Sivrisinekler insanlığın düşmanı mı? konusu, Konu Dışı / Diğer / Belgesel forumunda tartışılıyor.
| ||||||||
| Ana Sayfa | Forum | Üye Ol / Register | Şifremi Unuttum | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| | #1 |
![]() | Sivrisinekler insanlığın düşmanı mı? Yeditepe Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Bedrettin Dalan üniversitelerinde sivrisinekleri tamamen yok edecek bir proje üzerinde çalıştıklarından bahsetti. Peki ekosisteme böyle bir müdahale yapmak doğru mu ? ![]() Sivrisinekler yok edilmeli mi? Yeditepe Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Bedrettin Dalan önceki gün üniversitelerinde yaptıkları kök hücre çalışmaları ile ilgili basın toplantısında insanlık için tehlike oluşturan sivrisinekleri tümüyle yok edecek çalışmaların üniversitede tamamlandığını söylemişti. Dalan ``Çalışmalar inşallah tamamen bittiğinde insanın bir düşmanı daha yer yüzünden yok olacak. Sivrisineğin larvasını tamamen yok eden çalışmalar bakteriyel çalışma ile bitirildi`` şeklinde konuşmuştu. Bölüm bünyesinde yapılacak çalışmalar için 60 milyon dolar yatırım yapıldığını kaydeden Dalan çalışmalar ilerledikçe yatırımlarının artacağını da eklemişti. Dalan`ın sivrisinekler ile ilgili yaptığı bu açıklama tam da arıların ve sineklerin birden bire kaybolmaları ile ilgili tartışmaların yaşandığı günlere denk gelince biz de bununla ilgili bir araştırma yaptık. Gerçekten sivrisinek türü yok edilmeli miydi? Bu insanlığın yararına bir girişim midir? Yaptığımız küçük bir araştırma sonucu gördük ki dünyada herhangi bir türün yok edilmesi tabiat dengesini baştan sona sarsacak sonuçlara yol açabilir. Zira Türkiye`nin bilim denilince ilk akla gelen kurumlarında Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu(TÜBİTAK)`ın resmi internet sitesinde `Sivrisineklerin doğaya sağladıkları fayda nedir? Daha doğrusu böyle bir faydaları var mıdır? onlar olması doğanın dengesi bozulur mu?` şeklinde sorulan bir soruya TÜBİTAK uzmanlarınca verilen cevapta aynen şu ifadeler yer almaktadır: `Bir canlının ekosistem içerisinde tanımlanabilecek rolüne besin ve enerji zinciri-ağları içerisinde bulunduğu yere ilişkilerinin bütününün kendisine biçtiği işe `niş` adı veriliyor. Bir canlı türünün yok olması eğer ekosistemde o*nun nişini doldurabilecek bir canlı bulunmuyorsa kesinlikle doğal dengede aksamaya sebep olur.` SİVRİSİNEKLER İNSANLIĞIN DÜŞMANI MI? TÜBİTAK`ın bu açıklamasında yaratılan her türün ekosistem denilen büyük tabiat düzeninde bir görevi ve yeri olduğu anlaşılıyor. Bazı görevler kesinlikle hayati önem taşırken bazılarının ise ikame edilebilir nitelikte olduğu görülmekte. Ancak suni bir şekilde ekosistemin herhangi bir birimine yapılacak bir müdahalenin riskleri de oldukça fazla. Zira kelebek etkisi gibi gayri fıtri küçük bir müdahale bile çok büyük felaketlere yol açabilmekte. Peki sivrisineklerin Bedrettin Dalan ve Yeditepe Üniversitesi`ndeki uzmanların belirttikleri gibi `insanlığın düşmanı` olduğu ve `tamamen yok edilmeleri gerektiği` doğru