iceboy
Üye
Buzullar Eridiginde Her Yeri Su Basacak
Ingiliz hükümetinin hazirladigi son felaket raporuna göre iklim degisikliginin etkisi sanilandan daha ciddi olacak. Kuzey Buz Denizi ortadan kaybolacak; kutup ayilarinin soyu tükenecek...
Dünya SOS veriyor - Önay Yilmaz | Fatih Türkmenoglu
Küresel isinma, etkisini en çok Kuzey Kutbu'nda hissettiriyor. NASA'nin uydu fotograflarini inceleyen bilim adamlarina göre, buzullardaki erime hizlandi. Norveç'te açiklanan bir arastirmanin sonuçlarina göre de 100 yil içinde kuzeyde hiç buzul kalmayacak.
Rapora göre, 1960'lardaki kirlenme buzullarin yüzde 20'sini eritti. Sadece 2005'te Alaska büyüklügünde bir buzul alani ortadan kayboldu. 300 bilim adaminin yürüttügü arastirma sonuçlarina göre, Kuzey Kutbu'ndaki isinma dünyanin geri kalanindan iki kat daha hizli.
Bilim adamlari, küresel isinmanin neden oldugu buzul erimeleri ile okyanuslardaki su miktarinin artacagini, bunun sonucunda da deniz seviyesine yakin bölgelerin sular altinda kalacagini ve seller yasanacagini belirtiyor.
Isinan su buzullari eritiyor
Küresel isinmanin buzullar üzerinde etki göstermesinin nedeni buzlarin beyaz olmasi. Beyaz renk günes isinlarini yansitiyor. Yansiyan isinlar daha koyu renkte olan okyanus ve karalar tarafindan emiliyor. Bu da okyanus sularinin daha çok isinmasina sebep oluyor. Isinan okyanus buzullari eritiyor. Bu erime önce dünyada bir soguma dönemi, ardindan da kuraklik getirecek.
Amerikan, Ingiliz ve Avustralyali bilim adamlari ortak bir raporla, dünyanin 10 yil sonra çevre felaketleri açisindan geri dönülemez noktaya gelecegini duyuruyor.
Son felaket raporu
Ingiliz hükümeti tarafindan yayimlanan bilimsel bir raporda da, iklim degisikliginin düsünülenden daha ciddi etkilerinin olabilecegi uyarisinda bulunuldu. Sera gazi saliminin "tehlikeli" seviyesinin altinda tutulmasinin ise çok küçük bir sans oldugu belirtildi.
Raporda, sera gazlari (karbondioksit, ozon, metan, azotoksit, kloroflorokarbon, su buhari) saliminin artmasiyla atmosferin sicakliginin 2 derece yükselmesinin Grönland'in buz tabakasinin erimesini tetiklemesinden endise edildigi vurgulandi. Grönland'in erimesinin 1000 yil içinde denizlerin seviyesinin 7 metre yükselmesine neden olabilecegi uyarisi da yapildi.
En çok yoksul ülkelerin bunlardan etkilenecegi vurgulanan raporda, küresel isinmayla birlikte ortaya çikmasi olasi en önemli etkiler söyle siralandi:
- Tarimda verimin azalmasi ve özellikle Avrupa ile Rusya'da hasatlarda büyük düsüs
- Kuzey Afrika'nin çöllesmesiyle büyük oranda göç
- 2.8 milyar insanin susuzlukla karsi karsiya kalmasi
- Mercan resiflerinin yüzde 97'sinin yok olmasi
- Kuzey Buz Denizi'nin tamamen ortadan kaybolmasi ve kutup ayilarinin soylarinin tükenmesi
- Afrika ve Kuzey Amerika'da sitmanin yayilmasi
Sanayi devriminden önce atmosferdeki milyon birim basina karbondioksit partikül oraninin 275, su an ise 350 oldugu vurgulanan raporda, AB'nin atmosferin iki derece isinmasini engelleme hedefine ulasilabilmesi için bu oranin 450'de veya daha altinda sabitlenmesi gerektigi kaydedildi.
Ingiliz hükümeti, bu raporu yayimlarken, ABD'nin ise, sera gazina karsi önlem isteyen NASA'nin bir numarali iklim uzmani Goddard Uzay Arastirmalari Enstitüsü Baskani James E. Hansen'in konusma yapmasini ve yazi yazmasini da engelledigi ileri sürüldü.
