Müslüman ve Kâfirlerin Ölen Çocukları Ahirette Nereye Gider?

  • 12 Ağustos 2017 18:37
  • 78 Okunma
  • 7 Cevap

0/5, 0 Oy
  1. Musluman ve Muşriklerin Küçük Yaşta (Buluğ Çağına ermeden) Ölen Çocuklarının Ahiretteki Durumu?

    Mu'minlerin Çocukları


    4842 ـ1ـ عن عائشةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا قالتْ: تُوُفِّىَ صَبِيٌّ. فَقُلْتُ: طُوبى لَهُ، عُصْفُورٌ مِنْ عَصَافِيرِ الْجَنَّةِ. فقَالَ رَسُولُ اللَّهِ #: أوََ تَدْرِينَ أنَّ اللَّهَ خَلَقَ الْجَنَّةَ وَخَلَقَ النَّارَ، فَخَلَقَ لهذِهِ أهًْ، ولهذِهِ أهًْ

    أخرجه مسلم وأبو داود والنسائي
    1. (4842)- . Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor:
    "Bir çocuk ölmüştü. Ben: "Ne mutlu ona! Cennet kuşlarından bir kuş oldu!" dedim.
    Aleyhissalâtu vesselâm: "Sen Allah'ın cenneti de cehennemi de yarattığını, beriki için de öteki için de ahali yarattığını bilmiyor musun?" buyurdular."
    (Muslim, Kader 30, (2662); Nesaî, Cenaiz 58, (4, 57); Ebu Davud, Sünnet 18, (4713)

    Bu hadis, buluğa ermeden vefat eden Müslüman çocukların ahiretteki durumu hakkında bir hüküm getirmektedir:
    Cennetlik mi, cehennemlik mi olacakları Allah'ın meşietine bağlıdır.
    Burada şunu belirtelim ki, Müslüman çocuklarıyla ilgili hüküm de munakaşa edilmiştir. Çünkü sadedinde olduğumuz hadis, "cennetliktir!" hükmüne ihtiyat getirmektedir. Bu sahih hadisi esas alanlar, bu meselede ihtiyatı tercih etmiş olurlar. Ancak mevzuya temas eden tek hadis bu değildir. Alimlerin büyük çoğunlukla hükme esas ittihaz ettikleri bir Ebu Hurayra hadisine göre, mu'min çocukları cennetliktir.
    قَالَ رَسُول اللَّهِ #: مَنْ مَاتَ وَلَهُ ثََثَةٌ مِنَ الْوَلَدِ لَمْ يَبْلُغُوا الْحِنْثَ كَان لَهُ حِجَاباً مِنَ النَّارِ اَوْ دَخَلَ الْجَنَّةَ
    "Kimin buluğa ermezden önce üç çocuğu vefat ederse bunlar o kimseye ateşe karşı bir perde olurlar. Yahut o kimse cennete girer."

    Kurtubî, bazılarının "Müslüman çocukların cennete gidecekleri hususunda ulemânın ihtilafı yoktur, icma ederler" dediğini kaydeder. Ancak Nevevî, bu meselede, kaydetmiş olduğumuz Ebu Hurayra rivayetine itibar edenlerin icmaından bahsedilebileceğini belirtir.
    (Kurtubî; "et-Tezkira"; c: 2, s: 328)

    Sadedinde olduğumuz Aişe (radıyallahu anhâ) hadisini esas alanlar bu hususta tevakkufu tercih etmişlerdir.
    Nevevî, bunlara şu cevabı verir: "Rasulullah'ın, Aişe'yi o hükümden men etmesi belki bu meselede delilsiz kesin hükme gitmiş olmasındandır veya, Rasulullah (aleyhissalâtu vesselâm), Müslüman çocukların cennetlik olduklarını bilmezden önce bu mudahaleyi yapmıştır."
    Yine İmam Nevevi -Allah ona rahmet etsin- şöyle de demiştir:
    "Sözüne itibar edilen müslüman âlimler, müslümanların çocuklarından her kim küçük yaşta ölmüşse, onun cennetlik olduğu konusunda ittifak etmişlerdir.Çünkü o çocuk dînen mukellef (sorumlu) değildir."
    (Nevevî; "Sahih-i Muslim Şerhi"; c: 16, s: 207).
    Maziri: "İhtilaf peygamber çocuklarının dışında kalanlar hakkındadır" demiştir.

