Müzik Hakkında Acele Yardım Lütfen


van_hoijdonk

van_hoijdonk

Emekli Yönetici
    Konu Sahibi
Arkadaşlar;


Dizi-film-belgesel müzikleri hakkında bir yazı lazım bana.. Ama baştan sağma kısa bir yzı değil.. Tarihsel gelişimi kimler geldi kimler geçti vs şuanki durumu gibi...


Yarına yapamazsam müzikten 0 alacam yardım edin...
 

DefectoR

Necmettin abiye niye sormuyorsun??? bu konuda en güzel yardımı ve bilgileri o verebilir diye düşünüyorum, zira kendi branşı ile ilgili bi konu bu
 
van_hoijdonk

van_hoijdonk

Emekli Yönetici
    Konu Sahibi
Valla kim biliyorsa veya yardımcı olabilecekse herkes kabulum..


O yüzden hala aramadayım..
 

sambadisakkarit

Üye

"Aynı dönemde sinema sektörüne baktığımızda" cümlesi ile başlayan paragraftan itibaren ilk film müziğinin doğuşuna dair önemli bilgiler yeralıyor.


Buradan da Savaş sonrası psikolojinin etkilerine dair birkaç ipucu bulabilirsin.


Film ve dizi müzikleri üzerine Cahit Berkay ile yapılmış bir röportaj.


Türk film müzik sektörünün tüketim olgusuna erişmesine dair birkaç ipucu.


Son güne ne bırakırsın böle şeyleri hoydonkçum.
 

sambadisakkarit

Üye
Hoydonkçum ne oldu? Sıfır mı aldın?
 

sambadisakkarit

Üye
Aldın mı? Almadın mı? Aldın mı? Almadın mı?
 
van_hoijdonk

van_hoijdonk

Emekli Yönetici
    Konu Sahibi
Bunlar işime yaramadı.. Genel olarak lazım bana burada röpartaj var..


Mesela 1960-1980 arası müzikte şu akım vardı ve bu şöle şöle oldu gibi lazım..


Çarşamba hoca gelmedi yarına kaldı bakalım arıyorum hala..
 

sambadisakkarit

Üye


Bu kitabı satın alman ya da fotokopi çektirmen gerek o zaman.
 
ChavRash

ChavRash

Emekli Yönetici
TÜRK HALK MÜZİĞİ

Eski Türkler�in cenaze törenlerinde veya yuğ adını verdikleri şenliklerde kopuzla çalarak yaptıkları müzik, Türkler�in bilinen en eski müziğidir.

Türk Halk Müziği, adından da anlaşılacağı gibi, halkın içinden çıkmış ve en eski müziğimizdir. Kökeninin Orta Asya pentatonizmi (gamın bir derecesinin atlanmasıyla oluşmuş, geniş aralıklar) olduğu söylenir. Halen bazı Türk Halk müziği parçalarında, Orta Asya pentatonizmi görülür; ama bugünkü Türk Halk müziği heptatonik (gamın 7 sesini de kullanan) bir makam müziğidir. Sözlü parçalar gibi, sözsüz parçalar da genellikle bir buçuk oktavlık bir ses alanı (insan sesinin ortalama genişliği) içinde kalır.

Anadolu'da "ayak" diye bilinen bazı Halk Müziği makamları şunlardır: garip, kerem, bozlak, derbeder, müstezat, misket.

Türk Halk Müziğinde kullanılan telli çalgılar: bağlama (kopuzun türevi bir çalgıdır.), kabak kemane, kemençe vb.
Üflemeli çalgılar: kaval, mey, tulum, zurna vb.
Vurmalı çalgılar: davul, def, darbuka (dümbelek) vb.

Yirminci yüzyılın başında geniş bir derleme ve notalama çalışmaları başlatılmış, Cumhuriyet�le birlikte bu çalışmalar daha da yoğunlaşmıştır. 1941 yılında İstanbul radyosunda Muzaffer Sarısözen tarafından kurulan ünlü "Yurttan Sesler" korosu derlenen parçaları popüleştirmiştir.

Bugün 10.000'in üstünde halk ezgisi arşivlenmiştir.