Milyarlarca insan ölecek
Prof. James Lovelock, "Yüzyil bitmeden, aramizdan milyarlarcasi ölecek ve geriye kalan pek az sayidaki üreyen çift, iklimin yasanabilir oldugu kuzey kutbu bölgesinde varligini sürdürecek" diyor
Atmosfere yaydigi sera gazi miktariyla ABD basi çekiyor. Onu sirasiyla Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda, Irlanda, Hollanda, Danimarka, Çek Cumhuriyeti, Belçika, Almanya, Norveç, Ingiltere, Japonya, Yunanistan, Slovakya, Avusturya, Fransa, Letonya, Isveç ve Isviçre izliyor. Bu listede en alt sirada olan Isviçre bile kisi basina yilda 2 ton sera gazini atmosfere salmakta. Yunanistan'da ise bu deger 3 tona yakin.
Yakinda komaya girecek
Gezegenimiz, üç küsur milyar yillik ömrünün büyük bölümünde, tipki bir hayvanin yaptigi gibi, sagligini korudu ve hayata uygun sekilde yasadi. Günesin yasami biraz zorlastiracak kadar sicak oldugu bir dönemde dünyayi kirletmeye baslamis olmamiz bir talihsizlikti.
Gaia'nin atesini yükselttik; yakinda durumu kötülesecek ve komaya benzer bir duruma girecek. Tabiat Ana bu duruma daha önce de düsmüs ve düzelmisti, ama iyilesmesi 100 bin yildan fazla zaman almisti. Bunun sorumlusu bizleriz ve sonuçlarina da katlanacagiz: Yüzyil ilerledikçe sicaklik iliman bölgelerde 8, tropiklerde ise 5 derece yükselecek...
Cehennemî bir iklim...
Ayakta kalmak, varligimizi sürdürmek için elimizden geleni yapacagiz, ama ne yazik ki Amerika Birlesik Devletleri'nin ya da Çin'le Hindistan'in büyüyen ekonomilerinin, zamaninda kisintiya gidecekleri ihtimalini göremiyorum. Ve sera gazi salimlarinin asil kaynagi da onlar. Yani, en kötüsü olacak ve geriye kalanlar da cehennemî bir iklime uyum saglamak zorunda kalacak.
Neyse, simdi cesur olalim, sadece insan ihtiyaç ve haklarini düsünmekten vazgeçelim ve yasayan yeryüzüne kötülük ettigimizi, tabiat anayla barismamiz gerektigini görelim artik. Bunu, henüz birbirimizle müzakere edecek gücümüz varken yapmaliyiz; zalim savas beylerinin güttügü kirik dökük bir insan güruhuna dönmeden. Her seyden önemlisi, Gaia'nin bir parçasi oldugumuzu ve Dünya'nin gerçekten bizim evimiz oldugunu hatirlamak zorundayiz
<span style="color:#3333FF">Türkiye'yi neler bekliyor?</span>
Kuraklik turizmi vuracak
Küresel iklim degisiminin Türkiye'ye etkilerini arastiran Prof. Dr. Mikdat Kadioglu, ülkemizi bekleyen önemli afetlerin sayisinin üç oldugunu belirterek, "Birincisi; içinde orman yanginlari, sicak hava dalgalari, tarimsal hasereler, kitlik barindiran kuraklik. Ikincisi; deniz suyu seviyesi, üçüncüsü de ani seller ve yildirimlar" dedi.
Kadioglu, iklimdeki degisimle Türkiye'yi neler bekledigini de özetle söyle siraladi:
- Kuraklik, turizmi ve turistik sehirleri olumsuz etkileyecek. Kuzeydeki isinma ülkemize gelisleri azaltacak.
- Deniz seviyesinin yükselmesi, cilt kanseri ve benzeri hastaliklar, deniz suyu kirliligi ve baliklarin kitlesel ölümleri de turizmi vuracak.
- Karadeniz'de su seviyesinin yükselmesi için yapilan tahmin 1.5 metreye kadar çikiyor. Deniz seviyesi 10 cm bile yükselse etkileri çok büyük olacak.
- Ülkemizde maalesef büyük bir nüfus kiyilara kayiyor. 50 milyon kisi, kiyilarimizdaki su seviyesinden kötü bir sekilde etkilenecek. Su seviyesi yükseldigi zaman kiyilardaki bütün yollar ve tesisler ayni Van Gölü'nün etrafinda oldugu gibi kötü sekilde etkilenecek.
- Siddetli yagislar, drenajlarimiz yetersiz oldugu için, bütün caddelerimizi, sokaklarimizi derelere dönüstürecek. Sehir sellerini daha sik yasayacagiz.
