ağzını yalayarak çıkar çalının arkasından tekrar yerine oturur, Doktora Tezini yazmaya kaldığı yerden devam eder. Aradan kısa bir süre geçtikten sonra bu sefer de Tavşanın karşısına eli silahlı bir avcı çıkar. Tavşan bu sefer çok korkar. Yol üzerinden kalkarak çalının kenarına doğru gelir. Avcı, Tavşanın yanına yaklaşır, Tazısını görüp görmediğini sorar. Tavşan, hiçbir şey söyleyemese de boynunu bükerek çalının arkasını işaret eder. Avcı çalının arkasına geçer, gördüğü manzara karşısında donar kalır. Çalının arkasında kocaman bir erkek aslan, avcının tazısını afiyetle yemektedir. Tavşanın tuzağına düştüğünü anlayan avcı, silahını Tavşana doğrultur, tam ateş etmek üzere iken Aslan, olayın farkına varır, avcının üzerine atlar, güçlü bir pençe darbesiyle avcıyı yere serer. Bu arada avcının silahı da patlar. Tavşanın planı bu sefer işine yaramaz. Oysa Tavşan, ormanların ve hayvanlar aleminin kralı Aslanrla ne güzel anlaşmıştı. Aslan çalının arkasına gizlenip onu diğer yırtıcılara karşı koruyacak,Tavşan da kendisine saldıracak yırtıcıları Aslana ikram edecekti. Bu dostluk gün boyu çok güzel devam etmiş, Aslanın karnı tıka basa doymuştu. Avcının ortaya çıkmasıyla her şey alt üst olur, avcının silahından çıkan kurşunla Aslan yaralanır, avcı da Aslanın saldırmasıyla olay yerinde ölür.

    Aslan, yaralı bir vaziyette çalının arkasından çıkarak ormanın derinliklerine doğru yolculuğa başlar. Tavşan, Aslanı çok sevmiştir. Yaralı olmasına rağmen yine de Aslanın peşini bırakmaz. Kısa bir yolculuğun ardından kan kaybından dermansız kalan Aslan olduğu yere yığılır. Tavşan başlar ağlamaya. Akan göz yaşlarıyla Aslanın yarasını temizlemeye, akan kanı durdurmaya çalışır. Aslanı yaralı, Tavşanı çaresiz gören Sincap, tutunduğu ağaç dalında korkusundan aşağıya inemese de şaşkın bir şekilde sorar:

    - Sincap : Ne oldu Aslan kardeş, nedir bu halin?
    - Aslan : Bir avcı silahla vurdu beni,
    - Sincap : Hadi canım sende, avcı seni vurabilir mi?
    - Aslan : Yalan mı söylüyorum? Bak vurdu işte,
    -Sincap :Aslan kardeş, bana doğruyu söyle. Bu yara avcı yarasına benzemiyor, çünkü avcılar senin yanına yaklaşamazlar ki seni vursunlar. Biraz önce bizim çocuklar ava çıkmışlardı yoksa onlar mı saldırdılar? Seni bu hale onlar mı getirdiler? Eğer öyleyse söyle de çekeyim onların kulaklarını gelip senden özür dilesinler.

    -Aslan : Bir kendine bakar, bir Tavşana bakar, kafasını kaldırır ağaçtaki Sincaba bakar, sonra döner tekrar Tavşana bakar ve Tavşan kardeş, avcının silahından çıkan kurşun beni öldürmedi. Bu yara da beni öldürmezdi. Ben bu yarayı yalayarak iyi ederdim. Çünkü, ben güçlü kuvvetli bir yaratıktım. Ormanların ve hayvanlar aleminin kralıydım. Ama yarım kilo bile ağırlığı olmayan şu Sincabın söylediği söze bak, işte bu söz beni öldürür diyerek yarasını yalayıp iyileştirmez. Dostluğumuz ve yolculuğumuz buraya kadarmış, hakkını helal et, artık benden sana hayır yok, başının çaresine bak diyerek iki ağacın arasına uzanır, kafasını ön ayaklarının üzerine koyar, kan kaybından ölür.
    huri$, kol@j ve mangdaşire bunu beğendi.
  2. İbret dolu..

    teşekkürler..

    çocuklarıma anlatacak masalım oldu...

    ciddi söylüyorum...
  3. güzel hikayeymiş teşekkürler...
  4. güzel hazırlanmış.beğendim:oke:
  5. ne denir ki
    guzeldi :oke:
Yüklüyor...
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.