Meme kanseri ve beslenme..


Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
milagros_zuzu

milagros_zuzu

Üye
    Konu Sahibi
MEME KANSERİ VE BESLENME

PROF DR BİKE KOCAOĞLU

BESLENME VE KANSERİN İLİŞKİSİ NEDİR?

DNA hasarının kansere yol açtığını daha önce inceledik( bölüm 1). DNA hasarına yol açan bir çok faktör var. Bunlar arasında sigara kullanılması, uygun olmayan beslenme şekli, çeşitli virüs ve biyolojik ajanlar, alkol kullanılması, güneş ışınları ve bazı besin katkı maddeleri gibi örnekleri sayabiliriz. Alınan besinlerin vücutta kullanılmaları sırasında ortaya çıkan ve serbest oksijen radikalleri denilen bazı yan ürünler, DNA yapısında bozulmaya yol açan en önemli faktörlerden birisidir. Besinler içinde bulunan antioksidan maddeler ise, bu serbest radikalleri bağlayarak DNA üzerindeki kötü etkisini önlüyor. Bu nedenle antioksidanlardan zengin beslenme, kanserden korunmada önemli.

DNA da bozulmaya yol açan faktörlere kanserojen etkenler adını veriyoruz. Kanserojen etkenler sindirim yolu, solunum yolu veya deriye doğrudan temasla vücuda giriyorlar. Bazen yediğimiz besinlerin içinde bulunuyor; bazen de pişirme sırasında pişirme şekline göre gelişiyor.




Kısaca özetlemek gerekirse, kanser hastalığının en önemli sebeplerinin başında, beslenme şeklimiz geliyor. Bu nedenle;

• kansere yol açan kanserojen etkenlerden uzak kalarak,
• kanser gelişmesini önleyen besinlerden bol alarak,

kanserden korunabiliriz .

BESLENME ŞEKLİNDE KANSER GELİŞME RİSKİNİ ARTIRAN ETKENLER NELERDİR?

Yağlar

Yağlar, hem hayvansal gıdalarda hem de bitkisel gıdalarda bulunuyor ve üç gruba ayrılıyorlar.

• Sature yağlar: Hayvansal gıdalar, tereyağı, kaymak
• Polyansature yağlar: Margarinler, ayçiçeği ve mısırözü yağı
• Monoansature yağlar: Zeytinyağı

Yağlı beslenmenin kanser gelişmesine neden olduğunu gösteren bir çok çalışma bulunuyor. Yağlı beslenmenin DNA'sı bozulmuş olan hücrenin çoğalmasını kolaylaştırdığı ileri sürülüyor. Ayrıca alınan yağın vücutta yakılması sırasında, ortaya bol miktarda serbest oksijen radikallerinin ortaya çıktığı ve bunların kanser gelişme riskini artırdığına inanılıyor. Özellikle sature yağlardan alınan yağların bu etkisinin daha fazla olduğu biliniyor. Bu nedenle sature yağları içeren kırmızı et ve tereyağı gibi hayvansal yağlardan uzak durulması öneriliyor.

İçerdiği fenolik asitlerden dolayı zeytin yağının kanser gelişmesini önlediğini gösteren çalışmalar var. Bir monoansature yağ olan zeytin yağının vücutta yakılması sırasında serbest oksijen radikallerinin daha az ortaya çıktığı biliniyor. Bu da zeytinyağının iyi etkilerinden birisi.

Şu halde beslenme rejimi içerisinde yer alması gereken yağ gereksinimimizi mümkün olduğu kadar zeytin yağı kullanarak karşılamamız gerekiyor.

Besinin Pişirilme Şekli

Eğer besinler tavada(yağda kızartma) veya ızgarada (közde) pişiriliyorsa, çok yüksek ısıda pişiriliyor demektir. Bu sırada ortaya çıkan bazı maddeler (heterosiklik aminler) kanserojen etkenlerdir. Besinlerin sık sık bu şekilde pişirilerek yenilmesi, kanser riskini artırıyor. Özellikle kızartmada kullanılan yağların birkaç defa kullanılması bu riski daha da artırıyor. Zeytinyağı kızartmada kullanıldığında, diğer sıvı yağlara kıyasla daha az kanserojen etkisi olan serbest oksijen radikalleri ortaya çıkıyor. Bu nedenle kızartmaların da zeytinyağı ile pişirilmesi öneriliyor.

Besinlerin haşlanarak pişirilmesiyle bu sorun ortadan kalkıyor. Haşlama için kullanılan suyun içerisine bir çok besleyici madde geçtiğinden bu suyun dökülmemesi gerekiyor. Diğer bir yöntem de besinlerin buhar yoluyla pişirilmesi.

Besinlerin pişirilmesi sırasında içerdiği antioksidan maddelerin korunması için en uygun yöntem olarak, besinlerin buharda veya mikrodalga fırında pişirilmesi öneriliyor.




Besinin Saklanma Şekli


Taze sebze ve meyve bulunamadığında, donmuş gıdalar tercih edilir. Çünkü donmuş gıdalar hemen tazeyken dondurulduğu için özelliklerini korurlar. Donmuş gıdaları konserve yiyeceklere tercih etmelisiniz.

Tarım İlaçları

Günümüzde artan nüfusun beslenmesi için tarımda yoğun miktarda çeşitli kimyasal maddeler kullanılıyor. Özellikle böceklerle savaş amacıyla kullanılan ilaçların kanserojen etkileri biliniyor. Bu nedenle bir çok batı ülkesinde artık tarım ilaçlarının kullanılmadığı organik tarım gelişiyor. Ülkemizde henüz böyle bir değişim olmadığı için sebze ve meyvelerin bol su ile yıkanması, alınabilecek en önemli tedbir olarak görülüyor.

Marul, lahana gibi sebzelerin dış yaprakları bu ilaçların büyük bir kısmını taşıdığından bu yaprakların atılması uygun bir önlem olarak görülüyor.

Katkı Maddeleri

Bazı besinlerin daha uzun süre dayanması için içlerine bazı katkı maddeleri ekleniyor. Nitrit ve nitratlar bu amaçla kullanılan maddelerin başında geliyor. Bu maddeler en çok et, sosis, salam, gibi yiyeceklerde kullanılıyor. Bu maddelerin fazla kullanıldığında kanserojen etkileri olduğu biliniyor.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Benzer Konular





MaxiCep.com internet sitesi 5651 Sayılı Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının m) bendi ile aynı kanunun 5. maddesi kapsamında BTK kurumu tarafından onaylı Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermektedir. İçerikler, ön onay olmaksızın tamamen kullanıcılar tarafından oluşturulmaktadır.

MaxiCep.com; Yer sağlayıcı olarak, kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriği ya da hukuka aykırı paylaşımı kontrol etmekle ya da araştırmakla yükümlü değildir.

MaxiCep.com’un yer sağladığı içeriğin 5651 Sayılı Kanun’un 8 ila 9. maddelerine aykırı şekilde; kişilik haklarınızı ihlal ettiğini ya da hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsanız Buradan yada [email protected] mail adresine e-mail göndererek iletişime geçerek bildirebilirsiniz.

Bildirimleriniz dikkatle ve özenle incelenmekte olup kişilik haklarınızın ihlali ya da hukuka aykırılığın tespiti halinde mevzuat kapsamında en kısa sürede işlem yaparak bilgi vereceğiz.
Üst Alt