- Karadeniz'de findik yerine pamuk ziraatine baslanabilecek. Iç Anadolu çöllesecek.
PS. Alintidir...
Dünya SOS veriyor - Önay Yilmaz | Fatih Türkmenoglu
Küresel isinma, etkisini en çok Kuzey Kutbu'nda hissettiriyor. NASA'nin uydu fotograflarini inceleyen bilim adamlarina göre, buzullardaki erime hizlandi. Norveç'te açiklanan bir arastirmanin sonuçlarina göre de 100 yil içinde kuzeyde hiç buzul kalmayacak.
Rapora göre, 1960'lardaki kirlenme buzullarin yüzde 20'sini eritti. Sadece 2005'te Alaska büyüklügünde bir buzul alani ortadan kayboldu. 300 bilim adaminin yürüttügü arastirma sonuçlarina göre, Kuzey Kutbu'ndaki isinma dünyanin geri kalanindan iki kat daha hizli.
Bilim adamlari, küresel isinmanin neden oldugu buzul erimeleri ile okyanuslardaki su miktarinin artacagini, bunun sonucunda da deniz seviyesine yakin bölgelerin sular altinda kalacagini ve seller yasanacagini belirtiyor.
Isinan su buzullari eritiyor
Küresel isinmanin buzullar üzerinde etki göstermesinin nedeni buzlarin beyaz olmasi. Beyaz renk günes isinlarini yansitiyor. Yansiyan isinlar daha koyu renkte olan okyanus ve karalar tarafindan emiliyor. Bu da okyanus sularinin daha çok isinmasina sebep oluyor. Isinan okyanus buzullari eritiyor. Bu erime önce dünyada bir soguma dönemi, ardindan da kuraklik getirecek.
Amerikan, Ingiliz ve Avustralyali bilim adamlari ortak bir raporla, dünyanin 10 yil sonra çevre felaketleri açisindan geri dönülemez noktaya gelecegini duyuruyor.
Son felaket raporu
Ingiliz hükümeti tarafindan yayimlanan bilimsel bir raporda da, iklim degisikliginin düsünülenden daha ciddi etkilerinin olabilecegi uyarisinda bulunuldu. Sera gazi saliminin "tehlikeli" seviyesinin altinda tutulmasinin ise çok küçük bir sans oldugu belirtildi.
Raporda, sera gazlari (karbondioksit, ozon, metan, azotoksit, kloroflorokarbon, su buhari) saliminin artmasiyla atmosferin sicakliginin 2 derece yükselmesinin Grönland'in buz tabakasinin erimesini tetiklemesinden endise edildigi vurgulandi. Grönland'in erimesinin 1000 yil içinde denizlerin seviyesinin 7 metre yükselmesine neden olabilecegi uyarisi da yapildi.
En çok yoksul ülkelerin bunlardan etkilenecegi vurgulanan raporda, küresel isinmayla birlikte ortaya çikmasi olasi en önemli etkiler söyle siralandi:
- Tarimda verimin azalmasi ve özellikle Avrupa ile Rusya'da hasatlarda büyük düsüs
- Kuzey Afrika'nin çöllesmesiyle büyük oranda göç
- 2.8 milyar insanin susuzlukla karsi karsiya kalmasi
- Mercan resiflerinin yüzde 97'sinin yok olmasi
- Kuzey Buz Denizi'nin tamamen ortadan kaybolmasi ve kutup ayilarinin soylarinin tükenmesi
- Afrika ve Kuzey Amerika'da sitmanin yayilmasi
Sanayi devriminden önce atmosferdeki milyon birim basina karbondioksit partikül oraninin 275, su an ise 350 oldugu vurgulanan raporda, AB'nin atmosferin iki derece isinmasini engelleme hedefine ulasilabilmesi için bu oranin 450'de veya daha altinda sabitlenmesi gerektigi kaydedildi.
Ingiliz hükümeti, bu raporu yayimlarken, ABD'nin ise, sera gazina karsi önlem isteyen NASA'nin bir numarali iklim uzmani Goddard Uzay Arastirmalari Enstitüsü Baskani James E. Hansen'in konusma yapmasini ve yazi yazmasini da engelledigi ileri sürüldü.