mudur? Daha da önemlisi sivrisineklerin varlığının sebep ve hikmeti nedir? Dilerseniz önce bu mikro canlıları bir tanıyalım. SİVRİSİNEKLERİN MÜTHİŞ YAPISI Bir sivrisinek basitçe baş gögüs ve karın kısmından oluşur. Başının iki yanında antenleri vardır. Erkek sivrisinekler dişileri kanat çırpma seslerinden tanıyabilirler. Göğüs kısmında kanatları ve 3 çift ayakları bulunur. Karınları ise o*nlara kendi ağırlıklarından fazla kan emme şansı tanıyacak biçimde esnek bir deriye sahiptir. Böylece şişerler ama patlamazlar. Kan emerek beslenen `sivrisinek` çok mükemmel bir pompalama mekanizması kullanır: Başının içi tümüyle kaslarla kaplı boşluklar şeklinde dizayn edilmiştir. Buradaki kaslar kasılıp gevşediklerinde sineğin borusunun iki ucu arasında 1-2 atmosferlik basınç farkı oluşur ve kan saniyede 5 metrelik bir hızla yükselmeye başlar. Bu yüksek akış hızına rağmen sivrisineğin ne borusunda ne de başka herhangi bir dokusunda tahribat ve çatlama olmaz. Çünkü kanın geçiş yaptığı tüm dokular kanın bu hızı ve basıncına dayanabilecek yapıda yaratılmıştır. `Sivrisinekler` vücutlarının altı katı kan emerler; bu 15 dakikada 300 mikrolitre kan demektir. Bu bir insanın aynı süre içinde 200 kilo su içmesine denktir. Tüm kan emiciler gibi ne zaman kan emmeyi durduracaklarını söyleyen sinir sistemine bağlı gerginlik algılayıcılarına sahiptirler. Sivrisineklerin yaşamak için şekere protein`e ihtiyaçları vardır. Bunu da bitki ve meyve sularından elde ederler. Kana ise yalnız dişi sivrisinekler muhtaçdırlar çünkü dişiler yumurta üretirler ve bunun için kana ihtiyaç duyarlar. Sivrisinek cilde en yakın olan damarı tespit ettikten sonra alt ve üst çene yardımıyla altı bıçaktan oluşan kesme sistemiyle deriyi derinlemesine keserler. Bu bıçaklardan birinden akıtılan sıvı dokuları uyuştururken aynı zamanda kanın pıhtılaşmasını engelleyerek kanın dişi sivrisineğin karnına doluşunu devam ettirir. BESİN ZİNCİRİNDE ÖNEMLİ YERİ VAR Burada en önemlisi ise sivrisineklerin besin zincirindeki yerleridir. Ekosistemde her türün besin zincirinde bir yeri vardır bu hayati bir önem taşır. İşte böylece kurbağalar balıklar kertenkeleler bukalemunlar kuşlar yarasalar ve böcek larvaları sivrisinek ve larvalarıyla beslenirler. Sivrisinekler hastalık bulaştırmada oldukça etkin olduklarından son yüzyıllarda sivrisineklerle mücadele etmek için kimyasal ve biyolojik bir çok yönteme başvurulmuştur. Yeditepe Üniversitesi`nin yaptığı çalışmada muhtemelen bu türden bir çalışmayı içermektedir. EKOSİSTEME MÜDAHALE EDERSEK NE OLUR? Prof. Dr. Orhan Kural`İnsanlığın Bencilliği ve Ekosistem` başlıklı bir makalesinde DDT denilen sivrisinekleri yok etmek için kullanılmış bir kimyasal ile ilgili şu ilginç olayı aktarır: `DDT 1874 tarihinde bir Alman Kimyacı Othmar Zeidler tarafından bulunduktan 65 yıl sonra İsviçre`li Kimyacı Müller tarafından `böcekleri yok ettiği anlaşılmış` ve bu kişiye bir de üstüne 1948`de Nobel ödülü verilmiş. Ne de olsa her şey insan için değil mi? Bakın neler oldu DDT`nin