    Musned-i Ahmed'de gelen bir rivayette :
    اِنَّ الْمُسْلِمينَ وَاَوَْدَهُمْ في الْجَنَّةِ وَإنَّ الْمُشْرِكِينَ وَاَوَْدَهُمْ في النَّارِ ثُمَّ قَرَأ وَالَّذِينَ آمَنُوا وَاتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُمْ
    "Müslümanların çocukları cennetliktir, muşrikler ve çocukları cehennemliktir."
    Sonra şu ayeti okudu. (Mealen): "İman edib de zurriyetleri de kendilerine tabi olanlar (var ya), biz onların nesillerini de kendilerine kattık" (Tur 2).
    Nitekim Hanbelî fakîhlerinden Kadı Ebu Ya'lâ İbn el-Ferrâ, Ahmed İbn Hanbel'in şöyle dediğini nakleder :
    Onların cennet ehli oldukları konusunda ihtilâf yoktur. İnsanlar arasında meşhur olan görüş de budur. Allah dilerse bizim kesin karâr vereceğimiz kanâat da budur.
    Şeyh Ebu Ömer İbn Abd'ul-Berr'in bazı bilginlerden naklederek onların bu konuda durakladıkları, bütün çocukların Allah Azze ve Celle'nin irâdesi altında bulundukları görüşünü serdettikleri tarzındaki kanâatına gelince :
    Ebu Ömer İbn Abd'ul-Berr'in ifâdesine göre bu görüşe; aralarında Hammâd İbn Zeyd, Hammâd İbn Seleme, Abdullah İbn Mubarak, İshâk İbn Rahuyeh ve diğerlerinin de bulunduğu hadîs ve fıkıh ehli bir topluluk kail olmuşlardır.
    Onlar derler ki: Bu husus İmâm Mâlik'in el-Muvatta'ında kader bahsinde çizdiği duruma benzer. Onun bu konuda îrâd ettiği hadîsler de böyledir.
    Mâlikîlerin çoğunluğu da bu görüştedir. Ancak İmâm Mâlik'den nass halinde bir şey vârid olmamıştır.
    Mâliki'lerden sonraki bilginler müslüman çocuklarının cennette olduklarını kabul etmişler, muşrik çocuklarının ise Allah'ın irâdesine bağlı olduklarını bildirmişlerdir.
    Ömer İbn Abd'ul-Berr'in sözü burada bitiyor. Ancak bu, gerçekten garîbdir. Ebu Abdullah el-Kurtubî de et-Tezkire isimli kitabında aynı şeyi zikreder. Allah en iyisini bilendir.

    Bu konuda Talha kızı Âişe'den mu'minlerin annesi Âişe'ye dayanan bir rivayet zikredilir. Âişe der ki:
    Peygamber Ansâr'dan bir çocuğun cenazesine çağırıldı. Ben dedim ki : Ey Allah'ın Rasulu, ona ne mutlu cennet serçelerinden bir serçe, kötülüğe ne uzandı ne de ulaştı.
    Bunun üzerine Peygamber buyurdu ki: Ya bundan başka bir şey ise ey Âişe? Doğrusu Allah cenneti yarattı ve insanlar babalarının sulbunde iken cennet ehlini halketti. Cehennemi yarattı ve insanlar babalarının sulbünde iken cehennem ehlini de yarattı.
    (Bu hadîsi Ahmed İbn Hanbel, Muslim, Ebu Dâvûd, Neseî ve İbn Mâce naklederler.)

