Karmanın Yoğunluğu

  • 16 Nisan 2010
  • 459 Okunma
  • 0 Cevap

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. Karmanın Yoğunluğu
    Yaşamın her döneminin kendi evrimi vardır ve bunlarla ilgili fikirler farklıdır. Bazıları ilk yılların en iyisi olduğunu söyler, bazıları ise orta yaşların. Ama gerçek, bunun kişilerin yaşından çok karmasına bağlı olduğudur; buna göre onlar için en iyisi olacak ve bundan en büyük doyumu alacaklardır.

    İnanan kişiler olarak karmayla ilgili en büyük yanlış anlamalardan biri, belki de başkalarının bunu kabul etmesinin önündeki başlıca engellerden biri, karmanın etkilerini ancak çok uzun zaman süreçlerinden sonra gösterdiği fikridir. Bugün yaptığınız şey, size birkaç yüzyıl sonra, gelecekteki bir enkarnasyonda geri dönecektir; bugün yaşadığınız şey yüzlerce, hatta binlerce yıl önce yapmış olduğunuz şeylerin sonucudur; burada, yirminci yüzyılda semeresini aldığınız şey, orada, ikinci yüzyılda, Roma'da ektiğiniz şeyin meyvesidir gibi ifadeler reenkarnasyon ve karma hakkındaki yaygın düşüncelerdir. Ama her yerde, insanların aynı enkarnasyonda yapmış oldukları şeyin sonuçlarım şimdi alıyor olduklarını görmek için, yalnızca gözlerimizi açmamız ve çevremize bakmamız gerekir.

    Her an, bir sonraki anın geçmişini biçimlendiriyoruz; her ay, ardından gelecek olan ayın biçimini oluşturuyoruz. Hiçbir gün diğerinden yalıtılmış ve tek başına değildir. Karma sürekli devam eden bir süreçtir ve ertelemelerle çalışmaz. Karmayı, bir tür ölüm sonrası yargı süreci olarak dikkate almak doğru değildir! Ama çoğu kez, şu anki yaşamımızın koşullarına bakarak bu sonuçları hesaplamak mümkün değildir. Bazı durumlarda sonuçları sonraki doğumlarda yaşarız.

    Karmanın önceki yaşamlardan işleyişi en çok doğum anında, bebeklik, çocukluk ve ergenlik dönemi süresince görünürde olur. Şimdiki yaşamda yapılan karmanın işleyişi en çok yetişkinlikte, olgunluğa ulaşıldıktan sonra görünüm kazanır.

    Birçok kişinin, yaşamlarında başlarına gelen sıkıntıların bazılarının, önceki yaşamların karmasında hiçbir kökeni olmadığı, sadece şimdiki yaşamlarında başlamış olan sebeplere ait olduğu bir gerçektir.

    Karmayı (karşılığı) adet olduğu üzere yalnızca uzak reenkarnasyonlarda etkin olan bir şey olarak yorumlamak saçmalıktan başka bir şey değildir. Gerçekte çoğunlukla, bir kişinin ya da ulusun aynı yaşam süresi içinde etkindir.

    Bir eylemin karmasının, bir bumerang hızıyla ve hassaslığıyla geri geldiği zamanlar vardır.

    Yapılan bir şeyin karmasını zaman içinde daha sonra görünecek ya da yapan kişiye sonradan er ya da geç geri gelecek bir şey olarak görmek yanlıştır. Önce bir şey yapılacak, ardından bir şey gelecek gibi bir sıra değildir. Tersine, karma yapılan eylemin kendisiyle eşzamanlıdır. ????:

    < Resmi açmak için tıklayın >



    Bu daha geniş bakış açısına göre, doğru eylemler için en iyi karmik karşılık bu eylemleri izleyen karakterin yükseltilmesidir, aynı şekilde yanlış eylemler için en kötü karmik ceza da onlar tarafından yükseltilen karakterin indirilmesidir. Mantalizm, eninde sonunda düşünceyi her şeyden önemli bir hale getirir ve burada da böyledir. Çünkü karma iki katlı bir karaktere sahiptir. Yapılan her eylem, hem bu eyleme fiziksel tepkisini, hem de bu eylemi tekrarlama yönünde psikolojik eğilimi yaratır. ????:

    < Resmi açmak için tıklayın >



    Bedenin sağlığıyla ilgili sorunlarda uzun yıllar karmik yasaya karşı gelebiliriz ve orta yaşlara ya da yaşlılık dönemine kadar bunun bedelini ödemek zorunda kalmayız. Başkalarına karşı davranış konusunda da bu yasaya karşı gelebiliriz ve daha sonraki bir doğuma kadar bedelini ödemek zorunda kalmayabiliriz. Ama bu yasa eninde sonunda hep uygulanır ve bedenin tam formu ve kişiliğin doğası biçiminde basılan yıldız falı kartında her zaman gösterilir.

    Yıldızlar bireysel alın yazınızı kontrol etmez, ama hareketleri, hak etmiş olduğunuz gizli karmanın ne zaman aktif ve yürürlükte olacağını belirler. Bu yüzden gökyüzü akrep ve yelkovanı, insan yaşamının önemli saatlerini gösteren devasa bir saate benzer, ama yaşamı etkileyen ya da yaşama hükmeden kuvvetlerin toplandığı bir depo değildir.