ilerleyen yıllardaki öyküsünde! Endonezya`nın Borneo Adası`nda Dünya Sağlık Örgütü`nce 1950`li yıllarda sıtmaya karşı DDT kullanıldı. İlk yıllarda çok başarılı (?) bir mücadele ile sivrisinekler ve sıtma hastalığı kontrol altına alınmış ancak bir süre sonra veba salgını ortaya çıkmış ve yerlilerin sazdan yaptıkları damları başlarına çökmeye başlamış. Bilimsel çalışmalar yapılmış ve DDT`nin tırtılların düşmanı olan faydalı böcekleri öldürdüğü anlaşılmıştır. Predatörleri ortadan kalkan tırtıllar çoğalmış sazları yemeğ e başlamışlar evlerdeki hamamböceklerinden bulaşan DDT beslenme yolu ile hamamböceklerinden kertenkelelere geçmiş ve o*nların da ölümüne neden olmuştur. Bu şekilde tüm ekosistem bozulmuş. Kedi popülasyonu azalınca bu defa adada fareler artmış ve veba salgını çıkmış. Sıtma hastalığı tedavi edilebilir ama ekosistem `asla`. Bakın daha sonra neler oldu ? Amerika`da yaşayan penguenlerde bile DDT bulundu. Atmosfer olayları ve deniz akıntısı ile bu zehirler Güney Kutbu`na kadar yayıldı. DDT hızlı bir kuş katili oldu çıktı. Özellikle kartal atmaca pelikan ve şahin gibi yırtıcı ve balık avlayıcı kuşların dokularında DDT birikiyordu. Böylece bu hayvancı kların yumurtalarının kabukları inceldi ve üreme şansları azaldı. Ormanların DDT ile -lanması sonucu burada yuva yapan ateş karıncaları tamamen yok oldu. Ormanlık alanlardan nehirlere taşınan DDT burada bulunan sazan ve alabalık topluluklarını etkilemiş ve somonların yarısı da can çekişerek ölmüştür. Sonunda bu zehrin uzun bir besin zinciri ile yolu ile `insan vücuduna` ulaşıp vücutta biriktiği de anlaşılmış ve ancak keşfinden 30 yıl sonra önce DDT denen zehire Nobel ödülü veren İsveç`te ardından da tüm dünyada kullanımı yasaklanmıştır.` BİR DAHA DÜŞÜNÜN İşte ekosisteme yapılan basit bir müdahalenin yol açabileceği sonuçları bir bilimadamının sözlerinden dinledik. Şimdi sormak gerekiyor sivrisinekleri gerçekten tamamen yok etmek istediğinizden emin misiniz? Umut Yavuz Konu Fairy tarafından (22.10.2008 Saat 18:04:50 ) değiştirilmiştir.. |
| |
| | #2 |
![]() | herşey kararında güzeldir doğada yok edeceğimiz herşey(insan sağlığına yararlı ve ya zararlı)ekolojik döngüde bir yeri var ve bu denge bozulduğunda maalesef en büyük zararı biz insanlar görüyoruz örneğin kuş giribi yüzünden tavukları canlı canlı yaktılar sonra kene üredi herşey yerli yerinde olması gerek bence.. |
| |
| | #3 |
![]() | nefret ediyorum sivrisinekten ölmesi çok çok yararımadır!! |
| |
| | #4 |
![]() | onlarda boşuna yaratılmamış ama |
| |
| | #5 |
![]() | Her yaratılan canlı ekosistemde önemli bir yer alır. Dünyadaki hiçbir türün yokedilmesi yararımıza olmaz... |
| |
| | #6 |