    Bu konudaki sözlerin, gerçekten sahîh delillere dayanması îcâbeder. Ne var ki Şâri'in buyruklarını bilmeyen birçok kişiler de bu konuda söz etmektedirler. Bu sebeble bilginlerden bir çoğu bu konudan bahsedilmesini hoş karşılamamışlardır.
    Abdullah İbn Abbâs'tan, Ebu Bekr es-Sıddîk'ın oğlu Muhammed'in oğlu Kâsım'dan, Hanefiyye'nin oğlu Muhammed'den ve diğerlerinden böyle rivayet edilmiştir. İbn Hib-bân da Sahîh'inde Cerîr İbn Hâzim'den nakleder ki; o, şöyle demiş :
    Ebu Recâ el-Utâridî'nin Abdullah İbn Abbâs'ın minberde iken şöyle dediğini işittim :
    Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki : Bu ümmetin işi birbirine yaklaşıktır. Yeter ki çocuklar ve kader konusunda konuşmasınlar. İbn Hibbân bununla muşriklerin çocuklarını kasdettiğini söyler.
    Ebu Bekr el-Bezzâr, Cerîr İbn Hâzim kanalıyla aynı rivayeti naklettikten sonra; bir topluluğun Ebu Recâ kanalıyla bu hadîsi Abdullah İbn Abbâs'tan mevkuf olarak rivayet ettiklerini bildirir.
    (Ebu’l-Fida İsmail İbn Kesir, Hadislerle Kur’an-ı Kerim Tefsiri, Çağrı Yayınları: 9/4705-4714)
    Yine, İmam Ahmed (Allah ona rahmet etsin) bu konuda şöyle demiştir:
    "Müslümanların çocuklarının cennetlik oldukları konusunda (âlimler arasında) hiçbir görüş ayrılığı yoktur?" (İbn-i Kayyim'in, "Sunen-i Ebî Dâvud Hâşiyesi"; c: 7, s: 83).

    Muşriklerin Çocukları

    43 ـ2ـ وَعن ابْنِ عَبّاسٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُما قال: ] سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ # عَنْ أوَدِ الْمُشْرِكِينَ. فقَالَ : اللَّهُ إذْ خَلَقَهُمْ أعْلَمُ بِمَا كَانُوا عَامِلِينَ [.
    أخرجه الخمسة إ الترمذي
    2. (4843)- İbnu Abbas (radıyallahu anhumâ) anlatıyor: "Rasulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'dan muşriklerin çocukları hakkında sorulmuştu.
    "Allah onları yarattığı zaman ne yapacaklarını iyi biliyordu!" buyurdular."
    (Buhârî, Kader 3, Cenaiz 93; Muslim, Kader 23, 24, 26, 28, (2660); Ebu Davud, Sunnet 18, (4711); Nesâî, Cenaiz 60, (4, 59);Muvatta, Cenaiz 53; Ahmed b. Hanbel, II, 244. 253, 259, 315, 347, 393. 262,471.481.518; V, 73,410)
    Bu husus kesinlik kazandığına göre; insanlar muşriklerin çocukları konusunda değişik görüşler serdetmişlerdir :

    I- Muşriklerin çocukları cennettedirler.

    Buna Semure'nin naklettiği ve Peygamberin İbrâhîm Aleyhisselâm'ın yanında müslüman ve muşrik çocuklarının bulunduğunu bildiren hadîsini delil getirmektedirler. Bu hadîs Ahmed İbn Hanbel kanalıyla Hasnâ'nın amcasından nakledilmiştir.
    Yukarıda geçmişti: Bu istidlal sahihtir. Ancak imtihan ile ilgili hadîsler daha özel bir anlam taşır. Allah Teâlâ onlardan itaat edeceklerini bildiği kimselerin ruhunu öbür âlemde İbrahîm Aleyhisselâm'la ve fıtrat üzere ölmüş olan müslüman çocuklarla beraber kılar. İçlerinden Allah'ın emrine icabet etmeyeceklerini bildiklerini ise Allah Teâlâ kıyamet günü cehenneme gönderir. Nitekim imtihan hadîsi buna delâlet etmektedir. Eş'arî de Ehl-i Sünnet'ten bu görüşü nakletmiştir.
    Muşrik çocuklarının cennette olduğunu söyleyenlerden bir kısmı; bunların cennette serbest olduklarını ifâde ederken, bir kısmı da müslümanların hizmetçileri olacaklarını belirtirler. Nitekim Ali İbn Zeyd kanalıyla Enes'ten nakledilen hadîs bunu göstermektedir. Ancak Ebu Dâvûd et-Tayâlisi'ye göre bu hadîs zayıftır. Allah en iyisini bilendir.

