MaxiCep.Com


Geri git   MaxiCep.Com > Konu Dışı / Diğer > Biyografi Bölümü

Müslüm Gürses(1953-...)

Ana Sayfa Forum Üye Ol / Register Şifremi Unuttum Bütün Forumları okunmuş kabul et
Alt 24.02.2008, 00:14   #1
 
rooney628 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
İsim: WaYNe RoOneY
Şehir: BeRLiN
Üyelik: Oca 2008
Mesajlar: 99
Konular: 92
Telefon: N70
rooney628 - MSN üzeri Mesaj gönder
Müslüm Gürses(1953-...)

Müslüm Gürses (Müslüm Akbaş) Hakkında...




MÜSLÜM GÜRSES'İN HAYATI



Hülya Plak
1953'ün 7 Mayıs günü Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesi'nin Fıstıközü köyünde Dünyaya Merhaba Der Müslüm Akbaş. Evet Evet Yanlış Duymadınız Müslüm Gürses Müslüm Akbaş olarak dünyaya gelir ve daha sonra Gürses Soy ismini alır. Babası Mehmet Akbaş Annesi Emine Akbaş Kardeşleri Ahmet ve Zeyno ile Zor koşullarda hayat mücadelesi vermektedir o zamanlar. zaman zorluklarla karşılaşmaktan yılmamıştır. Bugün Ve gün gelir gurbet yolları onlarada görünür. Adana yollarına düşerler.
Bir umut rahat yaşama uğruna Adanaya yerleşirler.
Ve burada Annesi Emine Akbaş Hasta düşer. Gerçektende ciddi bir rahatsızlıktır bu. Günler Birbiri ardına geçerken Müslüm Gürses önce annesi Emine Hanımı ve daha sonra Kardeşi Ahmet'i Kara toprağa koyar. Artık yaşam Müslüm Gürses için Dahada zordur. Asıl Mesleği Terzilik olan Müslüm Gürses zaten içine kapanık bir kişiyken yaşadığı bu acılarla dahada içine kapanık bir yaşama bürünmüştür.
Talih Kuşu Bir Günde Şaşırır Bize Konar

Hayatının her döneminde olduğu gibi yine tek dostu tek sırdaşı müzik olmuştur. 1968 yılında Yaşadığı Adana'da çay bahçesinde ses yarışması düzenlenir. Bu yarışmaya katılmayı çok isteyen Müslüm Gürses Baba engeli ile karışlaşır. ama bu yarışmaya katılmak gereklidir. Bit pazarına koşar Müslüm Gürses kendine bir kıyafet alır. Ve yarışma gününü beklemeye başlar. Ve yarışmanın yapılacağı bir gece evveli Baba Mehmet Akbaş oğlu Müslüm'ün yarışmaya gitmemesi için uyurken saçlarını kesmesi bile engel olamamıştır Müslüm Gürses'e. Yarışmaya katılmıştır. Ve o Ses yarışmasından birinci olmuştur. Gürses olan Soy isminide o zamanlar almıştır.
Bir müddet o çay bahçesinde çalışmış daha sonra yine asıl mesleği olan terziliğe geri dönmüştür. Küçük terzihanede ekmek parasını kazanırken o meşhur şarkısında söylediği gibi "Talih Kuşu Bir Günde Şaşırır Bize Konar" Sözü gerçek olmuştur. Talih kuşu şaşırmış Müslüm Gürses'i o terzihaneden alıp bizlere getirmiştir. Mehmet isminde arkadaşı alır birgün Müslüm Gürses'i bir gazinoya götürür. Çünkü o gün o gazinonun assolisti Sadık Altınmeşe hastalanmış ve sahneye çıkamayacaktır. Mikrofon Müslüm Gürses'i beklemektedir. Müslüm Gürses o mikrofonu eline alır bir dahada asla bırakamaz.
Morg'dan plakçılar çarsısına;

Tarsus - Adana yolunda bir araba kaza yapar. Şoför ölür yanındaki taşralı delikanlı ise öldü zannedilip morga kaldırılır. O Delikanlı Müslüm Gürses'tir.

Konserlerimden fikren mağlup birileri çıkıp kendini paralıyor çiziyor kesiyor... Oysa müzik gökten inen bir melektir. Neden yapıyorlar anlamıyorum. Beni buna neden alet ettiklerini de hiç anlamıyorum...

MÜSLÜM GÜRSES

70'lerin ortalarıydı.... Şöhretin kıyısına adım attığı yıllar... İlk plağını henüz doldurmuş acılı hayatlarla yeni yeni tanışmıştı; acılı hayatlar'da onunla...

O günlerde ne yüzbinlik gülhane konserlerinin yıldızıydı ne de jiletli fanatiklerin kahramanı... "Arabesk Yıldız Avcısı" Yeşilcam yapımcılarının da dikkatini çekmemişti henüz. Unkapanı'ndaki arabesk müzik piyasasının "Şöhrete Giden Yolu Arayan" genç yeteneklerinden biriydi sadece. Sık sık Anadolu turnelerine çıkıyor kalabalık kadrolu konserlerde özel yorumu ve sahne sıcaklığıyla sivrilmeye çalışıyordu kendince. Bir Gece... Evet yorgun ve uykusuz geçen turneler sonrasında bir gece vakti Tarsus - Adana yolunda içinde bulunduğu otomobil paramparça olur. Direksiyon başında uyuya kalan şoför kaza anında ölmüş kendisi ise gözlerini morgda açmıştı!... Evet evet... Çünkü başı ve vücudu o kadar darbe almıştı ki bu yüzden öldü diye morga kaldırılmıştı.