![]() | Kainattaki her canlı, bir sebep bir vazife doğrutusunda yaratılmıştır ve yaratılan herşey başıboş, nizamsız, intizamsız değildir. Hepsi netice itibari ile bir zincirin halkaları gibidirler. Bu halkalardan bir tanesine zarar gelecek olsa veya gelse, o hassa denge zedelenir ve ileride önüne geçilemez felaketlere yol açar. Kaldı ki yaratılmış her şey bir Kudret eli ile çekilip çevrilmekte, belirli bir düzende hareket etmekte. Gelgelelim ki insanın ihtirası ve bitmek bilmeyen 'benim' olsun diyerek uğruna kan akıttığı mülk hırsı bu küçük kuşcuklarında ( sivri sineklerin ) düzenini bozmuştur. Şehirleşmele için batıklar kurutmadıkmı, verimli tarlaları beton yığınlarına cevirmedik mi, atıklarımız ( sözde medeniyet ) doğayı mahvetmedi mi ..... işte biz insan oğlu bu küçük kuşcuklarında hayatını mahvettik. Oysa tek amacı insana hizmet olan bu yaratıkların suçu ne? Hem hiç birşey yoktur ki Yaratan' ın Emri haricinde hareket etsin!! bence tehlikeli bir yaklaşım olacaktır. birkez daha düşünmelerini tavsiye ederim. saygılarımla |
| |
| | #7 |
![]() | tüm sivrisineklere ölüm |
| |
| | #8 |
![]() | Her canlının ekosistemde ayrı ayrı önemi vardır...Sivrisinekler yok edildiğinde bu döngüde ciddi manada bozulmalar olur..çünkü birçok canlı sivrisineklerden besleniyor.. Evet insanlara zararı olabilir sivrisineklerin ama uzmanın dediği gibi "Sıtma hastalığı tedavi edilebilir ama ekosistem `asla`." |
| |
| | #9 |
![]() | Sonucta onların üstlenmiş oldukları bir görev var ve bunu yapmak zorundalar.İlahi emrin dısına cıkmaları ne mümkün |
| |
| | #10 |
![]() | Her canlının Ekosistemde mutlaka bir yeri var.. Bu sistemden herhangi bir türün eksilmesi durumunda illaki doğal denge bozulur diye kural yok.. Örneğin keleynak kuşları.. şu an nesli tükenmekte olan bir kuş.. günümüzde yüzlerce tür ekolojik denge içinden çıkıyor.. yani nesli tükeniyor.. Ama doğa yine canlılığını sürdürüyor. Sivrisinekler besin zincirinde bir halka.. kendisinden daha büyük canlılar için bir besin kaynağı.. sivrisineği yiyen canlı sadece onu yemiyor.. onun gibi bir çok türüde yiyiyor. yani sivrisinek bu canlının menüsünden çıksa ne olur. ? Şahsi fikrim; hiç bir şey olmaz.. çünki başta AİDS, HEPATİT olmak üzere bir çok ölümcül bulaşıcı hastalığın önü kesilmiş olur.. Daha önce menüsünde sivrisinek olan canlı varsın başka bir böcük yesin... Önemli bir nokta.. yukarıdada belirtildiği gibi eğer sadece sivrileri yok edecekse.. pek problem yok gibi.. fakat DDT gibi başka canlılara dolaylı zarar verecekse uygun bir yok etme yöntemi olmayabilir.. |
| |
![]() |
| ||||||
Sivrisinekler insanlığın düşmanı mı? başlığı, Konu Dışı / Diğer / Belgesel kategorisinde konuşuluyor..
| Seçenekler | |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| işte insanlığın en büyük gizemi.. | canturgay | Konu Dışı | 14 | 28.03.2008 22:34:02 |
| Sivrisinekler Niçin Sokar | Shinigami | Konu Dışı | 2 | 05.02.2008 23:47:42 |
| Sivrisinekler Niçin Sokar :) | prince of hell | Konu Dışı | 7 | 18.08.2005 23:49:54 |
| Copyright ©2004 - 2009, Maxicep® - Her hakkı Saklıdır. | Forum Software by vBulletin® 3.8.2 ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd. | |
| Forum Kurallarımız | Gizlilik Bildirimi | İletişim | Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0 ©2009, Crawlability, Inc. | |
Hosted by Vital Hosting Datacenter | ||
|
"Taklitler, Asıllarını Yüceltir" |