Milyarlarca insan ölecek
Prof. James Lovelock, "Yüzyil bitmeden, aramizdan milyarlarcasi ölecek ve geriye kalan pek az sayidaki üreyen çift, iklimin yasanabilir oldugu kuzey kutbu bölgesinde varligini sürdürecek" diyor
Atmosfere yaydigi sera gazi miktariyla ABD basi çekiyor. Onu sirasiyla Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda, Irlanda, Hollanda, Danimarka, Çek Cumhuriyeti, Belçika, Almanya, Norveç, Ingiltere, Japonya, Yunanistan, Slovakya, Avusturya, Fransa, Letonya, Isveç ve Isviçre izliyor. Bu listede en alt sirada olan Isviçre bile kisi basina yilda 2 ton sera gazini atmosfere salmakta. Yunanistan'da ise bu deger 3 tona yakin.
Yakinda komaya girecek
Gezegenimiz, üç küsur milyar yillik ömrünün büyük bölümünde, tipki bir hayvanin yaptigi gibi, sagligini korudu ve hayata uygun sekilde yasadi. Günesin yasami biraz zorlastiracak kadar sicak oldugu bir dönemde dünyayi kirletmeye baslamis olmamiz bir talihsizlikti.
Gaia'nin atesini yükselttik; yakinda durumu kötülesecek ve komaya benzer bir duruma girecek. Tabiat Ana bu duruma daha önce de düsmüs ve düzelmisti, ama iyilesmesi 100 bin yildan fazla zaman almisti. Bunun sorumlusu bizleriz ve sonuçlarina da katlanacagiz: Yüzyil ilerledikçe sicaklik iliman bölgelerde 8, tropiklerde ise 5 derece yükselecek...
Cehennemî bir iklim...
Ayakta kalmak, varligimizi sürdürmek için elimizden geleni yapacagiz, ama ne yazik ki Amerika Birlesik Devletleri'nin ya da Çin'le Hindistan'in büyüyen ekonomilerinin, zamaninda kisintiya gidecekleri ihtimalini göremiyorum. Ve sera gazi salimlarinin asil kaynagi da onlar. Yani, en kötüsü olacak ve geriye kalanlar da cehennemî bir iklime uyum saglamak zorunda kalacak.
Neyse, simdi cesur olalim, sadece insan ihtiyaç ve haklarini düsünmekten vazgeçelim ve yasayan yeryüzüne kötülük ettigimizi, tabiat anayla barismamiz gerektigini görelim artik. Bunu, henüz birbirimizle müzakere edecek gücümüz varken yapmaliyiz; zalim savas beylerinin güttügü kirik dökük bir insan güruhuna dönmeden. Her seyden önemlisi, Gaia'nin bir parçasi oldugumuzu ve Dünya'nin gerçekten bizim evimiz oldugunu hatirlamak zorundayiz
<span style="color:#3333FF">Türkiye'yi neler bekliyor?</span>
Kuraklik turizmi vuracak
Küresel iklim degisiminin Türkiye'ye etkilerini arastiran Prof. Dr. Mikdat Kadioglu, ülkemizi bekleyen önemli afetlerin sayisinin üç oldugunu belirterek, "Birincisi; içinde orman yanginlari, sicak hava dalgalari, tarimsal hasereler, kitlik barindiran kuraklik. Ikincisi; deniz suyu seviyesi, üçüncüsü de ani seller ve yildirimlar" dedi.
Kadioglu, iklimdeki degisimle Türkiye'yi neler bekledigini de özetle söyle siraladi:
- Kuraklik, turizmi ve turistik sehirleri olumsuz etkileyecek. Kuzeydeki isinma ülkemize gelisleri azaltacak.
- Deniz seviyesinin yükselmesi, cilt kanseri ve benzeri hastaliklar, deniz suyu kirliligi ve baliklarin kitlesel ölümleri de turizmi vuracak.
- Karadeniz'de su seviyesinin yükselmesi için yapilan tahmin 1.5 metreye kadar çikiyor. Deniz seviyesi 10 cm bile yükselse etkileri çok büyük olacak.
- Ülkemizde maalesef büyük bir nüfus kiyilara kayiyor. 50 milyon kisi, kiyilarimizdaki su seviyesinden kötü bir sekilde etkilenecek. Su seviyesi yükseldigi zaman kiyilardaki bütün yollar ve tesisler ayni Van Gölü'nün etrafinda oldugu gibi kötü sekilde etkilenecek.
- Siddetli yagislar, drenajlarimiz yetersiz oldugu için, bütün caddelerimizi, sokaklarimizi derelere dönüstürecek. Sehir sellerini daha sik yasayacagiz.
- Karadeniz'de findik yerine pamuk ziraatine baslanabilecek. Iç Anadolu çöllesecek.
PS. Alintidir...