    II- Muşriklerin çocukları babalarıyla birlikte cehennemde olacaklardır.

    Buna delil olarak da Ahmed İbn Hanbel'in Ebu Muğîre kanalıyla Ğutayfın kölesi Abdullah İbn Ebu Kays'tan naklettiği hadîsi göstermektedirler.
    O, Âişe'ye gelerek kâfirlerin çocuklarını sormuş, Âişe de demiş ki: Rasulullah (s.a.v.) onların babalarına tâbi olacaklarını söyledi. Ben; Ey Allah'ın Rasûlü amelsiz olarak mı? dedim.
    Rasulullah (s.a.v.) : Onların ne yapacaklarını Allah en iyi bilendir, buyurdu.

    Bu hadîsi Ebu Davud da Muhammed İbn Harb kanalıyla... Abdullah İbn Ebu Kays'tan nakleder ki; o, şöyle demiş:
    Âişe'den duyduğuma göre o; ben Allah'ın Rasulu'ne mu'nıinlerin çocuklarını sordum da; onlar babalarıyla beraberdirler, buyurdu. Ya muşriklerin çocukları? dedim; onlar da babalarıyla beraberdirler, buyurdu. Ben amelsiz mi? dedim; Allah onların ne yapacak olduklarını en iyi bilendir, buyurdu.

    Bu hadîsi Ahmed İbn Hanbel Vekî' kanalıyla Âişe'den (r.anha) nakleder ki; o, şöyle demiş : Ben Rasulullah (s.a.v.)'a muşriklerin çocuklarını hatırlattığımda; istersen sana onların cehennemdeki çığlıklarını işittirebilirim, dedi.
    Abdullah İbn İmâm Abnıed İbn Hanbel der ki: Osman İbn Ebu Şeybe Ali'den nakletti ki; o, şöyle demiş : Hadîce, Rasulullah (s.a.v.)a câhiliyye devrinde ölen iki oğlunun durumunu sorduğunda; onlar cehennemdedir, buyurmuş.
    Ali der ki: Peygamber, Hadîce'nin yüzündeki hoşnutsuzluğu görünce, sen onlann yerini görseydin onlardan nefret ederdin, buyurmuş. Hadîce; ya senden olan çocuklarım? deyince . Peygamber, onlar cennettedir, demiş. Çünkü mu'minler de, çocukları da cennettedirler, muşrikler de, çocukları da cehennemdedirler, diye eklemiş. Sonra şu âyeti okumuş : «îmân eden, soyları da îmânda kendilerine uyan kimselere soylarını da katarız. Onların işlediklerinden hiç bir şey eksiltmeyiz. Herkes kazancına bağlıdır.» (Tur, 21)
    Bu hadîs garîbdir. Çünkü râvîler arasında yeralan Osman, durumu meçhul bir kişidir. Onun rivayet ettiği râvi olan Zâ Zân ise Ali'ye ulaşmamıştır. Allah en iyisini bilendir.
    Ebu Dâvud da İbn Ebu Zaide kanalıyla Şa'bî'den nakleder ki; Rasulullah (s.a.v.) diri diri toprağa gömen de, gömülen de cehennemdedir, buyurmuş.
    Şa'bî de der ki: Bana bu hadîsi Alkame, Ebu Vâil kanalıyla Abdullah İbn Mes'ud'dan nakletti. Bir topluluk da bu hadîsi Dâvûd İbn Ebu Hind kanalıyla Şa'bî'den, Alkame'den, Seleme İbn Kays'tan naklettiler.

    Seleme İbn Kays el-Eşcaî der ki: Ben ve kardeşim Peygambere gelib dedik ki:
    Annemiz câhiliyyet devrinde öldü. Ancak musâfir ağırlar, akrabaları ziyaret eder idi. O bizim bir kız kardeşimizi henüz bulûğa ermemişken diri diri toprağa gömdü.
    Peygamber buyurdu ki: Toprağa gömen de, gömülen de ateştedir. Ancak toprağa gömene İslâm ulaşır da müslüman olursa; mustesnadır.
    Bu hadîsin isnadı hasendir.

    III- Muşriklerin çocukları hakkında bir görüş beyân etmeyenler.


