Montaigne Üzerine Düşünceler

  • 17 Nisan 2010
  • 458 Okunma
  • 0 Cevap

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. Montaigne Üzerine Düşünceler MONTAIGNE ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

    - Denemeler'de gördüğüm her şeyi Montaigne'de değil kendimde
    buluyorum. (Pascal)

    - Bir kitap buldum burada. Montaigne'in kitabı; yanıma almadım
    sanıyordum. Aman ne hoş adam. Ne zevk onunla birlikte olmak.
    (Mme. de Sevigne)

    - Montaigne, o hoşsohbet insan,
    Bazen derin, bazen sudan
    Kuşku duymasını bilmiş
    Burnu bile kanamadan.
    Kerli ferli softalarla
    Alay etmiş sakınmadan. (Voltaire)

    - Eminim, alışacaksınız Montaigne'e. İsanoğlu ne düşündüyse onda
    var ve bu kadar güçlü biçem zor bulunur. Bir şey öğretmiyor, çünkü
    hiçbir şeyi kestirip atmıyor. Doğmacılığın tam tersi. Mağrur adam,
    ama kim mağrur değil ki? Alçakgönüllü görülenler büsbütün mağrur
    değiller mi? Her satırında Ben, Kendim diye konuşuyor, ama Ben,
    Kendim demeden hangi bilgiye varılabilir? Haydi, bırakın Allah
    aşkına hocam, filozofun, metafizikçinin bundan iyisi görülmemiş.
    (Mme. du Deffand)

    - Montaigne, o tanrı gibi adam, 16. yüzyılın karanlıktan içinde tek
    başına diri ve tertemiz bir ışık saçmış; dehası ancak zamanımızda,
    gerçek ve felsefi düşünce boşinançların, geriliklerin yerini alınca
    anlaşıldı. (Grimm)

    - Montaine'in düşünceleri yanlış, ama güzel. (Malebranche)

    - Yazarların çoğunda, yazan adamı görüyorum, Montaigne'de
    ise düşünen adamı. (Montesquku)

    - Çocukken babamın kitaplığından bana Dememeler çevirisinin
    perişan bir cildi kalmıştı. Yıllar sonra, kolejden çıkışımda bir cildi
    okudum ve ötekilerini arayıp buldum. Bu kitapla ne büyük haz ve
    hayranlık saatleri geçirdiğimi hatırlıyorum. Bu kitabı, yaşadığım
    başka bir hayatta yazmışım gibi geliyor o kadar candan bana, benim
    düşüncemi, benim hayat deneyimimi söylüyordu. (Emerson)

    - Montaigne amma da düşünce çalmış benden! (Beranger)????:

    < Resmi açmak için tıklayın >
    ????:

    < Resmi açmak için tıklayın >




    - Montaigne ölüyor: Kitabını tabutunun üstüne koyuyorlar;
    cenazesinde yakını olarak din bilgini Charron ve manevi kızı
    Mademoiselle de Goumay var Resmen septik olarak Bayle ve Naude
    onlara katılıyor. Sonra Montaigne'e az çok bağl******r, bir an için
    ondan zevk almış olanlar, bir an için yalnızlık sıkıntısından kurtardığı,
    kuşku duydurmak sayesinde düşündürdüğü kimseler; akraba ve komşu
    olarak Madame de Sevigne, La Fontaine; onun yaptığını yapmaya
    özenip onu taklit etmeyi onur bilenler: La Bruyere, Montesquieu,
    Jean-Jacques Rousseau; ortada tek başına Voltaire; daha az önemli
    kimseler, karmakarışık: Saint-Evremond, Chaulieu, Garat... Daha
    arkada çağdaşlarımız ve belki hepimiz. Ne büyük bir cenaze alayı. Bir
    insanın Ben'i için bundan daha fazla umulabilir mi? Peki ama, ne
    yapıyorlar bu cenaze alayında? Tören gereğince hüngür hüngür
    ağlayan Mademoiselle de Gournay den başka herkes konuşuyor:
    Ölenden, onun sevimli taraflarından, hayata bu kadar karışan
    felsefesinden sözediyorlar. Herkes kendi kendinden sözediyor. Onunla
    herkesin ortak olduğu taraflar ortaya konuyor. Kimse ona olan
    borcunu unutmuyor; her düşünce onun bir yankısı gibi... Korkarım bu
    alayda dua eden tek adam Pascaldır. (Sainte-Beuve)

    - Montaigne'i sevmek kendini sevmek, kendini her şeye tercih
    etmektir. Montaigne'i sevmek yalnız gerçeği değil, doğruluğu ve ödev
    duygusunu da yalnız kendinden yana çekmektir. Montaigne'i sevmek,
    hayatımızda hazlara, zavallı yaradılışımızın kaldıramayacağı kadar yer
    vermektir... (Brunetiere)

    - Montaigne Fransız Rönesansını bitirip Klasik çağı haber veriyor.
    (Lanson)

    - Pilatus'un, devirler boyunca yankısı çınlayan korkunç sorusu
    karşısında Montaigne, daha insanca, daha din dışı, başka bir anlamda
    İsa'nın tanrıca cevabını vermiş oluyor.
     


    Yazan: Albert Einstein
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
Yüklüyor...
20/09/2018 - 05:28