    İster Doğulu olsun, ister Batılı, her dinde, kötülerin ölümden sonra çektiği acılardan söz edilir. Bunların bir süreliğine alt bir dünya, bir Araf ta bulunduğu düşünülür. Gerçek bunun -kötülerin ölümden sonra, ama yalnızca bir kez, dünyaya yeniden geldiğinde acı çekeceğine dair- daha yüksek bir doktrinin ilkel bir sembolü olduğudur.

    Kader, kazanım ve kayıpların ritimleri, birikim ve mahrumiyet döngüleri biçiminde hareket eder. Karşımıza sevgi dolu arkadaşlar ve nefret dolu düşmanlar çıkaran kuvvet tektir ve aynıdır.

    Karma hesaplarını çağırmadan önce uygun bir süre bekler; bu periyodik ve gruplanmış olan hesap görmelerin, iyi ve kötü talihin görünür döngüler halinde niçin bu kadar sık çalıştığını açıklamaktadır.

    Bir kişinin karmasının iki türü arasında bir çeşit denge olduğunun, bu sayede kötü olanın hafifletilebileceğinin, hatta bastırılabileceğinin, ama iyi olanın da aynı derecede indirgenebileceğinin, hatta denkleştirilebileceğinin öğretilmesi tamamen mantıklıdır.

    İçsel yaşamımız, gelgitlerin ve güneşin doğup batmasının yasalar altında olduğu kadar yasalar altında olan ritimlerle yerine getirilir.

    Pek çok kişide yalnızca koşulların çarkının dönmesinin geliştirebileceği iyi ve kötüye yönelik çok sayıda gizli imkan vardır.

    Alın yazısının uygun bir döngüsü etkin olduğunda, biraz doğru bir eylem çokça talihli sonuç ortaya çıkarır. Ama uygun olmayan bir döngü baskın olduğunda, çokça doğru eylem çok az sonuç üretir. Kişi ve onun kapasiteleri değişmemiştir, ama alın yazısı değişmiştir. Böyle bir zamanda, yaşamlarındaki yeni olaylar dizisi bireysel iradeleri tarafından değil, daha yüksek bir irade tarafından belirlenir.

    Pek çoğumuzun uygun olmayan bir karma döngüsünden geçerken muhtemelen inandığı şekilde, alın yazısı keyfi ve bize karşı olarak, körü körüne ve akılsız biçimde işlemez. Tersine, Mutlak Bilgelik'in kendisi yürürlüktedir.

    Bir eylemin karmik sonuçlarının boyutu, barındırdığı enerjiyle orantılı olacaktır. Dünya Zihni, en yüce amaçları ya da en adi arzuları güvenilir bir şekilde kaydeder. Bununla birlikte düşünce, duygu ya da iradeli eylem yalnızca geçen asılsız bir şeyse, bu durumda etki yalnızca cansız kalır ve karma üretilmez. Çok zayıf olan ya da yinelemeyle pekiştirilmeyen etkiler tamamen sonuçsuzdur, ama yineleme ya da birikmeyle geliştiklerinde, eninde sonunda karmik hale gelirler ve belirli sonuçlar üretirler.

    Bu nedenle, bir hatayı -farkına varıldığında- başlangıçta durduracak ve onu gerçekten ciddi bir zarar vermeye yetecek kadar güçlenmeden ortadan kaldıracak olan sadece bilgeliktir. Aynı zamanda, kararlı bir şekilde güdülen yüksek idealler ve kalpte derinlemesine kök salmış yüce amaçların zamanı gelince kendi türünden meyveler verebileceğini hatırlamak da akıllıca olur.

    Yasa acımasız, ama esnektir: Cezayı kişinin evrimsel aşamasına göre ayarlar. Daha fazla şey bilen ve yaptığı şeyle ilgili daha fazla farkındalıkla günah işleyen kişi daha çok acı çekmek durumunda kalır.

    Ahlaki açıdan harika telafi yasasının her ihlali, birikerek artan bir şeydir, er geç meydana gelen bir sıkıntıyı yığınlar halinde biriktirir; çoğu kez sıkıntıların günahlarla doğru oranda olmadığı konusunda şikayetler işitmemizin bir nedeni de budur.

    Birkaç yıl süren yanlış yapma ve yanlış düşünmenin sonuçları birkaç aya doluşabilir.

    Bazı hataların bedelini birkaç yıllık bir talihsizlikle ödememiz gerekir. Bazılarının bedeli ise bizi bir ömür boyu süren bir talihsizlik ödemek zorunda bırakır. Şefkati enkarne eden bir Bilge'ye yapılmış bir haksızlık, tövbe edilmemiş ya da düzeltilmemişse, kolaylıkla ikinci sınıfa girebilir.

    Troçki, Rusya İç Savaşı süresince düşmana karşı özellikle merhametsiz olmuştu: Kendi öldürülüşünün de merhametsiz bir olay olması şaşırtıcı değildir.
     


    Yazan: kum kзđiśi
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
Yüklüyor...
21/11/2018 - 02:53