    Bunlar da Peygamberin; Allah Teâlâ onların ne yapacaklarını en iyi bilendir, kavline dayanmaktadırlar. Nitekim Buhârî ve Muslim'in Sahîh'lerinde Ca'fer İbn Ebu İyâs... kanalıyla Abdullah İbn Abbas'tan nakleder ki:
    Rasulullah (s.a.v.)'a muşriklerin çocukları sorulduğunda; O, Allah onların ne yapacak olduklarını en iyi bilendir, demiş.
    Bu hadîs Buhârî ve Muslim'de Zuhrî kanalıyla... Ebu Hurayra'den de nakledilir. O der ki: Peygambere muşriklerin çocukları sorulduğunda; Allah onların ne yapacak olduklarını en iyi bilendir, buyurdu.
    Bilginlerden bir kısmı da muşriklerin çocuklarını, A'râf ehli olarak kabul ederler. Bu görüş, onların çocuklarının cennette olduklarını söyleyenlerin görüşüyle birleşir. Çünkü A'râf karâr diyarı değildir. Ve A'râf ehlinin akıbeti A'râf sûresinde belirtildiği gibi cennettir. Allah en iyisini bilendir.


    Tüm Görüşleri Bir Arada Zikredersek :



    ـ4843 ـ2ـ وَعن ابْنِ عَبّاسٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْهُما قال: سُئِلَ رَسُولُ اللّهِ # عَنْ أوَدِ الْمُشْرِكِينَ. فقَالَ : اللّهُ إذْ خَلَقَهُمْ أعْلَمُ بِمَا كَانُوا عَامِلِينَ
    أخرجه الخمسة إ الترمذي .
    2. (4843)- İbnu Abbas (radıyallahu anhumâ) anlatıyor: "Rasulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'dan muşriklerin çocukları hakkında sorulmuştu.
    "Allah onları yarattığı zaman ne yapacaklarını iyi biliyordu!" buyurdular."
    (Buhârî, Kader 3, Cenaiz 93; Muslim, Kader 28, (2660); Ebu Davud, Sünnet 18, (4711); Nesâî, Cenaiz 60, (4, 59), 32)



    1. Görüş : Hammad İbnu Seleme, Hammad İbnu Zeyd, İbnu'l-Mubârak, İshak İbnu Rahuye , çocuklar hakkında: "Allah'ın meşietindedir. Dilerse cennete koyacak, dilerse cehenneme" diye hükmederler ve bu mevzuda gelen nasslardan bu hükmü çıkarırlar. Bilhassa muşrik çocukları hakkında Şafiî hazretlerinin de böyle hükmettiğini, Beyhakî, el-İ'tikad'ında kaydetmiştir.

    İbnu Abdilberr: "İmam-ı Malik'ten bu hususta sarih bir hüküm intikal etmedi ise de, onun nokta-i nazarından çıkarılacak hüküm de böyledir. Ancak ashabı, Müslüman çocukların cennete, kâfir çocuklarının meşiet-i İlahiye'de olduğunu sarih olarak beyan etmiştir" der.
    Bu görüş sahiblerinin delili: "Allah onların ne yapacağını daha iyi biliyor" hadisidir.

    2. Görüş : "Çocuklar babalarına tabidir, Müslümanların çocukları cennette, kâfirlerin çocukları cehennemde olacaktır."
    Bu görüş, Haricîlerden (Erakiyye kolu) Ezarika'nın görüşüdür. Bunların delili şu ayettir:
    رَبِّ َ تَذَرْ عَلى اَرْضِ مِنَ الْكَافِرِينَ دَيّاراً
    "Nuh: "Ey Rabbim! dedi. Yeryüzünde kafirlerden tek bir kişi bırakma!" (Nuh 26).
    Ancak bu ayetin Nuh kavmiyle ilgili olduğu söylenerek karşı çıkılmış. Nuh'un bu bedduayı, Cenab-ı Hakk'ın ona: "Kavminden, (hal-i hazır) inananlar dışında kimse sana iman etmeyecektir" (Hud 36) diye vaki olan vahyinden sonra yaptığı belirtilmiştir.
    هُمْ مِنْ آبَائِهِمْ اَوْ مِنْهُمْ
    "Onlar babalarındandır veya onlardandır" şeklindeki hadis, harbîlerle ilgili ahkâm zımnında varid olmuştur.
    Bu görüşe karşı çıkanlar, muşrik çocukların cehennemde olacağını tasrih eden ve Aişe'den gelen bir rivayetin zayıf olduğunu belirtirler.