Ancak son anda farkedilip ameliyata alınmış un ufak olan alın kemiği adeta yeniden yapılmıştı. İşte... Bu kazadan sonradır ki hayatında çok şey değişti.

Bir anlamda ölümün soğukluğunu hissedip yeniden yaşama dönen bu genç adam için hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı artık...
KOKULARI HİSSETMİYOR

Kulağı az işitecek yavaş konuşacak koku alamayacak hatta en güzel kokuyu bile ispirtodan ayırt edemeyecekti. bu arada günlük yaşamında çok dikkatli hareket etmek zorunda kalacaktı. Yani kafasına alacağı en ufak darbede kör kalma hatta ölüm korkusuyla yaşayacak; Üstüne üstlük hiç dinmeyen baş ağrıları hayatı boyunca onu terketmeyecekti... İşte belki de o kaza günlerinden kalmadır ki hep kader diyecek hep keder diyecek hep ölüm diyecek hep acılardan bahsedecek sahnede de hep ağır takılacaktı!...
Ve belki'de tüm bu "kederli ve kaderli" şarkılar sonucunda varoşlardaki kaybedenlerin sesi olacaktı. "Hasta Düştüm Allahım""Ulu Tanrım Bu Ne Çile" diyecek "Bu Kadar İşkence Günah" diye haykıracak "Yeter Tanrım Yeter" diye yakaracaktı. Tüm bu şarkılar ağır hasarlı bir trafik kazası kurbanının ifade biçimiydi aslında. Hep damardan dile getirdiği ifade biçimi...Öyle ya yıllar sonra

"Aklımdan çıkmıyor veda edişin
Bütün Duygularım Ağır Yaralı
Beni Kalbimden Vurdu Veda Edişin
Bütün Duygularım Ağır Yaralı"

diye yorumladığı bir şarkıda acıları kayda geçirecekti zaten; Müslüm Akbaş olarak hayata başlayan Müslüm Gürses diye devam edip giden Müslüm Baba!... Evet...Seven de sevmeyen de farkında o kaybedenlerin şarkılarını söylüyor kaybedenlerin ve daima kaybedecek olanların...

Onun Sihrini ne sosyologlar ne sosyal psikologlar nede müzik araştırmacıları çözebiliyor. Hoş o da bilmiyor ya kaşla göz arasında parıldayarak uçan jiletin damarla buluşmasındaki sırrı. Ölüm ve kederi harmanladığı şarkılar da söylüyor; neşeyi umudu aktaran şarkılar da!

Ama sonunda hep o eziklerin sesini kente fısıldıyor. Yıllar var ki baba lakabını etiketine eksiksiz işliyor seyircisinden hem korkuyor hem alkışı bekliyor şarkılarını damardan okuyor kimi zaman yaşam biçimi müziğini dinleyenlerle örtüşüyor ama bazen de fire verip dinleyicisini kaybettiği oluyor. Desğiştiği hatta medyatikleştiği öne sürülse de yeni kentlinin müziğini yapmaya devam ediyor.!

Evet şimdi hikayemizi ön yargılarımızı beyninizin gizli kapaklı bir köşesine atarak ve ne savcı ne de avukat olmadan dinleyin!
rooney628 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 11.07.2008, 03:43   #2
 
tolgalatas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik: Eyl 2007
Mesajlar: 272
Konular: 1
Telefon: NOKİA 6600
müslüm baba
tolgalatas isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla
Geri git   MaxiCep.Com > Konu Dışı / Diğer > Biyografi Bölümü

Etiketler
gurses1953, muslum
Seçenekler
Benzer Konular
Konu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Atatük'ün tabutunun açıldığı gün (9 kasım 1953) JaNbErG Atatürk ve Atatürkçülük 16 28.10.2008 23:03
- Yarali Yüz ( Scarface ) - 1953 - TR Dublaj - 171mb - Al Pacino - nih@ttr Mobil Filmler 33 08.10.2008 18:05
Müslüm Gürses - Ask Tesadufleri Sever Salihyet Müzik 1 24.04.2006 09:39
Atatürk'ün Tabutunun Açıldığı Gün(9 Kasım 1953)... cepix Atatürk ve Atatürkçülük 17 02.03.2006 17:20



Şu Anki Saat: 00:25
Hosted By Vital Hosting
This Page was generated in 0.24 seconds with 9 queries using HP® Intel® Quad-Core Xeon™ Server
vBulletin® 3.7.4 Gold ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. - SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2008 Maxicep. All rights reserved.
"Taklitler, Asıllarını Yüceltir" 
Arama Motoru  Maxicep RSS Besleme  Alexa Toolbar indirin
Credit Cards | Online Advertising | Homeowner Loans | Free MP3 Download | Credit Cards UK| Alışveriş | Kadınlar Kulübü | Bursa Datacenter | Sanal Gezinti
Ayyas.Com | vbTech | UslanmaM | Main-Board | TekPlatform | Kadim Dostlar | iDo-FoRuM | MeleklerMekanı | Web Hattı | sohbet | chat | r10.net seo yarışması | Bakimliyiz | evden eve nakliyat