KLASIK TÜRK MÜZİĞİ

Bugün Türk Müzigi diye adlandirilan Klasik Türk Müziginin kökeni sanildigi gibi Selçuklu ya da Osmanli Türklerine ait degildir. Abbasi, Celayirli ve Timurlu saraylarinda ilk dinleyicilerini bulmuştur. Batili müzikçilerin Islåm Müziği dediği bu tür, İran, Arap ve Türk topraklarında dinlenirdi. Ve oradan da Tüm Ortadoğu'ya yayıldı. Bu nedenle Klasik Türk Müziğinin kökeni Orta Asya değil, Ortadoğu�dur. Eski Mezopotamya ve Eski Mısır kabartmalarında ud, ney, bağlama veya tanbur benzeri müzik aletleri resimlerine rastlanır. İslåm Müziği diye bilinen bu müziğe Türklerden önce Araplar ve Yunanlılar katkıda bulunmuştur.

Türkler, Abbasi döneminde İslåm dinini benimseyip, Bağdat'daki bilim ve sanat etkinliklerine katıldıklarında, bu müzik kıvamını bulmuş durumdaydı. Herat'ta kurulan bir müzik okuluyla, müzikte rönesans gerçekleştirilmişti. Ama kuramci ve besteci olarak en ünlü Islåm müzisyenleri Türkler�den çıkmıştır.

Azerbeycan'da doğan Abdülkadir Meragi, yaşadığı dönemin (1350-1535) en büyük bestecisi sayılmıştır. Kitaplarında Türk Müziğindeki sesler (perdeler), diziler, makamlar, usuller, çalgılar, şarkı söyleme teknikleri ve eski müzisyenler hakkında bilgiler vermiştir. Kitaplarında ebcet notasıyla yazılmış melodiler de vardır.

Osmanlı Devleti 13. yüzyılın sonunda kurulmasına rağmen, müzikte varlık göstermeye başlaması 16. hatta 17. yüzyıldadır. Gerçi II. Murat (1405-1451) besteci olduğu için, Doğu Türkleri�nin Herat�ta gerçekleştirdigi rönesansin aynini Bursa�da gerçekleştirmek istemiş, yeni makamlar, çalgilar bulan bestecileri teşvik etmiştir; ama Bizans müziginin de etkisine girildiginden Osmanli uslübü hemen gelişememiştir. Tâ ki Buhurizade Itri"ye kadar"

Itri, IV. Mehmet döneminde (1648-1687), hanende olarak saraydaki fasıl heyetine alındı. Uzun yıllar Enderun da ders veren Itri, iyi de bir hattattı. Abdülkadir Meragi"yle birlikte Türk Müziğinin en büyük 2 bestecisinden biridir. Günümüze sadece on üç beste, iki kâr, sekiz ağırsemai, bir saz semaisi ve on dini eseri ulaşabilmiştir. "Tuti-I mucize guyem ne desem laf değil" mısraıyla başlayan segâh yürük semaisi en ünlü eseridir.

Osmanlı tarihinin 1718-1730 arasındaki dönemi Yahya Kemal Beyatlı tarafından "Lale Devri" olarak adlandırılmıştır. Osmanlı sarayında müzik önemini hep korumuştu; ama herkesi bir zevk ve eğlence hummasının sardığı Lale Devri'nde, müzik birinci plâna çıkmıştır. Eski bestelerde görülen koyu hüzün yavaş yavaş yerini daha şen ve şuh bir uslüba dönüşür.

III. Selim ve II. Mahmut dönemi Türk Müziğinin Altın Çağı diye anılır. Çünkü başta III. Selim ve Türk Musikisinin son büyük üstadı İsmail Dede Efendi olmak üzere, Sadullah Ağa, Şakir Ağa, Hafız Mehmet Efendi gibi büyük besteci ve nota mücidi kuramcılar bu dönemde yaşamış ya da yetişmişlerdir. 19. yüzyılda ünlü olmuş Zekai Dede Efendi, Hacı Arif Bey (romantik dönem onunla başlamıştır.), Şevki Bey ve Muallim İsmail Hakkı Bey gibi besteciler de Altın Çağ dan yetişmeydiler.