    3. Görüş : Çocuklar cennetle cehennem arasında orta bir yerde, bir berzahtadırlar.

    Çünkü, onların cennete girmesini sağlayacak amelleri mevcut olmadığı gibi, cehenneme girmelerine sebeb olacak da günahları yoktur.

    4. Görüş : Cennet ehlinin hizmetçileri olacaklar.
    Bazı kaynaklarda gelen zayıf bir hadise göre Aleyhissalâtu vesselâm:
    اَوَْدُ الْمُشْرِكِينَ خَدَمُ اَهْلِ الْجَنَّةِ
    "Muşriklerin çocukları cennet ehlinin hizmetçileridir" buyurmuştur.
    Şeyhul-İslâm İbn-i Teymiyye -Allah ona rahmet etsin- bu görüş hakkında şöyle demiştir:
    "Bu sözün aslı yoktur." (Mecmuû'l-Fetâvâ; c: 4, s: 279).
    Bu konuda Taberânî ve Bezzâr'dan rivâyet olunan bir hadis gelmiştir. Fakat hadis âlimleri, bu hadisi zayıf olarak değerlendirmişlerdir. Bu âlimlerden birisi de Hâfız İbn-i Hacer'dir. (Fethu'l-Bârî; c: 3, s: 246).
    5. Görüş : Beşinci görüşe göre, toprak olurlar.
    Bu görüş Sumame İbnu Eşres'ten mervidir.

    6. Görüş : Bu görüşe göre ateştedirler.
    İyaz, bunu Ahmed İbnu Hanbel'e nisbet etmiş ise de, İbnu Teymiyye, İyaz'ın burada hata ettiğini, bu görüşün Ahmed İbnu Hanbel'e ait olmayıp, ashabından birine ait olduğunu söyler.

    7. Görüş :Yedincisine göre çocuklar ahirette imtihan olunacaklar:
    Kendilerine ateş yükseltilecek, kim içine girerse, o soğuk ve selametli olacak, imtina eden ise azaba duçar olacak. Bazı sahih rivayetler, mecnunlar ve fetret devrinde ölenler hakkında imtihan olduğunu belirtmiştir.
    Beyhakî, el-İ'tikad'ında bu görüşün sahih görüş olduğunu söylemiş ise de, "Ahiret teklif yeri değildir. Orada ne amel ne imtihan hiçbir şey yoktur" denilerek tenkid edilmiştir.
    Ancak bu tenkidcilere de: "Bu hal, cennet ve cehennemde istikrar peyda ettikten sonrası için camidir, amma Arasat'ta, buna bir mani yoktur.
    Nitekim ayette
    يَوْمَ يُكْشَفُ عَنْ سَاقٍ وَيُدْعَوْنَ الى السُّجُودِ فََ يَسْتَطِيعُونَ
    "Her hakikatın bütün çıplaklığıyla ortaya çıktığı gün onlar secdeye çağrılırlar. Fakat güçleri yetmez" (Kalem 42) buyrulmuştur" diyerek cevap verilmiş ve bir Sahiheyn hadisi gösterilmiştir:
    اَنَّ النَّاسَ يُؤْمَرُونَ بِالسُّجُودِ فَيَصِيرُ ظَهْرُ الْمُنَافِقِ طَبَقاً فََ يَسْتَطِيعُ اَنْ يَسْجُدَ
    "(Kıyamet günü) insanlara secde etmeleri emredilir. Munafığın sırtı o zaman yekpare bir tabakaya döner ve secdeye güç yetiremez."
    8. Görüş : Çocuklar cennetliktir.
    Nevevî der ki: "Muhakkak ulemânın seçtiği sahih mezheb budur. Bunlar şu ayeti delil kılmışlardır:
    وَمَا كُنّا مُعَذّبِينَ حَتّىَ نَبْعَثَ رَسُوً
    "Biz bir peygamber göndermedikçe azab edici değiliz." (İsra 15).
    9. Görüş : Tevakkuf: Hiçbir hükümde bulunmamak.