Yirminci yüzyilin en büyük şarki bestecileri Lemi Atli ve Selahattin Pinar olarak gösterilir. Tambur, kemençe, lavta ve viyolonsel virtüözü olan, en parlak peşrev ve saz semailerini besteleyen Tamburi Cemil Bey "benzeri görülmemis" diye anılmaktadır. Klasik Türk müziğini, Balkan ezgilerini, Halk müziği motiflerini ve Klasik Batı müziğinin motiflerini ustaca bir araya getirmiştir. Udi Nevres Bey de etkilemişti; öyle ki Nevres Bey, udda yepyeni bir uslüp geliştirmişti. Refik Fersan, oglu Mesut Cemil, Ruşen Kam, Niyazi Sayin, Necdet Yaşar da onun çizgisini sürdürmüş ve ona �rehberi musiki� demiş bestecilerdir.

Türk Müzigi çalgilari kanun, tambur ve udda görülen küçük degişiklikler dişinda yüzyillar boyu degişmemişlerdir. Yayli çalgilar olarak: rebap, keman, viyolonsel ve konturbas; mizrapli çalgilar olarak: ud, kanun, tambur ve santur; üflemeli çalgilar olarak: ney, musikâr, girift, zurna ve klarnet; vurmali çalgilar olarak: def, daire ve çeng kullanilmiştir.

[b]TASAVVUF MÜZİĞİ[/b]

Ibadetle bütünleşen müzik, dinî müzik olarak adlandirilan cami müzigidir. Tarikat ayinleriyle bütünleyen müzige ise Tasavvuf Müzigi denmiştir.

Cami müzigi insan sesidir. Ilahi, tilâvet, ezan, kamet, salat, mevlit ve kasideler bu tür müziktir. Oysa Tasavvuf'ta çalgılar, insan sesini destekler. Mevlevîlerin sema yaparken çaldıkları Ayin-i Şerif en ünlü Tasavvuf eseridir.

Cumhuriyet'le birlikte Tekke ve Zaviyeler kapatılınca, bu müziğin gelişimi durmuştur.

Tasavvuf Müziğinde çalgılar: tambur, ney, ud, kanun, mey ve kaval'dır.

CUMHURİYET DÖNEMİ ve ÇOK SESLİ MÜZİK

Cumhuriyetin ilk yıllarında, Batı Müziği'nin yaygınlaşmasıyla alaturkacılar-alafrangacılar' tartışması başlamıştı. Hüseyin Sadettin Arel ve Suphi Ezgi, alaturkacılar safında yer almalarına ve tek sesli müzikte eserler vermelerine rağmen, çok sesliliği Türk Müziği'nin kendi ses sistemine uygun armoni geliştirerek Arel-Ezgi Sistemi'ni yarattılar ve çok sesli eserler bestelediler.

Batı'lı devrimler bir bir gerçekleştirilirken, Atatürk, çok sesli bir Türk müziğinin oluşmasını istedi. İlk iş olarak 1924 yılında Mızıkayı Humayun'u Ankara'ya taşiyip, adini Riyaseticumhur Musiki Heyeti�ne dönüştürdü. Bugünkü Cumhurbaşkanligi Filarmoni Orkestrasi'nın temeli atılmış oldu.

İlk çok sesli müzik bestecileri, bu müziği Avrupa okullarında okumuş olan Türk Beşlileri diye anılan Cemal Reşit Rey, Ahmet Adnan Saygun, Ulvî Cemal Erkin, Necil Kazım Akses, Hasan Ferit Alnar�dır. Daha sonraki dönemde onları izleyen Bülent Arel, İlhan Usmanbaş, Nevit Kodallı, Ferit Tüzün, sayısız senfonik eserler yazdılar.

30'lu yıllarda Avrupa'da moda olan Charliston, 40'larda Tango, dansları ve müzikleriyle Türkiye'de de sevildi, dinlendi ve uygulandı. Bundan sonra Türk Popunun ayak sesleri başladi. Sonrasi malum.

Kaynak : Google ve dönence724.com

Umarım işine yarar.
 
midnight

midnight

Üye
Alttaki üç linke bak ''van'' linklerde bayağı bilgi var..



 
Haberci

Haberci

Üye
Ahmet bu linkler belki senin işini görür...

Hafif Batı Müziği’nden Türk Pop’una


60’lı yıllarda emeklemeye başlayan Türk Pop Müziği, 36 yıllık yolculuğunda ilginç evrelerden geçerek bugünlere geldi... 1990’larda ciddi bir biçimde kimlik arayışına giren Türk Pop Müziği bugün doğu ile batı motiflerini içinde barındıran renkli ve lezzetli bir müzik türüne dönüştü...



Ülkemizde popüler müzikten söz etmeye başlamak için 60'lı yıllara kadar uzanmamız gerekiyor. Gerçi o dönemlerde daha çok yabancı şarkılara Türkçe sözler yazılarak yola çıkılmıştı, ve hatta bunun etkilerini uzun yıllar tartışılmıştı, ama sonuçta o dönemlerde ‘‘Aranjman’’ veya TRT'ce ‘‘Türk Hafif Müziği’’ olarak adlandırılan müziğin yine de bu günkü pop'un temellerini attığını söyleyebiliriz.


60'lı yıllarda önce söz yazarlarına büyük görevler düştü. Bu alanın duayeni olan Fecri Ebcioğlu'yla Sezen Cumhur Önal'dı. Türkiye'nin gerçek anlamda ilk pop starının adı ise tartışmasız Erol Büyükburç'tu. İlginç sahne kostümleriyle, aranjmalarının yanısıra ‘‘Little Lucy’’ gibi besteleriyle o dönemin ilahı olmuştu. Büyükburç'u, 1964 yılında halen Türkiye'nin tek ‘‘Süperstar’’ ünvanlı yıldızı Ajda Pekkan izledi.


70'ler, geçikmeli de olsa Türkiye'nin rock müziğiyle tanıştığı yıllar oldu. Beatles bütün dünyayı sarsarken Türkiye'de de ‘‘Anadolu Pop’’ egemen olmaya başlamıştı. Moğollar, 3 Hürel, Erkin Koray, Cem Karaca, Fikret Kızılok ve Barış Manço o dönemin yıldızları olmuşlardı.


1980'e gelindiğinde pop müziğin kimlik arama sancıları doruk noktasına ulaşmıştı. Köyden kentte göçün yoğun bir biçimde yaşandığı ülkemizde Arap ezgileri kulaklarımıza yerleşmeye başladı. ‘‘Arabesk’’in lideri Orhan Gencebay Türkiye'nin ‘‘Orhan Abisi’’ olmuş, Ferdi Tayfur, Küçük Emrah, Müslüm Gürses'ler yok satmaya başlamıştı.


Bu dönem içinde Batı sazlarının egemen olduğu ‘‘gerçek’’ pop müzikten söz etmek mümkün değildi. Üç ünlünün çalışmaları hariç; Her dem dinleyici bulan Ajda Pekkan ve Nilüfer. Ve onların ardından ülkenin pop müziğini yönlendirecek ve değiştirecek olan Sezen Aksu.


Arabesk'in tahtını, benzeri motifleri kullanarak sarsmaya başlayan Aksu, 1990'larda listeleri altüst eden pek çok şarkıya yorumcu, besteci ve söz yazarı olarak imza atacaktı. 90'ların başında pop müziğin ilgi görmeye başlaması toplumun günlük yaşantısıyla ve toplumun yavaş yavaş değişen yaşam tarzıyla yakından ilgili oldu. Özel TV kanalların ve radyoların kurulmasıyla ‘‘poplaşma sürecinin’’ tam anlamıyla başladı.


Sezen Aksu'nun 1991'de ‘‘Hadi Bakalım’’ şarkısıyla başlayan bu yeni akım giderek her gün müzik dünyasına katılan yeni yeteneklerle ivme kazandı. Türkiye'nin en büyük pop ilahı tacını giyen genç, Tarkan oldu. Uluslararası platformda başarıdan başarıya koşan Tarkan pek çok yeni şarkıcı adayına da ilham kaynağı oldu.


Alt yapısında batı enstrümanlarını fazlasıyla barındıran Türk Pop Müziği 90'lı yılların içinde de çeşitli evrelerden geçmeye devam ediyor. Önceleri daha çok Batı'nın alt yapısına sığınan pop müzik daha sonra arayışlara girdi. Aynı yılın ortalarında daha yoğun bir kimlik arayışına giren Türk Pop Müziği etnik müziklerden de beslenmeye başladı.