    İmam Buhârî, muşrik çocuklarının durumu üzerine söylenenler hakkında açtığı babda üç hadis kaydeder:
    Birincisinde tevakkuf ifade edilmiştir;
    İkincisinde cennette olacakları görüşünü muracceh kılan bir hadis kaydedilir;
    Üçüncü hadiste ise cennetlik olacaklarını tasrih eden bir hüküm mevcuttur.
    (Bu üç hadisten birincisi 4843'te kaydettiğimiz hadistir. İkincisi "Rasûlullah'a muşrik çocuklarından sorulmuştu: "Ne yapacaklarını Allah iyi bilir" diye cevap verdi" meâlindeki Ebu Hurayra hadisi, üçüncüsü de (aşağıdaki 4844 nolu hadis) her çocuğun (İslâm) fıtratı üzerine yaratıldığını beyan eden hadistir.)

    Şarihler bunda hem üç ayrı görüşe delil ve hem de Buhari'nin tercihini görürler: Ona göre esas olan kafir çocuklarının cennetlik olduğudur.
     


    Yazan: Ebu Muhammed
  2. وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ ۚ وَإِنْ تَدْعُ مُثْقَلَةٌ إِلَىٰ حِمْلِهَا لَا يُحْمَلْ مِنْهُ شَيْءٌ وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبَىٰ ۗ إِنَّمَا تُنْذِرُ الَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ وَأَقَامُوا الصَّلَاةَ ۚ وَمَنْ تَزَكَّىٰ فَإِنَّمَا يَتَزَكَّىٰ لِنَفْسِهِ ۚ وَإِلَى اللَّهِ الْمَصِيرُ

    Ve la teziru vaziratuv vizra uhra, ve in ted'u muskaletun ila himliha la yuhmel minhu şey'uv ve lev kane za kurba, innema tunzirullezine yahşevne rabbehum bil ğaybi ve ekamus salah, ve men tezekka fe innema yetezekka li nefsih, ve ilellahil mesîr.

    SM-N9005 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
     
    Mobil cihaz ile gönderdi
  3. أَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ

    Ella teziru vaziratuv vizra uhra.

    SM-N9005 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
     
    Mobil cihaz ile gönderdi
  4. أَفَغَيْرَ اللَّهِ أَبْتَغِي حَكَمًا وَهُوَ الَّذِي أَنْزَلَ إِلَيْكُمُ الْكِتَابَ مُفَصَّلًا ۚ وَالَّذِينَ آتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْلَمُونَ أَنَّهُ مُنَزَّلٌ مِنْ رَبِّكَ بِالْحَقِّ ۖ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَرِينَ

    E fe ğayrallahi ebteği hakamev ve huvellezi enzele ileykumul kitabe mufassala, vellezine ateynahumul kitabe ya'lemune ennehu munezzelum mir rabbike bil hakki fe la tekunenne minel mumterîn.


    SM-N9005 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
     
    Mobil cihaz ile gönderdi
  5. وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ صِدْقًا وَعَدْلًا ۚ لَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِهِ ۚ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

    Ve temmet kelimetu rabbike sidkav ve adla, la mubeddile li kelimatih, ve huves semiul alîm.


    SM-N9005 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
     
    Mobil cihaz ile gönderdi
  6. أَمْ لَكُمْ كِتَابٌ فِيهِ تَدْرُسُونَ إِنَّ لَكُمْ فِيهِ لَمَا تَخَيَّرُونَ

    Emlekum kitabun fihi tedrusûn.
    İnne lekum fihi lema tehayyerûn.


    SM-N9005 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
     
    Mobil cihaz ile gönderdi
  7. Yazdiklariniz icin tesekkur ederim sahsim adina.

    SM-N9005 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
     
    Mobil cihaz ile gönderdi
  8. Kardeşim parça parça göndermek yerine hepsini bir mesajd a toplayabilseniz, bir de Kur'an-ı Kerimin hatalı Türkçe okunuşu yerine yaklaşık mealini koyarsanız okuyuculara yardım etmiş olursunuz.
     
Yüklüyor...
18/08/2017 - 02:35