Bir yandan Akdeniz'in çevresinde buluşan Yunanistan, İspanya, İtalya gibi komşu ülkelerin müzikleri, öte yanda Arap kökenli müzikler. Bir yanda Balkan müzikleri ve bir yanda da Anadolu'nun zengin müzik hazinesi. İşte tüm bunlarla bir sentez oluşturan pop müziğimiz giderek ‘‘adı belirsiz’’ bir müzik türüne dönüştü. Bütün bunlara karşın yine de dünyadaki pek çok ülkenin müziğinden daha zengin ve etkili olduğumuz bir gerçek.


90'lardan bu yana, eksikleri olsa da Türkiye'deki müzik potansiyelini daha iyi kavrayan bir müzik endüstrisine sahibiz. Hala yerleşmeyen Telif Hakları Yasası ve korsan kasetçilik, bu sektörün daha da verimli olmasını önlüyor. Altı yıl önce yabancı dev müzik firmalarının Türkiye pop pazarında yer almaları, ‘‘Batı kafasıyla’’ yayıncılık anlayışını getirdi.


Cumhuriyetimizin 75.Yılını kutladığımız bu günde, Türk Pop Müziği çağdaş dünyanın notalarını çalıyor, gücünü kendi insanın ve toprağının sesinden alıyor.



Uluslararası olmaya aday


Türkiye’den şimlerde Avrupa müzik listelerine de girmeyi başaran Tarkan, sesiyle olduğu kadar karizmatik kişliğiyle milyonlarca genç kızın rüyalarını süslüyor.



Sezen Aksu



Pop'un ana kraliçesi


‘Kaybolan Yıllar’ ile başlayan ilginç sanat serüveninde Türk pop müziğini yönlendiren en önemli isim Sezen Aksu oldu.





NİLÜFER



‘‘Güçlü bir yorumcu’’


Türkiye’nin en güçlü kadın seslerinden biri olan Nilüfer 25 yılı aşkın zirvedeki yerini koruyor.



Erol Büyükburç



Pop'un ilk ilahı


60’lı yılların en popüler isimlerinin başında Erol Büyükburç geliyordu. İlginç giyim tarzıyla aynı zamanda pop kültürünün önemli bir parçası olan ‘imaj’ meselesinin ilk uygulayıcısı.



Ajda Pekkan



İlk Süperstar sanatçımız


Yıllar ondan bir şey götüremedi... Yaptığı her şey bir pop ikonunda olması gerektiği gibi yapıyor.












 
van_hoijdonk

van_hoijdonk

Emekli Yönetici
    Konu Sahibi
Tamamda bunlar batı müziği falan..


Bana Belgesel-Dizi-Fim müziklerinin araştırması lazım ilk mesajda yazmıştım..
 
ChavRash

ChavRash

Emekli Yönetici
Dizi-Film müziğinin nereden geldiğini bilmiyorsun galiba ?

Sadece Türk Halk müziği ve sanat müziği Türk soyları tarafından geliştirildi, geri kalanların hepsi batı taraflarından ya da Araplardan alınmıştır.

Ayrıca Dizi-Film müziği diye bir müzik dalı yoktur, o tür müzikler her dal müzikten oluşturulabilir.
 
van_hoijdonk

van_hoijdonk

Emekli Yönetici
    Konu Sahibi
Valla bilemiyorum ama dizi-film-belgesel müzikleri gelişimi etkiler vs ödev dediler...


Ya şu müzik dersinden hala kurtulamadım nefret ediyorum..
 




MaxiCep.com internet sitesi 5651 Sayılı Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının m) bendi ile aynı kanunun 5. maddesi kapsamında BTK kurumu tarafından onaylı Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermektedir. İçerikler, ön onay olmaksızın tamamen kullanıcılar tarafından oluşturulmaktadır.

MaxiCep.com; Yer sağlayıcı olarak, kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriği ya da hukuka aykırı paylaşımı kontrol etmekle ya da araştırmakla yükümlü değildir.

MaxiCep.com’un yer sağladığı içeriğin 5651 Sayılı Kanun’un 8 ila 9. maddelerine aykırı şekilde; kişilik haklarınızı ihlal ettiğini ya da hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsanız Buradan yada [email protected] mail adresine e-mail göndererek iletişime geçerek bildirebilirsiniz.

Bildirimleriniz dikkatle ve özenle incelenmekte olup kişilik haklarınızın ihlali ya da hukuka aykırılığın tespiti halinde mevzuat kapsamında en kısa sürede işlem yaparak bilgi vereceğiz.
Üst Alt